Game Of Thrones 7. Sezon / 2. Bölüm İncelemesi

Temmuz 25, 2017
Dizi Yorumları, Game Of Thrones, Game Of Thrones 7 sezon 2. bölüm, Game Of Thrones Season 7, Game Of Thrones Yorum,
Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Nedense bu bölüm sonrası biraz durgunlaştım ve bir şeyler yazmak istemedim. Nedenini bilmiyorum… Sanırım bölümün oldukça sakin geçmesinden kaynaklı bir durumdu. Genelin aksine ben o kadarda heyecanlanmadım bu bölümde.

Öncelikli olarak Jon Snow – Daenerys ikilisine değinmek istiyorum. Gördük ki Jon bir önceki bölümde lduğu gibi kimseyi aile bağları nedeniyle yargısız infaza uğratmama düşüncesine sıkı sıkıya bağlanmaz. Daenerys hakkında kendine söylenilenleri umursamadan onunla görüşmesi gerektiğini açıkça ifade ediyor. Burada ettiği “Ben kral olmak istemedim” lafı ise sonraları başına bolca bela açacak diye düşünmüyor değilim. Lakin “uzun gece” öncesinde Jon’un kesinlikle Daenerys’a ve ejderhalarına ihtiyacı var. Birde Ejderha Kayası’nın altındaki ejderha camlarına.

Daenerys ise bu bölümde ciddi ciddi bir kraliçe gibi davrandı ve Varys’in kendisini öldürmeye kalkması ile ilgili soruyu bizzat onun yüzüne söyledi. Varys durumu oldukça güzel topladı ve bu açıklama şimdilik de olsa Ejderhaların Annesi’ni tatmin etmişe benziyor. Lakin yine de Varys’in artık tam güvenilmeyecek adamlar listesinde yer aldığı aşikar.

Daenerys ile alakalı bir diğer durum ise Melisandre’nin ziyareti. Ve kızıl rahibenin ona Jon’dan bahsetmesi ve Tyrion’ın bu noktada Jon’u iyilikle hatırlaması. Sanırım şu nette dolaşan Jon’un Ejderhalara yakınlaşması ve Targeryan (Yarı Targeryan – Yarı Stark) olduğunu öğrenmesine az bir zaman kaldı.

Ejderha Kayası’ndaki meclis toplantısı ise tam bir feminist toplantısı gibiydi. Diken Kraliçesi’nin söyledikleri Daenerys için oldukça önemliydi ve artık onu daha da yakınında tutacağa benziyor. En azından benim görüşüm bu yönde. Daenerys’in konseyindeki en büyük sorun konseydekilerin tamamının birbiriyle düşman konumunda olması bence. Bu konseyi ciddi anlamda birbirine bağlayacak bir olaya ihtiyaçları var kısa zaman içerisinde. Bu da Ak Gezenleri’n sayesinde olabilir.

Bu bölümle ilgili olarak değineceğim son iki konudan bir tanesi Arya ve Nymeria’nın karşılaşması. Gerçekten bir an için Ulu Kurt’un Arya’yı tanıyıp yüzünü yalayacağını zannettim ama sırtını dönüp gitmesinin Arya’yı Kuzey yolundan yeniden Kralın Şehri’ne dönmesine sebep olacağını düşünüyorum. Ve bu sahne ardından Arya’nın Nymeria’yas taş attığı sahne geldi aklıma nedense.

Son olarak önem arz eden konu ise Jorah Mormont ve Samwell’in yollarının kesişmesi bence. Bu ikilinin yollarının kesişmesi Jon-Daenerys ikilisinin ilişkisinin önemli bir parçası olacak bence. Bildiğiniz gibi Jorah’ın babası Jeor Mormont, Jon’a ciddi anlamda güveniyordu. Ayrıca Mormontlar Kuzey’e yani Stark’lara bağlılık yemini etmiş bir aile…

Şimdilik bu kadar gelecek haftayı merakla bekliyorum 3. bölümler önemli olayların başlangıcı oldu tüm sezonlarda bakalım neler olacak.




