Kitap Alış-Verişi #5 Agatha Christie

Pazar, Eylül 12, 2021

Agatha Christie, Hercule Poirot, Altın Kitaplar,Kitap alış-verişi,Estikçe,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Dayanamayıp ilk kitabı okusam da geçtiğimiz günlerde Agahta Christie kitaplarını edindim. Başlıkta her ne kadar “Alış-Veriş” yazısı gibi lanse etsem de kitaplar bana hediye olarak geldi.

 

Ağustos aynın 5. günü bu faninin dünyaya gelişi… Evli bir adam olarak en büyük destekçim olan sevgili eşim bana bu doğum günümde hediye istemediğimi belirtmem üzerine gene duramadı ve “En azından kitap alayım” diyerek bana konuyu açınca elbette geri çevirmedim.

 

Okuma zevkimi az çok bilse de okumak istediğim bir kitap olmasını istediğinden yazarın ismi noktasında aldığı küçük bir yardım neticesinde benim için seçtiği bu dört güzeli hazinemi zenginleştirmiş oldum.  Hercule Poirot ve Agahta Christie ile bu kitaplar sayesinde tanışarak serinin ilk kitabını geçtiğimiz ay okudum. Kısa zaman içerisinde sizlerle yorumumu paylaşacağım.

 

Bir kez daha sevgili eşime teşekkür ediyorum bu güzel hediyeleri ve her zaman yanımda olduğu için... İyi ki varsın en büyük destekçim J           

 

             

Simyacı - Paulo Coelho / 12. Yorum (129)

Çarşamba, Eylül 08, 2021

Simyacı, Paulo Coelho, Türkçe, Türkiye, Can Yayınları, O Alquimista, Roman, Edebiyat,Kitap Yorumları,

Cahil Okur’dan herkese selamlar… Kitap yorumları bir hayli birikmişken bu adam yazmaktan iyice korkar oldu. Ama bir yerden başlamak lazım diye düşünüyorum… O zaman lafı uzatmadan yeni yolculuğumuza başlayalım…

 

KİTAP YORUMU

           

            Evet… Gerçekten yazılmayı bekleyen kitap yorumu sayısı beşi geçti. Ayrıca yazılacak birkaç yazı daha var…  İşlerin yoğunluğu bendeki yazma isteğini azaltıyor ama inatçı olmakta kararlıyım. Bu gün karşınıza Pualo Coelho’ya ait Simyacı ile gelmekteyim. Hemen yoruma geçmek istiyorum…

 

İçerik Yorumu

           

            Oldukça bilinen ve herkesin okuyup bir eserdir diye düşünüyorum Simyacı’yı… Ben kitabı ikinci el olarak aldım lakin oldukça temizdi ve bu beni mutlu etti.   Uzun zamandır da okunmayı bekliyordu. Bu güne kısmetmiş…

           

            Yukarıda da belirttiğim gibi gerçekten harika bir eser. Ve kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum ayrıntılara girmeden bunu belirtmek isterim. İçerik anlamında hafif olsa da anlamsal olarak ciddi bir derinliğe sahip bir eser. Hatta belirli aralıklarla okunması gereken eser kategorisinde bile değerlendirilebilecek bir yapıt.

 

            Genel anlamda bildiklerimizi anlattığını ve bu nedenle de hafif geldiğini belirtmekte fayda var. Lakin yazarın anlatımıyla nedense daha farklı bir tat, daha farklı ve bilinmeyen bir lezzet katmış olaylara. Kitapta bahse konu yolculuğa kendinizi kaptırmaya başladığınız anda okuyucunun kendini ve hayatını sorgulamaması işten bile değil.

 

            Kişisel menkıbe olayı gerçekten önemli bir ayrıntı… Eser genel anlamda içerik bu konu üzerinden ilerlemekte ve her bireyin bu menkıbesini belirlemek ve yerine getirmek adına bir azme sürüklemekte.

 

            Çokça ayrıntıya girersem kitabın içeriğine anlatmaktan korktuğumdan burada kesiyorum lakin yine belirtirim ki kesinlikle listenize almanız gereken bir kitap. Belki de bu yılın benim adıma en verimli ve en unutulmaz eseri oldu diyebilirim.

