Taht Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taht Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Buz ve Ateş’in Şarkısı’ndan notlar…

Ocak 19, 2021


Cahil Okur’dan herkese selamlar!

 

Buz ve Ateş’in Şarkısı serisini ne kadar sevdiğimi az çok beni takip eden arkadaşlarım bileceklerdir. Hal böyle olunca da seri ile ilgili farklı çıkarımlar yapıp kendimce önemli olduğuna inandığım ve notlarını tutmaktan hoşlandığım ayrıntıları da sizlerle paylaşmak istedim.

 

Seri hakkında birçok teori (Geneli dizi ile bağlantılı) izlemiş veya okumuş olduğunuza eminim. Hanedanlar hakkında ve bölgeler hakkında da çok farklı yazılar ve videolar hazırlandı süreç içerisinde. Aslında bu gün sizlerle paylaşacağım konuyla ilgili de bu tip çalışmalar mevcut. Ancak bunlar benim kitaptan derlediğim ve 29 Haziran 2015 tarihinden yani seriye başladığım günden bu yana muhafaza ettiğim notlar. Neyse lafı uzatmadan konuya geçelim…

 

Fantastik bir başyapıt olan Buz ve Ateş’in Şarkısı serisinde hanedanlar kadar önemli olan bir diğer konu kahramanların kullanmış olduğu kılıçlar, baltalar ve diğer silahlar... Hal böyle olunca da bende ta o tarihte (Tam 6 yıl önce) nedense kitapta gördüğüm silahların isimlerini ve kimlere ait olduklarını not etmeye başladım.

 

YouTube üzerinde de benzer çalışmalar olsa da genellikle Valyrian Çeliği kılıçlarla alakalı. Listeye gelecek olursak seriyle alakalı notları şu şekilde;

 

İğne: Arya Stark’a ait olan kılıç. Aslında bir kılıç denebilecek özelliklerden çok bir hançere ait özellikleri taşıyor. Yaşı küçük bir kız olan Arya için uygun bir silah aslına bakarsanız. Arya’nın elinde de oldukça tehlikeli bir silah halini aldığını George R. R. Martin’in yazdığı satırlarda okuduk zaten seri severler olarak.

 

Buz: Stark Hanedanı’nın lideri Ned Stark’a ait olan kılıç. Valyrian Çeliği’nden yapılmış bir uzun kılıç. Ned’in kılıcı daha çok törenlerde kullandığını biliyoruz. Bu törenler geçit törenleri değil elbette, idamlar gibi kanlı törenler.

 

Kitaplarda veya başka bir yerde Robert Baratheın'un
savaş cekicinin ismini gördüğümü hatırlamıyorum

Aslan Dişi: Joffrey Baratheon’a ait olan kılıç. Henüz kral olmadığı dönemde kullandığı kılıç. Üç mızrakta Arya’yı kızdırınca Stark Kızı kılıcı suya atmıştı. Neticeleri pek iyi olmadı elbette. Ancak halen Joffrey’in daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum, Ned Stark’da bence aynı şeyleri düşünüyordu ama Joffrey kralın ve en yakın dostunun oğluydu…

 

Yürek Felaketi: Samwell Tarly yani Jon Kar’ın dostunun varisi olduğu kılıç.  Babası Lord Randly Tarly tarafından kullanıyor. Bu da bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Tarly Hanedanı’nın kılıcı kendisi ve Lord Randly Tarly sırf bu kılıç Samwell Tarly geçmesindiye oğlunu Nöbet’e gönderiyor. Acımasız bir baba gerçekten.

 

Şafak: Buz ve Ateş’in Şarkısı evreninde kılıç ustalığından sık sık bahsedilen Sör Arthur Dayne’e ait olan kılıç. Sör Arthur Dayne aynı zamanda Şafak kılıcı diye anılıyor ki bu da kılıcından gelmekte. Kendisi Aerys II'nin Kral Muhafızı'ydı.

 

Pençe: Eski adıyla uzun pençe diye anılan başka bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Nöbet’in Lord Kumandanı Jeor Mormont’un kılıcı. Daha sonra hayatını kurtardığı için Jon Kar’a veriyor. Kılıcı hediye ederken kabzasındaki ayı motifi yerini kurda bırakıyor. Jon’un bu kılıcı hediye aldığında asla elde edemeyeceği babası Ned Stark’ın “Buz”  isimli kılıcı geliyor.

 

Ateş Kılıcı: Stannis Baratheon’un 7 tanrıdan biri olan Anne’nin kalbinden çıkardığı kılıç. (Kılıçların Fırtınası I’de Işık Getiren diye anılmaya başlanıyor)

 

Cevaplanmış Dua: Gece Nöbetçileri’nin Lord kumandanı Mormont tarafından Yabanıl Craster’a hediye edilen balta. Mormont tarafından silaha bu isim verilirken, kendisine verilecek en doğru ismin bu olduğunu ifade etmekte.

 

Yürekyiyen: Joffrey’in ikinci kılıcı. Topuzunda ağzından kalp olan bir aslan var. Amcası Stannis Baratheon’a bir gönderme… Uzun süre kullanamadığı bir kılıç.

 

Şanlı Kükreme: Lannister Hanedanı’na ait Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Kral II. Tommen tarafından kaybedilen bir kılıç ki Lannister Hanedanı’nın belki de en büyük kaybı. Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıca sahip olmamaları koca hanedan için büyük bir ayıp ve eksiklik olarak görülmekte.

 

Dul Feryadı: Lord Tywin tarafından Kral Joffrey’e düğününde hediye edilen kılıç. Ned Stark’a ait Buz’un eritilmesi ile yapılan iki kılıçtan biri. Tywin Lannister’ın hanedanına yeniden bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç kazandırmasını sağlayan iki kılıçtan biri.