Hoşçakal Harun abi...

Temmuz 20, 2017
Bir güzel insan daha ayrıldı aramızdan...

Evet, bir çoğunuzun tanımadığı Harun Kolçak'tan bahsediyorum. Benim gibi 90'larda çocuk olanlar yakından tanır onu. O güzel şarkılarını iyi bilir. "Hade gir kanıma"sıyla az taklit etmedik onu. Bir çoklarımıza dansı sevdirmişti güzel insan bu şarkısıyla.



Benim için ise ayrı bir değeri vardır kendisinin... Mavim ile "bizim şarkımız" dediğim şarkının sahibidir. Mavim, Gökhan Türkmen ile düet yaptığı versiyonunu sevse de ben orjinalini daha çok severim.

Ne demek lazım gerçekten bilmiyorum... Keşke yanımızda kalsaydın be Harun Abi... Yerin cennetin güzel bahçeleri olsun.

HOŞÇAKAL...


75: KİTAP YORUMU : Dehanın Esrarengiz Yüzü – Korku Vadisi

Temmuz 18, 2017
Dehanın Esrarengiz Yüzü, Korku Vadisi, Sherlock Holmes, Martı Kitapevi, Cumhur Mısıroğlu, Roman, Polisiye, Edebiyat, Kitap Yormları,
Yazar: Arthur Conan Doyle
Baskı Tarihi: Mart 2014
Sayfa Sayısı: 272
ISBN: 9786053482567
Çeviri: Cumhur Mısırlıoğlu
Yayınevi: Martı Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Polisiye, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA

ekice tahminleri ve akıl yürütme yeteneğiyle tanınan Dedektif Sherlock Holmes bu kez esrarengiz bir cinayetin gölgesinde gelişen olaylar zincirinin izini sürüyor. Bu zincirin ilk ve en önemli halkasında Holmes'un azılı düşmanı, yeraltı dünyasının önderi, dâhi Profesör Moriarty yer alıyor; aradaysa büyük ve bereketli bir vadiyi yıllardır korkuyla yöneten karanlık güçlerin oluşturduğu sayısız halkalar...

Sırlarla dolu bir ölümün ardındaki gerçeği ortaya çıkararak Korku Vadisi'nin üzerine çöken kara bulutu ortadan kaldırmak kolay olmayacaktır, ancak Sherlock Holmes sarsılmaz çıkarımları ve güçlü teorileri sayesinde bu halkaları birleştirmeye kararlıdır. Birbirinden farklı maceraların yer aldığı dört kitaplık serinin üçüncüsü olan Korku Vadisi'nde Sherlock Holmes hayranları yine heyecanın hiç dinmediği bir hikâyeyle buluşuyor.

Hayatta her şey bir döngünün parçasıdır, Profesör Moriarty gibi biri bile!
-Sherlock Holmes-
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU

Cahil Okur’dan selamlar…

Yaklaşık olarak 2 ay önce okuduğum ancak halen yorumunu sizlerle paylaşamadığım “Dehanın Esrarengiz Yüzü” isimli Sherlock Holmes hikayesi ile karşınızdayım. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçelim ne dersiniz?

İçerik Yorumu

Sherlock Holmes hakkında bu güne kadar okuduğum en güzel hikayelerden bir tanesiydi Dehanın Esrarengiz Yüzü… Nedenine gelince; Sherlock Holmes başlı başına hayran kalmak için yeterliyken aynı zamanda bu sefer hikayeye de hayran kalıyorsunuz. Hikayeye derken Sherlock’un peşinde olduğu hikayeye…

İçerikten spoiler vermeden  Sherlock Hikayeleri hakkında yorum yapmaktan gerçekten zor ancak şu kadarını söyleyebilirim ki; sevgili dostumuzun bu sefer peşinde olduğu kişiler kendisi kadar zeki insanlar ve bu da onu oldukça zorluyor.