 

Yazım Dili Yorumu

 

            Yazar Paulo Coelho’dan okuduğum ilk eser Simyacı… Ben dilini oldukça sade ve akıcı buldum. Okuduysanız ya da ilerde bir gün okursanız sizinde aynı fikirde olacağınız kanısındayım. Gerçekten su gibi ilerleyen bir anlatımı var.

 

Yapısal Yorum

           

            Can Yayınları’nın kalitesini tartışmaya bence gerek yok. Klasikleşen bir yapıda oldukça başarılı bir yapıt oluşturmuşlar.

 

ARKA KAPAK YAZISI

 

Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye'de de çok okundu, çok sevildi, çok övüldü bu kitap. Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlâ­nâ'nın ünlü Mesnevî'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir "klasik" yapıt haline geldi.

 

Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir "nasihatnâ­me"; "Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?" gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor.

 

Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.

 

KÜNYE

 

Simyacı - Paulo Coelho

 

Basım: Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Haziran 2021 · Karton kapak · 9789750726439

Orijinal adı: O Alquimista

Tür: Roman, Edebiyat

 

ALINTILAR

 

 

Çobanların da, tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi, kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek birinin yaşadığı bir kente uğrayabileceklerini biliyordu. Sayfa 21

 

Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor. Sayfa 27

 

Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimini yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur... Sayfa 35

 

Bütün günler birbirinin aynıydı ve bütün günler birbirine benzediği zaman da insanlar, güneş gökyüzünde hareket ettikçe, hayatlarında karşılarına çıkan iyi şeylerin farkına varamaz olurlar. Sayfa 44

 

Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan. Sayfa 48

 

Parası olan adam hiçbir zaman tamamen yalnız değildir. Sayfa 52

 

Büyük bir hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum, bu yüzden hayal kurmakla yetinmeye çalışıyorum. Sayfa 73

 

Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç önemsemediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyordu. Sayfa 88

 

Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun. Sayfa 106

 

İnsanlar resimlerin ve sözcüklerin büyüsüne kapılıp sonunda Evrenin Dili'ni unuttular. Sayfa 110

 

Aşk, sevilen nesnenin yanında bulunmayı zorunlu kılıyordu. Sayfa 120

 

İnsan sevince, nesneler daha çok anlam kazanıyor. Sayfa 122

 

Kötülük insanın ağzına giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır. Sayfa 138

 

İnsanlar gitmekten çok geri dönüşü hayal ediyorlar. Sayfa 147

 

Genellikle ölüm, insanı hayata karşı daha dikkatli olmaya zorlar. Sayfa 163

 

Bir kere olan bir daha tekrarlanmaz. Amma ve lakin iki kere olan mutlaka üçüncü defa da olacaktır. Sayfa 178 

Ağustos 2021'in ardından...

Cuma, Eylül 03, 2021


Cahil Okur’dan herkese selamlar

 

Ağustos ayı geride kaldı. Benim adıma dönüşüm ardından oldukça iyi geçen bir ay oldu. Beklediğimden daha fazla okudum ve izledim gerçekten.

 

Öncelikli olarak okuduklarımdan bahsetmek istiyorum. Bu ay toplamda 7 kitap okumuşum. Ağustos ayına J.K. Rowling’in Boş Koltuk eseri ile başlarken ardından ilk Agahta Christie eseri  olan Ölüm Sessiz Geldi’yi okudum.

 

            Ağustos ayının üçüncü kitabı ise Simyacı romanı oldu. Kitabın özetini de çıkardığım için biraz uzun bir okuma oldu böylesine kısa bir kitap adına. Sonrasında bence önemli bir eser olan Çizgili Pijamalı Çocuk okumasını yaptım, ardından da Ursula K. Le Gulin’in Yerdeniz Serisi’nin ikinci kitabı olan Atuan Mezarları’nı okudum.

           

Ayın son haftasına ise İskender Pala’dan Kitab-ı Aşk okumasını ve Arsen Lupen okumalarını yaparak ayı tamamlamış oldum.

