Artemis Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Artemis Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Boleyn Kızı - The Tudor Court Serisi / 9. Yorum (126)

Temmuz 22, 2021

          

The Tudor Court Serisi, Boleyn Kızı, Philipa Gregory,Artemis Yayınları,Kitap Yorumları,

 Cahil Okur’dan herkese selamlar…  Uzun bir aradan sonra yeniden sizlerle olmak güzel. Lafı uzatmadan hemen kitap yorumumuza başlayalım o zaman…Bu arada herkese iyi bayramlar.

 

KİTAP YORUMU

 

Uzun zamandır yazılmayı beklenen The Tudor Court Serisi’nini ilk kitabı olan Boleyn Kızı ile karşınızdayım bu gün… Lafı çok uzatmadan ve yazmayı unutup unutmadığımı denetleyerekten sizlerle fikirlerimi paylaşmaya başlıyorum hemen.

 

İçerik Yorumu

 

The Tudor Court Serisi’nini ilk kitabı olan Boleyn Kızı yazılalı yaklaşık 20 yıl oldu. Üniversite yıllarımda okuduğum serinin diğer bazı kitapları da elimde olsa da eksikliklerin olduğunu hatırlıyorum. Uzun zamandır kitaplıkda bekleyen eseri ikinci defa okuma listeme alarak geçtiğimiz şubat ayı içerisinde okumuştum.

 

            Yaşadığımız uzun ayrılık ardından blogu kontrol ederken yorumunu henüz paylaşmadığımı görünce blogun 126. yorumu olarak Boleyn Kızı ile karşınızdayım. Philipa Gregory ülkemizde daha çok İngiliz Kraliyet aileleri hakkında yazdığı tarihi romanlarla tanınsa da Minik Ejderha isimli de bir çocuk kitabı vardır. Bu gün ele alacağımız Boleyn Kızı eseri ise en çok bilinen eseridir.

 

            Yukarıda da belirttiğim gibi Gregory’nin İngiliz Kraliyet Ailesi ve etrafında dönen olayla ilgili yazdığı bir eser Boleyn Kızı. Eserin genel içeriği siyaset, çıkar ilişkileri ve aşk üzerine kurulu. İngiliz diplomatik yaşamının bazı küçük nüanslarını da gözler önüne seren eserin genel hatlarını ilk okumamdan hatırlıyordum. Unuttuğum bazı detayları ise okudukça hatırladım.

 

            Eserde ki ünlü İngiliz ailesi Boleynlerin tam bir tilki olduklarından bahsetmeden geçemeyeceğim. Özellikle Anne benim adıma nefret edilesi karakter olarak bu kitabın en can alıcı kötü karakteriydi. Marry ve George Boleyn ise daha masumane karakterler olarak kafamda kaldı.

 

            Eseri okurken sonunda neler olabileceğini tahmin edebilseniz de karakterler arasındaki konuşmalar ve bazı küçük olaylar sizi okumaya teşvik edecek seviyede olduğunu belirtmek gerekiyor. Genel olarak benim adıma uzun bier okuma oldu ancak memnun ayrıldığımı belirtmem lazım.

 

Yazım Dili Yorumu

 

            Zaman zaman okumakta zorlansam da Philipa Gregory’nin yazım dilinin çok da ağır olmadığını belirtmem gerekiyor. Özellikle diyologların beni okuyucu olarak heyecanlandıran bir tarafı vardı. Bu anlamda şans verilmesi gereken bir yazar olduğu kanısındayım.  

 

Yapısal Yorum

           

            Eserin bir hayli kalın olduğunu ve bu anlamda ilk seviye okuyucular için “ürkünç” gelebileceğini belirtmem gerekiyor. Konya’da üniversite okurken Rampalı Çarşı adıyla bilinen yerden aldığım eserin orijinal olup olmadığı konusunda şüpheler yaşasam da genel anamda yapısal sorunlarla karşılaşmadığımı belirtmem gerek. Bu arada daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi kapaklarda kullanılan fotoğraflardan hoşlanmıyorum. Benim adıma yapısal olarak tek sorun buydu sanırım.

