Doğan Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğan Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Boş Koltuk - J. K. Rowling / 11. Yorum (128)

Ağustos 26, 2021

Boş Koltuk, J. K. Rowling, Türkçe,Doğan Kitap, Casual Vacancy, Edebiyat, Roman,Kitap Yorumları,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…   

 

            Yazılacak kitap yorumları oldukça arttı. Yıllık okuma planıma bir hayli sadık kalamadığım için, yorum yazmak ile zaman kaybına uğramaktan bile korkar hale geldim. Aslına bakarsanız yazmaktan çok fotoğraf çekmek beni yoruyor ve zorluyor…

 

KİTAP YORUMU

           

            Sıra bekleyen yazılar varken bu gün karşınıza J. K. Rowling’in Boş Koltuk isimli romanıyla gelmiş bulunmaktayım. Harry Potter’dan tanıdığımız yazarın büyücüler evreninden çıkıp sakin bir İngiliz kasabasında geçen romanı konuşmaya başlayalım yavaş yavaş…

 

İçerik Yorumu

           

            Yukarıda da belirttiğim gibi J. K. Rowling dediğimizde hepimizin aklına gelecek ilk eser ebetteki Harry Potter evreni ve onun büyüleyici dünyasıdır. Bende kendisini bu eserlerden tanıdım dünyanın geri kalanı gibi. Uzun zamandır okumak istediğim Boş Koltuk isimli eseri ise aslına kitaplığımda toz tutmaya başlamıştı beklemekten. Lafı uzatmayayım okuyamama hastalığından kurtulmaya gayret ettiğim bir vakitte bana ilaç gibi geleceğini düşünerek ay başında okumaya başladım eseri…

 

            Aldığım  notlarda ilk 60 sayfanın ardından halen konuya bir türlü giremediğimi yazmışım. Aslında başı oldukça karışık ilerliyor eserin, Boş Koltuk’ta ki kahraman sayımızın da bir hayli fazla olduğunu belirtmek lazım. Her karakterin kendi içinde sorunları ve farklı dünyaları var. Böylesi bir durumda bazen okumakta güçlük yaşamanıza neden olabilecek bir yapıya bürünüyor giderek. İlerleyen sayfalarda kimin kim olduğuna aşikar hale gelene kadar durum bu şekilde iki arada bir derede devam etmekte.

 

            Kitabın zoraki ilerleyişi beni Boş Koltuk eserini beğenip beğenmeme noktasında çok ikileme düşürdü. Kahramanlarımızdan Kristal isimli kızın hikayesi beni en çok etkileyen konu oldu. Andrew ve Stuart’da diğer etkili ve önemli karakterlerdi benim açımdan. Bu noktada ana konunun belediye meclisinde boşalan bir koltukken, bu koltuğun doldurulması için yapılan meclis toplantısından üstün körü geçilmesi gerçekten okur olarak beni rahatsız etti.

 

            Sonuç olarak J. K. Rowling’in Boş Koltuk eseri benim okuyamama hastalığı ardından okuduğum ilk kitap olmasına rağmen oldukça sıkıntılı ve sorunlu geçti diyebilirim içerik anlamında. Lakin son vuruşun “aştın vuruş” niteliğinde olduğunu belirtmem gerekiyor. Mutsuz sonla biten kitapları pek sevmem ama bunun bende bıraktığı tat gerçekten tatmin edici oldu. J. K. Rowling’in büyücüler evreni dışında da güzel bir işe imza attığını ve içeriğin zorlasa da okuyucu açısından tatmin edici olduğunu belirtmem lazım.

 

 

Yazım Dili Yorumu

 

J. K. Rowling’in diyaloglarla ilerleyen diğer eserlerine göre daha durağan ve daha içsel yolculukların anlatıldığı bir eser olmuş. Bu yazım dilinin türlerinden pek hoşlanmadığım aşikar lakin bunun tam tadında bir ayara sahip olduğunu belirtmek istiyorum. 

 

Yapısal Yorum

           

            Kitabı ikinci el olarak almıştım. Biraz hırpalanmıştı lakin genel olarak Doğan Kitap’ın kalitesine uygun bir eserdi. Kapak tasarımlarına olan tutkumu takip edenler bilir, bu kapakta sevdiğim tasarımlardan bir tanesi konumunda…

 

ARKA KAPAK YAZISI

 Yüzyılın en büyük hikâye anlatıcısı J.K. Rowlingden...

Küçük bir kasaba hakkında büyük bir roman.

 

Barry Fairbrother kırklı yaşlarının başında beklenmedik bir şekilde hayata gözlerini yumar. Bu ani ölüm yaşadığı kasabanın halkı için büyük bir şok olacaktır.