 


Bu ay daha önceden instagram hesabımdan da belirttiğim gibi Netflix’de S.W.A.T dizisini izliyorum. İlerleyen günlerde yorumunu sizlerle paylaşmayı düşünüyorum zaman bulup yazabilirsem. Dizi de ilk sezon sona erdi. Sezon sezon değerlendirme yapmayı planlıyorum.

 

Bu arada Ağustos ayı adına benim için önemli bir diğer nokta ise diyette üçüncü ayımı tamamlamış oldum. Gerçekten kendi adıma güzel ilerlemeler kaydettim. Ayrıntılar yine uzun bir yazı ile karşınıza gelecek inşallah.

 

Sizler neler yaptınız Ağustos ayında? Yorumlarda benimle paylaşırsanız sevinirim.

Kitap Alış-Verişi #4 Arsen Lupen

Salı, Ağustos 31, 2021

 

Kitap alış-verişi, Arsen Lupen,Dokuz Yayınları, Maurice Leblanc

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

            Bu gün karşınıza bir alışveriş yazısıyla gelmiş bulunmaktayım. Uzun süredir Maurice Leblanc'ın Arsen Lupen serisine başlamak istiyordum. Polisiye olan merakım nedeniyle gerçekten merak ettiğim bir seriydi. BKM’de yazın son indirimini görünce de dayanamadım ve hemen aldım.

 

            8 kitaptan oluşan seri yanlış hatırlamıyorsam 192 TL’den 96 TL gibi bir rakama inmişti. Aslına bakarsanız bu tip indirimlere pek inanmam ama görmüşken değerlendireyim istedim ve BKM’den kapıda ödemeli olarak kitabı sipariş verdim. Kapıda ödeme ücreti ile birlikte alışverişin toplam bedeli 103 TL’ye gelmiş oldu.

 

            Yukarıda belirttiğim gibi bu tip indirimlere inanmam ve haklı olduğumu daha sonra siparişimin durumunu öğrenmek için siteye girdiğimde anlamış oldum. Serideki 8 kitap tek tek sipariş verildiğinde toplamda 79,2 TL’ye geliyordu. Kapıda ödemeyle beraber bu rakam 86 TL olur ki arada bir kitap ücreti kadar fark oluşmuş oluyor. Ama ne yazık ki artık geçti ve kitaplarım yola çıkmıştı. Kazıklanmış olmayı kabul edip Arsen Lupen ile tanışacak olduğum için sevinmekle yetinmek zorunda kaldım.

 

Kitap alış-verişi, Arsen Lupen,Dokuz Yayınları, Maurice Leblanc

            Kargom geldiğimde evde değildim. Dıştan bakıldığında kargo iyi paketlenmişti. Lakin paketi açtığımda ise ikinci şok ile karşılaştım ve kitaplarımdan bir tanesinin hasar aldığını gördüm. Büyük ihtimal kargo şirketinin özensiz taşıması nedeniyle gerçekleşen bir durumdu. Kargo şirketleri ne yazık ki bunu sürekli yapıyorlar. Bu nedenle de internetten alışverişi sevmiyorum.

 

Kitap alış-verişi, Arsen Lupen,Dokuz Yayınları, Maurice Leblanc

Kitap alış-verişi, Arsen Lupen,Dokuz Yayınları, Maurice Leblanc

            Neticede 8 kitap daha kütüphaneme katılmış oldu. Şimdiden birini okudum bile… Yorumu ilerleyen günlerde sizlerle olacak. Sizler internet alışverişlerinizde hangi siteyi kullanıyorsunuz? Hangi kitap alınabilecek sitenin kargo kutuları daha güvenli? Benimle paylaşırsanız sevinirim. En azından ilerleyen günlerde yeni bir hezimete uğramamış olurum bu sayede…

 

            Kendinize iyi bakın. Görüşmek üzere…

Boş Koltuk - J. K. Rowling / 11. Yorum (128)

Perşembe, Ağustos 26, 2021

Boş Koltuk, J. K. Rowling, Türkçe,Doğan Kitap, Casual Vacancy, Edebiyat, Roman,Kitap Yorumları,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…   

 

            Yazılacak kitap yorumları oldukça arttı. Yıllık okuma planıma bir hayli sadık kalamadığım için, yorum yazmak ile zaman kaybına uğramaktan bile korkar hale geldim. Aslına bakarsanız yazmaktan çok fotoğraf çekmek beni yoruyor ve zorluyor…