 

ARKA KAPAK YAZISI

 

Mary Boleyn, on dört yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde VIII. Henry'nin gözlerini kamaştırır. Gördüğü ilgiyle tüm varlığı alt üst olan Mary, hem altın prensine aşık olur, hem de gayrı resmi kraliçe olarak her geçen gün artan rolüne. Ancak öyle bir an gelir ki, kralın kendisine olan ilgisi gittikçe sönmeye başladığında, ihtiraslı planlar yapmakta olan ailesinin piyonuna dönüştüğünü fark eder ve en yakın arkadaşından uzaklaşmaya ve rekabet etmeye zorlanır, kız kardeşi Anne Boleyn'den. İşler iyice çığrından çıktığında ailesine ve kralına baş kaldırması gerektiğinin farkına varır ve kaderinin iplerini kendi eline alır.

Son derece zengin biçimde işlenmiş, etkileyici bir aşk, seks, ihtiras ve intikam masalı. Boleyn Kızı, Avrupa'nın en heyecanlı ve gösterişli saraylarından birinin tam kalbinde yaşamış, sıradışı eğilimleri ve ihtirasları olan, içindeki sesi dinleyerek varlığını sürdürebilmiş bir kadını tanıştırıyor dünya okuruna.

 

KÜNYE

 

Boleyn Kızı /  The Tudor Court Serisi

Philippa Gregory

 

Dili: Türkçe

Basım: Türkiye · Artemis Yayıncılık · 2012 ·

Orijinal adı: The Other Boleyn Girl

Tür: Edebiyat, Roman, Tarih

 

ALINTILAR

 

  • Etrafına bak ve öğren, Mary. Sarayda hataya yer yoktur. Sayfa 4

 

  • O ne demek ki? Bütün gün aşkla ilgili şiirler yazıyoruz, bütün gün aşkla ilgili şarkılar söylüyoruz ama eğer hayatta öyle bir şey varsa da, inan ben bilmiyorum. Sayfa 83

 

  • Bu dünyada kadınlara özgürlük yok, ister savaş, ister savaşma. Sayfa 172

 

  • Dünya değişiyor dediysem, henüz o kadar değişmedi. Hala erkeklerin hakimiyetinde. Sayfa 226

 

  • Kralla mutlu olmak için evlenilmez. Sayfa 237

 

  • Geldiğimiz değil gideceğimiz yer önemli. Sayfa 357

 

  • Ben yenilgiye hazırlanmam. bu kendi kendime ihanet etmek olur. Sayfa 408

 

  • Biliyor musun, sıradan bir insan olmak da insana mutluluk verebilir. Sayfa 503

 

  • Hayatımız sarayda geçiyor. Ve saray gerçek aşkın yaşanabileceği bir yer değil. Sayfa 536

 

  • Şüphe duyan bir koca tehlikelidir. Şüphe duyan bir kralsa çok daha tehlikelidir. Sayfa 735

 

  • Yarından bizim kadar korkuyor olsaydın, bu gecenin sonsuza dek sürmesini isterdin. Sayfa 760

25: KİTAP YORUMU: Yandaş

Aralık 23, 2015

Yandaş, Veronica Roth, Yandaş


Yazar: Veronica Roth
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayınevi : Artemis Yayınları

Tek bir seçim
Seni dönüştürebilir

Tek bir seçim
Seni yok edebilir

Tek bir seçim
Kim olduğunu belirler

Birinin korkularını çekip aldığınızda, merhamet duygusunu da almış olursunuz.

Tris Prior'ın bir zamanlar inandığı topluluk sistemi çöküşün eşiğinde. Bu nedenle Tris, yeni bir dünya keşfetme fırsatını tereddütsüz kabul ediyor. Çünkü Tobias'la birlikte çitlerin ötesinde yalanlardan, iç içe geçmiş ilişkilerden ve acı hatıralardan uzak, yeni bir hayat kurma şansı olabilir. Oysa Tris'in öğreneceği gerçekler, ardında bıraktıklarından çok daha tehlikeli. Bildiği her şey anlamını hızla yitirirken, Tris insanın karmaşık doğasını anlamak için savaşmak zorunda. Tabii cesaret, dostluk, fedakârlık ve aşk gibi imkânsız seçimlerle de karşı karşıya.
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 528
Baskı Yılı: 2015

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Uyumsuz Serisi’nin üçüncü kitabı olan Yandaş’ı da artık okumuş bulunmaktayım. Kuralsız’ın nasıl bittiği hepinizce malum. Tris ve arkadaşları artık başka bir dünyanın olduğundan haberdar durumdalar. Bu da yeni bir sorunu meydana getirmekte; “Bizim dışımızdaki dünya nasıl bir yer?”

