Estikçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Estikçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2025 hedefim ne?

Ocak 18, 2025

 

Estikçe, 2025 Hedefi

Cahil Okur’dan selamlar…

 

2025 yılı başı itibariyle yine yeni yeniden  blolga dönme kararı almam ile kendim için belirlediğim bazı hedefleri de sizlerle paylaşmak ve bu konuyu tarihe bir not düşmek istedim.

 

Daha önce de dediğim gibi uzun süredir buralarda yoktum ama kitap okuma, film izleme gibi konulardan da ne yazık ki biraz uzak kaldığımı belirtmiştim. Aslına bakarsanız yoğun iş temposu ve özel hayat gibi konular nedeniyle bu tip beni rahatlatan konulardan genel anlamda uzak kaldım.

 

Ne zamandır doğru düzgün kitap okumadım. Dikkatimi çekecek bir film bulmakta ise hanidir zorlanıyorum. Bir şeylere başlayıp bitireme gibi nalet bir hastalığa tutulmuştum. 2025 yılının gelişi ile ise bu durumdan kurtulmak adına kendimi biraz zorlamaya karar kıldım ve bazı hedefler belirledim.

 

2025 Okuma Hedefi

            1000Kitap uygulamasının hatırlamasıyla başlayan bu bilinçlenme sürecimde ilk olarak uygulamadaki kitap hedefimi belirledim. Bu yıl için daha önceki yıllarda da olduğu gibi kendime 50 kitap hedefi koydum. Bu hedefi genel olarak tutturamama gibi bir sıkıntım olsa da bu yıl daha fazla dikkat edeceğim.  Kararlıyım…

 

            Sonrasında hedefi biraz daha detaylandırmak için kendime günlük 20 sayfa okuma hedefi koydum. Bu hedef günlük stabil 20 sayfadan ziyade ay sonunda okunan toplam sayfa sayısının ortalamasında günlük 20 sayfa hedefini tutturmak ile ilgili.

 

Yani 31 günlük Ocak ayı içerisinde toplamda 620 sayfa okuyabilirsem (Ki bunu şu anda zaten tamamladım) günlük okuma hedefini tutturmuş olacağım. Yıl sonuna kadar bu hedefin içerisinde kalırsam yaklaşık 7500 sayfaya yakın kitap okumuş olacağım. Belki biraz az gibi gözüküyor ama son 1 yıldır eline kitap almamış bir adam için şimdilik gerçekleştirilebilir bir hedef ve gerçekleştirilen hedefler konuya olan inancınızı ve iştahınızı artıracaktır.

 

2025 Blog Yazısı Hedefi

 

            2025 yılı içinde blog için hedefim ise haftalık en az 1 yazı yazmak. Bu konuda pek zorlanacağımı düşünmüyorum. Şu anda toplamda yazılmayı bekleyen 15 kitap yorumu var. Bir yıldır kitap okumazken nasıl bu kadar bekleyen yorum var diyebilirsiniz. Ben kitaplarımı okurken her zaman notlar alıyorum. Bloga yazmadığım dönemlerde bile bu şekilde olmuştur hep. Kitap hakkındaki düşüncelerim, olumlu veya olumsuz fikirlerimi hep kaydederim. Beklemekte olan 15 kitapların bazılarındaki notlarım kayıp olsa da genel anlamda yazılmayı bekleyen bolca yazım var.

 

Ayrıca izlediğim dizi ve filmlerin yorumları da bekliyor. Bu açıdan hedefi tutturmak çokta zor olamayacak gibi. Bunun yanı sıra farklı konulardaki fikirlerimi sizlerle paylaşacağım yazılarda olacak. Ve elbette blog arkadaşlarımın düzenlediği farklı etkinlik yazılarıyla da bu süreç desteklenmiş olacak.  

 

Sonuç olarak blog yazı hedefimin kat kat fazlasını gerçekleştirebilirim ama hedefi yine makul seviyede tutarak kendimi pişman etmek istemiyorum.

 

İşte Cahil Okur’un yeni yıldaki blog ve kitap okuma hedefleri bu şekilde. Sizlerin hedeflerine durumda? Bazılarınızın hedeflerini okudum ama diğer arkadaşlarda yorum olarak paylaşırsa sevinirim. Görüşürüz…

Baba Kız Zamanı!

Ocak 09, 2025

 

Estikçe, İklim, baba-kız zamanı

Cahil Okur’dan selamlar,

 

Bu dünya da insanın ulaşabileceği en güzel makam bence anne ve baba olmaktır. Oldukça zorlu bir görev olsa da arada yaşanan küçük anlar ve bir süre birlikte oyun oynamanın verdiği mutluluk hem çocuk için hem de anne ve babalar için paha biçilmez.

 

İşte böylesi bir güzel anı paylaşmak adına geçtim bugün klavye başına. Geçtiğimiz günlerde İklim’imin aklına güzel bir oyun geldi. Kendisinin cebren benden aldığı kalemlerimizle boyama yapmaya karar verdik. 12’li setin içinden ikimizde gözlerimizi kapatarak (burası önemli) 3’er kalem seçecek ve resim yapacaktık. Birlikte geçirilecek güzel bir anın başlangıcı işte bu fikir oldu.

“Yorgun baba” kozumu oynayarak biraz kolaycılığa kaçtığımı itiraf etmeliyim elbette bu noktada. Resimleri tamamen aklımızdan çizmektense seçtiğimiz renklerle boyama yapmayı teklif ettim ve melek kalpli kızım babasının yorgunluğunu geçerli mazeret sayarak teklifimi onayladı ve başladık boyamaları yapmaya…

 

Burada ilk resmimizi görüyorsunuz. Her ikimizin de seçtiği üç renk…

 

Estikçe, İklim, baba-kız zamanı


Ve sonuçlar…

 

Estikçe, İklim, baba-kız zamanı

İkinci boyamalarda ise renk sayısını dörde çıkarma kararı aldı meleğim. Başta siyah geldi diye üzülür sanmıştım ama ara kural değişikliği ile siyah ile işi bittiğinde başka bir renk ile değiştirdi.

