Altın Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altın Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ölüm Sessiz Geldi – Agatha Christie / 1.Yorum (130)

Temmuz 05, 2023

Kitap Yorumları,Agatha Christie, Ölüm Sessiz Geldi,Altın Kitaplar,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Uzun bir aradan sonra yeniden bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Gerçekten çokça zaman oldu ve bu işler nasıl oluyordu unutmuş olabilirim, bu anlamda hata yaparsam şimdiden özür dilerim efendim.

 

Evet, bugün sizlerle paylaşacağım yorum Agatha Christie’nin “Ölüm Sessiz Geldi” eseri… Uzun zamandır okumayı planladığım ama bir türlü nasip olmayan bir eser. Yazarın kalemini oldukça fazla merak ediyordum ve sevgili eşimin doğum günü hediyesi olarak bana almış olduğu Agatha Christie eserleri ile bu merakı bir nebze olsun dindirmiş olduk.

 

İÇERİK YORUMU

 

Öncelikle belirtmem lazım ki kitabı okuyalı bir hayli zaman oldu. Ancak eski alışkanlık aldığım notlar sayesinde bu yorum sizlerle buluşmakta. Benim gibi Agatha Christie ile yeni tanışan bir okursanız kitabın önsözünü muhakkak okumanız gerektiğini ifade edeyim. Ben çoğu zaman kitapların bu bölümünü es geçen bir okurum ama nedense bu sefer okudum ve önsözü okumanın faydasını da gördüm. (Bu konuda biraz daha özverili olmalıyım sanırım)

 

İçerik olarak öncelikle bahsetmek istediğim Agatha Christie romanlarına göre ülkemizde daha çok popüler olan Sherlock Holmes serisi ile eseri istemsiz bir karşılaştırma içerisine girmeye başlayacağınızdır. Hele benim gibi Sherlock Holmes’un hayranı bir okur iseniz bu durumu daha yoğun olarak yaşayacağını belirtmem gerekiyor. Bu karşılaştırma yer yer sizi memnuniyetsiz bir hale sokarken, bazen de okuduğunuzdan daha fazla zevk almanızı sağlayacaktır.

 

Eserin genel olarak tadının farklı olduğunu belirtmem lazım. Farklı bir lezzet alıyorsunuz okuduğunu her sayfada. Okuyucuyu ciddi bir beklenti içine sokan bir durum söz konusu… Genel anlamda eseri okurken ilerleyiş anlamında (Katilin kim olduğu noktasında) çok fazla tahminim oldu. Netice itibari ile bu tahminlerim doğru çıkmamış olsa da “ters köşe yapayım” mantığıyla olduğuna inandığım neticeden ise pekte memnun olmadım açıkçası. Ama sonu tatmin etmese de genel işleyişin okuyucusunu memnun edeceği düşüncesindeyim ve içerik olarak bir şans verilmesi gerektiği kanısındayım.

 

Hikayenin sonu konusunu biraz daha açacak olursak eserde iki farklı sonun olduğunu belirteyim size. Ben ilk basımda editörün istekleri doğrultusunda değiştirilen sonu daha çok sevdim. Agatha Cristie tarafından yazılan orijinal son da eserde bulunmakta. Sizin tercihisiniz hangisi oldu ya da olacak merak ediyorum. Benimle paylaşırsanız sevinirim.

 

YAZIM DİLİ YORUMU

 

Okuması oldukça kolay ve akıcı bir anlatımın olduğunu belirtmem lazım. Bu tip eserlerde ağdalı dilden pek hoşlanmayan ben, Agatha Christie’nin kalemini ve Çiğdem Öztekin’in çevirisini oldukça beğendim. Bu anlamda son derece başarılı bir eser olmuş.

 

YAPISAL YORUM

 

Klasik Altın Kitaplar kalitesinde bir eser olmuş. Kapak tasarımında çizimleri daha çok sevsem de kullanılan fotoğraf güzeldi. Okurken hemen hemen hiç kelime basımı hatası görmedim. Bu anlamda temiz ve güzel bir okuma oldu.

