Stephen King etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stephen King etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çömez ile girdiğim yarış

Mayıs 29, 2017
Estikçe, Çömez, Kitap okuma yarışı, J R R Tolkien, Yüzüklerin Efendisi, Stephen King,


Cahil Okur’dan herkese selamlar…
  
Bu gün Çömez ile girdiğimiz bir kitap okuma yarışından bahsetmek için karşınızdayım. Yaklaşık olarak 3 ay kadar önce bu yarışa girmeyi planlamıştık ve başlamıştık da yarışa ama kurallar noktasında ki belirsizlikler nedeniyle bu güne kadar aksadı yazıyı yazmak ve konuyu sizlere duyurmak.

Yukarıda da söylediğim gibi bir kitap okuma yarışı yapıyoruz Çömez ile birlikte. Lakin he yarış gibi bu yarışında bazı kuralları var. İşte o kurallardan bazıları…

1-     Çömez’in okuduğu her 1 sayfaya karşılık benim 3 sayfa okumam gerekiyor. Yani yıl sonunda yarışı kazanmam için Çömez’in okuduğu sayfa sayısından 1 fazla okumalıyım.
2-      Sonraki kuralımız ise kitapların nitelikleri ile alakalı… Çizgi roman, şiir, tiyatro eseri gibi okunması basit kitapları okumaya bir sınırlama getirdik. Bu sınırlamaya göre; yıl sonunda bahsettiğim türdeki kitapların sayısı benim okuduğum kitapların yüzde 25’ini geçemeyecek, Çömez’in ise yüzde 20’den fazla bu kitaplardan okuması yasak. Aksi takdirde bu tip kitaplardan en fazla sayfa sahip olan kitap toplam okuma sayfasından düşülecek.
3-      2. Madde de geçen kitapların yanı sıra sayfa sayısı 150’den az olan tüm kitaplarda gene bu sınırlamaya dahil edildi.
4-      İkimizde birbirimizin okuduğu kitaplardan haberdar olacağız. Ki bunun için bir çizelge ve tablo oluşturdum. İkimizde birbirinin kitaplarını takip ediyoruz.

Ekstra bir değişiklik olmazsa şimdilik kurallarımız bu kadar… Peki her yarışın bir ödülü olur bu yarışın ödülü ise Tolkien’in ölümsüz eseri Yüzüklerin Efendisi’nin tek ciltlik özel baskısı.  Anlayacağınız bu yarışı kesinlikle kazanmam gerekiyor. Aslında ödül için ikimizin de farklı düşünceleri vardı ancak Çömez, Stephen King’in özel imzalı kitabını isteyince, ki kendisi bin 500 lira civarında, bu kitapta karar kıldık.

Gelelim yarıştaki son duruma; şu anda bendeniz 6 bin 173 sayfa okumuş bulunmaktayım. Çömez ise 2 bin 142 sayfa. Lakin onun okuduğu sayfalar 3 ile çarpıldığı için 6 bin 426 sayfa yapıyor ve 253 sayfa önüme geçmiş durumda. Lakin daha önümüzde 7 aylık bir süreç var. Kendime olan güvenim, ben bu işi kesinlikle başaracağım.


Ara ara size yarışımızdan haberdar edeceğim. Sizin de dostlarınızla girdiğiniz bu tür yarışlar var mı? Benimle paylaşırsanız mutlu olurum. 

56: KİTAP YORUMU : Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı

Ocak 17, 2017
Kitap Yorumları, Kara Kule, Jericho Tepesi Savaşı, Stephen King, The Dark Tower - Battle Of Jericho Hill, Oya Alpar, Altın Kitaplar, Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim,
Kitabın Adı: Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı
Yazar: Stephen King
Baskı Tarihi: Ocak 2013
Sayfa Sayısı:144
ISBN:9789752116153
Orijinal Adı:The Dark Tower - Battle Of Jericho Hill
Çeviri:Oya Alpar
Yayınevi:Altın Kitaplar
Kitabın Türü:Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim

KİTAP HAKKINDA


Dünya Dönmeye Devam Ediyor...