 

Estikçe, İklim, baba-kız zamanı

İkinci boyamalarımız ise bu şekilde oldu;

 

Estikçe, İklim, baba-kız zamanı

Resim ve renklendirme konusunda hangimizin daha başarılı olduğu kişiye göre farklılıklar gösterebilir ama ben kızımla geçirdiğim 40-45 dakikalık baş başa zamandan oldukça fazla zevk aldım. Bu zamanın ondan fazla bana terapi gibi geldiğinin altını çizmem lazım.

Evlatlarımla vakit geçirmeyi seviyorum. Bazen günün yorgunluğu ve iş stresinden buna vakit bulamasam da onlarla geçirdiğim her dakika gerçekten özel. Kızıma bir kez daha buradan da bana vakit ayırdığı için teşekkürlerimi iletiyorum.

 

Peki siz miniklerle nasıl vakit geçiriyorsunuz? Paylaşıp yeni fikirler edinmemi sağlarsanız mutlu olurum.

Yeni yıla başlarken

Ocak 02, 2025


Cahil Okur’dan selamlar…

 

5 Temmuz 2023 tarihinde yazdığım son blog yazımın üzerinden tamı tamına 5 yüz 78 gün geçmiş durumda… Oldukça uzun bir süredir devam eden miskinliğimi yeni yıl sebebiyle bitirmeye karar verdim ama bunda ne kadar başarılı olurum gerçekten bilmiyorum.

Şimdilik buralarda olmaya çalışacağımı belirtmekle kalmak istiyorum. 2025 yılı için kendime belirlediğim haftada bir bloga yazma konusunu ne kadar gerçekleştirebilirim bilmiyorum ama zaman ilerledikçe bunu göreceğiz.

Geri gelmek, güzel insanları yeniden görmek gerçekten çok güzel. Şimdiden güzel bir yıl geçirmeniz dileğiyle

 

2 yılda neler oldu?

Haziran 18, 2023


 Cahil Okur’dan selamlar…

 

Buralardan uzaklardayken başımdan neler geçti biraz onlardan bahsetmek istedim sizlere bugün;

 

Öncelikle İklim’den blogu takip edenlerin haberi vardır. İlk kızım, gözümün nuru ve de hayatıma anlam katanım. Daha nice güzel sözlerle tarif edebileceğim canım kızım. Zaman geçti minik yavrum 4 yaşına geldi. Bazen zorlu geçse de babalık genel anlamda bu hayatta aldığım en güzel hediyedir bana yaradandan kızım. Her gün varlığına şükrederek ona sahip olma şerefine nail olmak için kime, nasıl bir iyilik yaptığımı düşünüp duruyorum.

 

İklim büyüdü ve bir gün bir kardeşe sahip olmak istediğini ilan etmesi ardından ise İnci Güneş’imiz girdi hayatımıza buralardan uzak kaldığım sürede. Annesi ve bende aynı çocuğu ikinci kez büyütürcesine bir duygu yaratan miniğimizin ablasından tek farkı göz rengi sanırım. Kalan her şeyleri birebir aynı. Artık evde beni bekleyen melek sayısı üç oldu. Hayatımdaki en güzel ve en önemli değişiklik buydu buradan uzak kaldığım sürede. Üçüncü ayını dolduran meleğimizin ablasıyla olan ilişkileri ile her günümüzü mutlu ve mesut geçirmeye devam ediyoruz.

 

Blog yazmaktan uzaklaştığım dönemin temel sebebi ise kitaplardan da uzak kalmış olmamdı sanırım. Hayatımın belli dönemlerinde ne yazık ki kitaplardan kopuyorum. Belki okuduğum son kitabın bana hitap etmemesi, beklide hiç olmasını istemesem de bıkkınlaşmam… Yaklaşık 2 senedir okuduğum kitap sayısı bir ya da ikidir. Ne yazık ki bu konuda kendime çok kızsam da şu son bir haftaya kadar kitapçıma bile gitmek gelmedi içimden nedense. 

 

Kitap okumuyorum dediysem elbette bu sadece kendim için okumamamdı. Bunu da belirtmek gerekiyor ki her akşam hiç aksatmadan İklim’e kitap okuyoruz. Ya ben, ya annesi muhakkak yatmadan önceki on beş dakikayı kitapla geçirmesi için elimizden geleni yapmaktayız. Kitaplığındaki sayının giderek artması ve artık kendi kitaplarını seçebiliyor olması bizleri gerçekten mutlu ediyor. Belki ilerleyen günlerde İklim’in kitaplığında da kısa bir tur atarız hep birlikte.

 

            Bunların dışında kısa bir süre, yaklaşık 7 ay kadar, tekrardan siyaset denen illete bulaştım. Her seferinde ülkem ve gelecek için güzel şeyler yapmak için yola çıksam da bir yerlerde şahsi menfaatini önceleyen insanlarla karşılaşmam ardından naletler ederek tekrar tövbe ediyorum siyasete. Bazen mutlak monarşi sistemiyle yönetilmenin toplum adına daha yararlı olabileceğini düşünmüyor değilim. Demokrasi ne yazık ki toplumumuz adına çok da faydalı olmuyor gibime geliyor. Yeterli içselleştirmeyi halen başarabilmiş değiliz.

 

            Son olarak işim noktasında da bazı atılımlar yaptım ve bu da benim yoğunlaşmam gereken konuların sayısını artırınca her yere yetemez oldum açıkçası. Zaman zaman buralarda gizliden yazılanları okumuş olsam da pasif bir süreci geride bıraktım artık. Bundan sonra  daha aktif olarak buralarda yer almayı planlıyorum. Blogu açtığım dönemdeki ilk hedefim halen geçerli. Bir gün burayı kızlarıma bırakmanın peşindeyim. Kim bilir belki bunu başarabilirim, belki başaramam… Ama denemeden bunu yapmak çok zor.

 

            Umarım sizlerde iyisinizdir. Bazı eski dostların tekrardan merhaba dediğim yazıma yaptıkları yorumları görmek beni memnun etti. Benim gibi yoğunluk nedeniyle uzaklaşan dostlarda bir an önce dönerler umarım. Burada sizlerle olmak çok güzel.

