George R. R. Martin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
George R. R. Martin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ocak 2021 Ardından

Şubat 01, 2021
Estikçe,Aylık Rapor,George R. R. Martin,Celeste Ng, Rick Riordan,Buz ve Ateş'in Şarkısı, Ejderhaların Dansı,


Cahil Okur’dan herkese selamlar dostlar…

 

Büyük umutlarla girdiğimiz 2021 yılının ilk ayı sona erdi. 2021” yılında kendi adıma yaptığım ilk değişiklik bloga geri dönmek ve artık kaybetmeye başladığım okuma alışkanlığımı kazanmak adına gayret etmekti.

 

Bu güzel huylarımı unutmaya yüz tutmuşken daha önce sizlerle paylaştığım bir isim olan
Barış Özcan’ın yeni yıl planları ile alakalı videosunu gördüm ve bende yeni yılda yeni hedeflerle yola çıktım. İşin aslına bakarsanız bazı noktalar da aksama olsa bile genel toplamda hedeflerime uyduğumu söyleyebilirim.

 

Bu yıla başlarken ilk hedefim blogumla daha çok ilgilenmekti. Bu ilgileme konusunu elbette muallakta bırakmamak adına şöyle net bir hedef koydum; hemen her gün bloguma girecek, varsa gelen yorumları cevaplayacak ardından da siz arkadaşlarımın yazdığı yazıları kontrol edip yorumlarımı paylaşacaktım. Diğer bloglara bakma noktasında yanlış hatırlamıyorsam iki ya da üç günlük bir aksama gerçekleşti. Kendi blogumda yorum yapan arkadaşlara ise mümkün olan en kısa sürede cevap verdim. Blogla ilgili ikinci hedefim ise; haftada en az bir  kitap yorumu girmeyi hedefledim. Zamanlama da bir iki günlük sarkmalar olsa da bu hedefi de tutturdum. Ayrıca girdiğim ekstra yazılarda oldu. Aşağıdaki görsel ise benim 2021 blog çizelgem. Renklerin anlamı ve açıklamalar fotoğraf altında.  

  

Estikçe,Aylık Rapor,George R. R. Martin,Celeste Ng, Rick Riordan,Buz ve Ateş'in Şarkısı, Ejderhaların Dansı,
Mavi: Yorum cevapladığım ya da farklı bloglara yorum yaptığım günler
Sarı: Dizi, Film ve Kitaplar haricinde bloga girdiğim yazılar
Kırmızı: Bloga girdiğim Kitap yorumları
Yeşil: Bloga girdiğim Film ve Dizi yorumları

Asıl zor olacağını düşündüğüm ve geri kazanmam gereken huyum ise kitap okuma alışkanlığımdı. Gerçekten uzun zamandır kitap okumuyordum. Barış Özcan videosunda günlük 10 sayfalık bir kitap okumanın yılsonunda yanlış hatırlamıyorsam 30 küsur kitaba eş değer olacağından falan bahsetmişti. Bense metodolojiyi biraz değiştirdim ve ilk ay için günlük hedefimi 30 sayfa olarak belirledim. Yüzde 10’luk artışlarla da her ay hedefimi yenileme kararı aldım. Bu doğrultuda çıktığım yolda toplamda bu ay içerisinde 8 gün kitap okumamışım. Elbette bunda yoğun çalışmanın da etkisi olsa gelecek ay da bu rakamı daha aşağı çekmeyi planlıyorum. Aşağıda gördüğünüz görsel ise benim bu aylık okuma çizelgem. Toplamda 2 bin 32 sayfa okurken günlük ortalamam ise hedefimin iki katını geçerek 64 sayfa oldu.

Estikçe,Aylık Rapor,George R. R. Martin,Celeste Ng, Rick Riordan,Buz ve Ateş'in Şarkısı, Ejderhaların Dansı,
Kırmızı: Kitap okuduğum günler
Yeşil: Kitap okumadığım ama film veya dizi izlediğim günler
Siyah: Kitap okunmayan günler

Gelelim bu ay okuduklarıma;

 

Yeni yıla George R. R. Martin’in Buz ve Ateş’în şarkısı serisinin son kitabı ile başladım. Ejderhaların Dansı Kısım II oldukça güzel bir kitap oldu benim için. Yeni yılın gelmesiyle birlikte dileklerim arasında Martin’in seriyi artık yazıp tamamlaması da var.

 Ejderhaların Dansı Kısım II / 2. Yorum (119)


Yılın ikinci kitabı ise Celeste Ng’nin “Sana Söyleyemediğim her şey” eseri oldu. Gerçekten farklı bir tadı olan kitaptı. Asıl ilginci ise kitap hakkındaki yazımın yorum kısmında Şule Uzundere ile konuşurken “Keşke bu kitap daha güzel bir görsel ile basılsa…” demiştik ki aynı gün Yabancı Yayınları’ndan farklı ve daha güzel bir kapak ile basıldığını gördük… Bu arada kitabın özetini de Şubat ayı içerisinde tamamlayıp yayınlayacağım.

Sana söyleyemediğim her şey / 3. Yorum (120)

Yılın üçüncü kitabı ise Gece Evi Serisi’nin sıradaki kitabı olan Seçilmiş oldu… Yeri gelmişken söyleyeyim seriyi tekrar okuyorum. Hafif ve kafa dağıtmalık bir seri. Vampirleri seviyorsanız bir göz atın.

Seçilmiş (Gece Evi Serisi 3) / 4. Yorum (121)

Ocak 2021’in son kitabı ise Emrah Serbes’in Erken Kaybedenler kitabı oldu. Onun yorumu da ilerleyen günlerde sizlerle olacak.

 

Bu ay iki de film izledim. İlki Will Smith'în Umudu'nu Kaybetme isimli yapıtıydı. Yine blogları Canlandırma Projesi kapsamında izlediğim bir film. 


Bu ayın ikinci filmi ise Enola Holmes... Yorumu ilerleyen günlerde sizlerle olacak...   

Ocak 2021’in En Çok Okunanları

 

Gelelim bu ayın en çok okunan yazılarına… Bu ay 13 bin 300 ziyaretçiyi konuk etmişim. En çok okunan yazım geçtiğimiz haftalarda yaşadığımı Whatsapp olayları ile ilgili yazdığım “Whatsapp Çıkması” yazım oldu.  İkinci sırada Blogları Canlandırma Projesi yazım yer alırken üçüncülük uzun zaman önce yorumunu sizlerle paylaştığım Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitap yorumumun oldu. Ocak 20212in en çok okunan yazıları ise şu şekilde;  


Whatsapp çıkmazı!

 

Blogları Canlandırma Projesi

 

Beyaz Zambaklar Ülkesinde (66)

 

Senarist / 1. Yorum (118)

 

Şeker Portakalı (46)

 

Ben geldim!

 

Seçilmiş (Gece Evi Serisi 3) / 4. Yorum (121)

 

Ejderhaların Dansı Kısım II / 2. Yorum (119)

 

Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği 2021

 

Küçük Ağaç'ın Eğitimi (44)

 

Buz ve Ateş’in Şarkısı’ndan notlar…

Ocak 19, 2021


Cahil Okur’dan herkese selamlar!

 

Buz ve Ateş’in Şarkısı serisini ne kadar sevdiğimi az çok beni takip eden arkadaşlarım bileceklerdir. Hal böyle olunca da seri ile ilgili farklı çıkarımlar yapıp kendimce önemli olduğuna inandığım ve notlarını tutmaktan hoşlandığım ayrıntıları da sizlerle paylaşmak istedim.

