MİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MİM 7: Hangisini tercih edersin?

Mart 10, 2019

MİM, Şule Uzundere,  Hangisini tercih edersin,

Sevgili Şule Uzundere geri döndüğümü görünce hemen beni bir MİM’e davet etti sağ olsun. Sevgili Ablama çok teşekkür ediyorum, kendisinin cevaplarını buradan okuyabilirsiniz.

Geçelim MİM’e… Size sorulan her soruda verilen iki seçenekten birini seçiyorsunuz. Bakalım tercihlerimiz bizi nereye yöneltecek…

1- Hangisini tercih edersin? Uçabilme yeteneğinin olmasını mı yoksa su altında da nefes alabilmeyi mi? Neden?

Genel anlamda uçabilmek daha detayda ise ışınlanabilmek derdim sanırım bu soruya cevap olarak. Nedenini açıklamak zor ama görmek istediğim çok yer ve yetişmek istediğim çok insan var diyebilirim.

2- Hangisini tercih edersin? Sonsuza dek etrafının kitaplarla çevrili olmasını mı yoksa evcil hayvanlarla mı? Neden?

Her ikisini de oldukça fazla severim. İkisinin yerleri de oldukça farklı… Ama ben evcil hayvanlarla çevrili olmayı tercih ederdim sanırım. Özellikle de köpeklerle.

3- Hangisini tercih edersin? Geriye kalan hayatının tamamında çay içmeyi mi yoksa kahve içmeyi mi? Neden?

Çay elbette, Karadenizliyim…

4- Hangisini tercih edersin? Saçsız, tüysüz (kaşlar ve kirpikler de dahil) olmayı mı yoksa çok kıllı olmayı mı? Neden?

İkisini de tercih etmem sanırım… Halimden memnunum :D

5- Hangisini tercih edersin? Sınırsız döner mi yoksa sınırsız kokoreç mi? Neden?

Tavuk döner; domates mayonezli…

6- Hangisini tercih edersin? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilmeyi mi? (Ölüm tarihini ve ölüm şeklini değiştiremiyorsun.) Neden?

Saati bilmek daha mantıklı sanırım, daha verimli kullanabilirdim belki o zaman ömrümü… 

7- Hangisini tercih edersin? 500 yıl gelecekte yaşamayı mı yoksa 500 yıl geçmişte yaşamayı mı? Neden?

500 yıl geçmişte yaşamayı tercih ederdim. Bu devrin adamı olmadığımı biliyorum zaten, gelecekte kesinlikle bana göre olmayacak…


8- Hangisini tercih edersin? Her yıl yenilenen tek seferlik uluslararası bir uçuş bileti mi yoksa yurt içinde geçerli sınırsız uçak bileti mi? Neden?

Her ikisi de olabilir ama yurt dışı daha mantıklı gibi. Yurt içinde bir şekilde gezerim zaten.

9- Hangisini tercih edersin? Dişsiz olmayı mı yoksa saçsız (kel) olmayı mı? Neden?

Saçsız idare edilebilir, hatta tarz bile olunabilir ama dişsiz zor…

10- Hangisini tercih edersin, daha çok dinlemeyi mi, konuşmayı mı?

Dinlemek; öğrenmek için çok güzel bir yol…

11- Sadece blog yazabilmek mi yoksa blog okuyabilmek mi?

Yazmayı çok seviyorum, bırakmak istemiyorum, ara verebilirim ama bırakamam. Hoş buraya yazmasam da defterlere yazıyorum.

12- Çok güzel yemek yapıp yemeklerin tadını alamamak mı yoksa yemek yapamayıp yemeklerden tat almak mı?

İyi bir aşçıya her zaman ulaşılabilir, iyi damak zevkine sahip biri olmak daha güzeldir.

13- Yazın sürekli terlemek mi yoksa kışın sürekli üşümek mi?

Üşümek sanırım, çaresi bulunabilir… Terlemeyi veya sıcaktan bunalmayı hiç sevmem.

14- Birden fazla dili başlangıç seviyesinde konuşmak mı yoksa sadece bir dili ileri seviyede konuşmak mı?