 

            Şimdilik hoşçakalın…

2 yıl aradan sonra

Haziran 13, 2023

Estikçe, Cahil Okur,



Herkese selamlar…

 

Uzun zamandır buralarda yoktum. Eskilerden kimler kaldı, bu Cahil Okur’u kimler tanır bilmiyorum. 2 yıldır bilgisayar başına geçip bir şeyler karalamadığımı fark ettim geçenlerde… Buraları uzun zamandır boş bıraktığım ve hayatta kendime ait olan birçok konuyu atladığım bir gerçek.

 

Blogumu açarken çok farklı hedeflerim vardı ama bugün gelinen noktada hayat telaşı ve iki kız babası olmanın verdiği sorumlulukla kendime ayırdığım zamanlardan ve alanlardan oldukça uzak kaldım. En çok üzüldüğüm ise buradan uzak kalmaktı. Şimdi 2 yıl sonra size bu yazı ile merhaba diyorum ama ne kadar buralarda kalırım, ne kadar yazabilirim bilmiyorum.

 

Buradan uzak kaldığım zamanda yaptıklarımı belki ilerleyen günlerde uzun bir yazı ile anlatırım. Şimdilik sadece kısa bir merhaba yazısı olarak kalsın bu… Yazmanın ve içini dökmenin bu tadımlık versiyonundan aldığım güzel lezzet ile sizlere şimdilik veda ediyorum. İlerleyen günlerde daha uzun yazılarda görüşmek dileğiyle.



Kitap Alış-Verişi #5 Agatha Christie

Eylül 12, 2021

Agatha Christie, Hercule Poirot, Altın Kitaplar,Kitap alış-verişi,Estikçe,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Dayanamayıp ilk kitabı okusam da geçtiğimiz günlerde Agahta Christie kitaplarını edindim. Başlıkta her ne kadar “Alış-Veriş” yazısı gibi lanse etsem de kitaplar bana hediye olarak geldi.

 

Ağustos aynın 5. günü bu faninin dünyaya gelişi… Evli bir adam olarak en büyük destekçim olan sevgili eşim bana bu doğum günümde hediye istemediğimi belirtmem üzerine gene duramadı ve “En azından kitap alayım” diyerek bana konuyu açınca elbette geri çevirmedim.

 

Okuma zevkimi az çok bilse de okumak istediğim bir kitap olmasını istediğinden yazarın ismi noktasında aldığı küçük bir yardım neticesinde benim için seçtiği bu dört güzeli hazinemi zenginleştirmiş oldum.  Hercule Poirot ve Agahta Christie ile bu kitaplar sayesinde tanışarak serinin ilk kitabını geçtiğimiz ay okudum. Kısa zaman içerisinde sizlerle yorumumu paylaşacağım.

 

Bir kez daha sevgili eşime teşekkür ediyorum bu güzel hediyeleri ve her zaman yanımda olduğu için... İyi ki varsın en büyük destekçim J           

 

             

Çekiliş Vakti #11

Temmuz 07, 2021

 


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

 

Geri gelmişken birde baktım ki klasikleşen ÇEKİLİŞ zamanımız gelmiş durumda. 125. kitap yorumumu yayınladım ve yeni çekilişimiz başlamış durumda. Daha önceki çekilişlerde de olduğu gibi 130. kitap yorumunun yayınlanması ardından çekiliş son bulmuş olacak.

 

GFC’den blogumu takip etme şartı aynı şekilde devam ediyor. Sadece 121. kitap ile 130. kitap yorumları dahil olmak üzere arada yazdığım yazılara yorum yapan arkadaşlarım 1’er hak kazanacak. Her yorum +1 hak anlamına geliyor.

 

Çekiliş neticesinde ödülü yine kendiniz belirleyeceksiniz. 121. Kitap ile 130. kitap arasındaki istediğiniz bir eseri seçebilirsiniz. Herkese bol şanslar…

Tekrar, tekrar, tekrar ve tekrar MERHABALAR...

Temmuz 06, 2021


 Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Ben artık bu tip yazıları yazmaya utanır hale geldim. Eminim sizlerde bıkmışsınızdır okumaya. Ama affınıza sığınarak yeniden buralara dönüyorum.

 

Son yazımın üzerinden tamı tamına 5 ay geçmiş. Gerçekten hızlı başladığım ve hedeflerimde emin adımlarla ilerlediğim bir yılda neden bir anda bu kadar kopukluk yaşadım bende bilmiyorum.

 

Aslına bakarsanız bir rica üzerine başladığım ek işim nedeniyle oldu biraz bunlar. Ve sonrasında gelen okuyamama hastalığı da üstüne tuz biber oldu. Yazın rehaveti falan derken zaman bu kadar uzadı… Gerçekten buraya ara vermek beni üzüyor. Ama inşallah sık sık yazamasam da (Yazar kaçışlarına bir zemin hazırlamakta) buraları boş bırakmak niyetinde değilim.

 

Ben yokken buralarda gerçekten güzel şeyler olmuş. Blogumu ben olmasam da takip eden arkadaş sayım artmış ki gerçekten şaşırdım. 400 abone sayısını geçmişim ki bu gerçekten benim için güzel bir gelişme. Belli mi olur uslu bir şirin olursam belki yıl sonuna kadar 500’ü de geçer. Şakası bir yana gerçekten mutlu oldum, değer verip ben olmasam da buraları yalnız bırakmayan dostlara selam olsun.

 

Gelelim hem sevindiğim hem de üzüldüğüm gelişmeye. Ben buralarda yokken Şule Abla’nın çekilişini kazanmışım. Uzun süredir kendisiyle uğraşıyordum bu çekiliş noktasında. Nedense bir türlü kazanamıyordum. Kazandığım vakitlerde de buralarda olmamak beni üzen nokta oldu. Hediye şansımı yitirmişim ama kazanmış olduğumu bilmek bile bana yetti de arttı. Geçte olsa kendisine teşekkür ederim.

 

Evet… Artık mümkün olduğunca buralarda olacağım ve yazılarımla yeniden başını ağrıtacağım. Değer verip okuyan, yorumlarını benimle paylaşan tüm dostlara tekrar tekrar teşekkür ederim. Biriken yorumları onayladım bu arada. Elimden geldiğince cevap verebildiklerime vereceğim. Gecikmeler için ve buraları bir başına bıraktığım için tekrardan özür diliyorum.