 

Seri hakkında birçok teori (Geneli dizi ile bağlantılı) izlemiş veya okumuş olduğunuza eminim. Hanedanlar hakkında ve bölgeler hakkında da çok farklı yazılar ve videolar hazırlandı süreç içerisinde. Aslında bu gün sizlerle paylaşacağım konuyla ilgili de bu tip çalışmalar mevcut. Ancak bunlar benim kitaptan derlediğim ve 29 Haziran 2015 tarihinden yani seriye başladığım günden bu yana muhafaza ettiğim notlar. Neyse lafı uzatmadan konuya geçelim…

 

Fantastik bir başyapıt olan Buz ve Ateş’in Şarkısı serisinde hanedanlar kadar önemli olan bir diğer konu kahramanların kullanmış olduğu kılıçlar, baltalar ve diğer silahlar... Hal böyle olunca da bende ta o tarihte (Tam 6 yıl önce) nedense kitapta gördüğüm silahların isimlerini ve kimlere ait olduklarını not etmeye başladım.

 

YouTube üzerinde de benzer çalışmalar olsa da genellikle Valyrian Çeliği kılıçlarla alakalı. Listeye gelecek olursak seriyle alakalı notları şu şekilde;

 

İğne: Arya Stark’a ait olan kılıç. Aslında bir kılıç denebilecek özelliklerden çok bir hançere ait özellikleri taşıyor. Yaşı küçük bir kız olan Arya için uygun bir silah aslına bakarsanız. Arya’nın elinde de oldukça tehlikeli bir silah halini aldığını George R. R. Martin’in yazdığı satırlarda okuduk zaten seri severler olarak.

 

Buz: Stark Hanedanı’nın lideri Ned Stark’a ait olan kılıç. Valyrian Çeliği’nden yapılmış bir uzun kılıç. Ned’in kılıcı daha çok törenlerde kullandığını biliyoruz. Bu törenler geçit törenleri değil elbette, idamlar gibi kanlı törenler.

 

Kitaplarda veya başka bir yerde Robert Baratheın'un
savaş cekicinin ismini gördüğümü hatırlamıyorum

Aslan Dişi: Joffrey Baratheon’a ait olan kılıç. Henüz kral olmadığı dönemde kullandığı kılıç. Üç mızrakta Arya’yı kızdırınca Stark Kızı kılıcı suya atmıştı. Neticeleri pek iyi olmadı elbette. Ancak halen Joffrey’in daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum, Ned Stark’da bence aynı şeyleri düşünüyordu ama Joffrey kralın ve en yakın dostunun oğluydu…

 

Yürek Felaketi: Samwell Tarly yani Jon Kar’ın dostunun varisi olduğu kılıç.  Babası Lord Randly Tarly tarafından kullanıyor. Bu da bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Tarly Hanedanı’nın kılıcı kendisi ve Lord Randly Tarly sırf bu kılıç Samwell Tarly geçmesindiye oğlunu Nöbet’e gönderiyor. Acımasız bir baba gerçekten.

 

Şafak: Buz ve Ateş’in Şarkısı evreninde kılıç ustalığından sık sık bahsedilen Sör Arthur Dayne’e ait olan kılıç. Sör Arthur Dayne aynı zamanda Şafak kılıcı diye anılıyor ki bu da kılıcından gelmekte. Kendisi Aerys II'nin Kral Muhafızı'ydı.

 

Pençe: Eski adıyla uzun pençe diye anılan başka bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Nöbet’in Lord Kumandanı Jeor Mormont’un kılıcı. Daha sonra hayatını kurtardığı için Jon Kar’a veriyor. Kılıcı hediye ederken kabzasındaki ayı motifi yerini kurda bırakıyor. Jon’un bu kılıcı hediye aldığında asla elde edemeyeceği babası Ned Stark’ın “Buz”  isimli kılıcı geliyor.

 

Ateş Kılıcı: Stannis Baratheon’un 7 tanrıdan biri olan Anne’nin kalbinden çıkardığı kılıç. (Kılıçların Fırtınası I’de Işık Getiren diye anılmaya başlanıyor)

 

Cevaplanmış Dua: Gece Nöbetçileri’nin Lord kumandanı Mormont tarafından Yabanıl Craster’a hediye edilen balta. Mormont tarafından silaha bu isim verilirken, kendisine verilecek en doğru ismin bu olduğunu ifade etmekte.

 

Yürekyiyen: Joffrey’in ikinci kılıcı. Topuzunda ağzından kalp olan bir aslan var. Amcası Stannis Baratheon’a bir gönderme… Uzun süre kullanamadığı bir kılıç.

 

Şanlı Kükreme: Lannister Hanedanı’na ait Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç. Kral II. Tommen tarafından kaybedilen bir kılıç ki Lannister Hanedanı’nın belki de en büyük kaybı. Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıca sahip olmamaları koca hanedan için büyük bir ayıp ve eksiklik olarak görülmekte.

 

Dul Feryadı: Lord Tywin tarafından Kral Joffrey’e düğününde hediye edilen kılıç. Ned Stark’a ait Buz’un eritilmesi ile yapılan iki kılıçtan biri. Tywin Lannister’ın hanedanına yeniden bir Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıç kazandırmasını sağlayan iki kılıçtan biri.

 

Yeminkar: Tarthlı Briene’e Jaime Lannister tarafından verilen kılıç. Ned Stark’ın Buz’unun eritilmesiyle yapılan diğer kılıç.

 

Kızıl Yağmur: Demir Adalar’ın kral şurasında aday olan adalılardan Drumm’ın Valyrian Çeliği’nden yapılmış kılıcı. Muhtemel yağma edilmiş bir kılıç.

 

Alacakaranlık: Sör Harras Harlaw’ın kılıcı. Kendisi Demir Adalar’dan bir sör. Kral şurasından Asha’nın destekçisi olmuştu. Muhtemel yağma yoluyla elde edilen bir kılıç.

 

Adil Bakire: Sör Galladon’un kılıcı. Briene’in memleketinden bir sör, tarihi bir kahramana ait tılsımlı bir kılıç.

 

Sahte Dost: Briene’in Yeminkar isimli kılıcına ölümden dönen Catleyn Stark tarafından verilen isim.

 

Leydi Lu: Lord Wyman’ın gardiyanı Garth’ın baltası. Düz çelikten bir balta.

 

Ejderha Bağcısı: Aslında bir kılıç veya silah değil ama en az onlar kadar tehlikeli bir savaş borusu. Victorian Greyjoy’a Euron Greyjoy tarafından verildi. Aslen bir silah olarak görülmese de bence tehlikeli bir alet.



Ejderhaların Dansı Kısım II / 2. Yorum (119)

Ocak 12, 2021
Ejderhaların Dansı, Ejderhaların Dansı Kısım 2, George R. R. Martin, Sibel Alaş, Buz ve Ateşin Şarkısı, Edebiyat, Fantastik, Roman, Epsilon Yayınları, Kitap Yorumları, GoT, GoT Yorum,


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

2021 yılı içerisinde bitirdiğim ilk kitabın yorumu ile karşınızdayım bugün. Biraz hüzünlü bir kitap oldu benim için birazdan açıklayacağım nedenlerini… Bu günkü kitabımız Buz ve Ateş’in şarkısı serisinin son kitabı olan Ejderhaların Dansı Kısım II.