Silahşorların toprakları için kan dökmelerinin ardından dokuz yıl geçmişti. Dokuz yıl önce İyi Adam'ın vahşi ordusu Gilead'ı ele geçirmiş, silahşorları Tanrı'nın unuttuğu yerdeki topraklara sürmüştü. Birlik dağılmış, Roland ve ka-tet'i saldırgan mutantlarla Farson'un paralı askerlerinden canlarını zor kurtarmışlardı.

Ama şimdi Kara Kule'yi ayakta tutan direklerden biri kırılınca durum daha da kötüleşmiş, önce Roland'ın vatanı yerle bir olmuş, ardından Orta Dünya yıkılmanın eşiğine gelmiştir.
Jericho Tepesi Savaşı'nda karanlık ile aydınlık arasında can çekişen Kara Kule'nin nefesleri kesen öyküsünü okuyacaksınız.

"Karakule, Marvel'in piyasaya sürdüğü en iyi seri."
-Jesse Schedeen, IGN.com-
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

İlk çizgi roman yorumum ile karşınızdayım. Pek “hastası” olduğum bir tür olmasa da denemek istedim. Bakalım neler olacak?

  1. İçerik Yorumu

Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor, Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı bir seri çizgi roman olduğunu ne yazık ki okuduktan sonra öğrendim. Stephen King sevdiğim bir yazar olmasa da Çömez ile yaptığımız İzmir alışverişinde (Konuyla ilgili yazım burada) dikkatimi çeken bir eser olmuştu Kara Kule - Jericho Tepesi Savaşı çizgi romanı. Hiç denemediğim bir tür olduğu için kendisinden ödünç alarak okudum.

Bir çizgi romanda insan neye dikkat eder bilmiyorum ama bana biraz yavan geldi bu tür nedense. Sanırım kitaplarda ortam betimlemelerine aşırı takık olmamdan kaynaklanan bir durumdan dolayı böyle hissettim.

Jae Lee’nin gotik çizimleriyle hayat bulan kitapta hikaye Stephen King’e ait. Kendisinin kitaplarına karşı olan ön yargım ve serinin ortasından başlamam nedeniyle ne yazık ki tam olarak adapte olamadım

Dediğim gibi ne yazık ki bana hitap eden bir tür olmadığını da bu deneyimle görmüş oldum. Ancak yine de bu türü sevenler için güzel bir eser olarak nitelemeden de geçemeyeceğim.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,3

  1. Yazım Dili Yorumu

Dediğim gibi Stephen King seven bir adam değilim. Ancak kullanılan dil oldukça akıcı ve anlaşılır durumda. Bu anlamda kitapta herhangi bir sıkıntı yok.

Yazım Dile Puanım 5 üzerinden 4,6

  1. Yapısal Yorum

Bu türde okuduğum ilk kitap lakin Altın Kitapların baskı kalitesi ve renk anlamında sorunsuz bir eser olduğunu söylemek lazım. Sadece kullanılan yazı fontları anlamında biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bazen göz yorabiliyor.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Sıradan bir insan yüksekten düşünce ölürdü. Ama Orta Dünya'da ve başka yerde... Sadece iyiler genç yaşta ölür. (Sayfa 17)

İnsanlar yollarını kaybedince bir daire içinde dönüp dururlar (Sayfa 34)


Kendi davasına ihanet eden haine asla güvenilmez. (Sayfa 85)

NOT: Kitap çekilişi için halen katılımlar devam ediyor. Kaçırmayın derim. Çekilişe katılmak için burayı tıklayınız 

1 Kitap Alış-verişi: Çömez ile İzmir'de 1 gün

Ocak 10, 2017
Kitap alış-verişi, kitap, Stephen King, Çömez, İzmir, Sevgi Yolu, Kenar Kitapevi, Doğan Kitapevi, Ege Kitap ve Plakevi
Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Bu gün karşınıza ilk alışveriş yazım ile geliyorum. Lakin benimki biraz daha garip olacak ve sizlere arkadaşımla yaptığımız ve onun için yaptığımız bir alışverişten bahsedeceğim.