 

Yeminkar: Tarthlı Briene’e Jaime Lannister tarafından verilen kılıç. Ned Stark’ın Buz’unun eritilmesiyle yapılan diğer kılıç.

 

Kızıl Yağmur: Demir Adalar’ın kral şurasında aday olan adalılardan Drumm’ın Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıcı. Muhtemel yağma edilmiş bir kılıç.

 

Alacakaranlık: Sör Harras Harlaw’ın kılıcı. Kendisi Demir Adalar’dan bir sör. Kral şurasından Asha’nın destekçisi olmuştu. Muhtemel yağma yoluyla elde edilen bir kılıç.

 

Adil Bakire: Sör Galladon’un kılıcı. Briene’in memleketinden bir sör, tarihi bir kahramana ait tılsımlı bir kılıç.

 

Sahte Dost: Briene’in Yeminkar isimli kılıcına ölümden dönen Catleyn Stark tarafından verilen isim.

 

Leydi Lu: Lord Wyman’ın gardiyanı Garth’ın baltası. Düz çelikten bir balta.

 

Ejderha Bağcısı: Aslında bir kılıç veya silah değil ama en az onlar kadar tehlikeli bir savaş borusu. Victorian Greyjoy’a Euron Greyjoy tarafından verildi. Aslen bir silah olarak görülmese de bence tehlikeli bir alet.



76: KİTAP YORUMU : Kargaların Ziyafeti - Kısım 1

Ağustos 03, 2017

Yazar: George R. R. Martin
Baskı Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 504
ISBN: 9789944825948
Orijinal Adı: A Feast for Crows
Çeviri: Sibel Alaş
Yayınevi: Epsilon Yayıncılık
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI IV

George R. R. Martin, imgesel kurguya yeni bir soluk getiren
abidevi serisinin uzun zamandır beklenen dördüncü cildi
Kargaların Ziyafeti ile şaheserine devam ediyor.

Yedi Krallıktaki çetin mücadelelerde hayatta kalmayı
başaranlar, emelleri için yeni savaşlara girişir. İnsan
suretindeki kargalar, ziyafet için bir araya gelerek yeni
komplolar hazırlar ve tehlikeli ittifaklar kurar. Asiller ve sıradan
insanlar, askerler ve büyücüler, katiller ve bilgeler; bahtları ve
elbette hayatları uğruna bir araya gelir

Kargaların ziyafetinde çoğu misafirdir fakat azı nefes almaya
devam edebilecektir

Müthiş bir cilt daha.
Time Out London

Martin, Buz ve Ateşin Şarkısının bu cildiyle de fantastik
türünü yüceltmeye devam ediyor.
STL today.com

Amerikanın Tolkieni.
Time
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan selamlar…

Nedense bu aralar blog ile tam anlamıyla ilgilenemediğimin farkındayım. Bu anlamda hepinizden özür diliyorum. Haziran ayının başlangıç kitabını yorumlamak bu güne nasip oldu. Kargaların Ziyafeti Kısım I ile karşınızdayım bu gün. Neyse ki artık kitaplarımı okurken not almaya başladım da fikirlerimi daha rahat hatırlayabiliyorum okurken ki…

İçerik Yorumu

Lafı uzatmanın anlamı yok. Hemen kitabın içeriği hakkında  konuşmaya başlayabiliriz…

Bildiğiniz gibi dizideki karakterlerle, romanlardaki karakterlerin çok ciddi farkları var. Benim gibi önce diziyi izleyip sonrasında kitaplara aşık olmuş biriyseniz ne yazık ki bu konuda (Karakterler konusunda) bir seçim yapmanız gerekiyor. Burada karşımıza çıkan soru ise şu; “Hangi betimlemeler daha güzel? Buz ve Ateşin Şarkısı adına bu soruya vereceğim yanıt kesinlikle romandaki betimlemelerin daha iyi olduğu noktasında olacaktır.

Kargaların Ziyafeti Kısım I’de savaşların ya da aksiyon dolu sahnelerin olmadığını belirtmem gerekiyor. Bazen bu durum okuyucuları sıksa da genel anlamda George R. R. Martin’in durumu iyi kotardığını belirtmem lazım. Karakterlere yerinde ve anlamlı cümleler kurdurması kitaba hayran kalmanızı sağlıyor gerçekten.

Entrikanın bu kitapta fazla olduğunu belirterek, not kağıda yazdığımı aynen sizlerle paylaşıyorum; “Daha çok Cersei’nin sözlerinin altını çizdim. Bu da üst maddenin (Bir üst paragrafta bahsettiklerim) gerçekliğini kanıtlar nitelikte.  Öte yandan burada bir parantez açarak şunu da söylemek istiyorum; kitaptaki Cersei beni kendisine giderek hayran bırakmakta. Dizide bu karakteri sevmesem de Geroge R. R. Martin’in kaleminin ucundaki bu karakteri daha çok sevdim.