KİTAP YORUMU

George R. R. Martin’in Buz ve Ateş’in Şarkısı serisini sonunda bitirdim. Aslına bakarsanız devam kitaplarını geleceğini umarak arayı uzatabildiğim kadar uzatmıştım ama yine de artık okumam gerektiğine inanarak okudum. Keşke devam kitapları da gelmiş olsaydı da daha heyecanlı ve daha hızlı okusaydım. ( Martin amca artık tembelliği bırakıp kitabı yazmalı!)

İçerik Yorumu

Ejderhaların Dansı Kısım II beklediğim gibi ilk kısma göre daha heyecanlı geçti. Jon Kar’ın başına gelenler, Cersie’nin başına gelenler dizi nedeniyle bildiklerimdi. Hoş dizi ve kitapların paralelliği genel anlamda bozulsa da yine de her iki karakterin başına gelenleri de az çok hepimiz bilerek okuduk veya okuyacağız.

 

Serinin bu kitabına beni etkileyen temel farklılıklar Tyrion abimizin başına gelenler oldu. Spoiler vermemek adına burada elbette anlatmayacağım. Lakin olayların genel anlamda diziden çok farklı olduğunu ve böylesi bir adamın zorlu şartlar altında aklını kullanarak neler yapabildiğini görmek beni mutlu etti. Aklına güvendiğim bir karakterin okuyucu olarak beni tatmin eden bölümlerini okumuş oldum.

 

Daenerys Targaryen kısımları ise asıl zevk aldığım bölümler oldu. Kraliçemiz, Martin’in dünyasında gerçekten çok farklı bir profil çizmekte. Fedakarlıkları dizinin ötesinde ve ejderhalarla yaşadıkları da aynen öyle. Dizide değinilmeyen lakin önemli olan kısım ise Martel Hanedanı ile arasında geçen olaylar.

 

Blogumdaki çekiliş devam
ediyor arkadaşlar. Resme tıklayarak
çekiliş sayfasına göz atabilirsiniz.

Targaryen demişken, bir Targaryen ile daha tanışıyoruz Kısım II’de. Akibeti ne olur ne olmaz bilemiyorum ama Daenerys Targaryen’den önce Yedi Krallık topraklarına varan karakterin akıbetini Martin yeni kitabı yazana kadar öğrenmemiz mümkün değil gibi gözüküyor.

 

Genel anlamda kitap beni tatmin eden bir içeriğe sahip olduğunu ve her bölümde içimdeki merakı giderek artırdığını belirtmem gerekiyor. Okuyucuyu sürükleyen bir seri olduğu hepimizce aşikar elbette. Bence devamı bir an önce gelmeli. Daha fazla beklemeye tahammülüm kalmadı.

Yazım Dili Yorumu,

George R. R. Martin zaman zaman kafayı karıştıracak kadar karmaşık bir anlatım biçimi tercih etsede genel anlamda sürükleyici bir yazım diline sahip. Koskoca Martin hakkında olumsuz bir yorum yapacak değilim ama bu kadarını söyleyebilirim sanırım.

Yapısal Yorum

Epsilon’un klasikleşen tarzında bir kitap. Birkaç yazım hatası ile karşılaşsam da genel anlamda memnunum.

ARKA KAPAK YAZISI

Kötülüğün yükseldiği bir vakitte olaylar; kanunsuzların, rahiplerin, askerlerin, derideğiştirenlerin, asillerin ve kölelerin büyük roller oynadığı bir sahnede geçmektedir. En zorlu dans, Ejderhaların Dansı başlamaktadır.

 

Daenerys Targaryen, toz ve ölüm dolu topraklar üzerinde hüküm sürmektedir. Tyrion Lannister, yeni müttefikler edinmiş, bilinmezlerle dolu bir serüvene çıkmıştır. Donmuş kuzeyde Jon Kar, Sur'un ötesinden gelen buzdan düşmanlarla ve en yakınları arasından hasımlarla karşı karşıyadır.

 

Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...

 

"Fantastik edebiyat tarihinin en iyi serilerinden."

-Los Angeles Times-

 

"Edebiyat dervişi George Martin... Çok yaşa!"

-The New York Times-

 

"Ejderhaların Dansı, olması gerektiği gibi bir epik fantastik eser: tutku dolu, merak uyandıran, tatmin edici derecede detaylı, güzelce hayal edilmiş."

-The Washington Post-

 

"Buz ve Ateşin şarkısı sağlam bir şekilde çok satanlar listelerinde çünkü muhtemelen en iyi fantastik seri."

-Detroit Free Press-

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE

Adı: Ejderhaların Dansı - Kısım 2

Yazar: George R. R. Martin, Sibel Alaş (Çevirmen)

Alt başlık: Buz ve Ateşin Şarkısı 5. Kitap

Baskı tarihi: Temmuz 2013

Sayfa sayısı: 624

Format: Karton kapak

ISBN: 9789944826983

Kitabın türü: Edebiyat, Fantastik, Roman

Çeviri: Sibel Alaş

Dil: Türkçe

Ülke: Türkiye

Yayınevi: Epsilon Yayınları

ALINTILAR

Vahşi bir aygır, bir adam onun sırtına binmeye çalıştığında karşı koyar. Ama bir biniciyi tanımış bir at, başka bir biniciyi kabul eder. Sayfa 8

 

Bir okuyucu ölmeden önce binlerce hayat yaşar. Hiç okumayan insan sadece tek hayat yaşar. Sayfa 10

 

Bir adam, bir kadına ya da bir bıçağa sahip olabilir. Ama hiçbir adam ikisine birden sahip olamaz. Sayfa 25

 

Kış geldiğinde, biz canlı insanlar, ölülere karşı bir arada durmak zorunda kalacağız. Sayfa 95

 

Kimse diz çökmekten ölmemiştir. Diz çöken kişi, elinde bir bıçakla tekrar ayağa kalkabilir. Diz çökmeyen ölü kalır. Sayfa 129

 

Sadece aptallar kazanan tarafı terk eder. Sayfa 132

 

Uzun ve sert bir kış, Nöbet'i öyle derin bir borç batağına sokar ki içinden asla çıkamayız. Ama seçenekler borç ve ölüm olunca, en iyisi borç almak. Sayfa 175

 

İnsanlar atalarına karşı yapılmış hataları hatırladığı sürece, hiçbir barış sonsuza dek sürmeyecek. Sayfa 241

 

İnsanların yaşamaları anlamlıdır, ölmeleri değil. Sayfa 423

 

Acı gücün bedelidir. Sayfa 479

 

Onurluca ölmek, onursuzca yaşamaktan iyidir. Sayfa 522

 

Ateş, ölmek için korkunç bir yol. Cehennemim ateşten olması boşuna değil. Sayfa 566

 

Utanç içinde yaşamak, kibir içinde ölmekten iyidir. Sayfa 607

 

PUANLAMA

 

İçerik Puanlaması: 5 / 4,8

Yazım Dili Puanlaması 5 / 4,8

Yapısal Puanlaması: 5 / 4,7



 

Genel Puanlama Ortalaması: 5 / 4,76

 

 

 

Ejderhaların Dansı - Kısım 1 (Buz ve Ateşin Şarkısı 5. Kitap) /3.Yorum (107)

Haziran 10, 2019


Edebiyat, Epsilon Yayıncılık, Fantastik, George R. R. Martin, Kitap Yorumları, Roman, Sibel Alaş, Ejderhaların Dansı - Kısım 1,  Buz ve Ateşin Şarkısı,
Cahil Okur’dan selamlar… Uzun bir aranın ardında yeniden bir kitap yorumu ile karşınızdayım.