Takip edenler bilir, bendeniz Tolkien hayranı bir okurum. Kendisinin kaleminin dediği her satır benim için önemlidir. Sevgili arkadaşım olan “Çömez” için de Stephen King’de öylesi önemli bir isim. Durum böyle olunca da King’in kitaplarından bir koleksiyon yapıyor kendisi. Geçtiğimiz hafta iş için İzmir’e giderken o da benimle geldi ve İzmir’de yaptığımız alışverişten bahsedeceğim şimdi sizlere.

Sanırım olayı biraz detaylandırıp anlatacağım sıkılırsanız şimdiden özür dilerim. Sonu güzel bitmiş olsa da daha Soma’dan çıkarken terslikler bizi buldu. Sabah 05:45’te olan trenimizin 06:30’a alındığını öğrendik ki, bu uykudan gereksiz feragat ettiğimize delaletti. Bununla birlikte Alsancak Gar’a bilet istememize rağmen Çiğli’ye bilet kesilmesi var ki ayrıca bir sıkıntı. (Gerçekten canım fena halde sıkıldı bu duruma.)

Zorda olsa İzmir’e varınca ilk iş olarak kendi işimle ilgili olan durumu hallettik. Saat 11:00 civarı ise Kemaraltı’ndan çıkarak başladık alışverişimize. İzmirli arkadaşlar bilir Hilton Oteli’nin arka kısmında “Sevgi Yolu” adında bir yer var. Sıra sıra kitapçıların olduğu bir mekan. Baraka tipi satış yerleri… Önceleri daha fazla roman bulmak mümkünken bu günlerde kaynak kitaplara yönelmiş esnafın çoğu.

Yanılmıyorsam Türkiye’de King’in 72 eseri yayınlanmıştı. Bunların hepsini Çömez’den duyuyorum tabi. Kendisinde ise 20 küsur kitabı var. Kalan eserleri ise Sevgi Yolu’nda başladık aramaya. İlk dükkanda bulduğumuz eser “Gece yarısını 2 geçe” kitabıydı. Aradığımız kitaplardan biri olsa da kitabın son iki sayfasının eksik olması canımızı sıktı. Kitabın yeni basımı olmaması ise ayrıca bir sıkıntıydı bizim için. “Şimdilik dursun” diyerek devam ettik kitapları aramaya.

Sevgi Yolu’nda yaklaşık 1 saat kadar dükkanları gezdik ve aradığımız kitapların 8’ini bulduk. Bir de çizgi roman bulduk. (Yorumu ilerleyen günlerde blogda olacak.) Bu noktada şunu belirtmem lazım, eğer yolunuz düşerse oralara esnafla pazarlık etmekten çekinmeyin gerçekten işe yarıyor. Aldığımız sekiz kitabın ardından ilk dükkana dönerek “Gece yarısını 2 geçe” kitabını da aldık King’in. Çömez pek istemese de benim ısrarlarıma dayanamadığı için aldı kitabı onu da belirteyim.

Bu alışveriş ardından ise günün en sıkıntılı süreci başladı bizim için. Uzun’un daha önceden belirlediği 3 kitapevi vardı bizim için. Google Maps üzerinde yerlerini işaretlediği ve bizim GPS üzerinden aradığımız bu yerleri bulmak bizim için gerçekten zor oldu.

İlk gideceğimiz yer olarak Kenar Kitapevi’ni seçtik. En yakını buydu. Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde Peximet isimli bir kafenin hemen yanı başında olmalıydı GPS’e göre lakin yarım saat aynı noktada gezmemize rağmen, Kenar Kitap evini bir türlü bulamadık. Artık ayaklarımıza karasular inmişti ki vazgeçip ikinci adresimiz olan Doğan Kitapevine doğru harekete geçtik.