 

ALINTILAR

 

Cinayet bir şiddet olayıdır. Onun için daha çok erkeklerden beklenir. Sayfa 28

 

Hayal gücü iyi bir yol gösterici, ama kötü bir ustadır. Sayfa 107

 

Bir insanın suçlu olduğunu bilmek başka, bunu ispat etmek başkadır. Sayfa 202

 

Yeryüzünde bir erkekle bir kadının mutluluğundan daha önemli bir şey yoktur. Sayfa 249

 

KÜNYA VE ARKA KAPAK YAZISI

 

Adı: Ölüm Sessiz Geldi

Orijinal adı: The Mysterious Affair at Styles

Yazar: Agatha Christie

Çevirmen: Çiğdem Öztekin

Basım: Türkçe · Türkiye · Altın Kitaplar · Ekim 2017 (İlk yayınlanma: 1963) · Karton kapak · 9789752110281

Tür: Roman, Polisiye, Edebiyat

 

Styles St. Mary köyündeki Styles Köşkü'nde son zamanlarda garip olaylar meydana gelmektedir. Sonunda bir gün, köşkteki yaşlı Bayan Inglethorp'un sağ kolu olan Evelyn, "Zavallı Emily... Hepsi, ama hepsi köpekbalığından farksızlar," diye mırıldanarak evden dışarı fırlar. Varlığıyla Bayan Inglethorp için bir güvence oluşturan Evelyn'in gidişi, köşkün havasını tümüyle değiştirir. Artık koca evde sonsuz bir kuşku ve ürkütücü bir kötülük havası esmeye başlar... Kırık bir kahve fincanı, bir damla mum yağı, Begonya tarhı...

 

Dedektif Poirot, efsanevi zekâsını kullanarak bu ipuçları sayesinde olayı aydınlatacaktır...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitap Alış-Verişi #5 Agatha Christie

Eylül 12, 2021

Agatha Christie, Hercule Poirot, Altın Kitaplar,Kitap alış-verişi,Estikçe,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

 

Dayanamayıp ilk kitabı okusam da geçtiğimiz günlerde Agahta Christie kitaplarını edindim. Başlıkta her ne kadar “Alış-Veriş” yazısı gibi lanse etsem de kitaplar bana hediye olarak geldi.

 

Ağustos aynın 5. günü bu faninin dünyaya gelişi… Evli bir adam olarak en büyük destekçim olan sevgili eşim bana bu doğum günümde hediye istemediğimi belirtmem üzerine gene duramadı ve “En azından kitap alayım” diyerek bana konuyu açınca elbette geri çevirmedim.

 

Okuma zevkimi az çok bilse de okumak istediğim bir kitap olmasını istediğinden yazarın ismi noktasında aldığı küçük bir yardım neticesinde benim için seçtiği bu dört güzeli hazinemi zenginleştirmiş oldum.  Hercule Poirot ve Agahta Christie ile bu kitaplar sayesinde tanışarak serinin ilk kitabını geçtiğimiz ay okudum. Kısa zaman içerisinde sizlerle yorumumu paylaşacağım.

 

Bir kez daha sevgili eşime teşekkür ediyorum bu güzel hediyeleri ve her zaman yanımda olduğu için... İyi ki varsın en büyük destekçim J           

 

             

56: KİTAP YORUMU : Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı

Ocak 17, 2017
Kitap Yorumları, Kara Kule, Jericho Tepesi Savaşı, Stephen King, The Dark Tower - Battle Of Jericho Hill, Oya Alpar, Altın Kitaplar, Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim,
Kitabın Adı: Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı
Yazar: Stephen King
Baskı Tarihi: Ocak 2013
Sayfa Sayısı:144
ISBN:9789752116153
Orijinal Adı:The Dark Tower - Battle Of Jericho Hill
Çeviri:Oya Alpar
Yayınevi:Altın Kitaplar
Kitabın Türü:Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim

KİTAP HAKKINDA


Dünya Dönmeye Devam Ediyor...

Silahşorların toprakları için kan dökmelerinin ardından dokuz yıl geçmişti. Dokuz yıl önce İyi Adam'ın vahşi ordusu Gilead'ı ele geçirmiş, silahşorları Tanrı'nın unuttuğu yerdeki topraklara sürmüştü. Birlik dağılmış, Roland ve ka-tet'i saldırgan mutantlarla Farson'un paralı askerlerinden canlarını zor kurtarmışlardı.

