Orkun Uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orkun Uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

45: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına 4 – Turan

Mayıs 29, 2016
Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,
Kitabın Adı: Metal Fırtına 4 – Turan
Yazar: Orkun Uçar
Baskı Tarihi: Şubat 2008
Sayfa Sayısı: 368
ISBN: 9789752109520
Yayınevi: Altın Kitaplar
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


"Ekip lideri kolunu diğerlerine uzatıp parmaklarını açtı. Yumruk yaptığı anda ateş başlayacaktı. Diğerleri onu gözlüyordu ama birdenbire liderlerinin kafasının boynundan kayıp yere düştüğünü gördüler, ardından bedeni yana devrildi. Tam önündeki toprak sanki canlanmış ve onun canını almıştı.
"Kızıl Şaman Koray çıplak vücudu kurbanlarının kanıyla boyanmış halde ayakta duruyordu. Elindeki kısa kılıçtan hâlâ kan damlıyordu. Çekik gözlü cansız suratlara baktı. Çin gizli istihbarat servisi GRI'ya bağlı ölüm timiydi bu. Bekliyordu bu saldırıyı. Ama kurdun inine böyle girilemezdi."
Binlerce insan geride iz bırakmayan bir katil tarafından yok ediliyor.

Dünya korku içinde.
Tek umut Gökhan Birdağ liderliğindeki Türk timinde!
Kızıl Şaman Koray ne saklıyor?
Şaman kehanetlerindeki kıyamet "Kalgançı Çak" geldi mi?!
(Tanıtım Yazısından)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Rutin okuma tempoma sonunda kavuştum sanırım. Öyle ki yorumlanmayı bekleyen bir kitap daha var. Lafı uzatmadan hemen yorumlamaya geçeyim  en iyisi.

  1. İçerik Yorumu

Metal fırtına Serisi’ni tekrar okuduğumu sizlere daha önceki kitaplarda belirtmiştim. Gökhan Birdağ’ın maceralarına “Turan” ile devam ediyoruz.

Orkun Uçar, kahramanımız Gökhan’ın yolunu yine Gri takımdan Koray ile kesiştiriyor. Bu sefer hedef Çin!. (Daha önceki kitaplarda sırasıyla düşmanlar; ABD, İsrail ve Rusya’ydı.) İşin içinde birde Beyaz Piramit olayı var ki kendisi Türkler tarafından yapıldığı varsayılan piramittir.

Konu hakkında fazlaca detay vermeden yorumuma devam etmek istiyorum. Bu kitapta sizleri bekleyen Gökhan ve Koray yakınlaşmasıdır. Her ne kadar eski takım arkadaşları olsalar da, daha önceki kitapları okumamışsanız diye söylüyorum, araları biraz açıktı. Bu kitabın genel gidişata katkısı bu oluyor.

Kitabın kesitlerinde sizi bekleyen çok büyük sürprizler çok büyük olaylar yok maalesef. Gökhan’ın yine o bildiğimiz kahramanlıklarına tanık olarak devam ediyoruz okumaya. Lakin genel anlamda “idare eder” nitelikte olduğunu söyleyebilirim.

Orkun Uçar’ın yazdığı seride bence şimdiye kadar okuduğum en gelişi güzel yazılmış olan eserdi bu. Kitapta beni cezbeden tek konu “Beyaz Piramit” konusuydu ki, yaptığım birkaç küçük araştırmada konunun net bir durum olmadığını da öğrendim. Birde kitabın sonlarına doğru karşılaşacağınız bir kurt sürüsü olayı var ki; bence daha realist olması gereken bir kitapta biraz sırıtmış gibi.

Sonuç olarak okunabilecek, lakin okunmadığında da çokça şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

  1. Yazım Dili Yorumu

Orkun Uçar’ın okuduğum 4. kitabı… Yazım diline oldukça alıştım. Basit bir anlatım şekli var. Kelimeler okurken sizi yormuyor pek. Bu anlamda hızlı okumanıza faydası olacaktır.