Anadilim dışında bir dili anadilimmişçesine konuşmak güzel olurdu…. Belki eski bir Kelt dili bile olabilirdi bu dil…

MİM’i kimler yaptı kimler yapmadı bilmiyorum ama yapmayan arkadaşlar benim için yaparsa sevinirim. Cevaplarınızı bekliyor olacğaım!



MİM 6 : Yarıyıl Raporu!

Ağustos 12, 2017
MİM, Yarıyıl Raporu

Cahil Okur’dan selamlar…


periodiclibrary.blogspot.com.tr blog sahibesi sevgili Esseve Rin beni bu MİM’ê ortak edeli bir hayli zaman geçse de ben bu aralardaki tembelliğim nedeniyle henüz yanıtlama imkanı bulabildim. Kendisinden çokça özür dileyerek lafı uzatmadan hemen soruları cevaplamak istiyorum.

01.  Şu ana kadar okuduğun en güzel kitap?


Bu sorunun cevabını vermek gerçekten zor. Bu yılın ilk yarısında oldukça güzel kitaplar okuduğuma inanıyorum. Lakin birinin hafızamda özel bir yer ettiğini belirtmek lazım. Bu kitap ise Nisan ayında okuduğum “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabıdır. Mustafa Kemal Atatürk tarafından da tavsiye edilen Grigory Petrov’un ölümsüz eseri, geçtiğimiz 6 aylık süreçte en çok beğendiğim eser oldu. Beklide yılın bile en iyisi olabilir.


02.  Şu ana kadar okuduğun en iyi devam kitabı?


Zor bir soru gerçekten… Lakin benim tercihim bu noktada kesinlikle Ateşle Oynayan Kız… Fazla bir söz gerek yok, hayran kaldığım serilerden biri oldu.


03.  Okumak istediğin ama henüz okuyamadığın yeni çıkan bir kitap?


Bu soruyu boş bırakmak istiyorum çünkü yeni kitapları öyle aman aman takip eden bir adam değilim.

04.  İkinci yarıda çıkmasını çok beklediğiniz bir kitap?


Aynı sebeple bu soru da maalesef boş kalacak

05.  Sizi hayal kırıklığına uğratan kitap?


Kesinlikle Cadı Avcısı… İstediğimi bir türlü alamadım bu kitaptan. Sadece hakkında söyleyeceğim iyi bir başlangıç kitabı olduğu. Onun dışında tahmin edilesi kolay bir kurguya sahipti.


06.  Sizi şaşırtan bir kitap?


Bu soruya cevabım Kilit… Bu kadar güzel olmasını beklmiyordum. Serinin devamını kesinlikle okumam lazım.


07.  Favori yeni yazarınız?


Grigory Petrov

08.  En yeni kurgusal aşkınız?


Yok

09.  En yeni favori karakteriniz?


Küpeli Hafız (Kilit)

10.  Sizi ağlatan kitap?


Bu yıl için yok

11.  Sizi mutlu eden kitap?


Beyaz Zambaklar Ülkesinde

12.  En beğendiğiniz kitaptan uyarlanan film?


Yok

13.  Bu yıl yazdığın favori kitap yorumun?


Burada ne demek gerekiyordu; “Hepsi benim bebeklerim gibi…”

14.  Bu yıl satın aldığın en güzel kitap?


Bilgisayara giren tırtıl; benim için özel bir kitap ve yazarından da imzalı.

15.  Bu yıl satın aldığın en güzel kitap?


Liste çok ama çok uzun…






MİM 5 : Kimdir bu Cahil Okur?

Haziran 23, 2016
MİM, Kimdir bu Cahil Okur,
Cahil Okur’dan selamlar…

Sevgili Serhat Ocak kardeşimin beni bir hayli zaman önce mimlediği lakin yoğun gündem nedeniyle bir türlü başına oturamadığım Mim yazım ile karşınızdayım. Öncelikli olarak kendisinden özür dileyerek bu Mim yazısına başlamak istiyorum;

“Serhat kardeşim gecikme için özür dilerim, son Mim yazısındaki küçük iğnelemen neticesinde artık bu yazıyı geciktirmemem gerektiğini anladım :D Umarım beni affedersin.”