Kendisi gibi eski bir kanun adamının peşinde olan dostumuzun maktulü yakalaması ardından anlatılan hikaye ise ayrı bir tat ve lezzette. Anlayacağınız A101’den alınana Sherlock serisinde beni en çok etkileyen kitap bu oldu.

Sherlock Holmes’un bu kitapta biraz daha pasif kaldığını ve kitaba lezzet katanın maktul olduğunu belirtmem gerekiyor. Aranızda okuyanlar varsa onlarda benimle aynı fikirde olacağına eminim. Elbette dostumuzun hakkını da yemiyorum. Yanlış anlaşılmasın.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,8

Yazım Dili Yorumu

Arthur Conan Doyle’un yazımı hakkındaki fikirlerimi biliyorsunuz. Çeviri de de gözüme çarpan herhangi bir sıkıntı olmadı.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,6

Yapısal Yorum

Seri adına klasikleşen bir yapıdaydı kitap. Martı kalitesi ucuz fiyata rağmen kendini belli ediyordu. Benim için geçerli bir nota sahip.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER

İnsan zekasının açıklama yapamayacağı hiçbir olay veya olaylar zinciri olmamalı... (Sayfa 96)


Beklenmeyen gerçekleri kimse sevmez. (Sayfa 186)

Game Of Thrones 7. Sezon / 1. Bölüm İncelemesi

Temmuz 17, 2017
Dizi Yorumları, Game Of Thrones, Game Of Thrones 7 sezon 1. bölüm, Game Of Thrones Season 7, Game Of Thrones Yorum,
Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Aylardır beklenilen zaman geldi… Game Of Thrones’un yeni sezonu başladı nihayet can dostlar.  Ne denli mutlu olduğumu, ne kadar sevindiğimi anlatamam. Lafı uzatmadan hemen ilk bölüm incelemesine geçiyoruz.

Yeni sezon Arya ile başladı ki benim en çok merak ettiğim karakterlerden birisi yeni sezonda. Frey Hanesi’ne yaptıkları sabah sabah yüreğimin yağlarını eritti açıkçası. Bence sadece Arya’nın başarabileceği bir ustalıkla halletti koca hanedanı. Hele Walder Frey’in eşine söyledikleri…

Arya ile ilgili olarak bu bölümde güzel bir ayrıntı da Lannister askerleriyle oturduğu sahneydi. Hem sevdiğim bir şarkıcı olan Ed Sheeran’i görmüş olduk. Hem de Arya’nın geleceğe dair planları noktasında bazı sinyaller aldık. Buraya yazıyorum Arya, ilerliyen zamanlarda Kraliçe Cersei’nin canını alacak ve bunu yaparken Jamie ile ilgili bir durum olacak bence. İlerleyen günlerde göreceğiz bakalım.

Kuzey’de ise Jon’un artık meşru kral olarak saygı gördüğünü bu bölümde bir kere daha gördük. Kendi sancak beylerine karşı olan tavırları bu adamın iyi bir kral olacağını gösteriyor. Küçük leydimiz Lyanna Mormont bu bölümde de atarını  bu bölümde de atarını yaptı. Bu kızı seviyorum lakin acı bir ölümü olacak gibime geliyor. Umarım harcamazlar sevimli kızı.

Kuzey demişken Jon - Sansa ilişkisinden de biraz bahsetmek istiyorum. Sansa Stark’ın Cersei hakkında söylediği “Ondan çok şey öğrendim” sözleri beni korkutuyor. Her an her dakika bire alçaklık yapacak diye düşünüyorum Jon’a. Ki bunun Jon ile Daenerys Targaryen ile buluşmaya gittiği zamanlara rast gelmesi büyük ihtimal. Umarım böyle bir hata yapmaz.

Kral topraklarında ise Cersei yeni müttefikler peşinde. Euron Greyjoy ile bir araya geldi sinsi kraliçe. İzleyenlerin dikkatini çekti mi bilmiyorum ama Euron biraz zayıflamış sanki; daha fit bir adam olmuş. Bu ikisinin gerçekten evlendiklerini düşünemiyorum. “Yedi Westeros’u korusun!”