  1. Yapısal Yorum

Altın Kitaplar yayınevinden çıkan eserleri okumayı sevdiğimi daha önce demiştim sizlere. Klasik bir Altın Kitaplar baskısı. Kapak tasarım dışına herhangi bir sıkıntı yaşamadım kitapla yapısal anlamında. Ne yazık ki Metal Fırtına Serisi’nin kapak tasarımlarını hiç sevemedim. Hep bir şeyler eksik gibi geliyor.

SEÇTİĞİM SÖZLER


Böyle bir şeye destek vermek için epey bir mide gerekiyordu ve beyni düzgün çalışan insanların mideleri o kadar güçlü değildi. (Sayfa 230)

Hiçbir devlet aile bağlarının arasına giremezdi. (Sayfa 293)

Hiçbir devlet aile bağlarının arasına giremezdi. (Sayfa 293)



SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Metal Fırtına 4 – Turan, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

41: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına 3: Kızıl Kurt

Mart 17, 2016
Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,
Kitabın Adı: Metal Fırtına 3: Kızıl Kurt
Yazar: Orkun Uçar
Baskı Tarihi: Eylül 2006
Sayfa Sayısı: 256
İSBN: 9789752107519
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat
Dil: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar

KİTAP HAKKINDA


Bu kez düşman Rus Mafyası...
Orta Asya için ölümcül güç mücadelesi

Gökhan merdivende uzaklaşan koşar adım sesleri duydu. Adamlardan biri yukarı çıkıyordu. Artık zaman kaybedemezdi. Belindeki el bombasını hızla çıkarıp pimini çekti. Biraz bekledikten sonra bombayı içeri yuvarladı ve duvara neredeyse yapışık halde odanın diğer ucuna doğru koştu. Bomba hemen patlamış, Gökhan da sarsıntıdan kurtulmak için yere yatmıştı. Yattığı yerden göz açıp kapayıncaya kadar kalktı ve geri, kapıya koştu. Kapıdan çıktığında göz gözü görmüyordu. Dumanlar arasında ancak siluetler şeklinde gördüğü bedenlere neredeyse rastgele ateş etmeye başladı. Birkaç saniye sonra, yerde ilk cesetle beraber üç tanesinin daha yattığını gördü, hiçbiri tanınacak halde değildi.
(Tanıtım Yazısından)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Bu aralar şu sizin “reading slump” benimse okuyamam hastalığı dediğim olaya tam anlamıyla yakalanmış durumdayım. Yıllık planımdan pek de geride olmasam da, aylık planlamamın gerisinde kaldım açıkçası. Benim için kötü bir ay sürüyor… Bunun farklı nedenleri olsa da yine de durum beni üzmekte. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçeyim ben.

  1. İçerik Yorumu

Metal Fırtına’nın üçüncü kitabı olan Kızıl Kurt’u bitireli 2 gün kadar oldu. Ancak yaşadığım bazı tatsız olaylar nedeniyle yorumu yazmakta biraz geciktim. Bunun için öncelikli olarak sizlerden özür dilerim. Ama belirtmek isterim gerçekten geçerli sebeplerim vardı, bazı arkadaşlarımca da malumdur durum.

Metal Fırtına serisi giderek daha tatsız bir hal almaya başladı ne yazık ki. İlk baştaki kitaptan aldığım zevki bir türlü alamadım ikinci ve üçüncü kitaptan. Orkun Uçar ne yazık ki beklenileni karşılayabilmiş durumda değil bence. Tekrar okumaları yapıyor olsam da konuları baya unutmuşum ve okudukça hatırlıyorum ancak o zamanda (İlk okuduğum zaman) bu kitaplar hakkında aynı şeyleri mi düşündüm tam emin değilim.

Tanıtım yazısında da belirttiği gibi bu eserde düşman Rus Mafyası aynı zamanda da Gökhan’ın eğitimden arkadaşı olan Koray’ın kurduğu Kızıl Kurtlar… Ancak Kurt’un başına gelenler sonrası Kızıl Kurtlar ile olan sorun biraz erteleniyor.  Kitabın sonunda ise elbette hedefe ulaşılıyor.