Elbette ki 16 yaşındaki Fedakarlık kızımız Beatrice Prior ya Cesur kızımız Tris (Artık onu ne şekilde görmek istiyorsanız) bu kendileri dışındaki dünyada neler var bilmek istiyor. Bu da maceranın başlangıcı anlamına geliyor.

Kitaba da adını veren ve yeni kurulan Yandaş topluluğu ile birlikte oluşturulan küçük bir grup Dostluk yerleşkesinin ilerisinde neler olduğunu bulmak için yola çıkıyorlar. Elbette bu yolculuk tam anlamıyla istedikleri gibi gittiğini söylemem. Konuya dair daha fazla bilgi vermemek adına burada konuyu değiştirmek gerekiyor sanırım.

Veronica Roth’un yazdığının serinin ilk iki kitabına göre bariz bazı farklar gözünüze çarpacak Yandaş’ı okurken. Önceki iki kitapta olaylar tamamen Tris’in gözünden anlatılırken, Yandaş’ta Tobias ya da Dört olarak bildiğimiz karakterde anlatıcı konumuna geçmekte. Ancak burada beni rahatsız eden durum şu oldu; eğer ki kitabı dikkatli okumuyorsanız bazen “Tris mi anlatıyordu, yoksa Tobias mı?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.  Bunun temel nedeni ise her iki anlatım arasında herhangi bir farkın bulunmaması. Sonuçta iki karakteri de Roth konuşturuyor olsa da bazı farklılar olsa daha güzel olabilirdi diye düşünmeden edemiyorum.

Anlatılan konu bakımında aslında çok ta beklemediğim bir olayla karşılaştım ya da burada beni şaşırttı diyeceğim bir olay olmadı. Olaylar tahmin ettiğim düzlemde devam etti. Sadece  kitabın sonunda dış dünyada yaşayan insanlara olanları pek beklemiyordum. Daha vahşice bir son bekliyordum açıkçası. (Spoiler vermemek adına böylesi saçma bir kelime kurdum. Özür dilerim. ) Tris için seçilen kader ise; ne bileyim olmamış sanki. Daha farklı bir şey olabilirdi.Yakışmadı, yakıştıramadım açıkçası maalesef.

Ve kitabı okuduğum ilk günden beri aklımda olan ve okuyanların aklında bir soru işareti var. Uyumsuz serisi Açlık Oyunları serisi ile bariz bir benzerlik taşımakta. Olayların neticelenmesi bile bu çağrışımı yapmanıza neden oluyor. İki seri hakkında karşılaştırma yapılmasını başta garipsesem de, seri tamamlandığında bu benzerlik beni biraz düşündürdü. Ne diyelim iddialar söyleyenleri bağlar ve olmaması gereken bir durum meydana gelmişse bunun vebali sayın yazarların boynuna J

Serinin dördüncü kitabı denir mi bilmiyorum ama bu seri ile alakalı olduğu için dört kitabını da okuyacağım. Dört’te Tobias’ın anlatıldığını biliyorum sadece içerik hakkında bir araştırma yapmadım. Bakalım Veronica Roth orada bize neler anlatacak. Şimdilik bu kadar, hoşça kalın…

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Tris: Uyumsuz olmam,genlerimin iyileştiği anlamına geliyor. Safım. Sağlıklıyım. (Sayfa 123)
  • Tobias: Çaresizlik insanlara şaşırtıcı şeyler yaptırabiliyor (Sayfa 171)
  • Tobias:Eğitimsiz insalara kendilerini geliştirme imkanı vermeyen bir sistem adil değildir. (Sayfa 193)
  • Christina: Bir şeylere hayatını iyileştirdiği için değil, gerçek oldukları için inanırsın. (Sayfa 253)
  • Tris: Gurur insanı kendi benliğine karşı körleştirir. (Sayfa 304)
  • Johanna: Bazen barış için savaşmamız gerekir. (Sayfa 311)
  • Tobias: Birinin sana olan sevgisini göstermesinin son yolu kendini feda etmesiyse, bunu yapmasına izin vermelisin. (Sayfa 403)
  • Tobias: Cesaret bazen acıya dayanabilmek için dişlerini sıkmak, her güne yeniden başlamak ve daha iyi bir hayata ağır adımlarla ilerlemektir. (Sayfa 497)
  • Tobias: Hayat hepimizi her birimizi kırıyor. Hiçbirimiz hasardan kaçamıyoruz. Ama şu anda öğrendiğim bir şey daha var: İyileşebiliriz. (Sayfa 514)