KİTAP YORUMU

Tam bir hayal kırıklığı ile son bulan GoT dizisinin temel kaynağını oluşturan Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin 5. kitabı olan Ejderhaların Dansı – Kısım I hakkındaki görüşlerimi bakalım beğenecek misiniz?

İçerik Yorumu

Ejderhaların Dansı - Kısım I Tyrion, Daenerys, Jon, Davos, Leş (Theon) ve Melisandre’nin karakter gelişimlerinin anlatıldığı bir kitap olarak geliyor karşımıza. Lakin beni en etkileyen kısımları Tyrion hakkında olan bölümleriydi. Bu eserle birlikte Tyrion’a olan sevgim daha da arttı diyebilirim. Diziden de sevdiğim karakterin zekasına bu eseri okumamla birlikte daha da hayran kaldım.

Serinin bu kısmında kırmızı rahipler ve rahibeler hakkındaki bölümler ise içerik anlamında beni etkileyen bir diğer unsurdu. Bu insanların (sona eren dizide bir halt yediklerini görmesek de…) Martin’in hikayesinin sonunda oldukça önemli işlere imza atacağı kanısındayım. George R. R. Martin’in hiçbir satırı boşa kaleme almadığını düşünürsek gelecek günler haklılığımı ortaya koyacaktır.

Danny’nin yeğeni olan Aegon hakkındaki bölümler ise okuyucunun dikkatini celbedecek bir başka unsur bana göre… Dizi de (İstemesem de karşılaştırma yapıyorum) kendisini hiç görmemiş olsak bile serinin bu kısmında tahtın gerçek hak sahibi kendisi ve akıbeti merak konusudur benim için.

Genel olarak Ejderhaların Dansı – Kısım II’de yaşanması muhtemel büyük olayların hazırlayıcısı niteliğinde bir eser olmuş. Ancak bu akıcılığı ve okunurluğu azaltmıyor. Benim gibi serinin hayranlarını tatmin edecek bir eser…  

Yazım Dili Yorumu

George R. R. Martin’in yazım diliyle alakalı pek bir şey söylemeye gerek yok. Yine akıcı ve kendine bağlayan bir üslup hakimdi eserde. Bazen okumaktan sıkılsanız da genel anlamda güzel ve seri bir okunuşa sahip. Türkçeleştirmenin de oldukça balarılık olduğunu ifade etmeliyim.

Yapısal Yorum

Epsilon Yayınları’nın alışılagelmiş Buz ve Ateş’in Şarkısı tasarımı vardı elbette kitapta. Sade ve şık bir tasarım. Yazım yanlışı olarak birkaç örnek gözüme takılsa da çok rahatsız edici bir durum yok.

ARKA KAPAK YAZISI

Kötülüğün yükseldiği bir vakitte olaylar; kanunsuzların, rahiplerin, askerlerin, deri değiştirenlerin, asillerin ve kölelerin büyük roller oynadığı bir sahnede geçmektedir. En zorlu dans, Ejderhaların Dansı başlamaktadır.

Daenerys Targaryen, toz ve ölüm dolu topraklar üzerinde hüküm sürmektedir. Tyrion Lannister, yeni müttefikler edinmiş, bilinmezlerle dolu bir serüvene çıkmıştır. Donmuş kuzeyde Jon Kar, Surun ötesinden gelen buzdan düşmanlarla ve en yakınları arasından hasımlarla karşı karşıyadır.

Yedi Krallık’ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...

"Fantastik edebiyat tarihinin en iyi serilerinden."
Los Angeles Times

"Edebiyat dervişi George Martin... Çok yaşa!"
The New York Times

"Ejderhaların Dansı, olması gerektiği gibi bir epik fantastik eser: tutku dolu, merak uyandıran, tatmin edici derecede detaylı, güzelce hayal edilmiş."
The Washington Post

"Buz ve Ateşin şarkısı sağlam bir şekilde çok satanlar listelerinde çünkü muhtemelen en iyi fantastik seri."
Detroit Free Press

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE

Adı: Ejderhaların Dansı - Kısım 1
Yazar: George R. R. Martin, Sibel Alaş (Çevirmen)
Alt başlık: Buz ve Ateşin Şarkısı 5. Kitap
Baskı tarihi: Temmuz 2013
Sayfa sayısı: 608
Format: Karton kapak
ISBN: 9789944826976
Kitabın türü: Edebiyat, Fantastik, Roman
Çeviri: Sibel Alaş
Dil: Türkçe
Ülke: Türkiye
Yayınevi: Epsilon Yayınları

ALINTILAR

Kurtlar ve kadınlar bir ömür için bağlanırlar. Birini aldığında onunla evlenmiş olursun. Kurt o gün itibari ile senin parçan olur, sende onun parçası olursun. İkiniz de değişirsiniz. Sayfa 14

Bir taç, başta rahatça taşınmamalı. Sayfa 46

Sırlar, gümüşten ve safirden daha değerlidir. Sayfa 93

İçindeki çocuğu öldür. Hükmetmek için bir erkek gerek. Sayfa 128

Bir duvar onu savunan erkek kadar güçlüdür ancak. Sayfa 132

Bir kitap doğru ellerde bir kılıç kadar tehlikeli olabilir. Sayfa 233

Şehirler kadınlar gibidir. Her birinin kendine has bir kokusu vardır. Sayfa 238

Bir başkumandan, dostlarını ve düşmanlarını aynı şekilde korkutmalı. Sayfa 383

Bazı dostlar düşmanlardan daha tehlikelidir. Sayfa 436

Ölmek kolaydır ama zafer zor kazanılır. Sayfa 498

Bu tehlikeli ve hile dolu dünyada insanı sağ tutan şey korkudur. Sayfa 529


80: KİTAP YORUMU : Kargaların Ziyafeti - Kısım 2

Eylül 21, 2017

Kitap Yorumları, Kargaların Ziyafeti - Kısım 2, George R. R. Martin, Sibel Alaş, Epsilon Yayıncılık, Roman, Fantastik, Edebiyat
Yazar: George R. R. Martin
Baskı Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 504
ISBN: 9789944825955
Çeviri: Sibel Alaş
Yayınevi: Epsilon Yayıncılık
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


George R. R. Martin, imgesel kurguya yeni bir soluk getiren abidevi serisinin uzun zamandır beklenen dördüncü cildi Kargaların Ziyafeti ile şaheserine devam ediyor.

Yedi Krallıktaki çetin mücadelelerde hayatta kalmayı başaranlar, emelleri için yeni savaşlara girişir. İnsan suretindeki kargalar, ziyafet için bir araya gelerek yeni komplolar hazırlar ve tehlikeli ittifaklar kurar. Asiller ve sıradan insanlar, askerler ve büyücüler, katiller ve bilgeler; bahtları ve elbette hayatları uğruna bir araya gelir

Kargaların ziyafetinde çoğu misafirdir fakat azı nefes almaya devam edebilecektir

Müthiş bir cilt daha.
Time Out London

Martin, Buz ve Ateşin Şarkısının bu cildiyle de fantastik türünü yüceltmeye devam ediyor.
STL today.com

Amerikanın Tolkieni.
Time

Buz ve Ateşin Şarkısı sağlam bir şekilde çok satanlar listelerinde çünkü muhtemelen en iyi fantastik seri.
Detroit Free Pres
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan selamlar…

Geç kalmış yorumlar serisi son gaz devam ediyor… Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin 4. kitabı olan Kargaların Ziyafeti - Kısım 2 ile karşınızdayım. Lafı uzatmadan hemen yorumlamaya geçelim…


İçerik Yorumu

Buz ve Ateşin Şarkısı serisini ne denli sevdiğimi taklipçilerim bilecektir. Hikayenin yazılmış bölümün sonuna yaklaşırken okumalarımı giderek yavaşlattığımı belirtmem lazım. George R. R. Martin’in yazma konusunda ki vurdumduymazlığı nedeniyle seriyi çokça merak etmeme rağmen okumak istemiyorum. Bitecek çünkü ve ben meraktan öleceğim…

Neyse bu küçük sızlanma ardından şunları söylemek istiyorum; Martin’in kitabın sonunda kendisinin de belirttiği gibi Kargaların Ziyafeti Kısım II genel anlamda kral topraklarında geçiyor ya da kral topraklarının sakinleri hakkında… Daha çok karşılıklı söz düellolarının olduğu bir kitap. Bu demek değil ki heyecan yok! Aksine daha çok dikkat çekici ve akıcı olmuş bu özellikleri sayesinde.