Genel anlamda içeriğe baktığınızda “Kayıp Naaş” ile ilgili birkaç bağlantı bulabiliyorsunuz. Özellikle Gökhan’a yapılanlar bir önceki kitapta insanların geleceği ile ilgili yapılan tahminleri doğrular nitelikte. Ancak ne yazık ki bu bağlantıların çok sığ ve kimseyi şaşırtacak seviyede olmadığı kansındayım.

Kitabın içeriği ile ilgili fazlaca yorum yapmak istemiyorum, benim beğenmediğim bir devam kitabı niteliğinde bir okuma oldu. Umarım 4. ve 5. kitapta aynı sıkıntıları yaşamam. Eğer yaşarsam da Orkun Uçar’ın diğer kitaplarını okumakla ilgili olan planlarımı bir süre daha ertelemem lazım gelebilir.

  1. Yazım Dili Yorumu

Geride kalan iki kitapta Orkun Uçar ile ilgili söylediklerim aynen geçerlidir. Klasik bir anlatım ve basit cümleler ile süre giden bir kitap. Öyle çok ağdalı bir dil kullanılmamış. Kitaptan yaptığım alıntı sayısının azlığı da aslında yazarın diliyle olan beğeni derecemi göstermektedir.

  1. Yapısal Yorum

Kitabın internette ki görselleri ile elimdeki kitabın kapağı arasında dağlar kadar fark var. Sanırım oldukça kötü bir kopyaya sahibim. Kitabın eskiliğinin de bunda etkili olduğunu varsayarsak fazlaca eleştiriye girmeye gerek yok. Kitaptaki dizgi hataları açısında sadece 1 hataya rastladım ancak onunda tam içeriğini şu an için hatırlamıyorum ama Altın Kitaplar güzel bir iş çıkartmış diyebilirim.  

SEÇTİĞİM SÖZLER


Serseri, Koray'ın kendine olan güveninden korkmuştu. Çakal aslanı tanırdı... (Sayfa 16)

Şehirde ışıklar var Astana için bu da bir şey (Sayfa 159)

Kitaplara göre Korkunç İvan, Hitler ve Stalin'e ilham kaynağı olmuş bir manyaktı.  (Sayfa 119)

Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI


Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Metal Fırtına, Kızıl Kurt, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Roman, Fantastik, Edebiyat,


NOT: Çekiliş Devam ediyor arkadaşlar. 42. kitap yorumu sonrası kazanan belirlenecek. Çekiliş yazısı için tık tık


38: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş

Şubat 17, 2016
Metal Fırtına, Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş, Politik-Kurgu Roman, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Kitap Yorumları,
Kitabın Adı: Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş
Alt Başlık: Politik-Kurgu Roman
Yazar: Orkun Uçar
Baskı Tarihi: Eylül 2005
Sayfa Sayısı: 180
İSBN: 9789752105980
Kitabın Türü: Roman, Siyaset-Politika, Edebiyat
Dil: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar

KİTAP HAKKINDA


Tarih 27 Mayıs 2007. Anıtkabir, ABD tarafından bombalanmış, Atatürk'ün naaşı ortadan kaybolmuştur.

Devlete bağlı gizli bir teşkilata (Gri Takım) çalışan Türk ajanı Gökhan Birdağ'ın görevi ise kayıp naaşı bulmaktır.

Komutan Kurt'un anlattıkları Gökhan'ı yeni bir hedefe yöneltir. Kayıp Naaş Operasyonu'nun ardındaki şeytani planı öğrenen Gökhan, Ortadoğu'ya gidip çıban başı olan İsrail'i vuracaktır. Üç büyük dinin merkezi, kutsal şehir Kudüs, tarihinin en kanlı, en acımasız hesaplaşmalarından birine tanık olacaktır.