 

Sıcak Ege gecesinden herkese tekrardan merhabalar diyerek uzun aranın ardından ilk yazımı burada noktalıyorum. Herkese güzel bloglamalar…

Eski şarkılar…

Şubat 14, 2021

Estikçe, Müzik, Şarkı, Avril Lavigne, GreenDay, Evanescence, Bon Jovi,

Herkese merhabalar…


Geçtiğimiz günlerde YouTube da gezerken eskiden dinlediğim şarkılara rast geldim. Eski zamanlara gittim… Ve bunları sizlerle paylaşmak istedim. Belki aynı zamanlarda aynı şarkıları dinlemişizdir…


Listenin ilk eseri Avril Lavigne’den. Gerçekten lise yıllarında çokça dinlediğim bir sanatçıydı. Nedendir bilmem onun o asi tavırları ve şarkılarındaki ritimler hoşuma giderdi. Anadolu Lisesi’nde okuyan bir ergen olarak onun şarkılarını Türkçe’ye çevirmeye çalışmak hoşuma gidiyordu. (Oldukça ergen bir tavır olduğunun farkındayım J ) En sevdiğim şarkısı ise “Sk8er Boi” di.

 


 

O günlerde Gren Day’i de çok dinlerdim. Farklı bir klip olan ve içerisinde repliklerinde yer aldığı “Wake me up when september ends” favorimdi. Diğer şarkıları çok hoşuma gitmese de bu şarkıyı çevirip çevirip dinlediğimi bilirim.

  


Ve elbette Evanescence… Yaşıtlarımın mutlaka bir yerlerde yolunun kesiştiği bir gruptur diye düşünüyorum. Zombie şarkısı daha tanıdık olsa da ben “Bring met o life” hayranıydım. Şarkıyı daha çok internet kafelerde takıldığımız ve Ultima Online oynadığımız günlerden hatırlıyorum. Oyunu bilenleriniz varsa eğer atmosfere uygun olduğunu düşünmüşümdür hep. Nedendir bilmem ama arkadaşlarımla diğer oyuncularla mücadeleye girdiğimizde bana ayrı bir şevk verirdi.

 


 

Son olarak da Bon Jovi… Bunu dinlemeyen bir 90’lar genci tanımıyorum desem azdır. Bon Jovi deyince de akla ilk gelen parçamız ve favorim elbette “İt’s my life”

 


 

Bonus olarak da halen ara ara dinlediğim ve yıldızlar karması olarak nitelendirdiğim şarkıyı sizlerle paylaşıp veda ediyorum şimdilik…

 


 

 

Siz o yıllarda neler dinlerdiniz? Paylaşırsanız sevinirim…

 

 

NOT: Yaşlanmaya başladığımı hisse ttiğim bir yazı oldu.

Ocak 2021 Ardından

Şubat 01, 2021
Estikçe,Aylık Rapor,George R. R. Martin,Celeste Ng, Rick Riordan,Buz ve Ateş'in Şarkısı, Ejderhaların Dansı,


Cahil Okur’dan herkese selamlar dostlar…

 

Büyük umutlarla girdiğimiz 2021 yılının ilk ayı sona erdi. 2021” yılında kendi adıma yaptığım ilk değişiklik bloga geri dönmek ve artık kaybetmeye başladığım okuma alışkanlığımı kazanmak adına gayret etmekti.

 

Bu güzel huylarımı unutmaya yüz tutmuşken daha önce sizlerle paylaştığım bir isim olan
Barış Özcan’ın yeni yıl planları ile alakalı videosunu gördüm ve bende yeni yılda yeni hedeflerle yola çıktım. İşin aslına bakarsanız bazı noktalar da aksama olsa bile genel toplamda hedeflerime uyduğumu söyleyebilirim.

 

Bu yıla başlarken ilk hedefim blogumla daha çok ilgilenmekti. Bu ilgileme konusunu elbette muallakta bırakmamak adına şöyle net bir hedef koydum; hemen her gün bloguma girecek, varsa gelen yorumları cevaplayacak ardından da siz arkadaşlarımın yazdığı yazıları kontrol edip yorumlarımı paylaşacaktım. Diğer bloglara bakma noktasında yanlış hatırlamıyorsam iki ya da üç günlük bir aksama gerçekleşti. Kendi blogumda yorum yapan arkadaşlara ise mümkün olan en kısa sürede cevap verdim. Blogla ilgili ikinci hedefim ise; haftada en az bir  kitap yorumu girmeyi hedefledim. Zamanlama da bir iki günlük sarkmalar olsa da bu hedefi de tutturdum. Ayrıca girdiğim ekstra yazılarda oldu. Aşağıdaki görsel ise benim 2021 blog çizelgem. Renklerin anlamı ve açıklamalar fotoğraf altında.  

  

Estikçe,Aylık Rapor,George R. R. Martin,Celeste Ng, Rick Riordan,Buz ve Ateş'in Şarkısı, Ejderhaların Dansı,
Mavi: Yorum cevapladığım ya da farklı bloglara yorum yaptığım günler
Sarı: Dizi, Film ve Kitaplar haricinde bloga girdiğim yazılar
Kırmızı: Bloga girdiğim Kitap yorumları
Yeşil: Bloga girdiğim Film ve Dizi yorumları

Asıl zor olacağını düşündüğüm ve geri kazanmam gereken huyum ise kitap okuma alışkanlığımdı. Gerçekten uzun zamandır kitap okumuyordum. Barış Özcan videosunda günlük 10 sayfalık bir kitap okumanın yılsonunda yanlış hatırlamıyorsam 30 küsur kitaba eş değer olacağından falan bahsetmişti. Bense metodolojiyi biraz değiştirdim ve ilk ay için günlük hedefimi 30 sayfa olarak belirledim. Yüzde 10’luk artışlarla da her ay hedefimi yenileme kararı aldım. Bu doğrultuda çıktığım yolda toplamda bu ay içerisinde 8 gün kitap okumamışım. Elbette bunda yoğun çalışmanın da etkisi olsa gelecek ay da bu rakamı daha aşağı çekmeyi planlıyorum. Aşağıda gördüğünüz görsel ise benim bu aylık okuma çizelgem. Toplamda 2 bin 32 sayfa okurken günlük ortalamam ise hedefimin iki katını geçerek 64 sayfa oldu.