Biz Doğan Kitapevini ararken Kenar Kitapevini bulmak nasip oldu. Gerçekten etkilendiğim bir dükkan oldu. İçersinin havası, kitaplar… Tekrar ziyaret etmek istediğim bir mekan olarak aklımın kenarına kazıdım. Kenar Kitapevinden de 4 kitap aldık. Pazarlık burada da işe yaradı. Toplamda 75 lira istenilen kitapları 50 liraya aldık ki içlerinde baskısı olmayan eserlerde vardı. Bu arada Google Maps yardımıyla Kenar Kitapevine gidecekseniz şimdiden söyleyeyim Google Maps üzerindeki bilgi yanlış. Sanırım işletmecinin ilgisizliği ile alakalı bir durum.

Oradan çıkınca Doğan Kitapevini bulmak zor olmadı çünkü aynı sokak üzerindeler. Orada da yaptığımız küçük bir gezinti sonrası toplamda 5 adet Stephen King kitabı bulduk. Bize yardımcı olan arkadaş “Tüm kitaplar etiketin yarısı” dese de kasada ki dükkan sahibi abi durumu biraz değiştirdi ve bizim hesaplarımıza göre 45-50 lira tutacak kitaplara 85 lira istedi. Bu durumda Çömez 5 kitabın 2’sini geri bıraktı ve 3 kitapta oradan aldık 45 liraya.

Son olarak uğradığımız Ege Kitap ve Plak evinde ise istediğimiz eserleri bulamadık. Neticede güzel bir İzmir gezintisi sonrasında Çömez’in koleksiyonunun büyük bir bölümünü toplamış olduk. Kendi adıma yaptığım bir alışveriş olmasa da benim için güzel bir kitap alışverişi oldu.


Şule ablama söz verdiğim ilk alışveriş yazımı da böylece yazmış oldum. Umarım beğenirsiniz. Koleksiyon dahilindeki kitapların fotoğrafları ise aşağıda… Bir gün koleksiyon tamamlanabilirse belki yeniden Çömez’in kitaplığına da konuk olabiliriz.  

Kitap alış-verişi, kitap, Stephen King, Çömez, İzmir, Sevgi Yolu, Kenar Kitapevi, Doğan Kitapevi, Ege Kitap ve Plakevi

Kitap alış-verişi, kitap, Stephen King, Çömez, İzmir, Sevgi Yolu, Kenar Kitapevi, Doğan Kitapevi, Ege Kitap ve Plakevi

Kitap alış-verişi, kitap, Stephen King, Çömez, İzmir, Sevgi Yolu, Kenar Kitapevi, Doğan Kitapevi, Ege Kitap ve Plakevi

Kitap alış-verişi, kitap, Stephen King, Çömez, İzmir, Sevgi Yolu, Kenar Kitapevi, Doğan Kitapevi, Ege Kitap ve Plakevi

Kitap alış-verişi, kitap, Stephen King, Çömez, İzmir, Sevgi Yolu, Kenar Kitapevi, Doğan Kitapevi, Ege Kitap ve Plakevi

Muhteşem 5’li: Unutulmaz Yazarlar

Temmuz 19, 2015

Herkese merhabalar…

Muhteşem 5’li bu hafta bildiğiniz gibi bir hayli gecikti. Bu konu ilgili olarak bayram mesajında gerekli açıklamayı yapmıştım. Açıklamamız burada!
Gelelim haftanın “Muhteşem 5’li”sine… Bu hafta sizlere benim için unutulmaz yazarlardan bahsetmek istiyorum. Elbette diğer sıralamalarda olduğu gibi bunda herhangi bir sıralama yapmadan sıradan aklıma geldiği gibi yazarları sıralamak istiyorum. Bunun sebebine gelince hiçbirini diğerine tercih edemem veya sıralama yapmanın onların sanatsal kişiliklerine hakaret olarak algılamamdır.