Kargaların Ziyafeti Kısım II’de en can alıcı hamlelerin sahibi Dorne hakkında olan kısımlardı. Spoiler vermemek adına bunlardan elbette bahsetmeyeceğim ama bir kez daha “Dizi kitabın suyunun suyu” teoreminin ne kadar gerçek olduğunu görmüş oldum demem yeterli olacaktır sanırım.

Sonuç alarak soluksuz okuduğum bir kitaptı. Seriyi beğenen bir okur olmama yanı sıra yazarın deha dolu kurgusu beni bir kez daha kitaba hayran bıraktı diyebilirim. Sadece diziyi izliyorsanız çok şeyler kaçırıyorsunuz yok kitabı okuyor ve henüz Kargaların Ziyafeti Kısım II’ye gelmemişseniz sizi çok güzel sürprizler bekliyor.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,9

Yazım Dili Yorumu

George R. R. Martin’in akıcı üslubu sizi kendisine bağlayacak. Rahat bir okuma olacaktır. Olaylara kafanızın takılması dışında üslup anlamında hiçbir sıkıntı yaşamayacaksınız.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,9

Yapısal Yorum

Epsilon Yayınları’nın alışılagelmiş Buz ve Ateş’in Şarkısı tasarımı vardı elbette kitapta. Sade ve şık bir tasarım. Yazım yanlışı olarak birkaç örnek gözüme takılsa da çok rahatsız edici bir durum yok.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Hiç bir anne evladından uzun yaşamamalı, hiçbir kaptan da gemisinden uzun yaşamamalı  (Sayfa 7)

Bir adamın mücadele şarkıları söyleyebiliyor olması, bir mücadelede savaşabileceği anlamına gelmez  (Sayfa 56)

Bilgi altından daha kıymetli ve hançerlerden daha ölümcül olabilirdi.  (Sayfa 73)

Bir düşmanı öldürmek başka şeydi, onun şerefini lekelemek başka.  (Sayfa 124)

Erkekler büyük aptallardır, Bin yılda bir gelenler bile.  (Sayfa 203)

Bir şeye inanmak istediğimizde hepimiz kendimizi kandırırız. (Sayfa 226)

Kudretli lordlar taht oyunları oynamaya başladığında, sıradan bir insan olmak tehlikelidir. (Sayfa 259)

Babası bir keresinde, korkmanın utanılacak bir şey olmadığını söylemişti, sadece korktuğunu göstermek utanç vericiydi. (Sayfa 339)

Planlarını kimseyle paylaşmazsan, kimse sana ihanet edemez. (Sayfa 407)



76: KİTAP YORUMU : Kargaların Ziyafeti - Kısım 1

Ağustos 03, 2017

Yazar: George R. R. Martin
Baskı Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 504
ISBN: 9789944825948
Orijinal Adı: A Feast for Crows
Çeviri: Sibel Alaş
Yayınevi: Epsilon Yayıncılık
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI IV

George R. R. Martin, imgesel kurguya yeni bir soluk getiren
abidevi serisinin uzun zamandır beklenen dördüncü cildi
Kargaların Ziyafeti ile şaheserine devam ediyor.

Yedi Krallıktaki çetin mücadelelerde hayatta kalmayı
başaranlar, emelleri için yeni savaşlara girişir. İnsan
suretindeki kargalar, ziyafet için bir araya gelerek yeni
komplolar hazırlar ve tehlikeli ittifaklar kurar. Asiller ve sıradan
insanlar, askerler ve büyücüler, katiller ve bilgeler; bahtları ve
elbette hayatları uğruna bir araya gelir

Kargaların ziyafetinde çoğu misafirdir fakat azı nefes almaya
devam edebilecektir

Müthiş bir cilt daha.
Time Out London

Martin, Buz ve Ateşin Şarkısının bu cildiyle de fantastik
türünü yüceltmeye devam ediyor.
STL today.com

Amerikanın Tolkieni.
Time
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan selamlar…

Nedense bu aralar blog ile tam anlamıyla ilgilenemediğimin farkındayım. Bu anlamda hepinizden özür diliyorum. Haziran ayının başlangıç kitabını yorumlamak bu güne nasip oldu. Kargaların Ziyafeti Kısım I ile karşınızdayım bu gün. Neyse ki artık kitaplarımı okurken not almaya başladım da fikirlerimi daha rahat hatırlayabiliyorum okurken ki…

İçerik Yorumu

Lafı uzatmanın anlamı yok. Hemen kitabın içeriği hakkında  konuşmaya başlayabiliriz…

Bildiğiniz gibi dizideki karakterlerle, romanlardaki karakterlerin çok ciddi farkları var. Benim gibi önce diziyi izleyip sonrasında kitaplara aşık olmuş biriyseniz ne yazık ki bu konuda (Karakterler konusunda) bir seçim yapmanız gerekiyor. Burada karşımıza çıkan soru ise şu; “Hangi betimlemeler daha güzel? Buz ve Ateşin Şarkısı adına bu soruya vereceğim yanıt kesinlikle romandaki betimlemelerin daha iyi olduğu noktasında olacaktır.

Kargaların Ziyafeti Kısım I’de savaşların ya da aksiyon dolu sahnelerin olmadığını belirtmem gerekiyor. Bazen bu durum okuyucuları sıksa da genel anlamda George R. R. Martin’in durumu iyi kotardığını belirtmem lazım. Karakterlere yerinde ve anlamlı cümleler kurdurması kitaba hayran kalmanızı sağlıyor gerçekten.

Entrikanın bu kitapta fazla olduğunu belirterek, not kağıda yazdığımı aynen sizlerle paylaşıyorum; “Daha çok Cersei’nin sözlerinin altını çizdim. Bu da üst maddenin (Bir üst paragrafta bahsettiklerim) gerçekliğini kanıtlar nitelikte.  Öte yandan burada bir parantez açarak şunu da söylemek istiyorum; kitaptaki Cersei beni kendisine giderek hayran bırakmakta. Dizide bu karakteri sevmesem de Geroge R. R. Martin’in kaleminin ucundaki bu karakteri daha çok sevdim.