Lafı fazlaca uzatmadan hadi hemen Mim yazısına geçelim.

BEN KİMİM?

Aslında bu sorunun cevabını hakkımda kısmında kısa da olsa anlatmıştım. Şimdi olayı bir daha detaylandırıp anlatalım ki gecikmeyi de bir nebze olsun affettirebililelim. Bendenizin gerçek adı; bir çoğunuz aslında biliyor ama, Nihat Erdoğan.

Egeli bir adamım. Ege deyince herkesin aklına İzmir gelir ama ben Manisalıyım, Manisa’nın en kuzey ilçesi olan Soma’da doğdum. 1987 doğumlu bir yaz çocuğuyum. Bizim buralarda yaza yaz demezler; “of piştim” derler.  İşte öyle bir zamanda Ağustos ayının 5’inde dünyaya gelmişim. 3 kardeşin en büyüğü olarak…
MİM, Kimdir bu Cahil Okur,


Ne güzel bir tesadüftür ki annem doğum zamanı hep şu şekilde anlatır; “Kurban Bayramı’nın ilk günüydü, insanlar namazdan çıkarken sen doğdun.” Kurban Bayramı’nda doğmanın neticesinde de ebe tarafından da göbek adı olarak “Kurban” ismi koyulan bir adamım.  Bedişim (annem) öyle anlatıyor en azından.

İlk okulu baya bir farklı okullarda farklı hocaların ellerinde tamamladım. 5 yıllık ilköğretim hayatımı M. Akif Ersoy İÖO, Kurtuluş İÖO, Merkez Maden İÖO ve Canlar İÖO’da tamamladım. Orta okulu da yine Canlar İÖO okudum. Liseyi ise “Ben öğretmen olmayacağım, istemiyorum öğretmen olmak” diyerek Rıfat Dağdelen Anadolu Lisesi’nde okudum. Hangi akla hizmet bu işi yaptığımı bilmiyorum.

Üniversite sınavına iki kez giren o güzel insanlardan biri de benim. İlkine ne yazık ki başaramadım. İkinci yılda aklımdaki bölüm için biraz ders çalışmaya çalıştığım doğrudur ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Lisans Bölümü’ne kaydımı yaptırdım. Üniversite hayatımın nasıl geçtiğini hep aynı kelimeyle anlatırım ben; “Çalışarak”

MİM, Kimdir bu Cahil Okur,

Gerçekten de üniversite hayatım boyunca da Selçuk Üniversitesi Televizyonu’nda çalıştım. İşe Yayın ekibinde kameraman olarak başladım, sonrasında Spor Servisi’ne dahil oldum ve kariyerimi burada devam ettirdim. Önce kameramanlık, sonra muhabirlik ve kurgu ve neticesinde de bölüm şefi olarak ÜnTV’deki kariyerimi sonlandırdım.

MİM, Kimdir bu Cahil Okur,

MİM, Kimdir bu Cahil Okur,

MİM, Kimdir bu Cahil Okur,



Okul bitince de çalışmaya 1 hafta ara ardından hemen başladım. Konya Postası ve Merhaba Gazeteleri spor servislerinde çalıştım. Radyo sunuculuğu, Tv Program yorumculuğu, Program yapımcılığı ve Dergi Editörlükleri de bu süre zarfında uğraştığım işler oldu. Spor Gazeteciliği yaptığım dönemde yaklaşık olarak bin kadar futbol maçını canlı olarak takip ettim sanırım. Kimisinde foto muhabiri olarak, kimisinde kameraman olarak, kimisinde ise muhabir olarak görev yaptım. Konyaspor’un tarihindeki 3 şampiyonluktan 2’sinde saha içindeydim ve o heyecanı sizlere anlatamam. Benim için hep özel kalacaklar.
MİM, Kimdir bu Cahil Okur,

10 yıllık bir gazetecilik hayatı ardından ise ailevi bazı durumlar nedeniyle Soma’ya geri döndüm. Burada esnaflık yapıyorum. İyi ki de dönmüşüm diyorum. Elbette o günleri özlesem de bu gün annem ile bir aradayım ve onun varlığı her şeyin üstünde benim için. Ve elbette kardeşlerim Ferhat ve Serap birde yengem Elif… Ailemle olmak beni her zaman güçlü hissettirmiştir.
MİM, Kimdir bu Cahil Okur,