İçerik anlamında değinmek istediğim son konu ise Greyjoylar ile ilgili… Dizi de adını hiç duymadığımız lakin romanda adı sıkça geçen ve benim hayran kaldığım bir isim var Victorian…  Ben kendisinden çok hoşlandım sizlerin de hoşlanacağını düşünüyorum, okurken bu isme dikkat edin derim.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,9

Yazım Dili Yorumu

George R. R. Martin konusunda artık yetirince bu anlamda yorum yaptım. “Benim için yine güzel bir okumaydı” deyip olayı sonlandırmak en iyisi.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,8

Yapısal Yorum

Serideki diğer kitaplar gibi alışılagelmiş bir yapıdaydı kitap. Hem görsel anlamda hem de yapısal anlamda herhangi bir sıkıntı yoktu.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,8

SEÇTİĞİM SÖZLER


Zaten ölü olan ölemez. (Sayfa 24)

Bazı adamlar yapmaktan korktukları için düşünürler. (Sayfa 56)

Soylu kelimelerdi fakat kelimeler kolaydı, fiiller zor. (Sayfa 72)

Yalnız kurt ölür ama sürü yaşamaya devam eder. (Sayfa 113)

Bir karga bir kralın etiyle beslenebiliyorken, bir tacın değeri ne kadar olabilir ki? (Sayfa 154)

Kan, kanı çağırır.  (Sayfa 170)

Bazı yalanlar sevgidir.  (Sayfa 185)

Bir kadın ağlayabilir ama bir kraliçe ağlayamaz.  (Sayfa 224)

Tanrılar dövüşmek için erkekleri ve çocukları doğurmak için kadınları yarattı.  (Sayfa 265)

Güven kazanılır. Altın gibi. (Sayfa 349)



63: KİTAP YORUMU : Kılıçların Fırtınası - Kısım 2

Mart 28, 2017
Buz ve Ateş'in Şarkısı, Taht Oyunları, George R. R. Martin, Sibel Alaş, A Storm of Swords, Kılıçların Fırtınası, Epsilon Yayıncılık, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitabın Adı: Kılıçların Fırtınası - Kısım 2
Yazar: George R. R. Martin
Baskı Tarihi: Mayıs 2012
Sayfa Sayısı: 600
ISBN: 9789944825344
Orijinal Adı: A Storm of Swords
Çeviri: Sibel Alaş
Yayınevi: Epsilon Yayıncılık
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.
Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür.

Zengin bir hayal dünyasının ürünü... boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden.
-Publishers Weekly-

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Geçtiğimiz yılın Ocak ayından bu yana ara vermiş olduğum George R. R. Martin’in Buz ve Ateş’in Şarkısı serisine kaldığım yerden devam etmeyi başardım sonunda ve Kılıçların Fırtınası Kısım II yorumuyla karşınızdayım. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçiyorum

  1. İçerik Yorumu

Kitabı okumamış olsanız dahi diziyi takip edersen kitledenseniz olayların artık hız kazandığını bölümde olduğumu anlamışsınızdır. Gerçekten Buz ve Ateş’in Şarkısı serisinde şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında en hızlı ilerleyen ve heyecanla okunan kitaptı Kılıçların Fırtınası Kısım II…

Kırmızı Düğün olarak hepimizin kafasında yer eden Frey’lerin Stark hanesini kılıçtan geçirdiği o meşhur olayın bu kitapta olduğunu söylesem sanırım yaşanan aksiyonun az çok farkına varabilirsiniz.

Diziye nazaran olay örgüsünün daha güzel ve daha anlamlı olduğunu belirtmem lazım. Kral Joffrey’nin ölümü konusunun detaylarını kitapta daha net görüyoruz. Bölümü kitaptan okuyunca YouTube üzerinden tekrardan sahneyi izledim ve George R. R. Martin’in versiyonunun daha güzel olduğuna kanaat getirdim.

Yukarıda belirttiğim gibi kitap ile dizi arasında çok ciddi farklar gözüme çarptı okudukça. Ben yine de kitaptan yanayım ama bunu da baştan belirteyim. İçerik açısından olayların birçoğunu diziden yakinen bilmemize rağmen oldukça doyurucu bulduğumu belirtmem lazım. Kırmızı Düğün hakkındaki bölümler olsun, Jon Kar’ın Sur savunması olsun kitaptaki halleri ile çok daha güzeldi. Stannis Baratheon’ın Sur’a yardıma gelişi dışındaki tüm konularda kitabın daha can alıcı ve göz kamaştırıcı olduğunu belirtmekte fayda var.

İçerik adına daha fazla konuşmaya gerek yok sanırım. George R. R. Martin’in (diziyi oldukça çok sevmeme rağmen) bu güzel eseri diziyle neden mahvettiğini anlamakta artık daha fazla anlamıyorum. Dizi bu kitaplara bir ihanet bence…

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,9

  1. Yazım Dili Yorumu

George R. R. Martin’in yazımına artık alıştım ve çok sevdiğimi belirtmem lazım. Yazım dili anlamında herhangi bir sıkıntı yaşamadım ve bence oldukça başarılı. Bu noktada Sibel Alaş’ın çevirisinin de oldukça başarılı olduğunu belirtmem lazım.

Yazım Dile Puanım 5 üzerinden 4,8

  1. Yapısal Yorum

Klasik bir Buz ve Ateş’in Şarkısı dizaynı ile devam etti kitap. Epsilon’ın standart yapısı Kılıçların Fırtınası Kısım II’de de devam etti. Bazı ufak tefek kelime hataları olsa da kitap içerisinde de bir sıkıntı ile karşılaşmadım. Yapıyla alakalı tek sıkıntım kitabın ön kapağında, koli bandının cilt lakının altında kalması. Bu da benim şanssızlığım olsa gerek : )

Talihsizliğimin resimli kanıtıdır... 