İçerik anlamında değinmek istediğim son konu ise Greyjoylar ile ilgili… Dizi de adını hiç duymadığımız lakin romanda adı sıkça geçen ve benim hayran kaldığım bir isim var Victorian…  Ben kendisinden çok hoşlandım sizlerin de hoşlanacağını düşünüyorum, okurken bu isme dikkat edin derim.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,9

Yazım Dili Yorumu

George R. R. Martin konusunda artık yetirince bu anlamda yorum yaptım. “Benim için yine güzel bir okumaydı” deyip olayı sonlandırmak en iyisi.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,8

Yapısal Yorum

Serideki diğer kitaplar gibi alışılagelmiş bir yapıdaydı kitap. Hem görsel anlamda hem de yapısal anlamda herhangi bir sıkıntı yoktu.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,8

SEÇTİĞİM SÖZLER


Zaten ölü olan ölemez. (Sayfa 24)

Bazı adamlar yapmaktan korktukları için düşünürler. (Sayfa 56)

Soylu kelimelerdi fakat kelimeler kolaydı, fiiller zor. (Sayfa 72)

Yalnız kurt ölür ama sürü yaşamaya devam eder. (Sayfa 113)

Bir karga bir kralın etiyle beslenebiliyorken, bir tacın değeri ne kadar olabilir ki? (Sayfa 154)

Kan, kanı çağırır.  (Sayfa 170)

Bazı yalanlar sevgidir.  (Sayfa 185)

Bir kadın ağlayabilir ama bir kraliçe ağlayamaz.  (Sayfa 224)

Tanrılar dövüşmek için erkekleri ve çocukları doğurmak için kadınları yarattı.  (Sayfa 265)

Güven kazanılır. Altın gibi. (Sayfa 349)



63: KİTAP YORUMU : Kılıçların Fırtınası - Kısım 2

Mart 28, 2017
Buz ve Ateş'in Şarkısı, Taht Oyunları, George R. R. Martin, Sibel Alaş, A Storm of Swords, Kılıçların Fırtınası, Epsilon Yayıncılık, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitabın Adı: Kılıçların Fırtınası - Kısım 2
Yazar: George R. R. Martin
Baskı Tarihi: Mayıs 2012
Sayfa Sayısı: 600
ISBN: 9789944825344
Orijinal Adı: A Storm of Swords
Çeviri: Sibel Alaş
Yayınevi: Epsilon Yayıncılık
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.
Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür.

Zengin bir hayal dünyasının ürünü... boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden.
-Publishers Weekly-

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Geçtiğimiz yılın Ocak ayından bu yana ara vermiş olduğum George R. R. Martin’in Buz ve Ateş’in Şarkısı serisine kaldığım yerden devam etmeyi başardım sonunda ve Kılıçların Fırtınası Kısım II yorumuyla karşınızdayım. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçiyorum

  1. İçerik Yorumu

Kitabı okumamış olsanız dahi diziyi takip edersen kitledenseniz olayların artık hız kazandığını bölümde olduğumu anlamışsınızdır. Gerçekten Buz ve Ateş’in Şarkısı serisinde şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında en hızlı ilerleyen ve heyecanla okunan kitaptı Kılıçların Fırtınası Kısım II…

Kırmızı Düğün olarak hepimizin kafasında yer eden Frey’lerin Stark hanesini kılıçtan geçirdiği o meşhur olayın bu kitapta olduğunu söylesem sanırım yaşanan aksiyonun az çok farkına varabilirsiniz.

Diziye nazaran olay örgüsünün daha güzel ve daha anlamlı olduğunu belirtmem lazım. Kral Joffrey’nin ölümü konusunun detaylarını kitapta daha net görüyoruz. Bölümü kitaptan okuyunca YouTube üzerinden tekrardan sahneyi izledim ve George R. R. Martin’in versiyonunun daha güzel olduğuna kanaat getirdim.

Yukarıda belirttiğim gibi kitap ile dizi arasında çok ciddi farklar gözüme çarptı okudukça. Ben yine de kitaptan yanayım ama bunu da baştan belirteyim. İçerik açısından olayların birçoğunu diziden yakinen bilmemize rağmen oldukça doyurucu bulduğumu belirtmem lazım. Kırmızı Düğün hakkındaki bölümler olsun, Jon Kar’ın Sur savunması olsun kitaptaki halleri ile çok daha güzeldi. Stannis Baratheon’ın Sur’a yardıma gelişi dışındaki tüm konularda kitabın daha can alıcı ve göz kamaştırıcı olduğunu belirtmekte fayda var.

İçerik adına daha fazla konuşmaya gerek yok sanırım. George R. R. Martin’in (diziyi oldukça çok sevmeme rağmen) bu güzel eseri diziyle neden mahvettiğini anlamakta artık daha fazla anlamıyorum. Dizi bu kitaplara bir ihanet bence…

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,9

  1. Yazım Dili Yorumu

George R. R. Martin’in yazımına artık alıştım ve çok sevdiğimi belirtmem lazım. Yazım dili anlamında herhangi bir sıkıntı yaşamadım ve bence oldukça başarılı. Bu noktada Sibel Alaş’ın çevirisinin de oldukça başarılı olduğunu belirtmem lazım.

Yazım Dile Puanım 5 üzerinden 4,8

  1. Yapısal Yorum

Klasik bir Buz ve Ateş’in Şarkısı dizaynı ile devam etti kitap. Epsilon’ın standart yapısı Kılıçların Fırtınası Kısım II’de de devam etti. Bazı ufak tefek kelime hataları olsa da kitap içerisinde de bir sıkıntı ile karşılaşmadım. Yapıyla alakalı tek sıkıntım kitabın ön kapağında, koli bandının cilt lakının altında kalması. Bu da benim şanssızlığım olsa gerek : )

Talihsizliğimin resimli kanıtıdır... 

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Hırsız olan sizlersiniz. Bütün dünyayı aldınız ve özgür insanları dışarıda bırakmak için Sur'u inşa ettiniz. (Sayfa 17)

Ateş tüketir. Tüketir ve işini bitirdiğinde geride hiçbir şey kalmaz. Hiçbir şey. (Sayfa 53)

Akıllı bir kral fikirlerini gizli tutar.  (Sayfa 91)

"Ben kralım" diyen bir adam, gerçek bir kral değildir.  (Sayfa 182)

Kaderimizi kendimiz seçmiyoruz. Ama vazifemizi yerine getirmeliyiz. (Sayfa 195)

Eğer emirleri duyulmuyorsa, bir kumandanın ne kadar cesur ya da akıllı olduğu önemli değildir.  (Sayfa 210)

Bir adam ya akla sahip olur ya da bacaklarının arasındaki et parçasına ama ikisine birden asla. (Sayfa 264)

Uzun zaman için olması gerekmez. Sen Kışyarı'nın oğlusun, Benjen Stark'ın yeğenisin. Ya sen olursun ya da kimse. Sur senin Jon Kar (Sayfa 350)

Dany şarap kadehini kenara bıraktı, kaşlarını çattı. Bu adildi. Adil. Bunu çocuklar için yaptım. (Sayfa 451)

Asıl mesele ne zaman öldüğün değil, nasıl öldüğündür. (Sayfa 488)


Yalnızca ölüm soğuktur. (Sayfa 527)

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

     

Pazar 6'lısı #1 Kitap Adlarını Kitap Kurtları İle Değiştiriyoruz

Mart 04, 2017
Pazar 6'lısı, J R R Tolkien, George R. R. Martin, Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, Aylak Adam, Küçük Ağaç'ın Eğitimi, Küçük Prens,

Cahil Okur’dan herkese merhabalar.

Geçtiğimiz günlerde Şule Abla’mın blogunda uzun zamandır takip ettiğim meşhur “Pazar 6’lısı” yazılarından birinin altına şu yorumu yapmıştım; “Biz bu Pazar 6'lısına nasıl katılacağız?”, sağ olsun beni Esseve Rin’in bloguna yönlendirdi. Bende artık Esseve Rin’in ve diğer katılımcıların belirlediği konulara göre Pazar 6’lısında yer alacağım. Umarıma aksatmadan yazarım.