Ama şimdi Kara Kule'yi ayakta tutan direklerden biri kırılınca durum daha da kötüleşmiş, önce Roland'ın vatanı yerle bir olmuş, ardından Orta Dünya yıkılmanın eşiğine gelmiştir.
Jericho Tepesi Savaşı'nda karanlık ile aydınlık arasında can çekişen Kara Kule'nin nefesleri kesen öyküsünü okuyacaksınız.

"Karakule, Marvel'in piyasaya sürdüğü en iyi seri."
-Jesse Schedeen, IGN.com-
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

İlk çizgi roman yorumum ile karşınızdayım. Pek “hastası” olduğum bir tür olmasa da denemek istedim. Bakalım neler olacak?

  1. İçerik Yorumu

Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor, Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı bir seri çizgi roman olduğunu ne yazık ki okuduktan sonra öğrendim. Stephen King sevdiğim bir yazar olmasa da Çömez ile yaptığımız İzmir alışverişinde (Konuyla ilgili yazım burada) dikkatimi çeken bir eser olmuştu Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı çizgi romanı. Hiç denemediğim bir tür olduğu için kendisinden ödünç alarak okudum.

Bir çizgi romanda insan neye dikkat eder bilmiyorum ama bana biraz yavan geldi bu tür nedense. Sanırım kitaplarda ortam betimlemelerine aşırı takık olmamdan kaynaklanan bir durumdan dolayı böyle hissettim.

Jae Lee’nin gotik çizimleriyle hayat bulan kitapta hikaye Stephen King’e ait. Kendisinin kitaplarına karşı olan ön yargım ve serinin ortasından başlamam nedeniyle ne yazık ki tam olarak adapte olamadım

Dediğim gibi ne yazık ki bana hitap eden bir tür olmadığını da bu deneyimle görmüş oldum. Ancak yine de bu türü sevenler için güzel bir eser olarak nitelemeden de geçemeyeceğim.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,3

  1. Yazım Dili Yorumu

Dediğim gibi Stephen King seven bir adam değilim. Ancak kullanılan dil oldukça akıcı ve anlaşılır durumda. Bu anlamda kitapta herhangi bir sıkıntı yok.

Yazım Dile Puanım 5 üzerinden 4,6

  1. Yapısal Yorum

Bu türde okuduğum ilk kitap lakin Altın Kitapların baskı kalitesi ve renk anlamında sorunsuz bir eser olduğunu söylemek lazım. Sadece kullanılan yazı fontları anlamında biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bazen göz yorabiliyor.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Sıradan bir insan yüksekten düşünce ölürdü. Ama Orta Dünya'da ve başka yerde... Sadece iyiler genç yaşta ölür. (Sayfa 17)

İnsanlar yollarını kaybedince bir daire içinde dönüp dururlar (Sayfa 34)


Kendi davasına ihanet eden haine asla güvenilmez. (Sayfa 85)

NOT: Kitap çekilişi için halen katılımlar devam ediyor. Kaçırmayın derim. Çekilişe katılmak için burayı tıklayınız 

45: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına 4 – Turan

Mayıs 29, 2016
Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,
Kitabın Adı: Metal Fırtına 4 – Turan
Yazar: Orkun Uçar
Baskı Tarihi: Şubat 2008
Sayfa Sayısı: 368
ISBN: 9789752109520
Yayınevi: Altın Kitaplar
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


"Ekip lideri kolunu diğerlerine uzatıp parmaklarını açtı. Yumruk yaptığı anda ateş başlayacaktı. Diğerleri onu gözlüyordu ama birdenbire liderlerinin kafasının boynundan kayıp yere düştüğünü gördüler, ardından bedeni yana devrildi. Tam önündeki toprak sanki canlanmış ve onun canını almıştı.
"Kızıl Şaman Koray çıplak vücudu kurbanlarının kanıyla boyanmış halde ayakta duruyordu. Elindeki kısa kılıçtan hâlâ kan damlıyordu. Çekik gözlü cansız suratlara baktı. Çin gizli istihbarat servisi GRI'ya bağlı ölüm timiydi bu. Bekliyordu bu saldırıyı. Ama kurdun inine böyle girilemezdi."
Binlerce insan geride iz bırakmayan bir katil tarafından yok ediliyor.