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Hırsız olan sizlersiniz. Bütün dünyayı aldınız ve özgür insanları dışarıda bırakmak için Sur'u inşa ettiniz. (Sayfa 17)

Ateş tüketir. Tüketir ve işini bitirdiğinde geride hiçbir şey kalmaz. Hiçbir şey. (Sayfa 53)

Akıllı bir kral fikirlerini gizli tutar.  (Sayfa 91)

"Ben kralım" diyen bir adam, gerçek bir kral değildir.  (Sayfa 182)

Kaderimizi kendimiz seçmiyoruz. Ama vazifemizi yerine getirmeliyiz. (Sayfa 195)

Eğer emirleri duyulmuyorsa, bir kumandanın ne kadar cesur ya da akıllı olduğu önemli değildir.  (Sayfa 210)

Bir adam ya akla sahip olur ya da bacaklarının arasındaki et parçasına ama ikisine birden asla. (Sayfa 264)

Uzun zaman için olması gerekmez. Sen Kışyarı'nın oğlusun, Benjen Stark'ın yeğenisin. Ya sen olursun ya da kimse. Sur senin Jon Kar (Sayfa 350)

Dany şarap kadehini kenara bıraktı, kaşlarını çattı. Bu adildi. Adil. Bunu çocuklar için yaptım. (Sayfa 451)

Asıl mesele ne zaman öldüğün değil, nasıl öldüğündür. (Sayfa 488)


Yalnızca ölüm soğuktur. (Sayfa 527)

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

     

29: KİTAP YORUMU : Kılıçların Fırtınası Kısım 1

Ocak 19, 2016

Kılıçların Fırtınası Kısım 1

Yazar: George R. R. Martin
Çevirmen: Sibel Alaş
Yayınevi : Epsilon Yayınları

ARKA KAPAK YAZISI


George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.

Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür...

"Zengin bir hayal dünyasının ürünü… boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden."
Publishers Weekly

Sayfa Sayısı: 600
Baskı Yılı: 2012

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar… Taht Oyunları serisinin 4. kitabı olan Kılıçların Fırtınası Kısım 1 sonunda bitti. Planladığımdan daha uzun süren bir okuma oldu. Planlarıma uymuş olsam 2 gün önce bitmiş olması gerekirdi. Neyse ki halen aylık planlamamın önündeyim.  Neyse lafı fazla uzatmadan yorumlamaya geçelim

  1. İçerik Yorumu

Taht Oyunları serisine dizinin sıkı bir takipçisi olmamın ardından başladığımı daha önce söylemiştim sanırım. Bu nedenle içerikte beni sürprizler falan beklemiyordu ne yazık ki. Ancak bu demek değil ki okumaktan zevk almadım.

Serinin geride kalan kitaplarında da söylediğim gibi diziyi izlemiş olmanız kitabı okumanıza gerek kalmadığı anlamı taşımıyor. Genelde dizi ve kitap aynı düzlemde gitse bile; kitabın konulara yaklaşımı ve detayları çok daha fazla.

Kralların Çarpışması ardından Kılıçların Fırtınası’nda “Diyar” biraz daha sakin durumda diyebilirim. Ne kadar kitabın adı Kılıçların Fırtınası olsa da Kısım 1’de George R. R. Martin bu eserde biraz daha tüylü kalemleri ön plana çıkarmış.

Aşağıda yaptığım alıntılarda da göreceksiniz ki karakterde birçok kez kılıçların da elde edemeyeceği zaferlerin varlığından bahsetmekteler. Ancak diziden hatırladığım kadarıyla gelecek kitapta işler biraz daha karışık bir hal alacak.

Bu nedenle Kılıçlar Fırtınası Kısım 1’in biraz daha yaşanacaklar öncesi ön hazırlık kıvamında olduğunu söyleyebiliriz. Bran Stark ve Daenerys Targaryen’ın oldukça geride kaldığı izlenimine kapıldığımı ifade etmem lazım. Kılıçların fırtınası Kısım 1’in yıldızları ise kesinlikle Lannsiter Ailesi’ydi.


  1. Yazım Dili Yorumu

Hadi ama arkadaşlar bu konuda yorum yapmamı sanırım beklemezsiniz! George R. R. Martin’den bahsediyoruz. Gerçekten bu adamın yazım dilini seviyorum. Geride kalan kitapların hiç birinde okumaktan sıkıldığım bir dönem olmadı. Yazım dilinin akıcılığı ve kendine çeken bir tarafı var gerçekten.

Burada çeviriden de bahsetmek doğru olacak sanırım. Başarılı bir çevirmenin elinde bir kitabın değeri bir kat daha artmış olur her zaman. Sibel Alaş gerçekten çok güzel bir iş çıkarmış.

  1. Yapısal Yorum

Yapısal olarak kitabı eleştirdiğim kısımların oldukça sert olduğunun farkındayım. Bazen hadsizlik ya da sınırları aşma noktasına dahi geliyorum. Ancak Epsilon Yayınları’nın  güzel bir iş çıkardığı kanısındayım. Kitabın hem maddesel olarak kalitesi hem de basım teknikleri ve kapak tasarımı adına beni memnun ettiğini belirtmem lazım. Gerçekten hoşuma giden bir kitap oldu.            


SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Kahrolası mücadeleyi kazandığımı sanıyordum. Zafer denilen şeyin tadı bu mu? (Sayfa 64)
  • Yeteneğin soydan daha önemli olduğunu da göstermiş oldular... (Sayfa 175)
  • Ben son devin
şarkının sözlerini iyi öğrenin
Çünkü ben gittiğimde sesler susacak,
ve sessizlik çok, çok uzun olacak (Sayfa 229)
  • Eylemler sözlerden daha geçerlidir. (Sayfa 236)
  • Ölülerin içinde hiç merhamet kalmamış... (Sayfa 257)
  • Bir sikke, yanlış ellerdeki bir kılıç kadar tehlikelidir. (Sayfa 284)
  • Bir kral düşmanlarının isimlerini bilmeli. (Sayfa 298)
  • Tanrılar her birimize küçük hediyeler ve yetenekler verir ve bizler onları kullanmakla mükellefizdir. " (Sayfa 327)
  • Aynı yıldızlara bakıyoruz ve çok farklı şeyler görüyoruz. (Sayfa 380)
  • Bazı insanlar sadece yapabildikleri için diğerlerini incitir. (Sayfa 361)
  • Yedi Krallık'ta, Sur'un dünyanın sonunu işaretlediği söylenirdi. Bu onlar içinde geçerliydi. Her şey nerede durduğuna bağlıydı. (Sayfa 435)
  • Babam benim gerçeğimi gördü. Onca cesur adam ölmüşken benim yaşamaya hakkım yok. (Sayfa 475)
  • Hiçbir kılıcın kazanamayacağı savaşlar vardır. (Sayfa 513)