Yılın en çok satan ve tartışılan kitabı Metal Fırtına kaldığı yerden devam ediyor...
(Arka Kapak)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan Herkese Merhabalar…

Yine geciken bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Son iki kitaptır yorumlamada biraz geç kalıyorum. Metal Fırtına serisine geçtiğimiz ayın sonunda başlamıştım bildiğiniz gibi. Bir tekrar okuma olacağını da belirtmiştim. İkinci kitabı da bu ay içinde okumuş oldum.Tercihimi Orkun Uçar’dan yana kullandım. Burak Turna’nın serisini sonraya saklamaya karar verdim. Neyse lafı fazla uzatman yoruma geçsem iyi olacak. 

  1. İçerik Yorumu

Yukarı da belirttiğim gibi şu Orkun Uçar – Burak Turna olayını biraz açacak yorumlamaya başlasam sanırım biraz daha iyi olacak. Bildiğiniz gibi (Bilmeyenlere de burada açıklamış olalım) Metal Fırtına serisinin ilk kitabı Orkun Uçar ve Burak Turna yazar ikilisi  tarafından meydana getirilen bir eser. Ancak iki yazar yollarını ilk kitabın ardından ayırıyor ve seriye ayrı ayrı devam ediyorlar. Bunun altında yatan sebebi tam olarak bilmiyorum. Ancak düşünce yapılarındaki bazı farklılıklar nedeniyle olduğu yönünde bazı haberler okumuştum. Neyse bu ikilinin sorunu J

“Kayıp Naaş”  ilk kitaptaki Anıtkabir’in bombalanması olayı ve sonrasındakileri anlatan bir eser. Ata’nın naşı bildiğiniz gibi bulunamamıştı ilk kitapta. Yapılan bazı araştırmalar suçluların bulunmasını sağlıyor. Burada ilk kitapta Gökhan’ı öldürmeye kalkan MİT ajanı Cengiz’în de payı var.

Başbakan Erdoğan savaş sonrası istihbaratta görevi Kurt’a verince kahramanımız Gökhan doğal olarak bu işin içine giriyor. Amerika’dan kurtulan Gökhan yeni hedef İsrail’e giderek çalışmalarına başlıyor. Ancak burada belirtmemiz gereken Gökhan’ın Ata’nın naşından farklı bir şeyin peşinde olması.  Bir projenin… (Spoiler olmaması için ayrıntı veremiyorum.)

Kitapta benim en çok dikkatimi çeken konulardan biri Türkiye’nin Yahudi bir ajanın olmasıydı. Bunun mümkün olup olmadığını bilmesem de Yahudi ajanı Türk asıllı bir genç. Aslında aklınıza ilk gelen şey değil, Elijah bir Hazar Türkü. Burada da kanın bağlayıcılığı geldi aklıma ister istemez. Neyse gereksiz felsefe yapmayayım en iyisi. Ama bu nokta dikkatimi çeken bir nokta.

Onca olay ardından Gökhan’ın eski düşmanlarından bir tanesine yakalanması ise beni rahatsız etti nedense. Amerika’da bir atom bombası patlatan, İsrail’i birbirine katan bir adamın bu kadar basit yakalanması saçma geldi. Orkun Uçar’dan daha farklı bir şeyler beklerdi.

Kitabın sonu ile alakalı da şunu söylemem lazım; ne yazık ki Yeşilçam filmi gibi olmuş. Hele o “el ele tutuşarak uzaklaştılar” kısmı. Böylesi bir Politik-Kurgu romanda bunlar olmamalı bence. Bir okur olarak rahatsız etti.

  1. Yazım Dili Yorumu

Yukarıda bahsettiğim bazı olumsuzluklara rağmen ben Orkun Uçar’ın yazım dilini seviyorum. Oldukça rahat anlaşılır ve rahat okunur bir yazım dili var. Sanırım bir röportajında kendinin de söylediği “Okur için yazıyorum” düsturunun bunda etkisi var. Bu anlamda benden yazım dili açısından tam not aldığını söyleyebilirim.