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

Artemis Yayınları, en çok okunana kitaplar listesi, Kitap Yorumları, Kuralsız,

Kuralsız, Uğur Mehter, Yandaş, Veronica Roth,

15: KİTAP YORUMU: Kuralsız

Kasım 10, 2015

Kuralsız

en çok okunana kitaplar listesi


Yazar: Veronica Roth
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayınevi : Artemis Yayınları


Tek Bir Seçim
Fedakarlık gerektirir
Tek bir fedakarlık
Kayıp getirir
Tek bir kayıp
Sorumluluk haline gelir
Tek bir sorumluluk
Savaş demektir
Tek bir seçim
Seni yok edebilir

Her seçimin bir sonucu vardır. Tris sevdiklerini -ve kendini- kurtarmak zorunda. Üzüntü, fedakarlık, kimlik, bağlılık, kurallar ve aşkla ilgili sorunlarla boğuşurken bu hiç de kolay olmayacak. Üstelik savaş başlıyor ve herkes tarafını seçmek durumunda. Ancak geri dönüşü olmayan bir yola giriyorsan, zafer getireceğini umduğun seçim, tüm hayatını altüst edebilir.
(Tanıtım Bülteninden)

İnce Kapak:
Sayfa Sayısı: 516
Baskı Yılı: 2015


KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Uzun bir aradan sonra tekrardan sizlerleyim. Uyumsuz serisinin ikinci kitabı olan Kuralsız bitti. Uyumsuz’da başlayan serüven Kuralsız ile devam ediyor.
Savaş kızışmakta ve saflar giderek değişiyor. Tris’in uyumsuz olduğu artık herkes tarafından bilinmekte bu bazen coşkuyla karşılanmasına bazense istenmeyen kişi olmasına neden olmakta. Ancak Tris’in tek düşüncesi annesi ve babasının boşuna ölmediğini kanıtlamak. Zaman zaman bu düşünceden uzaklaşsa da kitabın sonlarına doğru mücadeleye devam etmesi gerektiğine karar veriyor.
Aksiyon severlere bir müjde ilk kitapta bıraktığınız yerden aksiyon devam ediyor. Hatta giderek arttığını bile söyleyebilirim. Beklenildiği üzere Cesurlar ve Bilgeler iş birliği yapmakta. (Hepsi bu sınıflandırmaya girmese de Bilgeliği temsil eden mavi kolluklu cesurların çoğunlukta olduğunu belirtmek gerekiyor.)
Kuralsız, Kitap Yorumları, en çok okunana kitaplar listesi
Ancak kitabın eksi yanları olduğunu ya da beni sıkan taraflarını da dile getirmem lazım; Tris ve Tobias arasındaki çekişmelerin yoğunluk kazandığı sayfaları okurken sıkıldığımı belirtmeliyim. Ayrıca hain Cesurların liderlerinden biri olan Eric’in sonu hiçte beklediğim gibi olmadı. Karakter bu kadar büyütülmüşken daha farklı bir son olabilirdi diye düşünmeden edemedim kendimi.
Tobias ve annesi hakkındaki bilinmezlik bu kitapta da devam ediyor ancak kitabın sonundaki sürpriz sonunda durum ne olur tam emin değilim.
Son demişken şunu söylemeden edemeyeceğim; ne yazık ki tahmin ettiğim bir düzlemde kitap ilerliyor. Bundan sonrası ile ilgili kitabı okumadan bazı fikirlerim var ancak sizlerle paylaşmayacağım. Üçlemenin son kitabı ardından genel bir değerlendirme yaparız belki. Şimdilik sadece şunu söyleyeyim kafamda genel kanıda olduğu gibi sürekli Açlık Oyunları ile Uyumsuz serisini karşılaştırıyorum. Ve evet birbirlerine çok benziyorlar…
Şimdilik bu kadar, bundan sonraki bölümler spoiler içerebilmektedir. Okumadan dikkate almanızı öneririm.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Tris: Gerçekler planları değiştirir. (Sayfa 32)
  • Tris: Ona ihtiyacım olduğunu söyleyemem. Ona muhtaç olamam., bu kadar net. Birbirimize muhtaç olmamalıyız çükü bu savaşta kimin ölüp kimin kalacağını bilemeyiz. (Sayfa 158)
  • Lynn: İstediğin kadar birine cesur olmayı öğret, başa gelmedikçe o kişinin neler yapacağını asla bilemezsin. (Sayfa 165)
  • Tris: (Babam) Bana her şeyin doğru bir yolu olduğunu, bu yolun ne olduğunu bulmaya çalışmam gerektiğini söylemişti. (Sayfa 262)
  • - Tris: Ben önemli falan değilim, Herkes ben olmadan da yaşayabilir.
- Tobias: Herkesten bana ne! Ben nasıl yaşayacağım? (Sayfa 300)
  • Tris:  Bir yerlerde okumuştum; Ağlamak bilimsel açıklamalara meydan okuyan bir şeymiş. Gözyaşının tek amacı, gözlerin kurumasını önlemek. (Sayfa 329)
  • Tris: Yas, suçluluk duygusu kadar ağır değil ama insandan çok daha fazlasını alıp götürüyor. (Sayfa 363)
  • Tris: Ortak bir düşmanımız olması bizi dost yapar mı? (Sayfa 406)
  • - Fernando: Hadi bakalım Kuralsız!
- Tris: Ne?
      - Fernando: Kuralsız. Bir özel isim.Savaşçı olarak görülmesi gerekmeyen ama kurulu düzen ve otoriteye karşı duran kişi. (Sayfa 440)
  • Tris: Hiç kimseyi tam olarak tanıyamazsınız ama bazen onlara güvenip güvenmemeye karar verirsiniz. (Sayfa 489)
  • Tris: Bazen ezdiğiniz insanlar gün gelir sizden daha güçlü olurlar. (Sayfa 497)