SERİNİN DİĞER KİTAPLARI




13: KİTAP YORUMU: Kralların Çarpışması Kısım 2

Ağustos 24, 2015

Kralların Çarpışması (Kısım 2)

Yazar :George R. R. Martin
Çevirmen :Sibel Alaş
Yayınevi :Epsilon Yayınları

Buz ve Ateşin Şarkısı II

Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...

George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.

Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...

"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
-The Denver Post-

"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
-Katharine Kerr-

"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
-Robert Jordan-

"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
-Anne McCaffrey-

"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
-Marion Zimmer Bradley-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 488
Baskı Yılı: 2011
Dili: Türkçe


KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Buz ve Ateşin Şarkısı’nda serüven devam ediyor. 3. kitap ta sona erdi. Ancak maalesef o kadar memnun olduğumu söyleyemeyeceğim. Maalesef kitabımın sırt kısmındaki yapışkanlı bölümü sanırım aşırı sıcaklar nedeniyle kapaktan ayrıldı ve kapaktan ayrıldı. Elimden geldiğince tamir etmeye çalışsam da istediğim sonucu alamadım. Ne yapacağım konusunda şu an için herhangi bir fikrim yok!
Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerimize. Serinin hayranlarından biri olduğumu daha önce de ifade ettiğimi düşünüyorum. Dizinin ciddi bir takipçisiyim. Bununla beraber geç de olsa kitapları da okumaya başladım. 3. kitapta aslında daha önceden bildiğim olayları okumanın verdiği hoşnutsuzluk hakimdi. Kitap boyunca “Acaba dizi ile kitap arasında ne gibi farklılıklar var?” diye düşünmekten kendimi alamadığımı ifade etmem gerekiyor.
Gözüme çarpan başlıca farklılıklar sevilmeyen kardeş olan Stannis Baratheon’ın King’s Landing’e saldırdığı bölüm oldukça ayrıntılı olarak anlatılmış durumda. Özellikle şu yeşil maddenin gemilere yaptıkları... 
Ayrıca Tyrion Lannister’ın yaralanması ve yaralanma ardından yüzünün aldığı durum arasında ciddi farklılıklar bulunmakta. Kitaba göre Tyrion bir beyaz pelerinli tarafından yaralanıyor. Podrick kendisini kurtarıyor tabi. Ancak dizide böle bir sahne hatırlamıyorum. Yanılıyor da olabilirim. 
Jon Kar’ın serüveninde de bazı farklılıklar bulunmakta. Bunları seriyi okudukça daha net göreceğinizden eminim. 
Serinini üçüncü kitabında savaş sahneleri oldukça fazlaydı. Diziden bildiğimiz kadarıyla gelecek kitaplarda da savaş sahneleri zirve noktasına ulaşacak. ancak bu kitapla ilgili olarak en beğendiğim aksiyon bölümü Arya'nın "Gelincik Çorbası" ile yaptıklarıydı. Bolton'ların Harrenal'ı elde etmesini saplayan Arya'mız kendisini gizlemeye ise devam ediyor. 
Ve elbette Theon Greyjoy'un büyük dönekliği de bu kitapta. Dizide izlerken de bu adamdan en başından beri hiç hoşlanmamıştım. Ancak kitapta nefretim bir kat daha arttı. Gerçekten nefret edilesi en yüksek karakterlerden bir tanesi. 
Bran’ın hikayesi bu kitapta beni en çok etkileyen kısımlar oldu. Jojen ile olan sohbetleri dizide de beni kendisine bağlamıştı. Ancak kitaptaki şekli ile daha çok beğendiğimi ifade etmeliyim. Bran’ın gelecek kitaplarda neler yapacağını merak ediyorum. Onun hikayesi noktasında dizi yazarlarından farklı olarak G. Martin neler tasarlamış, nasıl bir ortamda Bran’ı var etmiş merak içindeyim.
Sonuç olarak serinin sevdiğim bir bölümü daha geride kaldı. Yeni sezon başlamadan önce kitabı dizinin önüne geçirmek gibi bir hedefim var. Bunu ne kadar başarabilirim bilmiyorum ama bekleyip göreceğiz.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Rahip Osmynd: Anne çocukları tehlikedeyken Savaşçı’dan daha vahşi olabilirdi. (Sayfa 16)
  • Üstat Luwin: Maalesef her zaferin bir bedeli vardır. (Sayfa 37)
  • Dagmer: Zafer günü… Yaşayanlar gülümsemeli çünkü ölüler bunu yapamaz. (Sayfa 57)
  • Tyrion: Beni sevmiyorlar. Şaşıracak bir şey yok. Çirkiniö, iyi beslendiğim belli ve onlar açlıktan kırılıyor (Sayfa 101)
  • Tyrion: Güven insanı öldürürdü (Sayfa 102)
  • Theon: Korkulan biri olmak, gülünen biri olmaktan iyidir. (Sayfa 205)
  • Tazı: Bu dünyaya çelikler ve güçlü kollar hükmeder, bunun aksine asla inanma. (Sayfa 256)
  • Cersei: Aş zehirdir. Tatlı bir zehirdir, evet, ama neticede öldürür. (Sayfa 260)
  • Tyrion: Aslan gibi yaşa, aslan gibi öl. (Sayfa 420)
  • Bran: Hiçbir canavar insanlar kadar gürültülü değildi. (Sayfa 442)