  1. Yapısal Yorum

Eser Altın Kitaplar’dan çıkmış. Bence kağıt kalitesi ve basım açısından sorunsuz bir kitap. Tek sıkıntım kitabın kapağı ile alakalı. Koyu lacivert zemin üzerindeki ateşe benzeyen sarılı kırmızılı bölümün anlamını kavrayamadım. Bunun dışında baskı ile alakalı herhangi bir sıkıntı mevcut değil.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Bu kadar büyük bir hatayı aptallar bile yapmazdı, anlaşılan Sayeret Matkal, Türkleri çok hafife alıyordu.  (Sayfa 19) 
  • Bu ülke artık her kahramanının hakkını korumalı. (Sayfa 24)
  • İnsanoğlu doğadaki en vahşi hayvandır. (Sayfa 42)
  • Zenginlerin ruhları herkesten daha alçaktı. (Sayfa 50)
  • İnsanların çoğu şiddete ve güce tapıyordu! (Sayfa 59)
  • ABD ekonomisi güçlenebilmesi için savaşlara veya savaşa yakın durumlara muhtaçtır. (Sayfa 61)
  • Kendi hayatını gözden çıkartan birinden daha güçlü kimse yoktur. (Sayfa 95)
  • Yahudiler kendilerini insan, diğer milletleri insan ile hayvan arasında bir tür olarak kabul eder. (Sayfa 123)
  • Kan akıtılarak, başkalarını ezerek güvenli bir ülke olunamıyordu. Kan akıtan kanla boğulurdu.  (Sayfa 158)

Metal Fırtına, Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş, Politik-Kurgu Roman, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Kitap Yorumları,

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

Metal Fırtına, Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş, Politik-Kurgu Roman, Orkun Uçar, Altın Kitaplar, Kitap Yorumları,



32: KİTAP YORUMU : Metal Fırtına

Ocak 30, 2016
Metal Fırtına, Orkun Uçar, Burak Turna, Timaş Yayınları

Metal Fırtına

Yazar: Orkun Uçar, Burak Turna
Yayınevi : Timaş Yayınları

ARKA KAPAK YAZISI

Tarih, 23 Mayıs 2007… Yer, Kerkük'ün kuzeydoğusu…
Kuzey Irak'taki kargaşa devam ederken, bölgede bulunan Türk birlikleri ani bir Amerikan saldırısına uğrar. Türk birlikleri "müttefik"lerinden hiç de beklemedikleri bir darbe almıştır.
CNN International hemen haber geçmeye başlar: "Kuzey Irak'ta çatışma… 13 ABD askeri öldü, 30 yaralı var. Ordu yetkilileri, Amerikan güçlerine saldıran 35 Türk askerinin öldürüldüğünü açıkladı."
Amerikalıların niyeti Türkiye'deki zengin bor minerallerini ele geçirmektir. Bunun için her şeyi göze almışlardır. İstanbul ve Ankara dahil olmak üzere tüm Türkiye'yi savaş alanına çevirmeyi bile…. Ve Metal Fırtına Operasyonu başlar…

Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 2004

KİTAP YORUMU


Herkese Merhabalar…

Cahil Okur’dan selamlar arkadaşlar. Bu gün karşınızda bir “tekrar okuma”  işle geldim. (Tekrar okuma diye özellikle belirttim. Bazı arkadaşlar bu durumu re-read olarak paylaşıyor ve ben bundan pek hoşlanmıyorum.) Neyse gene yoruma giremedim. İşte ilk olarak üniversite yıllarımda okuduğum Metal Fırtına’nın ikinci okuması sonrası yorumum sizlerle

  1. İçerik Yorumu

Metal Fırtına’nın konusunu büyük bir çoğunluğun bildiği kanısındayım. Bilmeyenler için kısaca özetlemek gerekirse; Amerika Türkiye’yi işgal ediyor. Amaç bor rezervlerini elde etmek. Ani ve beklenmedik olan bir baskınla önce Ankara ardından da İstanbul işgal altında kalıyor. Elbette Türkiye halkı buna sessiz kalmıyor. Direniş her yerde mevcut hatta Gri Takım üyesi olan Gökhan sayesinde Washington’da bile bir direniş var…

Konu hakkında daha fazla bilgi vermeden genel anlamda içerik ile ilgili olan yorumu paylaşayım sizlerle. Bu tip komplo teorileri her zaman yapıla gelmiştir. Halende ABD’nin yapmış olduğu politikalar nedeniyle sıranın bir gün Türkiye’ye de geleceği konuşula gelmekte.