Dünya korku içinde.
Tek umut Gökhan Birdağ liderliğindeki Türk timinde!
Kızıl Şaman Koray ne saklıyor?
Şaman kehanetlerindeki kıyamet "Kalgançı Çak" geldi mi?!
(Tanıtım Yazısından)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Rutin okuma tempoma sonunda kavuştum sanırım. Öyle ki yorumlanmayı bekleyen bir kitap daha var. Lafı uzatmadan hemen yorumlamaya geçeyim  en iyisi.

  1. İçerik Yorumu

Metal fırtına Serisi’ni tekrar okuduğumu sizlere daha önceki kitaplarda belirtmiştim. Gökhan Birdağ’ın maceralarına “Turan” ile devam ediyoruz.

Orkun Uçar, kahramanımız Gökhan’ın yolunu yine Gri takımdan Koray ile kesiştiriyor. Bu sefer hedef Çin!. (Daha önceki kitaplarda sırasıyla düşmanlar; ABD, İsrail ve Rusya’ydı.) İşin içinde birde Beyaz Piramit olayı var ki kendisi Türkler tarafından yapıldığı varsayılan piramittir.

Konu hakkında fazlaca detay vermeden yorumuma devam etmek istiyorum. Bu kitapta sizleri bekleyen Gökhan ve Koray yakınlaşmasıdır. Her ne kadar eski takım arkadaşları olsalar da, daha önceki kitapları okumamışsanız diye söylüyorum, araları biraz açıktı. Bu kitabın genel gidişata katkısı bu oluyor.

Kitabın kesitlerinde sizi bekleyen çok büyük sürprizler çok büyük olaylar yok maalesef. Gökhan’ın yine o bildiğimiz kahramanlıklarına tanık olarak devam ediyoruz okumaya. Lakin genel anlamda “idare eder” nitelikte olduğunu söyleyebilirim.

Orkun Uçar’ın yazdığı seride bence şimdiye kadar okuduğum en gelişi güzel yazılmış olan eserdi bu. Kitapta beni cezbeden tek konu “Beyaz Piramit” konusuydu ki, yaptığım birkaç küçük araştırmada konunun net bir durum olmadığını da öğrendim. Birde kitabın sonlarına doğru karşılaşacağınız bir kurt sürüsü olayı var ki; bence daha realist olması gereken bir kitapta biraz sırıtmış gibi.

Sonuç olarak okunabilecek, lakin okunmadığında da çokça şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

  1. Yazım Dili Yorumu

Orkun Uçar’ın okuduğum 4. kitabı… Yazım diline oldukça alıştım. Basit bir anlatım şekli var. Kelimeler okurken sizi yormuyor pek. Bu anlamda hızlı okumanıza faydası olacaktır.

  1. Yapısal Yorum

Altın Kitaplar yayınevinden çıkan eserleri okumayı sevdiğimi daha önce demiştim sizlere. Klasik bir Altın Kitaplar baskısı. Kapak tasarım dışına herhangi bir sıkıntı yaşamadım kitapla yapısal anlamında. Ne yazık ki Metal Fırtına Serisi’nin kapak tasarımlarını hiç sevemedim. Hep bir şeyler eksik gibi geliyor.

SEÇTİĞİM SÖZLER


Böyle bir şeye destek vermek için epey bir mide gerekiyordu ve beyni düzgün çalışan insanların mideleri o kadar güçlü değildi. (Sayfa 230)

Hiçbir devlet aile bağlarının arasına giremezdi. (Sayfa 293)

Hiçbir devlet aile bağlarının arasına giremezdi. (Sayfa 293)



SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

41: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına 3: Kızıl Kurt

Mart 17, 2016
Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,
Kitabın Adı: Metal Fırtına 3: Kızıl Kurt
Yazar: Orkun Uçar
Baskı Tarihi: Eylül 2006
Sayfa Sayısı: 256
İSBN: 9789752107519
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat
Dil: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar

KİTAP HAKKINDA


Bu kez düşman Rus Mafyası...
Orta Asya için ölümcül güç mücadelesi

Gökhan merdivende uzaklaşan koşar adım sesleri duydu. Adamlardan biri yukarı çıkıyordu. Artık zaman kaybedemezdi. Belindeki el bombasını hızla çıkarıp pimini çekti. Biraz bekledikten sonra bombayı içeri yuvarladı ve duvara neredeyse yapışık halde odanın diğer ucuna doğru koştu. Bomba hemen patlamış, Gökhan da sarsıntıdan kurtulmak için yere yatmıştı. Yattığı yerden göz açıp kapayıncaya kadar kalktı ve geri, kapıya koştu. Kapıdan çıktığında göz gözü görmüyordu. Dumanlar arasında ancak siluetler şeklinde gördüğü bedenlere neredeyse rastgele ateş etmeye başladı. Birkaç saniye sonra, yerde ilk cesetle beraber üç tanesinin daha yattığını gördü, hiçbiri tanınacak halde değildi.
(Tanıtım Yazısından)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Bu aralar şu sizin “reading slump” benimse okuyamam hastalığı dediğim olaya tam anlamıyla yakalanmış durumdayım. Yıllık planımdan pek de geride olmasam da, aylık planlamamın gerisinde kaldım açıkçası. Benim için kötü bir ay sürüyor… Bunun farklı nedenleri olsa da yine de durum beni üzmekte. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçeyim ben.

  1. İçerik Yorumu

Metal Fırtına’nın üçüncü kitabı olan Kızıl Kurt’u bitireli 2 gün kadar oldu. Ancak yaşadığım bazı tatsız olaylar nedeniyle yorumu yazmakta biraz geciktim. Bunun için öncelikli olarak sizlerden özür dilerim. Ama belirtmek isterim gerçekten geçerli sebeplerim vardı, bazı arkadaşlarımca da malumdur durum.

Metal Fırtına serisi giderek daha tatsız bir hal almaya başladı ne yazık ki. İlk baştaki kitaptan aldığım zevki bir türlü alamadım ikinci ve üçüncü kitaptan. Orkun Uçar ne yazık ki beklenileni karşılayabilmiş durumda değil bence. Tekrar okumaları yapıyor olsam da konuları baya unutmuşum ve okudukça hatırlıyorum ancak o zamanda (İlk okuduğum zaman) bu kitaplar hakkında aynı şeyleri mi düşündüm tam emin değilim.

Tanıtım yazısında da belirttiği gibi bu eserde düşman Rus Mafyası aynı zamanda da Gökhan’ın eğitimden arkadaşı olan Koray’ın kurduğu Kızıl Kurtlar… Ancak Kurt’un başına gelenler sonrası Kızıl Kurtlar ile olan sorun biraz erteleniyor.  Kitabın sonunda ise elbette hedefe ulaşılıyor.

Genel anlamda içeriğe baktığınızda “Kayıp Naaş” ile ilgili birkaç bağlantı bulabiliyorsunuz. Özellikle Gökhan’a yapılanlar bir önceki kitapta insanların geleceği ile ilgili yapılan tahminleri doğrular nitelikte. Ancak ne yazık ki bu bağlantıların çok sığ ve kimseyi şaşırtacak seviyede olmadığı kansındayım.

Kitabın içeriği ile ilgili fazlaca yorum yapmak istemiyorum, benim beğenmediğim bir devam kitabı niteliğinde bir okuma oldu. Umarım 4. ve 5. kitapta aynı sıkıntıları yaşamam. Eğer yaşarsam da Orkun Uçar’ın diğer kitaplarını okumakla ilgili olan planlarımı bir süre daha ertelemem lazım gelebilir.

  1. Yazım Dili Yorumu

Geride kalan iki kitapta Orkun Uçar ile ilgili söylediklerim aynen geçerlidir. Klasik bir anlatım ve basit cümleler ile süre giden bir kitap. Öyle çok ağdalı bir dil kullanılmamış. Kitaptan yaptığım alıntı sayısının azlığı da aslında yazarın diliyle olan beğeni derecemi göstermektedir.