KİŞİSEL ÖZELLİKLERİM

Aslında öyle çokta üstün bir adam falan değilimdir. Sıradan sade bir kulum. Kişisel özellik olarak sizlere bana göre olumlu ve olumsuz yanlarımı şöyle sıralayabilirim;

Olumlu Özellikler

-          Karar Verme: Karar verdim mi bundan pek geri dönmem. Bu huyumu seviyorum. Karar vermeden önce çok düşünürüm ama bir şeye olumlu veya olumsuz karar verdi mi de bunu bir şekilde hayata geçiririm.
-          Pişman Olmama: Bu güne kadar yaptığım hiçbir şey için “keşke” demedim. Bu hata yapmadım demek değil. Yapsam bile bunun bana katkısını görmeye çalıştım.
-          Çalışmaktan Yılmama: Bir işe girdiğimde en iyisini başarabilmek adına elimden geleni yaparım. Çalışmaktan yılmam.
-          Fedakarlık: Bunu nasıl anlatmak gerekir bilmiyorum. Konu sevdiklerim ise bu ailemde olur, dostum saydığım insanlarda, onların yararına olan bir şey benim zararıma  olsa bile bundan vazgeçmem. Kendimden önce onları tercih ederim. Zaman zaman bunun zararlarını görsem de bu huyumu seviyorum. Onlar buna değer.

Olumsuz Özellikleri
-          Kırılganlık: Ne yazık ki böle kötü bir huyum var ve bazen bunu çok abartıyorum. Küçük laflara takık bir adamım. Çabuk somurturum.
-          Dağınıklık: Bence dağınık bir adam değilim ama annem öyle olduğum konusunda ısrarcı :D
-          Sinir: Sinir halinde yanımda pek insan bulunmasını istemem. Çünkü bazen sınırı gerçekten aşıyor ve normalde demeyeceğim sözler söylüyor, yapmayacağım işler  yapıyorum. Genelde böyle durumlarda inanlardan uzaklaşmayı tercih ederim huyumu bildiğimden.

HOBİLERİM

Kitap okumak kesinlikle ilk ve en önemli hobim.Hobiden de ziyade artık benim için bir hayat tarzı. Halen okumadığım yüzlerce kitap olsa da kendimi iyi okurların arasında görüyorum.

Blog yazmak ise diğer bir hobim. Buradaki arkadaşlarımı seviyorum. Gerçekten insanların halen çıkarsız olarak birbirlerinin sözlerine değer verebildiklerini bana kanıtlayan bir ortam burası.

Puzlle yapmak ise sayabileceğim diğer bir hobimdir. Ciddi anlamda uzaklaşmış olsam da büyük bir arşivi geride bıraktığımı söyleyebilirim.

MİM, Kimdir bu Cahil Okur,

Atkı koleksiyonu yapmak ise diğer bir hobim. 4 büyük takım dışındaki tüm Anadolu Kulüpleri’nin atkılarını biriktiriyorum. Bu benim için özel bir uğraş ve mesleki bir hastalık da diyebilirim. Halen istediğim seviyede olmasa da atkı koleksiyonuma devam ediyorum. Bunların yanına çeşitli forma ve bereler de ekliyorum.

MİM, Kimdir bu Cahil Okur,


Motosiklet ile sürüş ise son zamanlardaki hobim. Yeni bir motosiklet aldım ve onunla gezmeyi çok seviyorum. İşim biraz müsaade etmiş ola çok farklı planlarımda var bu noktada….

BİTERKEN…

İşte böyle bir adam Cahil Okur… Kendini ifade etme noktasında sıkıntı çeken bir adamım ama umarım olmuştur. Benim Mimlediğim isimler ise şu şekilde;


Yapmayan ve unuttuğum arkadaşlar kendilerini de eklenmiş saysınlar lütfen!