DİĞER YORUMLAR

Kitap Hayvanının Günlüğü'nün Yorumu
Büyülü Ayraç'ın Yorumu
Kitaptan Sayfalar'ın Yorumu


Serinin Diğer Kitapları Hakkındaki Yorumlarım





10: KİTAP YORUMU: Kralların Çarpışması Kısım 1

Ağustos 02, 2015
kralların çarpışması kısım 1

Kralların Çarpışması (Kısım 1)

Yazar :George R. R. Martin
Çevirmen :Sibel Alaş
Yayınevi :Epsilon Yayınları

Buz ve Ateşin Şarkısı II

Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...

George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.

Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...

"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
-The Denver Post-

"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
-Katharine Kerr-

"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
-Robert Jordan-

"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
-Anne McCaffrey-

"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
-Marion Zimmer Bradley-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 504
Baskı Yılı: 2011
Dili: Türkçe

KİTAP YORUMU



Herkese merhabalar…

Buz ve Ateşin Şarkısı ikinci kitabı olan Kralların Çarpışması Kısım 1 sona erdi. Kitabın konusuna hemen hemen herkes vakıf olsa da kısa bir özet geçmekte fayda var…
Robert ve Ned’in ölümü sonrasında 7 krallıkta her şey karışır. Aynı anda 4 kral birden ortaya çıkar. Joffrey Baratheon (Demir Taht’taki Kral), Stannis Baratheon (Dar Denizdeki Kral), Renly Baratheon (Yüksek Bahçe’deki Kral), Rob Stark (Kuze’ydeki Kral), elbette birde tahta hak iddia eden Denizin Karşısındaki Kraliçe olan Daenerys Targaryen var.
Adından da anlaşılacağı gibi serinin bu kitabı genel anlamda kralların çarpışması ve birbirleri ile olan mücadeleleri ile geçmekte. Mücadelenin içinde olmadan tahta yürüyen tek isim ise Daenerys (Kendisi bir hayli uzaklarda.) Benim en nefret ettiğim kral ise Stannis (Diziden gıcığım kendisine. Okudukça daha da gıcık oldum.)
Kralların çarpışması yanı sıra elbette Theon Greyjoy’un demir adalara yolculuğu var ki ablasının kendisine attığı kazık sizi de benim kadar keyiflendirecektir. Tam bu noktada şunu söylemeliyim ikilinin tanışması diziden bir hayli farklı. Theon’un adaya ilk ayak bastığı dakikalarda elbette. Bunun yanı sıra Brandon Stark’ın yaşadıkları yine aksiyonu en az noktalar olsa da okurken sizi en çok meraklandıran noktalar olacak diye düşünüyorum.

NOT: Ne yazık ki dizisi çekilen ve bire hayli popüler olan bir kitabın yorumunu yapmak oldukça zor.

Diziyi izlemiş olmanız kitapları okumamanız gerektiği anlamına gelmez. Emin olun ki kitaplardan çok daha fazla zevk alacaksınız. Bu nedenle kesinlikle kitaplara başlayın diyorum tekrardan.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Üstat Cressen: “Yarım bir krallık, hiç olmayan bir krallıktan iyidir” (Sayfa 20)
  • Tyrion: “Kısayım, kör değil” (Sayfa 68)
  • Jon Kar: Sur dünyanın sonuydu. Ve biz Sur’un ötesine gidiyoruz. (Sayfa 96)
  • Catelyn: “Her kralın istediği şeyi isteyecek. Biat” (Sayfa 119)
  • Theon: Yaşlı Lordlar tozlanmış savaşlarını mezara kadar götürürdü. Hiçbir şeyi unutmaz, daha azını affederdi. (Sayfa 173)
  • Efkarlı Edd (Kara Karga): “Seni korkunç bir sonun beklediğini bilmek, o sonu önceden düşünmeden de yeterince kötü.” (Sayfa 201)
  • Arya: Syrio Forel, keskinliğini kaybetmiş bir kılıcın bacaklarını kaybetmiş bir attan farksız olduğunu söyledi. (Sayfa 212)
  • Sör Amory: “Delikanlılar, yaşlı adamlar aynı şekilde ölür” (Sayfa 216)
  • Tyrion: “Lord Varys, bazen Kral Toprakları’ndaki en iyi dostum olduğunuzu düşünüyorum. Ve bazen en yaman düşmanım olduğunuzu.” (Sayfa 236)
  • Tyrion: Yüzümün yarısını haşlamasına izin verebilirim.Dorne evliliği için ödenecek bir bedel olur. (Sayfa 313)
  • Catelyn: Bu dünyada bir kadından daha talihsiz bir insan var mıdır? (Sayfa 335)
  • Daenerys: Halkımın beni gördüğünde gülümsemesini istiyorum, tıpkı babamı gördüklerinde gülümsedikleri gibi. (Sayfa 416)
  • Tyrion: Belki de öğrenmemiz gereken sır bu. Önemli olan ne yaptığımız değil, onu nasıl yaptığımız. (Sayfa 438)
  • Stannis: “Kralların dostu yoktur. Sadece tebaaları ve hasımları vardır” (Sayfa 460)


KRALLARIN ÇARPIŞMASI KISIM 1 İÇİN DİĞER YORUMLAR



Ne yazık ki istediğim tatta diğer bloglarda yorum bulamadım. Arkadaşlarımıza haksızlık ettiğim sanılmasın. Sadece kitabı Kısım I ve Kısım II birlikte yorumlamışlar ve spoiler olmaması için bu seferlik link veremiyorum. Özür dilerim.