  1. Yapısal Yorum

Kitabın internette ki görselleri ile elimdeki kitabın kapağı arasında dağlar kadar fark var. Sanırım oldukça kötü bir kopyaya sahibim. Kitabın eskiliğinin de bunda etkili olduğunu varsayarsak fazlaca eleştiriye girmeye gerek yok. Kitaptaki dizgi hataları açısında sadece 1 hataya rastladım ancak onunda tam içeriğini şu an için hatırlamıyorum ama Altın Kitaplar güzel bir iş çıkartmış diyebilirim.  

SEÇTİĞİM SÖZLER


Serseri, Koray'ın kendine olan güveninden korkmuştu. Çakal aslanı tanırdı... (Sayfa 16)

Şehirde ışıklar var Astana için bu da bir şey (Sayfa 159)

Kitaplara göre Korkunç İvan, Hitler ve Stalin'e ilham kaynağı olmuş bir manyaktı.  (Sayfa 119)

Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI


Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,


NOT: Çekiliş Devam ediyor arkadaşlar. 42. kitap yorumu sonrası kazanan belirlenecek. Çekiliş yazısı için tık tık


38: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş

Şubat 17, 2016
Metal Fırtına, Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş, Politik-Kurgu Roman, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Kitap Yorumları,
Kitabın Adı: Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş
Alt Başlık: Politik-Kurgu Roman
Yazar: Orkun Uçar
Baskı Tarihi: Eylül 2005
Sayfa Sayısı: 180
İSBN: 9789752105980
Kitabın Türü: Roman, Siyaset-Politika, Edebiyat
Dil: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar

KİTAP HAKKINDA


Tarih 27 Mayıs 2007. Anıtkabir, ABD tarafından bombalanmış, Atatürk'ün naaşı ortadan kaybolmuştur.

Devlete bağlı gizli bir teşkilata (Gri Takım) çalışan Türk ajanı Gökhan Birdağ'ın görevi ise kayıp naaşı bulmaktır.

Komutan Kurt'un anlattıkları Gökhan'ı yeni bir hedefe yöneltir. Kayıp Naaş Operasyonu'nun ardındaki şeytani planı öğrenen Gökhan, Ortadoğu'ya gidip çıban başı olan İsrail'i vuracaktır. Üç büyük dinin merkezi, kutsal şehir Kudüs, tarihinin en kanlı, en acımasız hesaplaşmalarından birine tanık olacaktır.

Yılın en çok satan ve tartışılan kitabı Metal Fırtına kaldığı yerden devam ediyor...
(Arka Kapak)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan Herkese Merhabalar…

Yine geciken bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Son iki kitaptır yorumlamada biraz geç kalıyorum. Metal Fırtına serisine geçtiğimiz ayın sonunda başlamıştım bildiğiniz gibi. Bir tekrar okuma olacağını da belirtmiştim. İkinci kitabı da bu ay içinde okumuş oldum.Tercihimi Orkun Uçar’dan yana kullandım. Burak Turna’nın serisini sonraya saklamaya karar verdim. Neyse lafı fazla uzatman yoruma geçsem iyi olacak. 

  1. İçerik Yorumu

Yukarı da belirttiğim gibi şu Orkun Uçar – Burak Turna olayını biraz açacak yorumlamaya başlasam sanırım biraz daha iyi olacak. Bildiğiniz gibi (Bilmeyenlere de burada açıklamış olalım) Metal Fırtına serisinin ilk kitabı Orkun Uçar ve Burak Turna yazar ikilisi  tarafından meydana getirilen bir eser. Ancak iki yazar yollarını ilk kitabın ardından ayırıyor ve seriye ayrı ayrı devam ediyorlar. Bunun altında yatan sebebi tam olarak bilmiyorum. Ancak düşünce yapılarındaki bazı farklılıklar nedeniyle olduğu yönünde bazı haberler okumuştum. Neyse bu ikilinin sorunu J

“Kayıp Naaş”  ilk kitaptaki Anıtkabir’in bombalanması olayı ve sonrasındakileri anlatan bir eser. Ata’nın naşı bildiğiniz gibi bulunamamıştı ilk kitapta. Yapılan bazı araştırmalar suçluların bulunmasını sağlıyor. Burada ilk kitapta Gökhan’ı öldürmeye kalkan MİT ajanı Cengiz’în de payı var.