Hoşçakalın…

MİM 4 : Yak- Yenıden Yaz- Tekrar Oku

Nisan 25, 2016

Cahil Okur’dan selamlar…

Ben yine mimlendim ve mimleyenler yine sevgili Kore Fenomeni ve Hayata Dair Her şey blog sahibeleri… Her ikisine de çok çok teşekkür ederim :D Değer verip beni de mimliyorlar sağ olsunlar :D

Gelelim MİM’e…

Yapmamız gerekenler şu şekilde:

  • Okumuş olduğunuz kitaplardan rastgele üç tanesini seçip bunlardan birini yakmayı, birini yeniden yazmayı, birini de tekrar okumayı tercih edeceksiniz.
  • Bunu en az üç tur tekrarlayacaksınız.

Ben seçimimi blogumda yorumladığım kitaplar üzerinden yaptım. Hemen lafı uzatmadan ilk tura başlayalım

TUR 1


YAK: Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş
Üzgünüm ama sevemediğimi daha öncede demiştim kitabı yorumlarken sanırım. Gökhan’ın aşırı abartıldığı hissine kapıldım bu kitapta yaptıkları sonrasında. Bilmiyorum ama daha farklı olabilirdi.

YENİDEN YAZ:  Marslı
Yol Ayrımı’nı “yeniden yaz”a almak içimden gelmedi açıkçası. Bu nedenle Marslı diyeceğim. Nelerini mi değiştirirdim; belki biraz daha terimlerden uzak tutarım. Lakin bunun dışında kitabın hiçbir eksiği yok. Tekrar okumak içine alınabilecek bir kitaptı, Kemal Tahir’e saygısızlık etmek istemedim.

TEKRAR OKU: Yol Ayrımı
Hadi ama gençle Kemal Tahir diyorum size. Eğer zamanınız kaldıysa tekrar tekrar okuyun. Her okuduğunuzda daha da güzel olacağından eminim ben.

TUR 2



YAK: Can Dostu
Bu üçlü arasında en az sevdiğim kitap oldu. Başka bir nedeni kesinlikle yok. Oldukça güzel bir kitaptı.

YENİDEN YAZ: O Adam Buraya Gelecek
PuCCa’nın hayranıyım gerçekten :D Bir erkek olarak bunu söylemek ne kadar doğru bilemiyorum ama. Neyse, neden yeniden yaza aldığıma gelince, kızlara bakış açımı değiştiren bir eser oldu. Her kız onun gibi düşünmese de kızsal konuları bu kadar açık etmese dünya daha toz pembe olabilirdi benim için diyorum.

TEKRAR OKU: Ejderha Dövmeli Kız
İkinci kitabına hala geçememiş olsam da bu eseri tekrar tekrar okumak isterim. Temposu ve konusu beni gerçekten kendine bağlayan eserlerden bir tanesiydi. Hele sonunda buldukları! Gerçekten tekrar tekrar okumayı hak ediyor.

TUR 3



YAK: Mesnevi’den Öyküler
Timaş Yayınları’nı çok severim. Mevlana’yı da elbette. Lakin bu basım yaşıma uygun değildi ve bunu bilerek okumaya başlamıştım. Lakin yinme de aşırı yüzeysel olması nedeniyle bu turda Mevlana’dan Öyküleri seçeceğim. Eser’i değil lakin ürünü yaktığımın altını çizerek.

YENİDEN YAZ: Aylak Adam
Yusuf Atılgan’ın muhteşem eserini yeniden yazmak ne kadar haddime bilemiyorum. Lakin bazı noktalarında içsel seslerin yoğunluğu hakimdi. Sevgili hemşehrimin bu güzel eserinde belki bazı küçük nüanslarla oynamalar yapılabilir.

TEKRAR OKU: Geri Kalan Her Şey

Benim PuCCa’ya hayran olduğum kitabıdır kendisi. Elbette tekrar tekrar okurum. Hele Rabia’nın anlattıkları. Keşke gerçek olsalardı diye az mı kafa patlatmadım. Bir de unutmadan; arkadaş siz niye çocuklarınızın doğum gününü unutuyorsunuz ya! 