DİĞER YORUMLAR

  •  Tuğçe'nin Kitaplığı yorumu
  • Kitab-ı Sevda'nın yorumu
  • Nora'nın Kitaplığı'nın yorumu 





Serinin Diğer Kitapları Hakkındaki Yorumlarım

Veronica Roth, Uğur Mehter, Artemis Yayınları, Uyumsuz

12: KİTAP YORUMU: Uyumsuz

Ağustos 14, 2015

Uyumsuz izle,Uyumsuz oku, Uyumsuz Kitap Yorumu
Uyumsuz


Yazar :Veronica Roth
Çevirmen :Uğur Mehter
Yayınevi :Artemis Yayınları

Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.

Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.

Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.

Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.

Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor!



Sayfa Sayısı: 516
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe

KİTAP YORUMU


Herkese Merhabalar…

Amok Koşucusu ile olan uzun imtihanım ardından Verenica Roth’un Uyumsuz kitabına başladım. Oldukça akıcı bir dilde yazılmış olan Uyumsuz’u büyük bir zevk ve heyecanla okuduğumu belirtmem gerekiyor.

Beatrice ya da sonradana alacağı isim ile Tris yaşadığı ülkede gençler 16 yaşlarına geldiğinde yaşayacakları toplumu seçmektedirler. Bu topluluklar Cesurluk, Bilgelik, Fedakarlık, Dostluk ve Dürüstlük’tür. Toplum bu 5 gruba ayrılarak daha huzurlu olacaklarını ve yaşamlarına daha rahat yön verebileceklerini düşünmektedir. Ülkeyi Fedakarlar yönetir, Bilgeler teknoloji ve eğitimden sorumludur. Güvenlik ise Cesurluk’un işidir. Dürüstlük adelet sisteminden Dostluk ise üretimden sorumlu olan gruptur.