Lafı daha fazla uzatmadan Mart ayının ilk 6’lısını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu hafta için belirlenen tema “Kitap Adlarını Kitap Kurtları İle Değiştiriyoruz”. Bakalım yaptığım değişiklikleri beğenecek misiniz?

1- Kitap Kurtları’nın Oyunları

Biraz garip dudu değil mi? Kitabı sanırım tahmin etmişsinizdir. George R. R. Martin’in Taht Oyunları serisinden bahsediyorum. Sanırım Kitap Kutları’nın arasındaki mücadelenin ve yarışların anlatıldığı bir kitap olurdu.

Hatta 6 Ulu Kurt’un yerini Kitap Kurtları’nın Oyunları’nda 6 ulu gözlük alır ve bu gözlükler Kitap Kurtları’nın daha fazla kitap okumasını ve rakiplerinin çok ama çok önüne geçmelerini bile sağlayabilirdi. (Yazar burada aşırı saçmalamıştır. Kale almayınız : ) )

2- Kitap Kurtları’nın Efendisi

Tolkien hayranı olduğumu duymayan kaldı mı aranızda? Evet o adam benim. Durum bu olunca da elbette ki en sevdiğim seri olan Yüzüklerin Efendisi’ni de bu listeye aldım Düşünüyorum da belki de sevgili Frodo, tek yüzüğün yerine bir kitap taşıyabilirdi. Lakin Hüküm Dağ’ında yakmak için değil elbette, Orta Dünya’nın en büyük kütüphanesine götürmek için.

Kitap o kadar eski olurdu ki; Aragorn bir ciltçi, Legolas onun çırağı, Gimli bir hattat, Boramir bir sahaf, Sam, Pregrin Took ve Meriadoc Brandybuck kitap kurdu olurdu. Ve elbette Gandalf bu hikayede kesinlikle gezgin kütüphaneci rolüyle karşımıza çıkardı.

3-  Bayan Peregrine’nin Tuhaf Kitap Kurtları

Son zamanlarda en beğendiğim serilerden biri olan Bayn Peregrine’nin Tuhaf Çocukları’nı almak istedim bu tema içerisine. Tuhaf Kitap Kurtları… Acaba ne gibi özellikleri olurdu Kitap Kurtları’nın diye düşünüyorum da, kitapları hızlıca okuyan bir kız olarak Emma, kitapla dokunduğunda onu daha önce okuyan insanları gören Jacob, aynı anda 10 kitap birden okuyan bir Bronwyn. Bu kitap kurtlarının tüm özellikleri ağzınızı sulandıracak türden gerçekten.

4- Aylak Kitap Kurtları

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ını aranızda okuyanlar vardır. C.’yi bir Kitap Kurt’u olarak hayal edin ve her şeyi herkesi boşlayarak sadece kitap okuduğunu düşünün. Tamda istediğim hayat gerçekten. Bazen buna o kadar ihtiyacım olduğunu hissediyorum ki.

5-Küçük Kitap Kurtları

Evet hepinizin bunu tahmin edeceğine inanıyorum. Antoine De Saint-Exupéry’nin Küçük Prensi’nin Küçük Kitap Kurdu olması ne kadar da güzel olurdu. Hem benim şahsi görüşümde budur zaten dünyayı kitap okuyan güzel yürekliinsanlar güzelleştirecek.

6- Küçük Kitap Kurdunun Eğitimi

Geçtiğimiz yıl okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi Küçük Ağaç’ın Eğitimi. Yaşlı bir Kitap Kurdu tarafından eğitilen bir küçük hayal ediyorum… Yeni kitap kokusu nedir, yeni bir kitap nasıl açılır vs gibi kitaplar hakkında tüm bildiklerini küçük kurda anlatan… Evet gerçekten çok güzel olurdu bence.


Benim ilk Pazar 6’lım bu şekildeydi. Bakalım diğer arkadaşlardan neler çıkacak. Umarım doğru yapmışımdır ve beğenirsiniz. Pazar 6’lısı müdavimlerinin fikirlerini özellikle merak ediyorum. 

29: KİTAP YORUMU : Kılıçların Fırtınası Kısım 1

Ocak 19, 2016

Kılıçların Fırtınası Kısım 1

Yazar: George R. R. Martin
Çevirmen: Sibel Alaş
Yayınevi : Epsilon Yayınları

ARKA KAPAK YAZISI


George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.

Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür...

"Zengin bir hayal dünyasının ürünü… boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden."
Publishers Weekly

Sayfa Sayısı: 600
Baskı Yılı: 2012

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar… Taht Oyunları serisinin 4. kitabı olan Kılıçların Fırtınası Kısım 1 sonunda bitti. Planladığımdan daha uzun süren bir okuma oldu. Planlarıma uymuş olsam 2 gün önce bitmiş olması gerekirdi. Neyse ki halen aylık planlamamın önündeyim.  Neyse lafı fazla uzatmadan yorumlamaya geçelim

  1. İçerik Yorumu

Taht Oyunları serisine dizinin sıkı bir takipçisi olmamın ardından başladığımı daha önce söylemiştim sanırım. Bu nedenle içerikte beni sürprizler falan beklemiyordu ne yazık ki. Ancak bu demek değil ki okumaktan zevk almadım.

Serinin geride kalan kitaplarında da söylediğim gibi diziyi izlemiş olmanız kitabı okumanıza gerek kalmadığı anlamı taşımıyor. Genelde dizi ve kitap aynı düzlemde gitse bile; kitabın konulara yaklaşımı ve detayları çok daha fazla.

Kralların Çarpışması ardından Kılıçların Fırtınası’nda “Diyar” biraz daha sakin durumda diyebilirim. Ne kadar kitabın adı Kılıçların Fırtınası olsa da Kısım 1’de George R. R. Martin bu eserde biraz daha tüylü kalemleri ön plana çıkarmış.

Aşağıda yaptığım alıntılarda da göreceksiniz ki karakterde birçok kez kılıçların da elde edemeyeceği zaferlerin varlığından bahsetmekteler. Ancak diziden hatırladığım kadarıyla gelecek kitapta işler biraz daha karışık bir hal alacak.

Bu nedenle Kılıçlar Fırtınası Kısım 1’in biraz daha yaşanacaklar öncesi ön hazırlık kıvamında olduğunu söyleyebiliriz. Bran Stark ve Daenerys Targaryen’ın oldukça geride kaldığı izlenimine kapıldığımı ifade etmem lazım. Kılıçların fırtınası Kısım 1’in yıldızları ise kesinlikle Lannsiter Ailesi’ydi.


  1. Yazım Dili Yorumu

Hadi ama arkadaşlar bu konuda yorum yapmamı sanırım beklemezsiniz! George R. R. Martin’den bahsediyoruz. Gerçekten bu adamın yazım dilini seviyorum. Geride kalan kitapların hiç birinde okumaktan sıkıldığım bir dönem olmadı. Yazım dilinin akıcılığı ve kendine çeken bir tarafı var gerçekten.

Burada çeviriden de bahsetmek doğru olacak sanırım. Başarılı bir çevirmenin elinde bir kitabın değeri bir kat daha artmış olur her zaman. Sibel Alaş gerçekten çok güzel bir iş çıkarmış.