Geldik kimlerin MİMlendiğine.... Birçoğunuz yaptınız lakin bende şu isimleri mimliyorum o vakit;

Bi Poşet Kitap
Neşeli Kitap Vagonu (Ne zamandır göremiyorum kendini)
Bir Kısanın Günlüğü

MİM 3 : Kişisel blog yazarları ne düşünüyor?

Mart 07, 2016
MİM, Kişisel blog yazarları ne düşünüyor?
Cahil Okur’dan selamlar…

Sevgili Kore Fenomeni, Bi Poşet Kitap ve Hayata Dair Her şey blog sahibelerinin değer verip beni mimlemelerine rağmen geç kalmış bir mim ile karşınızdayım. Başta üçünden de özür dileyerek hemen görevimi yerine getiriyorum J


1)Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?

Bu konuda belli başlı bazı çekintilerim var. Arkadaşların MİM yazılarında da belirttiğim gibi insanlar bazen sizin değer verdiğiniz şeylere tam anlamıyla değer vermemekte. Bu da sizi üzebiliyor. Sadece Uzun (İsim vermek istemedim nedense artık J ) ile yaptığım sohbetlerde blogdan bahsediyorum. Sağolsun kendisinin bilgisi benden çok olduğundan bana birçok faydası da oldu blog konusunda. Sorduğum sorulara da sabırla cevap verdi. Tekrardan teşekkürler kardeşim.

2)Neden blog yazıyorsunuz?

Yazmak bende bir hastalık. Yaklaşık olarak 10 sene kadar Konya’da spor muhabirliği yaptım. Bu süre içinde de binlerce habere ve yüzlerce köşe yazısına imza attım. Sonrasında bazı ailevi sebeplerle meslekten kopunca yazma açlığımı gidermem gerekiyordu. Bende bir blog açarak okuduğum kitapları yorumlamaya başladım. Daha önceleri bir spor blogum vardı ancak bu kadar ciddi bir şekilde onunla ilgilenemiyordum. Cahil Okur benim bir nevi kalfalık eserim gibi bir şey şu an için. İşin özeti bendeki bir mesleki hastalık, yazmadan duramıyorum. Küçük yaşlardan bu yana tuttuğum birçok ajandam var. Kafama estikçe karaladıklarım çoktur.

3) İlk yazınız ve son yazınız arasında nasıl bir fark var?

Aslında ciddi anlamda fark var. Her işin bir acemiliği oluyor. Hatta ilk yorumlarımı daha sonradan düzeltmiştim ve yeniden yayınlamıştım. İlk 3 yorumumum sonunda “GÜNCELLENDİ: 13 Temmuz 2015” ibaresini görebilirsiniz. Sonraki yazılarımda yazım şeklimi ve değerlendirme biçimlerimi değiştirdim. Son olarak bu yıl başında da belli bir şablon oluşturdum ve yorumlarımı ona göre yapıyorum.

4) Blog yazmak normal yaşantınıza ne kattı?

En başta çok güzel insanlarla tanıştım. Bana kazandırdığı en büyük artı bu oldu. Ayrıca artık ne okuyacağım ya da ne izleyeceğim derdine düşmüyorum. O kadar çok severek takip ettiğim arkadaşım varki onların sayesinde her şeyden haberdarım. Bu da bana seçmem için büyük bir yelpaze sunuyor.

Ayrıca artık okuduklarımı daha dikkatli okuyorum ve blogumu takip etmeye değer gören arkadaşlarıma daha çok faydalı olmaya çalışıyorum.

5) Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz?

Güzel soru ancak böyle bir girişimde hiç bulunmadım. Mevcut çevremde kitap okuyan kişi sayısı bile oldukça az olduğundan benimki gibi bir blog yazmalarını önermem imkansız. Başkaca bir blog açarlar mı bir şey diyemem ama zannetmiyorum. Bu nedenle de şimdilik kimseye bir şey dediğim yok.

6) Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?

İlham aldığım bir kaynak yok. En büyük hazinem kitaplarım ve onlar bana fazlasıyla yetiyor.

7) Diğer blog sahipleriyle iyi iletişim kuruyor musunuz?

Önceleri bu soruya cevabım sıfırın altında bir değer olurdu. Ancak şu son 3 aylık dönemde gerçekten güzel bir seviye edindiğim kanısındayım. Ben onlarla muhabbet etmekten oldukça mutluyum umarım onlarda aynı fikirdedir J

8) Şikâyetçi olduğunuz konular var mı?