Estikçe,Aylık Rapor,George R. R. Martin,Celeste Ng, Rick Riordan,Buz ve Ateş'in Şarkısı, Ejderhaların Dansı,
Kırmızı: Kitap okuduğum günler
Yeşil: Kitap okumadığım ama film veya dizi izlediğim günler
Siyah: Kitap okunmayan günler

Gelelim bu ay okuduklarıma;

 

Yeni yıla George R. R. Martin’in Buz ve Ateş’în şarkısı serisinin son kitabı ile başladım. Ejderhaların Dansı Kısım II oldukça güzel bir kitap oldu benim için. Yeni yılın gelmesiyle birlikte dileklerim arasında Martin’in seriyi artık yazıp tamamlaması da var.

 Ejderhaların Dansı Kısım II / 2. Yorum (119)


Yılın ikinci kitabı ise Celeste Ng’nin “Sana Söyleyemediğim her şey” eseri oldu. Gerçekten farklı bir tadı olan kitaptı. Asıl ilginci ise kitap hakkındaki yazımın yorum kısmında Şule Uzundere ile konuşurken “Keşke bu kitap daha güzel bir görsel ile basılsa…” demiştik ki aynı gün Yabancı Yayınları’ndan farklı ve daha güzel bir kapak ile basıldığını gördük… Bu arada kitabın özetini de Şubat ayı içerisinde tamamlayıp yayınlayacağım.

Sana söyleyemediğim her şey / 3. Yorum (120)

Yılın üçüncü kitabı ise Gece Evi Serisi’nin sıradaki kitabı olan Seçilmiş oldu… Yeri gelmişken söyleyeyim seriyi tekrar okuyorum. Hafif ve kafa dağıtmalık bir seri. Vampirleri seviyorsanız bir göz atın.

Seçilmiş (Gece Evi Serisi 3) / 4. Yorum (121)

Ocak 2021’in son kitabı ise Emrah Serbes’in Erken Kaybedenler kitabı oldu. Onun yorumu da ilerleyen günlerde sizlerle olacak.

 

Bu ay iki de film izledim. İlki Will Smith'în Umudu'nu Kaybetme isimli yapıtıydı. Yine blogları Canlandırma Projesi kapsamında izlediğim bir film. 


Bu ayın ikinci filmi ise Enola Holmes... Yorumu ilerleyen günlerde sizlerle olacak...   

Ocak 2021’in En Çok Okunanları

 

Gelelim bu ayın en çok okunan yazılarına… Bu ay 13 bin 300 ziyaretçiyi konuk etmişim. En çok okunan yazım geçtiğimiz haftalarda yaşadığımı Whatsapp olayları ile ilgili yazdığım “Whatsapp Çıkması” yazım oldu.  İkinci sırada Blogları Canlandırma Projesi yazım yer alırken üçüncülük uzun zaman önce yorumunu sizlerle paylaştığım Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitap yorumumun oldu. Ocak 20212in en çok okunan yazıları ise şu şekilde;  


Whatsapp çıkmazı!

 

Blogları Canlandırma Projesi

 

Beyaz Zambaklar Ülkesinde (66)

 

Senarist / 1. Yorum (118)

 

Şeker Portakalı (46)

 

Ben geldim!

 

Seçilmiş (Gece Evi Serisi 3) / 4. Yorum (121)

 

Ejderhaların Dansı Kısım II / 2. Yorum (119)

 

Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği 2021

 

Küçük Ağaç'ın Eğitimi (44)

 

Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği 2021

Ocak 24, 2021

Estikçe,Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği,Şule Uzundere,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Bu yıl bloga geri dönmüşken farklı etkinliklere katılarak kendimi hem biraz zorlamak hem de yazma alışkanlığıma devam etmek istiyorum. Bu nedenle de sevgili Şule Abla’mın (Şule Uzundere) etkinliğini görünce hemen dahil oldum elbette.

 

Seri kitapları okumakla alakalı olan etkinliğin ilkine de katılmış lakin etkin olamamıştım. Bu nedenle de bu sene biraz daha fazla iddialı olmak adına gayret sarf edeceğim. Etkinliğin ayrıntılarını Şule Abla’nın “Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği” yazısından ulaşabilirsiniz. Konu üzerine linkini bırakıyorum.

 

Bu yıl daha etkin olacağımı düşündüğüm bu etkinlikte siz değerli arkadaşlarımı da görmek beni memnun edecek. Bu arada etkinlik sonunda Şule Abla’nın hediyeleri olacağını da belirtmek istiyorum.

10. Çekiliş sonuçlandı

Ocak 21, 2021

kitap çekilişi, çekiliş,Estikçe,

 

Cahil Okur'dan herkese selamlar...

 

Evet arkadaşlar şuradaki çekilişimiz sonuçlanmış durumda. Gecikmeli bir çekiliş oldu lakin geleneksel çekilişimizi tamamlamış olduk.  Çekilişe toplamda İki yüz otuz üç katılım gerçekleşti.

 

Lafı uzatmadan sonuca gelelim;

 

kitap çekilişi, çekiliş,Estikçe,

 

Kazanan arkadaşımız 23 Ocak 2021 Cumartesi günü saat 23:59'a kadar cahilokur@gmail.com adresine adres bilgilerini ve istediği kitabı (111. Yorum ila 120. Yorum arasında geçen kitaplardan bir tanesini) belirtir bir mail atmazsa hak yedek talihliye geçecektir.


Yeni çeliş bu post ile birlikte başlamıştır. Daha fazla yorum ile daha fazla şans elde edebilirsiniz. 

Buz ve Ateş’in Şarkısı’ndan notlar…

Ocak 19, 2021


Cahil Okur’dan herkese selamlar!

 

Buz ve Ateş’in Şarkısı serisini ne kadar sevdiğimi az çok beni takip eden arkadaşlarım bileceklerdir. Hal böyle olunca da seri ile ilgili farklı çıkarımlar yapıp kendimce önemli olduğuna inandığım ve notlarını tutmaktan hoşlandığım ayrıntıları da sizlerle paylaşmak istedim.

