30: KİTAP YORUMU : Hayvan Çiftliği

Hayvan Çiftliği


Yazar: George Orwell
Çevirmen: Celal Üster
Yayınevi : Can Yayınları

ARKA KAPAK YAZISI


İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940'lardaki "reel sos­yalizm"in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.

Hayvan Çiftliği'nin başkişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir.

Altbaşlığı Bir Peri Masalı olan Hayvan Çiftliği, bir masal anlatımıyla yazılmıştır; ama küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değil, çarpıcı bir politik taşlamadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 160
Baskı Yılı: 2016

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Uzun zamandır okumayı planladığım ancak bir türlü başlama fırsatı bulamadığım George Orwell’ın Hayvan Çiftliği okumam sonunda bitti. Kitap yorumuna geçmeden hemen önce şunu belirtmem lazım sanırım; George Orwell okuyabiliyor olmak gerçekten büyük bir şans. Kendisinden önce yaşayanların bu zevkten mahrum kalmaları gerçekten çok kötü…

Öte yandan George 21 Ocak 1950 de aramızdan ayrılan George Orwell’in ölüm yıldönümünde bu incelemeyi sizlerle paylaşmak ise ayrıca güzel.

  1. İçerik Yorumu

George Orwell’in okuduğum ikinci eseri olan Hayvan Çiftliği beni oldukça etkiledi. Gerçekten zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım. Oldukça kısa bir hikaye olsa da içinde anlattıkları gerçekten etkileyiciydi.

Bir hiciv ürünü olan Hayvan Çiftliği’nde İngiltere’nin kırsal bir kesimindeki Beylik Çiftlik’teki hayvanların baş kaldırışını okuyacaksınız. Koca Reis (Domuz) ile başlayan ayaklanma fikri Snowball ve Napolyonadlı iki domuzun kendilerini öne atmaları ile hayat bulur.  İnsanlar tarafından çalıştırılıp, sütleri ve yavruları elinden alınan hayvanlar bu duruma bir dur deme ihtiyacı hissederler. Ve bu ihtiyaç zamanla gerçekleşir ve Beylik Çiftliği’nin sahibi konuma hayvanlar geçer.

Derler ya “Her devrim ilk önce kendi çocuğunu yer” diye, bir fabl olan Hayvan Çiftliği’nde de durum aynen böyle olur. Devrimin liderliğini birlikte yapan Snowball bir süre sonra Napolyon tarafından çiftlikten kovulur ve olaylar oldukça karışır.

Daha fazla konu hakkında detay vermeden şu kadarını söylemeliyim içerikle alakalı olarak; çiftlikte yer alan her hayvanın belirli bir düşünce tarzını ya da meslek grubunu maddeselleştirdiğini okudukça anlayacaksınız. 

Kimin söylediğinin ne söylediğinden daha önemli olduğunu düşünenler, koşulsuz şartsız itaat edenler, tek amaçları çalışmak ve sorgulamamak olanlar, kraldan çok kralcı olanlar, bana neciler… Hepsinin Hayvan Çiftliği’nde bulabilirsiniz. Her ne kadar kitabın alt başlığı “Bir Peri Masalı” olsa da Hayvan Çiftliği bana göre bir gerçek yaşam kesitidir…

Benim için kitabın en güzel karakteri Eşek Benjamin olmuştur. Geçekten bazen onun gibi davranmayı çok istiyorum ama maalesef olmuyor, yapamıyorum.  

  1. Yazım Dili Yorumu

Konu George Orwell olunca yazımla alakalı olarak sadece şunu söylemek kafi sanrım; sade ve net… Başkaca bir kelimeye gerek olduğu kanısında değilim.  Celal Üster tarafından yapılan çeviri de oldukça başarılı bana göre. Sadece bazı özel isimlerin çevrilmesini anlayamadım o kadar…

  1. Yapısal Yorum

Uzun zamandır Can Yayınları’ndan çıkmış bir kitap okumamıştım. George Orwell’in kitapları için yapılan yeni tasarımlar ve kapak resimleri oldukça güzel. Klasik Beyaz zeminli Can Yayınları kalıbından çıkılmış ve de çok hoş olmuş. Kitabın üzerindeki pembe renk dışarıda yaptığınız okumalarda azıcık sorun olsa da ona da zamanla alışılıyor :D

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • "Tanrı bana sinekleri kovayım diye bir kuyruk vermiş; ama keşke sineklerde olmasaydı, kuyruğum da." (Sayfa 20)

  • İnsan'ı ortadan kaldırın, açlığın ve köle gibi çalışmanın temelindeki neden de sonsuza dek silinecektir yeryüzünden (Sayfa 24)

  • "Dört ayak iyi, iki ayak kötü" (Sayfa 50)

  • Onca umudun, onca emeğin karşılığı bu olmamalıydı (Sayfa 101)

  • Atlar'da yorulur... (Sayfa 123)

  • Sizler aşağı kesimlerden hayvanlarla uğraşmak zorundaysanız, bizlerde bizim aşağı sınıflardan insanlarla uğraşmak zorundayız! (Sayfa 148)


  • Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı. (Sayfa 152)

1 yorum:

  1. Güzel bir kitaba benziyor. Özellikle seçtiğin cümleleri sevdim.
    ucluklavye.blogspot.com beklerim.

    YanıtlaSil

Yorumlarınız Bizim İçin Önemlidir

Blogger tarafından desteklenmektedir.