Sandor Clegane konusuna da değinecek olursak bu adamın içinde farklı bir şeyler var dostlar. Gerçekten bu adamın sanıldığı kadar kötü biri olduğuna inanamıyorum açıkçası. Güzel şeylerin bu adaın elinden geleceğine olan inancım tam. Bakalım bekleyip göreceğiz.

Ve son olarak da Daenerys Targaryen… Kraliçe sonunda evinde, Ejderha Kayası’nda.  Tüm güzel şeylerin habercisi olarak şöyle diyor Ejderhaların Annesi; “Artık başlayalım mı?”


Yeni sezondan beklentilerim yüksek, umarım tüm bunlar karşılanır.  Bu güne güzel başladım oldukça umarım tüm hafta böyle devam eder ve çabucak Pazartesi olur. 2. Bölüm için sabırsızlanıyorum.


74: KİTAP YORUMU : Kilit

Temmuz 13, 2017

M. Necati Sepetçioğlu, 9789753710008, İrfan Yayınevi, Roman, Edebiyat, Kilit, Kitap Yorumları,
Yazar: M. Necati Sepetçioğlu
Baskı Tarihi: 2005
Sayfa Sayısı: 265
ISBN: 9789753710008
Yayınevi: İrfan Yayınevi
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Mademki insanı anlatıyoruz, öyle ise Onun mutluluğu için yazacağız; bu da, çirkinde bile var olabilen güzelliği aramak uğruna nice bir ömrü harcamak demek olacaktır. Sanat adamının çok zor olan görevi de zaten burada başlar. Hayat ile ömür arasındaki bağların oluşturduğu hem birbirinden ayrı hem içiçeleşmiş bir hürriyet bizim aradığımız mutluluğu meydana getirebilir mi?Bu soru, bize, insanın dünü, bugünü, yarını ile birlikte ölüm sonrası dünyasını da bir arada düşünmek mecburiyetini yüklüyor. İyinin, doğrunun ve güzelin uğrunda umutlanmış bir ömür, hayatı ve sonrasını gözardı edemez. O vakit de Bütünlük ve Birlik söz konusu edilecektir. Orta Asyadan Anadolu ve Rumeli topraklarımıza büyüyüp beslenmiş bir kültürün değişik halkalarında ham iken pişmiş olan bizim insanımız için bu Birlik ve Bütünlük çok önemlidir. İnsanımızın mutluluğunu istiyorsak saldırmak ve yıkmak yerine güzelliğin yapıcı yolunu seçmek zorundayız.
(Tanıtım bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan selamlar…

Yaz nezlesi durumum halen devam ediyor… Bugün ki doktor ziyaretinden sonra dışarı çıkma durumum olmadığından kendimi bloga verdim. Yorum bekleyenler listesinde sırada M. Necati Sepetçioğlu’nun Kilit eseri var. Hemen başlıyoruz…

İçerik Yorumu

Tarihi seven bir kişi olarak tarihi romanlarında benim için yeri her zaman farklı olmuştur. Hem kendi tarihimiz hem de dünya tarihine dair romanları oldukça çok sezerim. M. Necati Sepetçioğlu’nun kitabıyla da kitaplığı karıştırırken Çikom’un kitapları arasında rastlaştık.

Son zamanlarda okuduğum güzel romanlardan bir tanesi olarak aklımın bir köşesine kaydettiğim eserlerden biri oldu Kilit. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi öncesindeki hazırlık dönemini anlatan eserde, özellikle Küpeli Hafız karakteri benim en çok beğendiğim kişi oldu.

Tarihi anlamda size ışık tutacak olan eser, bunu gerçekleştirirken de sizi sıkmıyor. Akıcı bir dil ve anlatıma sahip olan M. Necati Sepetçioğlu’nun bu kitapla birlikte beni kendisine bağladığını ifade etmem gerekiyor.