 

Seri hakkında birçok teori (Geneli dizi ile bağlantılı) izlemiş veya okumuş olduğunuza eminim. Hanedanlar hakkında ve bölgeler hakkında da çok farklı yazılar ve videolar hazırlandı süreç içerisinde. Aslında bu gün sizlerle paylaşacağım konuyla ilgili de bu tip çalışmalar mevcut. Ancak bunlar benim kitaptan derlediğim ve 29 Haziran 2015 tarihinden yani seriye başladığım günden bu yana muhafaza ettiğim notlar. Neyse lafı uzatmadan konuya geçelim…

 

Fantastik bir başyapıt olan Buz ve Ateş’in Şarkısı serisinde hanedanlar kadar önemli olan bir diğer konu kahramanların kullanmış olduğu kılıçlar, baltalar ve diğer silahlar... Hal böyle olunca da bende ta o tarihte (Tam 6 yıl önce) nedense kitapta gördüğüm silahların isimlerini ve kimlere ait olduklarını not etmeye başladım.

 

YouTube üzerinde de benzer çalışmalar olsa da genellikle Valyrian Çeliği kılıçlarla alakalı. Listeye gelecek olursak seriyle alakalı notları şu şekilde;

 

İğne: Arya Stark’a ait olan kılıç. Aslında bir kılıç denebilecek özelliklerden çok bir hançere ait özellikleri taşıyor. Yaşı küçük bir kız olan Arya için uygun bir silah aslına bakarsanız. Arya’nın elinde de oldukça tehlikeli bir silah halini aldığını George R. R. Martin’in yazdığı satırlarda okuduk zaten seri severler olarak.

 

Buz: Stark Hanedanı’nın lideri Ned Stark’a ait olan kılıç. Valyrian Çeliği’nden yapılmış bir uzun kılıç. Ned’in kılıcı daha çok törenlerde kullandığını biliyoruz. Bu törenler geçit törenleri değil elbette, idamlar gibi kanlı törenler.

 

Kitaplarda veya başka bir yerde Robert Baratheın'un
savaş cekicinin ismini gördüğümü hatırlamıyorum

Aslan Dişi: Joffrey Baratheon’a ait olan kılıç. Henüz kral olmadığı dönemde kullandığı kılıç. Üç mızrakta Arya’yı kızdırınca Stark Kızı kılıcı suya atmıştı. Neticeleri pek iyi olmadı elbette. Ancak halen Joffrey’in daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum, Ned Stark’da bence aynı şeyleri düşünüyordu ama Joffrey kralın ve en yakın dostunun oğluydu…

 

Yürek Felaketi: Samwell Tarly yani Jon Kar’ın dostunun varisi olduğu kılıç.  Babası Lord Randly Tarly tarafından kullanıyor. Bu da bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Tarly Hanedanı’nın kılıcı kendisi ve Lord Randly Tarly sırf bu kılıç Samwell Tarly geçmesindiye oğlunu Nöbet’e gönderiyor. Acımasız bir baba gerçekten.

 

Şafak: Buz ve Ateş’in Şarkısı evreninde kılıç ustalığından sık sık bahsedilen Sör Arthur Dayne’e ait olan kılıç. Sör Arthur Dayne aynı zamanda Şafak kılıcı diye anılıyor ki bu da kılıcından gelmekte. Kendisi Aerys II'nin Kral Muhafızı'ydı.

 

Pençe: Eski adıyla uzun pençe diye anılan başka bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Nöbet’in Lord Kumandanı Jeor Mormont’un kılıcı. Daha sonra hayatını kurtardığı için Jon Kar’a veriyor. Kılıcı hediye ederken kabzasındaki ayı motifi yerini kurda bırakıyor. Jon’un bu kılıcı hediye aldığında asla elde edemeyeceği babası Ned Stark’ın “Buz”  isimli kılıcı geliyor.

 

Ateş Kılıcı: Stannis Baratheon’un 7 tanrıdan biri olan Anne’nin kalbinden çıkardığı kılıç. (Kılıçların Fırtınası I’de Işık Getiren diye anılmaya başlanıyor)

 

Cevaplanmış Dua: Gece Nöbetçileri’nin Lord kumandanı Mormont tarafından Yabanıl Craster’a hediye edilen balta. Mormont tarafından silaha bu isim verilirken, kendisine verilecek en doğru ismin bu olduğunu ifade etmekte.

 

Yürekyiyen: Joffrey’in ikinci kılıcı. Topuzunda ağzından kalp olan bir aslan var. Amcası Stannis Baratheon’a bir gönderme… Uzun süre kullanamadığı bir kılıç.

 

Şanlı Kükreme: Lannister Hanedanı’na ait Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Kral II. Tommen tarafından kaybedilen bir kılıç ki Lannister Hanedanı’nın belki de en büyük kaybı. Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıca sahip olmamaları koca hanedan için büyük bir ayıp ve eksiklik olarak görülmekte.

 

Dul Feryadı: Lord Tywin tarafından Kral Joffrey’e düğününde hediye edilen kılıç. Ned Stark’a ait Buz’un eritilmesi ile yapılan iki kılıçtan biri. Tywin Lannister’ın hanedanına yeniden bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç kazandırmasını sağlayan iki kılıçtan biri.

 

Yeminkar: Tarthlı Briene’e Jaime Lannister tarafından verilen kılıç. Ned Stark’ın Buz’unun eritilmesiyle yapılan diğer kılıç.

 

Kızıl Yağmur: Demir Adalar’ın kral şurasında aday olan adalılardan Drumm’ın Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıcı. Muhtemel yağma edilmiş bir kılıç.

 

Alacakaranlık: Sör Harras Harlaw’ın kılıcı. Kendisi Demir Adalar’dan bir sör. Kral şurasından Asha’nın destekçisi olmuştu. Muhtemel yağma yoluyla elde edilen bir kılıç.

 

Adil Bakire: Sör Galladon’un kılıcı. Briene’in memleketinden bir sör, tarihi bir kahramana ait tılsımlı bir kılıç.

 

Sahte Dost: Briene’in Yeminkar isimli kılıcına ölümden dönen Catleyn Stark tarafından verilen isim.

 

Leydi Lu: Lord Wyman’ın gardiyanı Garth’ın baltası. Düz çelikten bir balta.