Başbakan Erdoğan savaş sonrası istihbaratta görevi Kurt’a verince kahramanımız Gökhan doğal olarak bu işin içine giriyor. Amerika’dan kurtulan Gökhan yeni hedef İsrail’e giderek çalışmalarına başlıyor. Ancak burada belirtmemiz gereken Gökhan’ın Ata’nın naşından farklı bir şeyin peşinde olması.  Bir projenin… (Spoiler olmaması için ayrıntı veremiyorum.)

Kitapta benim en çok dikkatimi çeken konulardan biri Türkiye’nin Yahudi bir ajanın olmasıydı. Bunun mümkün olup olmadığını bilmesem de Yahudi ajanı Türk asıllı bir genç. Aslında aklınıza ilk gelen şey değil, Elijah bir Hazar Türkü. Burada da kanın bağlayıcılığı geldi aklıma ister istemez. Neyse gereksiz felsefe yapmayayım en iyisi. Ama bu nokta dikkatimi çeken bir nokta.

Onca olay ardından Gökhan’ın eski düşmanlarından bir tanesine yakalanması ise beni rahatsız etti nedense. Amerika’da bir atom bombası patlatan, İsrail’i birbirine katan bir adamın bu kadar basit yakalanması saçma geldi. Orkun Uçar’dan daha farklı bir şeyler beklerdi.

Kitabın sonu ile alakalı da şunu söylemem lazım; ne yazık ki Yeşilçam filmi gibi olmuş. Hele o “el ele tutuşarak uzaklaştılar” kısmı. Böylesi bir Politik-Kurgu romanda bunlar olmamalı bence. Bir okur olarak rahatsız etti.

  1. Yazım Dili Yorumu

Yukarıda bahsettiğim bazı olumsuzluklara rağmen ben Orkun Uçar’ın yazım dilini seviyorum. Oldukça rahat anlaşılır ve rahat okunur bir yazım dili var. Sanırım bir röportajında kendinin de söylediği “Okur için yazıyorum” düsturunun bunda etkisi var. Bu anlamda benden yazım dili açısından tam not aldığını söyleyebilirim.

  1. Yapısal Yorum

Eser Altın Kitaplar’dan çıkmış. Bence kağıt kalitesi ve basım açısından sorunsuz bir kitap. Tek sıkıntım kitabın kapağı ile alakalı. Koyu lacivert zemin üzerindeki ateşe benzeyen sarılı kırmızılı bölümün anlamını kavrayamadım. Bunun dışında baskı ile alakalı herhangi bir sıkıntı mevcut değil.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Bu kadar büyük bir hatayı aptallar bile yapmazdı, anlaşılan Sayeret Matkal, Türkleri çok hafife alıyordu.  (Sayfa 19) 
  • Bu ülke artık her kahramanının hakkını korumalı. (Sayfa 24)
  • İnsanoğlu doğadaki en vahşi hayvandır. (Sayfa 42)
  • Zenginlerin ruhları herkesten daha alçaktı. (Sayfa 50)
  • İnsanların çoğu şiddete ve güce tapıyordu! (Sayfa 59)
  • ABD ekonomisi güçlenebilmesi için savaşlara veya savaşa yakın durumlara muhtaçtır. (Sayfa 61)
  • Kendi hayatını gözden çıkartan birinden daha güçlü kimse yoktur. (Sayfa 95)
  • Yahudiler kendilerini insan, diğer milletleri insan ile hayvan arasında bir tür olarak kabul eder. (Sayfa 123)
  • Kan akıtılarak, başkalarını ezerek güvenli bir ülke olunamıyordu. Kan akıtan kanla boğulurdu.  (Sayfa 158)

Metal Fırtına, Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş, Politik-Kurgu Roman, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Kitap Yorumları,

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

Metal Fırtına, Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş, Politik-Kurgu Roman, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Kitap Yorumları,



Blogger tarafından desteklenmektedir.