 

KİTAP YORUMU

           

            Sıra bekleyen yazılar varken bu gün karşınıza J. K. Rowling’in Boş Koltuk isimli romanıyla gelmiş bulunmaktayım. Harry Potter’dan tanıdığımız yazarın büyücüler evreninden çıkıp sakin bir İngiliz kasabasında geçen romanı konuşmaya başlayalım yavaş yavaş…

 

İçerik Yorumu

           

            Yukarıda da belirttiğim gibi J. K. Rowling dediğimizde hepimizin aklına gelecek ilk eser ebetteki Harry Potter evreni ve onun büyüleyici dünyasıdır. Bende kendisini bu eserlerden tanıdım dünyanın geri kalanı gibi. Uzun zamandır okumak istediğim Boş Koltuk isimli eseri ise aslına kitaplığımda toz tutmaya başlamıştı beklemekten. Lafı uzatmayayım okuyamama hastalığından kurtulmaya gayret ettiğim bir vakitte bana ilaç gibi geleceğini düşünerek ay başında okumaya başladım eseri…

 

            Aldığım  notlarda ilk 60 sayfanın ardından halen konuya bir türlü giremediğimi yazmışım. Aslında başı oldukça karışık ilerliyor eserin, Boş Koltuk’ta ki kahraman sayımızın da bir hayli fazla olduğunu belirtmek lazım. Her karakterin kendi içinde sorunları ve farklı dünyaları var. Böylesi bir durumda bazen okumakta güçlük yaşamanıza neden olabilecek bir yapıya bürünüyor giderek. İlerleyen sayfalarda kimin kim olduğuna aşikar hale gelene kadar durum bu şekilde iki arada bir derede devam etmekte.

 

            Kitabın zoraki ilerleyişi beni Boş Koltuk eserini beğenip beğenmeme noktasında çok ikileme düşürdü. Kahramanlarımızdan Kristal isimli kızın hikayesi beni en çok etkileyen konu oldu. Andrew ve Stuart’da diğer etkili ve önemli karakterlerdi benim açımdan. Bu noktada ana konunun belediye meclisinde boşalan bir koltukken, bu koltuğun doldurulması için yapılan meclis toplantısından üstün körü geçilmesi gerçekten okur olarak beni rahatsız etti.

 

            Sonuç olarak J. K. Rowling’in Boş Koltuk eseri benim okuyamama hastalığı ardından okuduğum ilk kitap olmasına rağmen oldukça sıkıntılı ve sorunlu geçti diyebilirim içerik anlamında. Lakin son vuruşun “aştın vuruş” niteliğinde olduğunu belirtmem gerekiyor. Mutsuz sonla biten kitapları pek sevmem ama bunun bende bıraktığı tat gerçekten tatmin edici oldu. J. K. Rowling’in büyücüler evreni dışında da güzel bir işe imza attığını ve içeriğin zorlasa da okuyucu açısından tatmin edici olduğunu belirtmem lazım.

 

 

Yazım Dili Yorumu

 

J. K. Rowling’in diyaloglarla ilerleyen diğer eserlerine göre daha durağan ve daha içsel yolculukların anlatıldığı bir eser olmuş. Bu yazım dilinin türlerinden pek hoşlanmadığım aşikar lakin bunun tam tadında bir ayara sahip olduğunu belirtmek istiyorum. 

 

Yapısal Yorum

           

            Kitabı ikinci el olarak almıştım. Biraz hırpalanmıştı lakin genel olarak Doğan Kitap’ın kalitesine uygun bir eserdi. Kapak tasarımlarına olan tutkumu takip edenler bilir, bu kapakta sevdiğim tasarımlardan bir tanesi konumunda…

 

ARKA KAPAK YAZISI

 Yüzyılın en büyük hikâye anlatıcısı J.K. Rowlingden...

Küçük bir kasaba hakkında büyük bir roman.

 

Barry Fairbrother kırklı yaşlarının başında beklenmedik bir şekilde hayata gözlerini yumar. Bu ani ölüm yaşadığı kasabanın halkı için büyük bir şok olacaktır.