 

Ejderha Bağcısı: Aslında bir kılıç veya silah değil ama en az onlar kadar tehlikeli bir savaş borusu. Victorian Greyjoy’a Euron Greyjoy tarafından verildi. Aslen bir silah olarak görülmese de bence tehlikeli bir alet.



Whatsapp çıkmazı!

Ocak 09, 2021

 

Whatsapp, 8 Şubat, Mark Zuckerberg, Facebook, Telegram, Signal, Elon Musk, İnstagram, Whatsapp sözleşme, 1984,George Orwell,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Bu gün film, dizi ve kitap yorumlarından ziyade sizlerle faklı bir konuyu paylaşmak için buluştum. Son günlerde whatsapp’ın sizlere sunduğu bir sözleşme var. Herkesçe malum konu hakkında herkes bir şeyler söylediği içinde kafalar oldukça karışık. Peki işin aslı ne?

 

Whatsapp – Facebook Ortaklığı

 

Bildiğiniz gibi Facebook’un sahibi olan Mark Zuckerberg abimiz ciddi bir meblağ ödeyerek Whatsapp’ı geçtiğimiz yıllarda şirketi bünyesine katmıştı. Kullanıcılara ücretsiz olarak takdim edilen uygulamayı satın almada ki başlıca sebebin ise Zuckerberg’in kendisine rakip olan firmaları bu şekilde ortadan kaldırdığı olduğu iddia edilmişti. Ki ardından yine satın aldığı İnstagram ile Zuckerberg artık piyasanın tek hakimi haline gelmeye başladı. Elbette bu dediğim sosyal medya mecralarına alternatif birçok uygulama olsa da en yaygın kullanılanlara sahip olması nedeniyle Zuckerberg piyasanın hakimi haline geldi. Bu süreçler ardından ise Whatsapp ve Facebook ortaklığı resmen başlamış oldu.

 

Sözleşme Ne Diyor?

 

Bilindiği üzere uçtan uca şifreleme uyarıları ile Whatsapp geçmiş dönemlerde gönlümüze taht kuran bir uygulama olmuştu. O kadar rahata ermiştik ki artık bizi “devletin” bile kontrol edemeyeceğini düşünenler olmuştu. (Halbuki zaten devletin bizi dinlemesine gerek olmadığı kanısındayım. J ) Ancak gelinen nokta ise Whatsapp bizlere 8 Şubat’a kadar vakit tanıdığı sözleşmesinde artık mesajlarımıza, kullandığımız görsellere, telefon numaramıza ulaşabileceği ve bunları depolayabileceği, 3. taraflarla paylaşabileceği uyarısına bulunuyor. Siz bunları kabul etmezseniz de artık size Whatsapp yok diyor.  Kabul edip etmemeyi de bizlere bırakıyor.

 

Benim Anladığım Nedir?

 

Peki bu sözleşmeden benim anladığım nedir? 2 Milyar insanın kullandığı bir uygumla bizim verilerimizi alacak ve bunları kendi çıkarları doğrultusunda kullanacak. Burada kullanmanın temel sebebi ise; reklam alanı satmak olduğu bir gerçek... Ki bunu farklı kanallardan hali hazırda yapmakta uygulamalar. Akıllı telefonunuzun yanında konuştuğunuz bir marka veya eşya hakkında reklamlarla karşılaşmıyor musunuz sürekli olarak? Farkına varmadan “next, next” diyerek zaten uygulamaların telefonumuza yerleştirdiği çerezlerle, dijital ayak izimizin izinin sürülmesine müsaade etmekteyiz her gün farkında olmadan.

 

“Büyük Birader Seniz İzliyor”

 

Geroge Orwell 1984 kitabındaki anlatımında “Büyük birader seni izliyor” diyordu. Bu gün o çağı çoktan geri bıraktığımız aşikar. Büyük birader elimizdeki, evimizdeki birçok teknolojik aletle bizleri yönetiyor kıvamına bile geldik aslında. Size veri sağlayan her akıllı cihazınız aslında sizin verilerinizi de farklı yollarla sizi yöneten “Büyük birader”e iletiyor.  Ez cümle; bence Whatsapp’ın bu son sözleşmesi malumun izahından başka bir şey değil. Ki öyle çok büyük yankılarda uyandıracağı kanısına değilim. Şu da bir gerçek ki bir şey ücretsiz ise alınıp satılan ürün bizidir. Bunun aksini düşünmek yanlış olur.

 

Elon Musk Çözümü!

 

Konuyla alakalı olarak Elon Musk bile twitter üzerinden bir açıklama yaptı. Bizlere Whatsapp’dan uzaklaşarak Telegram ya da Signal kullanabileceğimizi söyledi. Kendisi ne yapar bilmiyorum ama bence bu bahse konu uygulamalarda diğerlerinden çok farklı değil. Henüz kullanıcı açısından Whatsapp kıvamına gelemedikleri için paylaşımda bulunmuyorlardır sadece. Yoksa yukarıda da söylediğim gibi ücretsiz olan bir şey vara alınıp satılan bizizdir.

Ben geldim!

Ocak 01, 2021


Cahil Okur’dan herkese merhabalar!

 

Bu satırları yazmayı birçok defa istesem de ne yazık ki beceremedim. 2019 yılının kış aylarıyla beraber üstüme gelen rehavet, ardından 2020’nin zor şartları vs derken olaylar buralara kadar geldi. Yaklaşık on beş aydır blogumdan uzakta kaldım. Ara sıra buralara uğrayıp, sessiz sedasız sizleri takip etmiş olsam da birkaç satır yamak nedense içimden gelmedi.

 

Herkesin malumu 2020 bir hayli zorlu şartlarda geçti. Blog yazmanın yanı sıra hayatimi devam ettirmek adına esnaflık yaptığımı bilen arkadaşlarım vardır aranızda. 2020’nin esnaflara yaptığı da TV haberlerinden malumunuz. Oldukça zorlu bir süreci geride bıraktık gibi görünse de halen her şey düzelmiş değil ne yazık ki. Yine de “Halimize şükür” diyerek yolumuza devam ediyoruz. Mühim olanda bu sanırım şimdilik.