Sir Arthur Conan Doyle


Bildiğiniz gibi ben ciddi bir seri takipçisiyimdir. Bu anlamda da seri denilince akla ilk gelecek isim Sir Arthur Conan Doyle olacaktır. Dünya edebiyatına Sherlock Holmes gibi bir değeri kazandırmış olan bu İngiliz yazar benim için önemli yazarların arasındaki isimlerden birisidir. Sherlock Holmes’tan daha önce bahsetmemiş olsam da benim sevdiğim karakterlerden bir tanesidir. Aslına bakarsanız hikayelerden aldığım yoğun zevkin yanı sıra birçok yeni bilgi edindiğimi de belirtmem lazım. Sir Arthur Conan Doyle’un eserlerindeki dili beni her zaman tatmin etmiştir. Oldukça akıcı ve anlaşılır yazması ve dikkati sürekli eser üzerinde tutması ile Sir Arthur Conan Doyle benim için unutulmaz yazarlardandır.



Reşat Nuri Güntekin


Evet listede olmazsa olmaz isimlerden bir tanesi de tartışmasız Reşat Nuri Güntekin benim için. Kendisine olan hayranlığımın Bir Kadın Düşmanı ile başladığını biliyorsunuz. Ancak birlikteliğimiz Yaprak Dökümü, Çalıkuşu ve daha nice eseriyle devam etti. Uygun bir zamanda yeniden bir Reşat Nuri Güntekin eserleri okumayı oldukça çok istiyorum. Umarım en kısa sürede bu planı gerçekleştirebilirim. Kullandığı sade dil ile beni yakalayan Reşat Nuri Güntekin benim unutulmaz yazarlarımdan bir tanesi ve en önemlilerindendir. Halen okuma alışkanlığı kazanmak isteyen arkadaşlarıma okumaya Reşat Nuri Güntekin ile başlamalarını öneriyorum.

J R R Tolkien


Bilirsiniz dünya ikiye bölünmüştür, denir Tolkien'in yapıtı söz konusu olduğunda: Yüzüklerin Efendisi'ni okumuş olanlar ve okuyacak olanlar. Bu sebep bile Tolkien’in benim için neden unutulmaz olduğunun kanıtı niteliğindedir. Ne yazık ki birçok arkadaşın bu eserleri küçümsediğini ya da bayağı olarak gördüklerini izlemek beni üzüyor. Ancak her zaman dediğim gibi Tolkien okunması gereken bir yazardır. Elbette sadece Yüzüklerin Efendisi serisi ile sınırlandırılabilecek bir yazar değildir. Bu büyük ustayı bir kez daha saygıyla anıyor ve listeye kaldığımız yerden devam ediyorum.



J K Rowling


Çağımızın en büyük yazarlarından biri desem acaba fazla abartmış olur muyum? Kendisini Harry Porter ile tanıdığımız İngiliz yazar benim hayatıma da bu kahramanıyla girdi ve sevdiğim yazarlardan biri haline geldi. Tüm dünya da kendisini Haryy Porter ile tanımış olsa da ben J K Rowling’de bundan daha fazlası olduğuna inananlardanım. Dilinin sadeliği ile beni büyüleyen yazarlardan biri de kendisidir.



İskender Pala


Listede olmasını istediğim son isim ise İskender Pala. Eserleri ile geç tanışmış olsam da sevdiğim bir yazar olarak bende yer etmiş bir isim. Mümkün olduğunca eserlerini bulup okuyorum. Tür olarak bana çokça hitap etmese de sevdiğim eserlere sahip. Kendisinden roman açlığımın yanı sıra tarihi açlığımı da doyuruyorum diyebilirim. Az çok tarihi seviyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir yazar diye düşünüyorum.

Bu şekilde listeyi tamamlamış olduk. Ancak bu demek değildir ki listeye girmeyen yazarlarla aram yok. Daha buraya yazılabilecek bir çok isim varken bunlar listenin başındakilerdir. Kemal Tahir olsun, P.C. Cast olsun, Stephen King olsun benim için önemli yazarlar arasındaki isimlerdir. Yine de bu beşliyi tek geçeceğimi belirtmekte fayda var.
Gecikmeli bile olsa sizlere “Muhteşem 5’li”yi sunmanın haklı gururu ile bayrama kaldığım yerden devam etmeye gidiyorum. Tekrardan herkese iyi bayramlar.
Blogger tarafından desteklenmektedir.