Zaman Çarkı 1: Dünyanın Gözü Kitap Yorumu | Robert Jordan İncelemesi
Cahil
Okur’dan herkese selamlar…
Uzun bir
aradan sonra yine yeniden buralardayım. Ya da daha doğrusu, buralarda olmaya
çalışacağımı söylemek daha doğru olacaktır. Ne zaman "Artık düzenli
yazacağım!" desem mutlaka bir şeyler oluyor. Odağım kitap dışındaki
konulara kayıyor ve neticesinde blogu ihmal ediyorum. Neyse ki okuduklarım
hakkında aldığım notlar sayesinde bugün yeniden bu satırları sizlerle
paylaşabiliyorum.
Lafı daha
fazla uzatmadan, Robert Jordan'ın kaleme aldığı Zaman Çarkı serisinin ilk
kitabı Dünyanın Gözü hakkındaki yorumlarımla sizleri baş başa bırakıyorum.
İçerik Yorumu
Zaman Çarkı serisi uzun zamandır okumayı
planladığım bir seriydi ama nedense hep erteledim. Sanırım yoğun geçen iş
hayatı, okuma konusunda beni biraz tembelliğe itmeye başladı. Neyse ki bir okur
olarak çoğunuz gibi kendimi şımartmak istediğim bir anda serinin ciltli ilk
kitabı olan Dünyanın Gözü eserini satın aldım ve okumaya başladım.
Başlarda
okurken sıkıldığımı ve ne yazık ki hikâyenin içine giremediğimi belirtmem
gerekiyor. Hikâye bir türlü beklentilerimi karşılar durumda değildi. Bir de
bunun üstüne okuyamama dönemim eklenince kitap elimde epey uzun süre süründü.
Sanırım 200. sayfaya gelene kadar hep kesik kesik okumuştum.
Ancak
kitabın, kendimce ikinci bölüm olarak adlandırdığım kısmına gelince birden
kitabı elimden bırakamaz hâle geldim. Garipsediğim konu ise, yazar Robert
Jordan hakkında daha önceden çok fazla bilgi sahibi olmamam nedeniyle kitaptan Yüzüklerin
Efendisi tadı almaya başlamam oldu. Bu bir spoiler sayılmaz ama eserde sizi
nasıl bir atmosferin beklediğini anlamanıza yardımcı olacaktır.
Kitabın
sonlarına yaklaştıkça tüm karakterlere ve evrene olan ilgim oldukça arttı. Uzun
zaman sonra, zevkli bir okumanın bir okurda bıraktığı o tatlı burukluğu yeniden
yaşadım. Hani bir yandan kitabı bitirmeye çalışırken diğer yandan hiç bitmesin
diye düşündüğümüz o paradoks var ya, işte tam olarak ondan bahsediyorum.
Serinin
ikinci kitabını da kısa zaman içerisinde okumayı planlıyorum. Umarım bunu
başarabilirim.
Yazım Dili Yorumu
Robert Jordan'ın
kalemine ve olayları anlatış şekline hayran kaldım. Bazen tasvirler okuru
yorabiliyor olsa da genel anlamda oldukça akıcı bir anlatımı var. Çevirinin de
başarılı olduğunu belirtmem gerekiyor. Türkçeleştirme sürecinde olayların veya
tasvirlerin akıcılığını bozacak, okuru rahatsız edecek belirgin bir sorunla
karşılaşmadım.
Yapısal Yorum
İthaki'nin ciltli baskısına gerçekten hayran kaldım. Umarım serinin diğer kitaplarını da ciltli olarak bulup koleksiyonuma ekleyebilirim. Birkaç küçük yazım yanlışı dışında dikkatimi çeken önemli bir baskı hatasıyla karşılaşmadım.
Zaman Çarkı Dünyanın Gözü okunur mu?
Robert Jordan'ın bu kültleşmiş eseri için elbette aksini iddia edecek bir fantastik edebiyat okuru bulmak zordur. Benim kişisel yorumuma gelecek olursam, bu kitabı okumakta kesinlikle geç kalmışım.
Keşke daha genç yaşlarımda okuyup bugün yeniden başına dönebileceğim eserlerden biri olsaymış. Gerek kurduğu evren gerekse karakterleriyle Dünyanın Gözü, sabır gösteren okuru fazlasıyla ödüllendiriyor. Eğer uzun soluklu fantastik serileri seviyorsanız, Zaman Çarkı serisine gönül rahatlığıyla başlayabilirsiniz.