 

Arnavutkaldırımlı meydanı ve eski kilisesiyle Pagford, sıradan bir İngiliz kırsalı gibi görünse de bu tatlı görüntüsünün ardında bir savaş sürmektedir. Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, kadınlar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle sürekli bir çatışma halindedir. Pagford kesinlikle göründüğü gibi bir yer değildir.

 

Belediye Meclisinde Barryden boşalan koltuk, kasabanın görüp göreceği en büyük savaşın tetikleyicisi olacaktır.

 

Türlü düzenbazlıklar ve hırsla süren, herkesin birbirinin foyasını ortaya çıkaracağı seçim savaşında zafer kimin olacaktır?

 

KÜNYE

 

Boş Koltuk

 

J. K. Rowling

 

Basım: Türkçe · Türkiye · Doğan Kitap · Mart 2013 · Karton kapak · 9786050913866

Orijinal adı: Casual Vacancy

Tür: Edebiyat, Roman

 

ALINTILAR

 

 

Güzellik geometridir. Sayfa 31

 

Çoğu insan günbegün eriyerek, yavaş yavaş ölmekten korksa da Parminder bunu rahatlatıcı bulurdu; işlerini düzene koyacak, vedalaşacak kadar zamanının olmasını istiyordu. Sayfa 52

 

Köprünün altından çok sular akmıştı artık, Shirley geçmişin hiç bahsedilmezse  silindiğine inanmayı yeğliyordu. Hatırlamayı reddediyordu. Sayfa 139

 

Çocuklar büyümelerinin sürekli bir matem hissi yarattığını asla bilemezlerdi, bilseler de bundan nefret ederlerdi. Sayfa 151

 

İntihar sadece düşünmekle başarılabilseydi, hiç tereddütsüz intihar ederdi. Sayfa 175

 

O eşsiz vücuda can veren ruhun kendisi de sıra dışıydı mutlaka. Doğa neden öyle bir kap yaratsındı ki , içine daha da değerli bir şey koymayacaksa? Sayfa 203

 

"Sağduyu dediğin şey, insanların genellikle kendi ön yargılarına verdikleri isimdir" Sayfa 271

 

"Sevginin kalbinde tarifsiz bir merhamet gizlidir" Sayfa 351

 

Bütün ruhlar tanrının ışığını saçıyor. Sayfa 408

 

İnsanın kalbinin kabullenmeyi reddettiği şeyleri beyninin bilebilmesi tuhaftı. Sayfa 468

 

Seçim yapmak tehlikeliydi; Seçim yapınca diğer bütün seçeneklerden vazgeçmek zorunda kalıyordu insan. Sayfa 516

Vahşi - House of Night Serisi 4 / 10. Yorum (127)

Çarşamba, Ağustos 18, 2021
Edebiyat, Fantastik, Gece Evi Serisi, House Of Night, kitap, Kitap Yorumları, Kristin Cast, P. C. Cast, Pegasus, Roman, Sevinç Seyla Tezcan, Vahşi, Untamed


Cahil Okur’dan herkese selamlar…   

 

Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Ara vermiş olduğum dönemde okuduğum Gece Evi Serisi’nin 4. kitabı olan Vahşi’yi konuşacağız bugün…

 

KİTAP YORUMU

           

            P. C. Cast ve Kristin Cast’in ortaklaşa yazdığı Gece Evi serisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. 4. kitap olan Vahşi’yi ben okuyalı bir hayli zaman oldu lakin bir türlü bilgisayar başına oturup sizlerle yorumumu paylaşmak nasip olmadı. İş yoğunluğu ve yaz aylarında akşamların bir hayli kısa olması nedeniyle anca fırsat bulabildim ve hemen klavyenin başına geçtim.

 

İçerik Yorumu

 

            Girizgahı bir kenara bırakır ve kitaba gelecek olursak, yukarıda da belirttiğim gibi Vahşi, Gece Evi Serisi’nin 4. kitabı. Oldukça eski bir basıma ait olan serinin bu kitabında Zoe ve arkadaşlarının başından geçen hikayeleri dinlemeye devam ediyoruz.