 

Arnavutkaldırımlı meydanı ve eski kilisesiyle Pagford, sıradan bir İngiliz kırsalı gibi görünse de bu tatlı görüntüsünün ardında bir savaş sürmektedir. Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, kadınlar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle sürekli bir çatışma halindedir. Pagford kesinlikle göründüğü gibi bir yer değildir.

 

Belediye Meclisinde Barryden boşalan koltuk, kasabanın görüp göreceği en büyük savaşın tetikleyicisi olacaktır.

 

Türlü düzenbazlıklar ve hırsla süren, herkesin birbirinin foyasını ortaya çıkaracağı seçim savaşında zafer kimin olacaktır?

 

KÜNYE

 

Boş Koltuk

 

J. K. Rowling

 

Basım: Türkçe · Türkiye · Doğan Kitap · Mart 2013 · Karton kapak · 9786050913866

Orijinal adı: Casual Vacancy

Tür: Edebiyat, Roman

 

ALINTILAR

 

 

Güzellik geometridir. Sayfa 31

 

Çoğu insan günbegün eriyerek, yavaş yavaş ölmekten korksa da Parminder bunu rahatlatıcı bulurdu; işlerini düzene koyacak, vedalaşacak kadar zamanının olmasını istiyordu. Sayfa 52

 

Köprünün altından çok sular akmıştı artık, Shirley geçmişin hiç bahsedilmezse  silindiğine inanmayı yeğliyordu. Hatırlamayı reddediyordu. Sayfa 139

 

Çocuklar büyümelerinin sürekli bir matem hissi yarattığını asla bilemezlerdi, bilseler de bundan nefret ederlerdi. Sayfa 151

 

İntihar sadece düşünmekle başarılabilseydi, hiç tereddütsüz intihar ederdi. Sayfa 175

 

O eşsiz vücuda can veren ruhun kendisi de sıra dışıydı mutlaka. Doğa neden öyle bir kap yaratsındı ki , içine daha da değerli bir şey koymayacaksa? Sayfa 203

 

"Sağduyu dediğin şey, insanların genellikle kendi ön yargılarına verdikleri isimdir" Sayfa 271

 

"Sevginin kalbinde tarifsiz bir merhamet gizlidir" Sayfa 351

 

Bütün ruhlar tanrının ışığını saçıyor. Sayfa 408

 

İnsanın kalbinin kabullenmeyi reddettiği şeyleri beyninin bilebilmesi tuhaftı. Sayfa 468

 

Seçim yapmak tehlikeliydi; Seçim yapınca diğer bütün seçeneklerden vazgeçmek zorunda kalıyordu insan. Sayfa 516

Sputnik Sevgilim / 8. Yorum (125)

Şubat 28, 2021

Sputnik Sevgilim,Haruki Murakami,Ali Volkan Erdemir,Aşk,Edebiyat,Roman,Doğan Kitap,Kitap Yorumları,kitap yorumu,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…   Şubat ayının benim adıma çok da verimli geçmediğini belirterek başlamak istiyorum. Şubat’ın son günlerinde ise Blogları Canlandırma Projesi kapsamında okuduğum bir kitap ile karşınızdayım.

 

KİTAP YORUMU

 

BCP’de bu ay ki temamız “Uzak Doğu” ydu. Bende hazır tamda istediğim gibi bir ana başlık gelmişken uzun zamandır okumak istediğim ama nasip olmayan Haruki Murakami ile tanışmanın vakti geldi diyerek Sputnik Sevgilim’i okudum. Kitap hem içerik olarak Japonya’da başladığı hem de Japon bir yazar tarafından yazıldığı için BCP Şubat ayı için biçilmiş kaftandı.

 

İçerik Yorumu

 

Murakami ile ilk tanışmamız gerçekleşti bu kitapla birlikte. Farklı bir tadı olan kitap olduğundan bahsetmem gerekiyor öncelikle. Aslında öyle çok da alışık olmadığım bir eser. Murakami’nin yoğun ve detaylı betimlemeleri bazen okurken beni olaydan koparsa da genel anlamda rahatsız edici değildi. Lakin bunun bir okuyucu olarak beni yormadığını söyleyemeyeceğim.

 

Kitabın içersideki cinsellik temalı sayfaların aşırı abartıldığını ve bizim kültürümüz açısından kitaplarda bu tip satırların yer almasının fazla olduğu kanısındayım. Nedense son dönemde okuduğum kitaplarda bu tip ayrıntılı cinsel içeriklerin yer almasında rahatsız olmaya başladım diyebilirim. Bir aşk kitabında ille de cinsellik yer alacak diye bir kural varsa ben buna karşıyım kesinlikle.