Sarı Hoca karakteri ve karısı arasındaki atışmalarda, birçok tarihi konuları elen romanda eksik olan güldürme öğesini kazandırmış esere. Alpaslan hakkında anlatılanların gerçeği ne kadar yansıttığı bilinmese de Malazgirt Savaşı ve Türklerin Anadolu’ya göçü hakkında bir şeyler okumak isterseniz bu eseri kesinlikle okumanız gerekiyor bence.
Sonuç olarak içerik anlamında beni tatmin eden bir eser oldu. Tavsiye edebileceğim bir kitap…

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,8

Yazım Dili Yorumu

M. Necati Sepetçioğlu’nun yazın şeklini gerçekten beğendim. Böylesi ağır bir konuyu romanlaştırmak ve tüm tarihi gerçekleri sıkmadan eser içine yedirmek kolay bir iş değil bence. Lakin Sepetçioğlu bunların hepsini başarmış ve inanın bunları yaparken sizi hiç sıkmıyor…

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,7

Yapısal Yorum

Kilit eseri İrfan Yayınları’ndan çıkan bir kitap. kapak olarak güzel bir tablo seçilmiş lakin daha da iyisi olabilir miydi diye düşünmeden de edemedim. Anladığım kadarıyla kapaktaki yaşlı kimse de Sarı Hoca karakteri… Daha farklı bir görsel kullanılsa daha güzel olabilirdi.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


Bilge Kağan ne demiş; Türk milleti sen açken tokluk nedir bilmezsin ama bir kere doydun mu da açlığı hiç düşünmezsin.  (Sayfa 24)


Hangi han, töresince töremez milletini korumaz, milletin malı kapanın elinde kalırsa o hanlığın temeli yıkılır. (Sayfa 92)

73: KİTAP YORUMU : Cadı Avcısı - The Witch Hunter Serisi 1

Temmuz 11, 2017
Virginia Boecker, 9786055016678, The Witch Hunter, Onur Özkan, Yabancı Yayınları, Roman, Fantastik, Edebiyat, Gençlik, Kitap Yorumları,

Yazar: Virginia Boecker
Baskı Tarihi: Ocak 2016
Sayfa Sayısı: 400
ISBN: 9786055016678
Orijinal Adı: The Witch Hunter
Çeviri: Onur Özkan
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat, Gençlik

KİTAP HAKKINDA


Tenime dağlanarak işlenmiş mühür.
XIII
Beni koruyan ve ne olduğumu gösteren mühür.
Ben On Üçüncü Yazıt’ın bir uygulayıcısıydım.
Bir cadı avcısı.
Korkulması gereken kişi bendim.

EN BÜYÜK DÜŞMANINIZ DÖVÜŞTÜĞÜNÜZ ŞEY DEĞİL, KORKTUĞUNUZ ŞEYDİR.

“İyi bir fantastik kitapta olması gereken her şey var: kılıçlar, zehir, kara büyü ve ihanet. Eğlenceli, kanınızın çekileceği, macera dolu bir ilk roman.” - April Tucholke, Derin Sularla Şeytan Arasında romanının yazarı

“Ustalıkla ve kıvrak bir zekâyla yazılmış, macera, espri ve sihir yüklü bir fantastik hikâye.” ?Beth Revis, Bir Milyon Güneş ve Evrenin Ötesi romanlarının New York Times çoksatan yazarı

*“Sinematografik anlatımın canlılığıyla, nefes kesici bir macera.” ?PW (starred review)

“Boecker çıkış romanındaki anlatım tarzıyla okurun Elizabeth’in sırlarını, endişelerini ve korkularını hissetmesini sağlayarak gerilim dolu bir hava yaratmış… Macera dolu bu kitapta kılıçlar çarpışıyor, canavarlarla savaşılıyor, kara büyü kullanılıyor ve ihanet kol geziyor… Maceranın yanı sıra arkadaşlık ve aşkın da yer aldığı bu hikâye genç edebiyatı fantastik okurlarının nefesini kesecek.” -School Library Journal