Burada çok çok uzun cümleler kurabilirim. Ama kısaca maddeler halinde sıralayacağım;

  • İlk zamanlar sorularıma cevap vermeyen diğer blogerlardan şikayetçiyim.
  • Yapılan yorumlara cevap verilmemesinden şikayetçiyim.
  • Nasıl işlediğini anlamadığım Google politikalarından şikayetçiyim.
  • Blogda yapmak istediğim değişiklikleri yapacak alt yapıya sahip olamamaktan şikayetçiyim.

Ve daha nicesi. Ancak elimdekilerle mutlu olmasını da biliyorum.

MİM burada son buldu ve birilerini MİM’lemem lazım sanırım. Ancak hemen hemen herkes bu MİM’i yaptı bildiğim kadarıyla. Halen yapmayan arkadaşlar varsa kendilerini MİM’lenmiş saysınlar.



MİM 2 : Gitmek İstediğiniz Hayali Dünya

Şubat 17, 2016

MİM, Orta Dünya, Pandora, İkran, Rohan, Rohirim, Eowen, Theoden, Gandalf, J R R Tolkien, Yüzüklerin Efendisi,

Cahil Okur’dan selamlar arkadaşlar. Sevgili Kore Fenomeni’nin  “Mutlaka sende yapmalısın bunu” dediği için ve geciktirdiğim için ettiği sitem sonrası hızlandırdığım MİM yazımla karşınızdayım. 

Lafı çok fazla uzatmadan hemen MİM sorularına ve yanıtlarına geçelim.

  1. Gitmek istediğiniz bir hayali dünya var mı?  Varsa neresi olsun isterdiniz?

Hadi ama elbette var. Bu kadar fantastik edebiyat ürünü okuyan bir adamın elbette hayallerini süsleyen bir dünya mevcut. Bu dünya da öncelikle Orta Dünya! Ben tam bir Tolkien hayranıyım. Bu nedenle de Orta Dünya benim içinde var olmayı en çok isteyeceğim dünyalardan bir tanesidir. Bunun birçok nedeni var burada sıralamaya başlasam baya uzun bir liste olacaktır. O nedenle Orta Dünya diyerek sonlandırayım kısacıktan. Belki ileride bu konuyla ilgili bir yazı yazarım.

Bir diğer hayali dünya ise kesinlikle Pandora olurdu. Bunun aslında öyle fazlaca nedeni yok. O “mavi”lerden biri olmayı isterdim açıkçası. O doğa harikalarının arasında tüm yaşamını geçirmek mükemmel olurdu. Birde elbette İkran’lar var! Düşünsene bir İkran’a bindiğini!!!  Muhteşem olurdu muhteşem…
MİM, Orta Dünya, Pandora, İkran, Rohan, Rohirim, Eowen, Theoden, Gandalf, J R R Tolkien, Yüzüklerin Efendisi,


  1. Sevdiğiniz filmde/dizide hangi karakter olmak isterdiniz ya da kendi karakterinizi yazabilir misiniz?

Dedim ya ben tam bir Tolkien hayranıyım ve Orta Dünya’da yer almak isterdim diye. Bu nedenle kesinlikle bir Rohirim (At Beyi) olmak isterdim. Öyle çok yükseklerde gözüm yok açıkçası, kendi halinde bir at beyi olmak bana yeterdi. Atlara hayranım, Rohan Süvarilerine ise ayrıca hayranım. Şu alttaki sahneyi izleyin mutlaka, sizde bana hak vereceksiniz.


