Blog Partisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog Partisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Blog Partisi

Perşembe, Haziran 01, 2017

Estikçe, Blog Partisi

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Gecikmiş bir yazı ile karşınızdayım yine. Annesi’nin Prensesi Blogu’nda geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Blog Partisi etkiliğinden haberdarsınızdır. Güzel katılımlı geçen bir etkinlikti. Herkes cevaplarını çoktan yayınlasa da ben anca yayınlayabiliyiroum. Herkesten özür dileyerek hemen ayrıntılara geçmek istiyorum.

3’er kişilik 9 grubun oluştuğu Blog Partisi etkiliğinde 5. Grup’a düştüm. Ve bu grupta benimle yer alan Kerem Esena ve Umman Aslan’ın sorularını yanıtlayacağım şimdi sizler için;

İlk soru Kerem Esena’nın sorusu; “Herkesin hayatında insanı etkileyen, düşüncelerine yön veren bir şeyler olmuştur. Seni bugünkü sen yapan şeyler nelerdir? Bu hayatında yaşadığın bir anı, izlediğin bir film ya da okuduğun bir cümle dahi olabilir.”

Aslına bakarsanız ben öyle bir filmden, bir sözden pek de etkilenen bir  ama olmadım hiçbir zaman. Lakin bir kitap benim için oldukça önemliydi. Üniversite yıllarında okuduğum kitabımın adı “Rüzgarı Dizginleyen Çocuk”. William Kamkawamba isimli ve aynı gün doğduğum yazar kendi hikayesini anlatıyordu bu kitapta. Okumayan arkadaşlarımı düşünerek spoiler vermemek adına fazlaca ayrıntıya girmiyorum lakin henüz okumadıysanız kesinlikle tavsiye ederim.

İkinci soru ise Umman Aslan’ın, “Hayatta hatırlayınca kendinizle gurur duyduğunuz en güzel ameliniz ne diye sorulsa hangi amelinizi söylersiniz?” sorusu.

Aslında bu soruya nasıl yanıt verileceğini bilemiyorum ama bu tip konu her açıldığında bu hayatta iyi ki yapmışım dedim bir hareket var. Her zaman bunun gururunu yaşadığım bir şey. O da üniversite yıllarımızda arkadaşlarımla beraber çocuk esirgeme kurumuna yaptığımız ziyarettir. Çocukların mutlulukları görülmeye değerdi gerçekten. Gerekli izinlerin alınması ile çocukları bir günlüğüne dışarı çıkarmıştık yurttan. Otobüsteki onca boş yere rağmen çocukların hala inatla kucağımda oturmak istemesini ve bunun için birbiriyle tartışmalarını hatırladıkça kötü olurum. Onların sevgiye olan açlıkları geçekten çok fazla. Adını ne yazık ki unuttuğum lakin sözlerini asla unutamadığım küçük bir kız vardı; “Amca beni babammış gibi sever misin?” Bu hayatta ki yaptığım en güzel amelim o küçük meleğin saçlarını okşamaktı.


İşte böyle…




Blogger tarafından desteklenmektedir.