  1. Yapısal Yorum

Yapısal olarak kitabı eleştirdiğim kısımların oldukça sert olduğunun farkındayım. Bazen hadsizlik ya da sınırları aşma noktasına dahi geliyorum. Ancak Epsilon Yayınları’nın  güzel bir iş çıkardığı kanısındayım. Kitabın hem maddesel olarak kalitesi hem de basım teknikleri ve kapak tasarımı adına beni memnun ettiğini belirtmem lazım. Gerçekten hoşuma giden bir kitap oldu.            


SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Kahrolası mücadeleyi kazandığımı sanıyordum. Zafer denilen şeyin tadı bu mu? (Sayfa 64)
  • Yeteneğin soydan daha önemli olduğunu da göstermiş oldular... (Sayfa 175)
  • Ben son devin
şarkının sözlerini iyi öğrenin
Çünkü ben gittiğimde sesler susacak,
ve sessizlik çok, çok uzun olacak (Sayfa 229)
  • Eylemler sözlerden daha geçerlidir. (Sayfa 236)
  • Ölülerin içinde hiç merhamet kalmamış... (Sayfa 257)
  • Bir sikke, yanlış ellerdeki bir kılıç kadar tehlikelidir. (Sayfa 284)
  • Bir kral düşmanlarının isimlerini bilmeli. (Sayfa 298)
  • Tanrılar her birimize küçük hediyeler ve yetenekler verir ve bizler onları kullanmakla mükellefizdir. " (Sayfa 327)
  • Aynı yıldızlara bakıyoruz ve çok farklı şeyler görüyoruz. (Sayfa 380)
  • Bazı insanlar sadece yapabildikleri için diğerlerini incitir. (Sayfa 361)
  • Yedi Krallık'ta, Sur'un dünyanın sonunu işaretlediği söylenirdi. Bu onlar içinde geçerliydi. Her şey nerede durduğuna bağlıydı. (Sayfa 435)
  • Babam benim gerçeğimi gördü. Onca cesur adam ölmüşken benim yaşamaya hakkım yok. (Sayfa 475)
  • Hiçbir kılıcın kazanamayacağı savaşlar vardır. (Sayfa 513)



SERİNİN DİĞER KİTAPLARI




13: KİTAP YORUMU: Kralların Çarpışması Kısım 2

Ağustos 24, 2015

Kralların Çarpışması (Kısım 2)

Yazar :George R. R. Martin
Çevirmen :Sibel Alaş
Yayınevi :Epsilon Yayınları

Buz ve Ateşin Şarkısı II

Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...

George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.

Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...

"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
-The Denver Post-

"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
-Katharine Kerr-

"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
-Robert Jordan-

"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
-Anne McCaffrey-

"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
-Marion Zimmer Bradley-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 488
Baskı Yılı: 2011
Dili: Türkçe


KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Buz ve Ateşin Şarkısı’nda serüven devam ediyor. 3. kitap ta sona erdi. Ancak maalesef o kadar memnun olduğumu söyleyemeyeceğim. Maalesef kitabımın sırt kısmındaki yapışkanlı bölümü sanırım aşırı sıcaklar nedeniyle kapaktan ayrıldı ve kapaktan ayrıldı. Elimden geldiğince tamir etmeye çalışsam da istediğim sonucu alamadım. Ne yapacağım konusunda şu an için herhangi bir fikrim yok!
Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerimize. Serinin hayranlarından biri olduğumu daha önce de ifade ettiğimi düşünüyorum. Dizinin ciddi bir takipçisiyim. Bununla beraber geç de olsa kitapları da okumaya başladım. 3. kitapta aslında daha önceden bildiğim olayları okumanın verdiği hoşnutsuzluk hakimdi. Kitap boyunca “Acaba dizi ile kitap arasında ne gibi farklılıklar var?” diye düşünmekten kendimi alamadığımı ifade etmem gerekiyor.
Gözüme çarpan başlıca farklılıklar sevilmeyen kardeş olan Stannis Baratheon’ın King’s Landing’e saldırdığı bölüm oldukça ayrıntılı olarak anlatılmış durumda. Özellikle şu yeşil maddenin gemilere yaptıkları... 
Ayrıca Tyrion Lannister’ın yaralanması ve yaralanma ardından yüzünün aldığı durum arasında ciddi farklılıklar bulunmakta. Kitaba göre Tyrion bir beyaz pelerinli tarafından yaralanıyor. Podrick kendisini kurtarıyor tabi. Ancak dizide böle bir sahne hatırlamıyorum. Yanılıyor da olabilirim. 
Jon Kar’ın serüveninde de bazı farklılıklar bulunmakta. Bunları seriyi okudukça daha net göreceğinizden eminim. 
Serinini üçüncü kitabında savaş sahneleri oldukça fazlaydı. Diziden bildiğimiz kadarıyla gelecek kitaplarda da savaş sahneleri zirve noktasına ulaşacak. ancak bu kitapla ilgili olarak en beğendiğim aksiyon bölümü Arya'nın "Gelincik Çorbası" ile yaptıklarıydı. Bolton'ların Harrenal'ı elde etmesini saplayan Arya'mız kendisini gizlemeye ise devam ediyor. 
Ve elbette Theon Greyjoy'un büyük dönekliği de bu kitapta. Dizide izlerken de bu adamdan en başından beri hiç hoşlanmamıştım. Ancak kitapta nefretim bir kat daha arttı. Gerçekten nefret edilesi en yüksek karakterlerden bir tanesi. 
Bran’ın hikayesi bu kitapta beni en çok etkileyen kısımlar oldu. Jojen ile olan sohbetleri dizide de beni kendisine bağlamıştı. Ancak kitaptaki şekli ile daha çok beğendiğimi ifade etmeliyim. Bran’ın gelecek kitaplarda neler yapacağını merak ediyorum. Onun hikayesi noktasında dizi yazarlarından farklı olarak G. Martin neler tasarlamış, nasıl bir ortamda Bran’ı var etmiş merak içindeyim.
Sonuç olarak serinin sevdiğim bir bölümü daha geride kaldı. Yeni sezon başlamadan önce kitabı dizinin önüne geçirmek gibi bir hedefim var. Bunu ne kadar başarabilirim bilmiyorum ama bekleyip göreceğiz.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Rahip Osmynd: Anne çocukları tehlikedeyken Savaşçı’dan daha vahşi olabilirdi. (Sayfa 16)
  • Üstat Luwin: Maalesef her zaferin bir bedeli vardır. (Sayfa 37)
  • Dagmer: Zafer günü… Yaşayanlar gülümsemeli çünkü ölüler bunu yapamaz. (Sayfa 57)
  • Tyrion: Beni sevmiyorlar. Şaşıracak bir şey yok. Çirkiniö, iyi beslendiğim belli ve onlar açlıktan kırılıyor (Sayfa 101)
  • Tyrion: Güven insanı öldürürdü (Sayfa 102)
  • Theon: Korkulan biri olmak, gülünen biri olmaktan iyidir. (Sayfa 205)
  • Tazı: Bu dünyaya çelikler ve güçlü kollar hükmeder, bunun aksine asla inanma. (Sayfa 256)
  • Cersei: Aş zehirdir. Tatlı bir zehirdir, evet, ama neticede öldürür. (Sayfa 260)
  • Tyrion: Aslan gibi yaşa, aslan gibi öl. (Sayfa 420)
  • Bran: Hiçbir canavar insanlar kadar gürültülü değildi. (Sayfa 442)

DİĞER YORUMLAR

Kitap Hayvanının Günlüğü'nün Yorumu
Büyülü Ayraç'ın Yorumu
Kitaptan Sayfalar'ın Yorumu


Serinin Diğer Kitapları Hakkındaki Yorumlarım





Blogger tarafından desteklenmektedir.