 

Diğer taraftan içerik anlamında beni en rahatsız eden nokta ise kitabın Yunanistan’da geçen kısımlarında yazarın bilerek veya bilmeyerek Türkler hakkında yazdığı satırlarda aşırı kin ve nefret dolu söylemleri oldu. Yunanistan ile Türkiye arasında yüzyıllardır süre gelen bir gerilim tüm dünyanın elbette bildiği bir konu ama, ben Türklerin Yunanlıları kazığa geçirme gibi eylem yaptıklarına inanamıyorum. Kendi çapımda az çok bildiğim tarihte böyle bir uygulama yapıldığına dair hiçbir kanıt yok. Olsa bile böylesi bir kitapta milletim kötü lanse edilmesi beni rahatsız etti.

 

Sonuç olarak kitabı genel olarak ele aldığımda bence tam bir anlam bütünlüğü ve olay örgüsüne sahip değil gibi geldi. Murakami hayranları belki bana kızacaktır ama ben bu kitaptan ne anladığımı ve ne anlattığını anlatma noktasında sıkıntı yaşıyorum sanırım. Sevgili Şule Uzundere’de etkinlik kapsamında bu ay Murakami okumuş ve şöyle diyordu yazısında, “Kitaplarını okurken sıkılmıyorum. Kendini okutuyor ama bir süre sonra kitaplarından aklımda hiçbir şey kalmıyor.” Bende Şule abla ile aynı kanıdayım. Eser kendini okutuyor lakin bir süre sonra olay örgüsü ve ilerleyiş hakkında akılda pek de bir şey kalmayacak gibi. Bunun nedeni de en başta belirttiğim gibi tam bir anlam bütünlüğü ve olay örgüsüne sahip olmaması.

 

Yazım Dili Yorumu

 

Murakami ile ilk tanışmamız olduğunu yukarıda da belirttim. Belki diğer kitapları böyle değildir lakin bana dili biraz ağır geldi. Bazı yerlerde yarım sayfalık bir sayfalık betimlemeleri var ki bu okuyucu olarak beni yordu. Ama genel anlamda yazım şekli okuyucuyu çeken bir tarz. Sadece uzun betimlemeleri sevmeyen benim gibi okurları biraz sıkabilir.

 

Yapısal Yorum

 

Geldik benim adıma en zorlayıcı kısma… Kitabın içeriğinde ciddi bir editöryel sıkıntı olduğu kanısındayım. Birçok kelime yanlış yazılmış inatla. Bu noktada benim bir eksik bilgim varsa özür dilerim lakin özellikle kuzen kelimesi kuzin diye yazılmamıştır sanırım. Kitabı okuyanlar Myu ile Sumire’nin tanıştıkları sayfaları tekrar gözden geçirirse diyeceğimi daha net anlayacaktır. İlkinin tanıştıkları sayfalarda sürekli olarak “Sumire’nin kuzeni” yerine “Sumire’nin kuzini” yazılmış…  Doğan Kitap’a yakışmadı bence…

 

ARKA KAPAK YAZISI

 

Sen benim bir parçamsın...

 

Ben âşık oldum. Şüphe yok. Buz soğuktur, gül kırmızı. Ve bu aşk beni sürükleyip bir yerlere götürmeye çalışıyor; öyle güçlü bir akıntı ki ondan kendimi korumam neredeyse olanaksız. Ama artık dönüş yok.

 

Kendimi bu akıntıya bırakmak dışında bir şey yapamam. Yanıp kül olsam da, yok olup gitsem de. Japonya'dan bir Yunan adasına uzanan, üç kişiyi birbirine kenetleyen büyüleyici bir aşkın hikâyesi. Haruki Murakami'den düşlerinize sızacak bir roman... (Arka Kapak Yazısı)

 

KÜNYE

 

Adı: Sputnik Sevgilim

Yazar: Haruki Murakami, Ali Volkan Erdemir (Çevirmen)

Baskı tarihi: Temmuz 2016

Sayfa sayısı: 224

Format: Karton kapak

ISBN: 9786050935721

Kitabın türü: Aşk, Edebiyat, Roman

Çeviri: Ali Volkan Erdemir

Dil: Türkçe

Ülke: Türkiye

Yayınevi: Doğan Kitap

 

ALINTILAR

 

Mükemmel olmayan yaşamlarımızda boşa harcanmış zamanların da yeri önemli değil midir? 12

 

"Her konuda böyledir; en faydalı bilgi, deneyimleyerek ve bedelini ödeyerek edindiğindir. Kitaplardan edindiğin değil." Sayfa 56

 

"Bir başkası hakkında kolayca bir şeyler söyleyemezsen, bu dünya çok kasvetli ve tehlikeli bir yer olur çıkar." Sayfa 58

 

Anlamak dediğimiz, halihazırdaki yanlış anlamalarımızın bütününden başka bir şey değildir. Sayfa 147

 

"Doğru olmayanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Ama doğru olan şey nedir?" Sayfa 214

Blogger tarafından desteklenmektedir.