Tris 16 yaşına geldiğinde abisi Caleb ile birlikte seçimlerini yapmak üzere simülasyona girerler ancak durum beklenildiğinden farklı çıkar. Beatrice simülasyonun öngörülerinin tamamını boşa çıkartı. 5 sınıftan hiçbirisine uygun değilseniz ne mi olur? İşte macera da tam bu noktada başlıyor ya zaten…

Kitabın konusu ile alakalı olarak daha fazla kelam etmeye gerek yok. Kitabın dilinin oldukça akıcı olduğunu belirtmem lazım. Kitabın orijinal dilinin de bu denli sade olup olmadığı noktasında tam bir bilgim yok ancak çeviri oldukça iyi. Birkaç noktada Türkçe de yer alan bazı ağızları görsem de yine de güzel bir çeviriydi.

Kitap konuları itibari ile sizi kesinlikle kendisine bağlayacaktır. Konuların okuyucuyu bunaltmaması ve kitabı elinden bırakmasına müsaade etmemesi nedeniyle oldukça başarılı. Uzun zamandır okumayı planladığım ancak bir türlü başlayamadığım bir eserdi. İkinci kitabı da elimde ancak “Kralların Çarpışması Kısım II” ile devam edeceğim okumalarıma. Kuralsız öncesinde seriye 1 – 2 kitaplık ara verebilirim. Şimdiden belirteyim.

BONUS YORUM


Evet hiç yapmadığım bir şey yaparak sizlere Uyumsuz filmini de yorumlamak istedim. “Öncelikle kitabı okumasak ta olur filmi var nasıl olsa!” demeyin. Yorumdan ziyade eleştiri olacak ama kitap ile filmin alakası yok. Neden Veronica Roth olayların bu kadar değiştirilmesine izin verdi bilmiyorum. Kitapla bağdaştırabildiğim iki karakter var sadece; Kate Winslet (Jeanine Matthews / Bilgelik Lideri), Maggie Q (Tori / Cesurluktaki Dövmeci). Kesinlikle kitaptan aldığım zevki filmden alamadım.

NOT: Belki bu düşünceye sadece ben kapılmış olabilirim ama Tris’de ciddi bir Katniss Everdeen benzerliği yaşadım.Hatta filmi izlemediğim için Suzanne Collins’in bu rol için en uygun isim olduğunu bile düşündüm açıkçası. Shailene Woodley biraz yumuşak geldi rol için.
Uyumsuz Yorumu,Uyumsuz Filmi

SEÇTİĞİM SÖZLER

  • Beatrice: Sınav sonucu ne derse desin, her şey benim seçimime bağlı. (Sayfa 24)
  • Marcus: “Bu felsefe her bireyin kendi yolunu seçmekte özgür olduğunu söylüyor”
Oysa bana göre, daha önce kuralları belirlenmiş beş yoldan birini seçmek zorundayız. (Sayfa 44)
  • Beatrice: Tehlikeli şeyler yaparız ve insanlar ölür, İnsanlar ölür ve biz yine tehlikeli şeyler yaparız. (Sayfa 59)
  • Beatrice: İnsan mantığı, her türlü kötülüğe uygun bir mazeret uydurabilir, o yüzden mantığa güvenmememiz büyük önem taşır. Bunlar babamın sözleriydi. (Sayfa 109)
  • Beatrice: Ödlekliği, acı çektirmekten zevk almaması anlamına gelmiyor. O sadece başkalarının canını yakmayı bilerek reddediyor. (Sayfa 123)
  • Beatrice: Bazen geriye sadece ağlamak ya da gülmek kalıyor. (Sayfa 205)
  • Beatrice: Neden insanlar ölümü uykuya benzetmeye çalışır ki? Öyle değil… / …Şimdiki zamandan geçmiş zamana geçmeye ölüm deniyor.(Sayfa 315)
  • Beatrice: Gerçekten özverili olan biri ölmeyi isteyecek kadar kendini düşünen biri olamaz. (Sayfa 319)
  • Beatrice: Bazen direnmekten vazgeçmek, ölümle yüzleşmektir. (Sayfa 453)
  • Beatrice: Ben bir Uyumsuzum. Ve kontrol edilemem. (Sayfa 458)
  • Marcus: “Bazen acı çekmek,daha büyük bir iyiliğe gebedir.” (Sayfa 481)
  • Beatrice: Artık ne fedakar Tris, ne cesur Tris. Sanırım, şu andan itibaren ikisinden de fazlası olmam gerekiyor.
DİĞER YORUMLAR
Jane Wampirob'un yorumu
Kitabi Sevda'nın yorumu
Kristal Kitap'ın yorumu



Blogger tarafından desteklenmektedir.