 

Uzaklardayken neler yaptığıma gelirsek; pek de bir şey yapmadım açıkçası. Üzerimdeki uyuşukluk hat safhada olduğundan beni hayata bağlayan birçok eğlencemden uzak kaldım. Kitap okumak, puzzle yapmak, blog yazmak bunların hepsi uzun zamandır rafta beni bekliyordu.  2020’nin bitişi ardından ise kedime gelmenin vakti geldiğine inandım ve yine buradayım.

 

Dün gece itibari ile elime uzun zamandır almadığım kitaplarımdan birini aldım ve okumaya başladım. Okuma alışkanlığımı bir hayli kaybettiğimi düşünürsek kolay oldu diyemeyeceğim ama 2021’in daha farklı olması adına elimden geleni yapacağım. 2020’nin üzerimde bıraktığı kötü etkileri 2021 yılında ortadan kaldırmak istiyorum.

 

İşin özü; Cahil Okur olarak yeniden buralardayım. Birçok şey değiştiği gibi eski dostlarında buralarda olduğunu görmek oldukça güzel. Çıkın çıkın gelin, ben buralarda bekliyor olacağım dostlar.

Hep Destek, Tam Destek!

Eylül 04, 2019

blog keşif etkinliği, blog destek, Estikçe,

Cahil Okur’dan herkese merhaba…

Son günlerde gerçekten blog dünyası olarak hareketli günler geçiriyoruz gibime geliyor. Sizler ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama… Gerçekten yetişmekte zorlanır oldum.

Geçtiğimiz günlerde bildiğiniz gibi yeni arkadaşlarımızdan olan Edischar ve Taha Akkurt bir blog keşif etkinliği düzenlediler. Oldukça güzel bir etkinlik oldu ki oluşan listeye eksiklerine rağmen BURADAN ulaşabilirsiniz.

Ardından bendeniz uzun bir aradan sonra yeniden “Blogluyoruz” u harekete geçirme kararı aldım. Aslında yayını henüz dün yapsam da yaklaşık 3-4 gündür üzerinde çalışıyorum ve bundan sonra da her hafta Salı günü yayınlamak istiyorum Blogluyoruz gazetemizi.

Ve asıl konuya gelecek olursak; bildiğiniz gibi bu camiada birbirimizin destekçisi olmak bizim en büyük hazinelerimizden bir tanesi. Durum böyle olunca da bazı düşünceli arkadaşlarımız, ki kendileri Büyülü Ayraç ve Fighting Blog olur, instagram üzerinden bir grup kurarak ilk etapta belirledikleri biz arkadaşlarına şu mesajı gönderdiler;

“Merhaba, öncelikle habersiz bir şekilde gruba eklediğimiz için kusura bakmayın, tek tek mesaj atmaktansa böyle yapalım dedik. @fightingblog ile Bloggerlar olarak ne yapsak da birbirimize destek olsak diyorduk ve bu grubu kurmaya karar verdik. Blogger destek grubunun amacı instagram hesabı olan Bloggerlar arasında bir dayanışma sağlamak. Bu gruba instagram gönderilerinizi, blog yazılarınızı ya da blogunuzla ilgili destek görmesini istediğiniz şeyleri atabilirsiniz. Grupta etkileşim için herhangi bir zorunluluk yok. Blog yazılarını okumak, takipleşmek, gönderilere yorum atmak vs tamamen kişilerin tercihine kalmış. Yine de atılan gönderilerin en azından beğenilmesini rica ediyoruz. Okuma/izleme Maratonu, blog tasarımıyla ilgili sorular, blog yazısı önerileri gibi gibi konularda sohbet de edilebilir, Blog konusunun dışına çıkılmadığı sürece, sonuçta herkesin ilgi alanı farklı:) İlginizi çekmediyse gruptan çıkabilirsiniz, zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz”

Bu mesaj ardından ise gruba katılan yeni dostlarla oluşan listemiz şu şekildedir;



    1. Angelsbooks   http://angelssbooks.blogspot.com/

    1. Benherneysemo https://benherneysemo.blogspot.com

    1. Biposetkitap http://biposetkitap.blogspot.com/

    1. Büyülü Ayraç https://buyuluayrac.blogspot.com/

    1. Cahil Okur http://cahilokur.blogspot.com/

    1. Coloredbooks http://nottakalmasin.blogspot.com/

    1. Nora’nın Kitaplığı http://crazydreamernora.blogspot.com/

    1. Esseve http://periodiclibrary.blogspot.com/

    1. Fighting Blog http://fightiingg.blogspot.com/

    1. Gul Ozdemir http://fgofilmdizianime.blogspot.com/

    1. Hayalleriminpesinde http://bidolukitap.blogspot.com

    1. Kafka Hayranı https://fuldenufacik.blogspot.com

    1. Kagittandunyam https://fairytaleess.blogspot.com/

    1. Kitap eylemi http://kitapeylemi.blogspot.com/

    1. Kitap Tutkusu http://kitaptutkum.blogspot.com/

    1. Kristal Kitap https://kristalkitap.blogspot.com/

    1. Mehtap ve kitap https://mehtapvekitap.blogspot.com/

    1. Middlearthlibrary http://thecenterwillhold.blogspot.com/

    1. Okurix http://okurixx.blogspot.com/

    1. Okuyan muggle http://okuyanmuggle.blogspot.com/

    1. One beter day http://onebetterdayy.blogspot.com/

    1. Öneri Makinesi http://onerimakinesi.blogspot.com/

    1. Bir Otakunun Dünyası http://minninwonderland.blogspot.com/

    1. Petreous http://ruyakitaplik.blogspot.com/

    1. Raggedybook http://kitapsayfalarii.blogspot.com/

    1. Reandandbeyond http://vakitsizkelimeler.blogspot.com/

    1. Renkli kitap http://renklikitap.blogspot.com/

    1. Secret world books http://gizlidunyakitaplar.blogspot.com/

    1. Şule Uzundere Öz https://suleuzundere.blogspot.com/

    1. Vintage ruhlu http://devrik-cumleler.blogspot.com/

    1. Yorum cadısı http://yorumcadisi.blogspot.com/

    1. Zimliciousbooks http://zimlicious.com/

Blogger tarafından desteklenmektedir.