Serinin Diğer Kitapları Hakkındaki Yorumlarım



05 KİTAP YORUMU - Taht Oyunları

Temmuz 06, 2015
taht oyunları kitap yorumu

Taht Oyunları


Yazar :George R. R. Martin
Çevirmen :Sibel Alaş
Yayınevi :Epsilon Yayınları

Yazların on yıllar, kışların bir insan ömrü sürebildiği diyarda, dehşetli ve soğuk zamanlar yaklaşmaktadır. Kışyarı'nın kuzeyindeki buzul topraklarda, Yedi Krallık'ı koruyan Sur'un ötesinde tehditkâr doğaüstü güçler toplanmaktadır. Savaşın tam ortasında, doğdukları topraklar kadar sert, boyun eğmez Starklar vardır. Acımasız soğuğun hüküm sürdüğü kuzeyden, uzak güneydeki sıcak zevk yurduna uzanan, leydiler, lordlar, savaşçılar, büyücüler ve katillerle dolu öykü, korkunç kehanetlerin işaret ettiği bir devirde başlamaktadır. Komplo, trajedi, ihanet, zafer ve dehşet dolu olayların ortasında Starklar'ın, dostlarının ve düşmanlarının kaderi bıçak sırtındadır. Hedef, en ölümcül savaş olan taht oyununda muzaffer olmaktır.

George R. R. Martin türünün sınırlarını zorladığı Taht Oyunları ile bir şaheser ortaya koyuyor. Dünyanın dört bir yanındaki fantastik edebiyat okurlarını kesinlikle memnun edecek epik serinin ilk cildi gizem, entrika, aşk ve macera dolu sayfalarıyla büyülüyor.


"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
Robert Jordan

"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı. "
Anne McCaffrey

"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser. "
Marion Zimmer Bradle

"Döneminin başat fantastik kitabı Okumamak mümkün değil. "
The Denver Post

"George R. R. Martin en iyi bilim kurgu yazarlarımızdan. Taht Oyunları da onun en iyi kitaplarından biri. "
Raymond E. Feist

"Hem romantik hem gerçekçi. "
Chicago Sun-Times

Sayfa Sayısı: 850
Baskı Yılı: 2011
Dili: Türkçe

KİTAP YORUMU

Taht Oyunları 2011 yılında ikinci defa basılan bir kitap. Bildiğiniz gibi kitap dizinin yayına girmesi ile birlikte yeniden popüler olan bir eser. İlk basımda bildiğim kadarıyla yeterince ilgi görmemiş ve serinin devamı basılmamıştı. Ancak dizi ile birlikte tüm seri "epilson" tarafından basılarak Türk okurlara sunuldu. 
Kitabın konusu ile alakalı olarak fazlaca bir şey söylemek gerektiğine inanmıyorum. Bunun sebebi ise dizi nedeniyle hemen hemen herkes olayları az ya da çok biliyor. Ancak yinede hiç haberdar olmayan arkadaşlar için kısa bir özet geçelim; 

Bütün macera bu harita üzerinde geçmekte
Olayların temelinde Eddard Stark ve ailesi yer alıyor. Eddard Stark ve Kral Robert Baratheon küçüklüklerinden beri arkadaşlardır. Bir nevi kardeş diyebiliriz. Kral Robert, Eddard'ın kalesi olan Kışyarı'nı ziyaret ederek Eddard'ın (Ned) kral eli olmasını ister. Ned bu teklifi istemese de kabul eder ve 7 krallığın merkezine gider ve olaylar başlar. Oldukça onurlu bir adam Ned Stark, krallıktaki ayak oyunlarına ve entrikalara ayak uyduramaz ve neticede olanlar olur. Ned'in başına gelenlerde doğruyu bulma arzusu kadar kardeşi gibi sevdiği Kral Robert'ın karısı Cersei Lannister'in de payı büyüktür. (Kitabı okumayanlar için ne olduğunu söylemek istemedim)
Ned Stark'ın başına gelenler sonrası oğlu Robb Stark, kuzeyin lordları ile babasının yardıma koşmaya niyetlenir. Bunda belli bir oranda da başarılı olur. Ned Stark ile krallığa giden kızları Sansa ve Arya Stark'ın başına ise gelmeyen kalmayacaktır elbette. 
Ned'in diğer yasal varisleri olan Brandon ve Rickon ise Kışyarı'nda bambaşka işler peşindedir. Kafalarında başka sorular vardır ve inatla cevap ararlar. 
Ve elbette Taht Oyunları' fanlarının hayranı olduğu Jon Kar var birde. Kendisi amcası Ben Jen gibi tüm hayatını Sur'a adar. Ancak bu karar ona onur ve onursuzluk arasında bazı seçimler yapmaya zorlayacaktır. 
Diğer tarafta ise Targaryenlar bulunmakta. Hanedanın son üyeleri Prens Viserys ve Prenses Daenerys (Dany) hakları olduğunu düşündükleri tahtı ele geçirmek için farklı yollara girer. Aslında Prenses Dany Fırtanadadoğan abisinin zorlamaları ile bu sevdanın peşine düşer. ancak kader ağlarını örer ve demir taht için Dany, Viserys'dan daha çok tahtı istemeye başlayacaktır. Dany Fırtınadadoğan'ın bir diğer ismi ise Ejderhaların Annesi'dir. Sebebini kitabını okuduğunda göreceksiniz. 