 

            Serinin bundan önceki 3 kitabı ile ilgili olan yorumlarımı okumuş olan arkadaşlarımın bileceği gibi kahramanlarımız vampirler ve inanlardan oluşmakta. Bu kitapta seriye yeni dahil olan karakterlerle birlikte kadronun bir hayli kalabalıklaştığını belirtmekte fayda var. Lakin bu kalabalık gözünü korkutmasın ve ben yeni gelen karakterleri de bir hayli sevdim.

 

            Kitapta bahsedilen Nyx hakkında aldığım nota şöyle yazmışım; “Güzel bir hayal ürünü… Hammaddesi  sevgi olan bir düş…” gerçekten karakterlerden bahsederken Nyx’i ayrı tutmak gerekiyor sanırım. Yazarların yarattığı sistemin tepesinde yer alan bu tanrı gerçekten beni oldukça etkiledi. Bundan diğer kitaplar hakkında konuşurken de bahsetmiştim sanırım. Ayrıca bu kitapta ilk kez karşımıza çıkan inanç insanlarının rahibeleri de sizlere farklı bir bakış açısı kazandıracak karakterlerin başında gelmekte.

 

            Kitabın bence içerik anlamındaki en önemli ayrıntısı iyi ve kötü arasındaki savaşı anlatış biçimi… Bir fantastik macera eseri olsa da derinlemesine bakıldığında ve konuların ardında görmeye çalıştığınızda size çağlar boyuca süren bu savaşın oldukça farklı bir yönünü göstereceğinden eminim. Kızılderili mitlerine yapılan dokundurmalar ve dünya üzerinde yaşayan dinlere yaklaşım şekliyle de inanç noktasına farklı bir bakış açısı getirmekte.

 

            Sonuç olarak içerik anlamında benim adıma farklı ve güzel bir okuma oldu. Çok ağır bir içerik olmaması da okunmayı kolaylaştırdı ve zevkli hale getirdi.

           

Yazım Dili Yorumu

 

            Dili oldukça sade ve okuma hızlı gerçekleşiyor. İçerik anlamında a eğer aradığınızı bulursanız ki ben bulacağınız kanısındayım hızlıca okuyup bitirebileceğiniz bir eser.

 

Yapısal Yorum

 

            Kapak tasarımı oldukça güzel. Benim kitaplığımda beğendiğim ender kitap serisi kapakları Gece Evi Serisi’nin kapaklarıdır. İç sayfalarda da oldukça başarılı bir mizanpaj mevcut. Bu anlamda okuru rahatsız edecek bir durumla karşılaşacağınızı sanmıyorum.

 

ARKA KAPAK YAZISI

 

Gece Evinde tehlikeli sırlar ortaya çıkıyor Dostlarınız sizi terk ettikleri zaman hayat çekilmez olur. İsterseniz Zoey Kızılkuş'a sorun. Bir hafta içerisinde üç erkek arkadaşının üçünden de oldu; sıkı bir arkadaş grubunun üyesiyken, istenmeyen birine dönüştü. Artık hayattaki tek arkadaşları ölümden dönenler ya da işaretinden olanlar. Üstelik Neferet insanlara savaş açtı ve Zoey bunun yanlış olduğunu biliyor. Ona kulak verecek kimse var mı?

 

KÜNYE

 

Vahşi  / House of Night Serisi 4

P. C. Cast - Kristin Cast

 

Basım:            Türkçe · Türkiye · Pegasus · 2012 · Karton kapak · 6054263134

Orijinal adı:   Untamed

Tür:                Edebiyat, Fantastik, Roman

 

ALINTILAR

 

Güç, sahibini ve ona en  yakın olanları her zaman değiştirir. Sayfa 94

 

Korku ve bağnazlık, tecrit ve cehaletten doğar. Sayfa 111

 

Sınıflanmalar cehalet getirir, cehalette korkuyu... Sayfa 172

 

Dünya yepyeni bir düzene geçiyor. Sayfa 287


Gece Evi Serisi Yorumlarım 


İşaret (Gece Evi Serisi 1)

İhanet (Gece Evi Serisi 2)

Seçilmiş (Gece Evi Serisi 3)

Blogger tarafından desteklenmektedir.