“Boecker’in yarattığı alternatif on altıncı yüzyılda büyülü dünya kadar karakterler de ilgi çekici… Karmaşık fantastik öğelerin arasına serpiştirilmiş arkadaşlık ve aşk kırıntıları, gizemli, macera ve sihir dolu bir hikâye sözü veriyor.” -Booklist

“Elizabeth güçlü yan karakterlerle desteklenmiş, etkileyici bir kahraman. Oldukça başarılı bir çıkış romanı. Elizabeth’in gelecek maceralarının da aynı derecede heyecan verici olacağına hiç şüphe yok.” –VOYA

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan selamlar…

Yaz nezlesi ile uğraştığım şu saatlerde nedense uzun süredir beklettiğim Cadı Avcısı kitabını yorumlamak geldi içimden… Sanırım kitap okuyamıyor oluşumunda bunda etkisi var. Evet kısa bir aradan sonra Cadı Avcısı, bendeni ve selpağım karşınızdayız… Lafı daha fazla uzatmadan hemen yoruma geçiyorum.

İçerik Yorumu

Virginia Boecker’in bildiğim kadarıyla ilk kitabı Cadı Avcısı… Yazar kitabı yazmadan önceki 4 yılını Londra da geçirmiş; Ortaçağ İngiltere’si hakkında çalışmalar yapmış.

Fantastik bir edebiyat ürünü olan Cadı Avcısı kitabını ben ikinci el olarak aldım ki yine Uzun’un bana yaptığı kıyaklardan bir tanesidir bu. Kitabı okumayan pek kalmasa da spoiler vermeden anlatmaya çalışacak olursam; konular5ın tahmin edilebilir bir seyirde işlediğini belirtmem gerekiyor.

Cadı Avcısı olarak yetiştirilen bir kızın başından geçenleri okurken aslında tüm mücadelesini yanlış tarafta verdiğini öğreniyor ve netice de tahmin edilebilir olaylar dizisi ile birlikte savaşın ilk adımları atılıyor.

Kitap başlı başına düşünüldüğünde aslında o kadar iyi bir kitap değildi bana göre. Lakin bir serinin ilk kitabı olarak bakıldığında olumlu bir nota sahip olabilir. Kurucunun Kızı’nda olduğu gibi yine bir Yabancı Yayınları kitabı için aklımda soru işaretleri kaldı. Nedendir bilmiyorum istediğimi pek alamadım. Lakin Kral Katili’ni de kısa zaman içerisinde okumayı planlıyorum.

Sonuç olarak az önce de dediğim gibi tahmin edilebilir bir seyirde devam eden ve daha çok gençlere hitap edecek bir kurguya sahip bir Cadı Avcısı… Benim gibi Fantastik Edebiyata meraklı ve sağlam bir hikayeye aç olanları doyuracak nitelikte olmadığını belirtmem gerekiyor ne yazık ki…

Her şeye rağmen seriye devam edeceğimi belirteyim… Ben The 100’e şans vermiş adamım,  Virginia Boecker daha fazlasını hak ediyor kesinlikle…

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,6

Yazım Dili Yorumu

Hem yazarın yazma şekli hem de çevirilmiş metinde okumayı kolaylaştıran bir ahenk var. Bu anlamda bu kategoride başarılı bir kitap olarak hafızama yer edindi açıkçası.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,7

Yapısal Yorum

Dediğim gibi kitabı ikinci el olarak aldım ve bu nedenle dışında bulunması gereken şeffaf kabı yoktu. Bendeki biraz yıpranmış olsa da Yabancı Yayınları’nın “bendeki” içerik anlamındaki eksi notları her zaman dizayn ve baskı kalitesi ile nötürlendiğini belirtmek isterim.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Oldukça zor. Ama imkansız değil.  (Sayfa 162)


En büyük düşmanımız dövüştüğümüş şey değil, korktuğumuz şeydir.  (Sayfa 175)
Blogger tarafından desteklenmektedir.