Altının ne kadar sağlam bir zemine oturduğu belli olmasa da kitap bu konuyu ele alması nedeniyle gerçekten ilgi çekici. Özellikle bu tip siyasi olaylar sizin dikkatinizi çekiyorsa bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Kitapta geçen birçok ismin gerçek olması nedeniyle farklı fikirlere kapılabilirsiniz. Bu nedenle okumayı gerçekleştirirken lütfen bunların tamamen bir hayal ürünü olduğunu unutmayın.

Kitabın içeriği ile ilgili olarak eleştirilebilecek tek konu belki de Gökhan’ın yaptığı kahramanlıklar. İşlerin bu kadar basit bir şekilde gerçekleşmesini beklemek sanırım biraz hayalcilik olurdu. Diğer taraftan finaldeki olaylar zinciri de beni ilk okumama göre fazla tatmin etmedi. Bir anda Amerika’nın o kararı (Spoiler vermemek için ne olduğunu belirtmiyorum) vermesi çok basit oldu sanki.  Ancak yinede güzel bir siyasi kurgu romanı okuduğum kanısındayım.

  1. Yazım Dili Yorumu

Türk Edebiyatı’na eşine az rastlanır bir durum var bu kitapta. Kitabın yazarı iki kişi; Orkun Uçar, Burak Turna. Ortak bir dil oluşturmayı nasıl başardılar bilmiyorum. Çünkü bu gerçekten zor bir iş. Ancak siz okurken iki farklı beyinden çıkan şeyleri okuyor gibi değilsiniz. Tek bir beyinin ürünü olan güzel bir yazım dili var. Oldukça akıcı ve sürükleyici.

Az önce de dediğim gibi iki yazarlı bir kitap edebiyatımız da oldukça azdır. Metal Fırtına serisinde de durum aslında ilerleyen kitaplarda aynı, yazarlar ikinci kitapta ayrılıyor ve seriye öle devam ediyorlar.

  1. Yapısal Yorum

Timaş Yayınları’ndan çıkan bir kitap okumayalı uzun zaman oldu. Bir zamanlar ciddi bir Timaş takipçisiydim. Kitabın içerisinde yazım hataları oldukça az. En azından şu an basılan bir çok kitaptan bu nokta da iyi. Ancak iş dış kapak kalitesine geldiğinde o zamanların kitaplarının pek başarılı olduğunu söyleyemem.

Kapak tasarımı ise hiçbir zaman hoşuma gitmedi Metal Fırtına’nın. Kapakta Türkiye’ye özgü olan sadece Ayasofya Camii’nin resmi… Geri kalan tüm görseller Amerikan tabanlı. Daha güzel bir kapak ile okuyucuya sunulabilecek bir kitap olabilirdi belki de…

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Ölüm, gerçekleşmeden önce bir korku aracı olabilirdi sadece, oysa onun kapısı açıldığında artık sonsuz bir huzur vardı (Sayfa 12)

  • Unutma biz bu toprakları istiyoruz, üzerindeki insanları değil. (Sayfa 27)

  • Savaşı ABD'nin evine taşımayan hiçbir gücün galip gelme imkanı yoktur

  • Savaşın tek karakteri, tek ırkı, tek kişiliği ve tek bir yüzü olduğu gibi tek bir rengi vardı (Sayfa 168)


  • Ruh dünyası yıkılmış insanlar her şeye inanma eğiliminde oluyordu (Sayfa 225)

Blogger tarafından desteklenmektedir.