  1. Sevdiğiniz bir romanda/masalda hangi karakter olmak isterdiniz?

Eğer ille de bir isim vermek gerekirse Éomer (Rohan Kralı Théoden'in yeğeni ve başkomutanı.) Hani şu dev gibi abi var ya; Miğfer Dibi Savaşı’da Gandalf’ın “Kral Theoden bir başına” sözlerine “Hiçte değil. Rohirim!” diye yanıt veren abi, he işte o J  Buraya da onun videosunu koyalım bari…



  1. Gerçek hayatta başka biri olarak doğmak şansınız olsaydı, kendiniz dışında kim olarak, nerede doğmak isterdiniz?

MİM’in en zor sorusu bu gerçekten, nasıl cevap vermem gerektiğini bilmiyorum. Kendi ülkemde olmak isterdim gene ama biraz daha önce mesela 1100 - 1200 yılları gibi. Nedenine gelince bir akıncı olmayı dilerdim. Hep hayran kalmışımdır onlara. Roharim’i sevmemin nedenlerinden biride bu beklide. At üstünde savaşmaları…


 Bende o zaman kimleri mimliyorum; 

MİM 1 : Yayınevleri

Şubat 11, 2016
Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

İlk MİM yazımla karşınızdayım arkadaşlar. Beni MİM’e dahil eden Kore Fenomeni’ne teşekkürler J (Son dakika bileti ile katılmış olsam da hatırlanmak güzel şey J) Neyse bu kadar girizgah yeter hemen başlayalım o zaman.

1-      En sevdiğiniz yayınevi hangisi?

Bunun ayrımını yapmak gerçekten zor aslında. Yayınevlerine göre kitap okumak gibi bir alışkanlığım olmadı hiçbir zaman ancak benim için. Ancak Yüzüklerin Efendisi hayranlığımı az çok bilirsiniz. Bu nedenle bana okuma aşkını aşılayan Yüzüklerin Efendisi serisinin Türkiye’de ki yayınevi olan Metis benim için özel olan yayınevlerindendir. Sonrasında Tolkien’in diğer eselerini basan İthaki ile birçok kitabını okuduğum Altın benim için kıymetli yayınevleridir.

2-      Bu yayın evinden okuduğunuz bir kitabı kısaca yorumlayınız.

Yüzüklerin Efendisi üçlemesi deyip susmak belki en iyisi J Blogda yorumları yer almasa da gelecek aylarda tekrar okuyup bloguma da yorum yazmayı planlıyorum. Filmini izlemek yeterli değil diye burada bir kez daha belirteyim. Eğer gerçekten Orta Dünya’yı seviyorsanız kitaplarını mutlaka okuyun derim.

Tolkien’den ötürü sevdiğim bir diğer yayın evi olan İthaki için ise şuraya bakmanız yeterlidir; tık tık

3-      Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitaptan bir söz yazın

"İçinizden yarısını arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum, yarınızdan azını da hak ettiğinin yarısı kadar sevebiliyorum." Yüzük Kardeşliği, J. R. R. Tolkien

“Dünya değişiyor ve bir zamanlar güçlü görünenlerin artık güvenilmez olduğu çıkıyor ortaya.” II - İki Kule, J. R. R. Tolkien

“Sabah verilen öğütler en iyisidir, gece birçok düşünceyi değiştirir.”  Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien

4-      Yazarın başka okuduğunuz ve önerdiğiniz kitabı var mı? Varsa, adı ne?

Tolkien’in yazıp da henüz okumadığınız bir eseri varsa mutlaka okuyun derim dostlar. İlk olarak üçlemeden başlarsanız ben gibi sonrasında Hobbit, Silmarillion, Huri’nin Çocukları, Güç Yüzüklerine Dair ve daha Orta Dünya’yı anlatan diğer kitaplarını da okuyun derim.

5-      Yayınevinden kitap çıkartsanız ve tutmazsa ne hissedersiniz?

Herkes haddini bilecek derim. Kim hangi işi iyi yapıyorsa onu yapmalı. Ancak yine de böyle bir hayalim var elbette ki J

6-      Bu yayınevinden almak istediğiniz biri iki kitap hangisi/ hangileri?

Metis
David Eddings – Malloryon Serisi
David Eddings – Belgariad Serisi

İthaki

Doctor Who
Ay’da 172 Saat (Bi Poşet Kitap’ın yorumu sonrası)

İşte böyle… İlk MİM yazımda burada son buldu. Kore Fenomeni’ne bir kez daha teşekkür ediyorum. Bende şu aşağıdaki güzel insanları MİM’leyim o zaman J




Blogger tarafından desteklenmektedir.