Kısaca kitabın ana hatları bu şekilde. Aslında üstün körü bir geçiş yaptım ki kitabı okumayan ve dizi ile hiç tanışmamış arkadaşlara olay örgüsü hakkında bir spoiler vermiş olmayayım. 
Diziyi son karesine kadar defalarca izlemiş biri olarak kitabın çok daha güzel olduğunu söylemem gerekiyor. Eğer ben diziyi izledim şimdi o kadar sayfa kitabı okumaya ne gerek var diyecek arkadaşlar varsa bu fikirlerinin yanlış olduğunu bilmelerini isterim. 
Hem diziyi izlemiş hemde kitap serisine başlamış biri olarak dikkatimi çeken unsurlar ise şu şekilde; 
  • Kitapta karakterlerin yaşları diziye göre bir hayli düşük. Aslında bu konuda bilgi sahibiydim ancak kitabı okurken dizi sahneleri ile eşleştirme yapmaya çalıştığımda görüntülerin tam anlamıyla yerlerine oturmadığını belirtmem gerekiyor. 
  • Birçok karakter hakkında ki fikrim değişmedi. Sadece Brandon Stark ve Tyrion Lannister karakterleri diziye göre daha sempatik geldi diyebilirim.
  • Eleştirildiği kadar cinsellik içermediğini söyleyebilirim.Sadece Dany'nin olduğu bölümlerde bir tık fazla kadınlık ön planda. 

Seçtiğim Satırlar

Bu ve bundan sonraki kitap yorumlarımda seçtiğim satırlar başlığıyla sıkça karşılaşacaksınız. Kitap içinden hoşuma giden bölümleri burada paylaşacağım. Mümkün olduğunca spoiler içermeyecektir. Ancak yinede kitabı okumayan arkadaşlar bu satırları okumamakta özgürdür.

  • Tyrion Lannister "Neden böyle konuşup beni yaralıyorsun Jamie Ailemizi ne kadar sevdiğimi bilirsin. "
  • Kral Robert "Peki sence ne kadar masum kalacak. Bu çocuk er ya da geç bacaklarının arasını açacak ve benimle uğraşacak yeni ejderha eniklerini doğuracak". 
  • Kuzey sonsuza kadar uzuyordu
  • Üç ulu canavara tanrıların adını vermişti ozanlar. Balerion, Meraxes,  ve Vhaghar
  • Catelyn Stark  "Ve sonra ne göreceksek, göreceğiz." 
  • Brandon Stark "Bir adam korkusuna rağmen cesur olamaz mı?" dediğini duydu kendi sesinin. Ve babası cevap verdi; "Bir adamın gerçekten cesur olabileceği tek andır korktuğu an."
  • Sur, Kral Yolu'ndan ilk kez göründüğünde, "İnsan eliyle yapılmış en büyük yapı" demişti Benjen Stark, Jon'a. "Ve hiç şüphesiz en işe yaramayanı"diye eklemişti Tyrion Lannister sırıtarak. 
  • Ned Stark Yavruları ilk bulduklarında Jon ne demişti? "Bu yavrular sizin çocuklarınız tarafından sahiplenilmek için doğmuş."
  • Doreah "Bir gün gökteki bu ayda güneşe yaklaşıp çatlayacak ve ejderhalar geri dönecek."
  • Serçeparmak keçi sakalına dokundu. "Çok ağır öğreniyorsunuz Lord Stark" dedi. "Bana güvenmemek atınızdan indiğiniz andan itibaren yaptığınız en akıllaca şeydi"
  • Ned'in kafası zonkluyordu. "Neden? Neden şimdi? Jon Aryn on dört yıldır Kral Eli'ydi. Ne yapıyordu ki onu öldürmek zorunda kaldılar?" "Soru soruyordu" dedi Varys kapıdan çıkarken.
  • Tyrion Lannister "Bana inanır mısınız bilmem Leydi Stark ama ben aileme karşı bahse girmem."
  • Desmond "Sihirbazlar da diğer insanlar gibi başını kestiğinde ölür."
  • Fatih Aegon "Bir kral asla rahat oturmamalıdır."
  • Cersi Lannister "Taht oyunlarını ya kazanırsın, ya ölürsün. İkisinin arası yoktur."
  • "O ejderha değidi" diye düşündü Dany, garip bir şekilde sakindi. "Ateş ejderhaları öldürmez..."
  • Benjen Satrk "Surda sadece hak ettiklerine sahip olur insan"
  • "En azından bir gün için korucu oldum"diye düşündü Jon "Ne olursa olsun bunu benden alamazlar"
  • "Şu halimize bak Ned" dedi Robert "Tanrılar! Biz bu hale nasıl düştük. Sen buradasın ve beni bir domuz öldürdü Biz birlikte bir taht kazanmıştık"
  • "Yapayalnızdı" diye düşündü Jon "Sürüdekilerden ayrıydı. Farklıydı. O yüzden uzaklaştırıldı."
  • Üstat Luwin "Biz... Biz onun yüzünü çok iyi tanıyan bir taş oyma ustası bulmalıyız..."
  • Sansa Stark Bütün yapası gereken onu itmekti. Tam orada duruyordu, tam oracıkta. Solucan dudaklarıyla Sansa'ya gülümsüyordu. "Yapabilirsin" dedi kendine. "Yapabilirsin. Hemen şimdi yap." Onunla birlikte aşağı düşebilirdi. Umurunda değildi. Hiç umurunda değildi.

TAHT OYUNLARI İÇİN DİĞER YORUMLAR


Blogger tarafından desteklenmektedir.