Boş Koltuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boş Koltuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 2021'in ardından...

Eylül 03, 2021


Cahil Okur’dan herkese selamlar

 

Ağustos ayı geride kaldı. Benim adıma dönüşüm ardından oldukça iyi geçen bir ay oldu. Beklediğimden daha fazla okudum ve izledim gerçekten.

 

Öncelikli olarak okuduklarımdan bahsetmek istiyorum. Bu ay toplamda 7 kitap okumuşum. Ağustos ayına J.K. Rowling’in Boş Koltuk eseri ile başlarken ardından ilk Agahta Christie eseri  olan Ölüm Sessiz Geldi’yi okudum.

 

            Ağustos ayının üçüncü kitabı ise Simyacı romanı oldu. Kitabın özetini de çıkardığım için biraz uzun bir okuma oldu böylesine kısa bir kitap adına. Sonrasında bence önemli bir eser olan Çizgili Pijamalı Çocuk okumasını yaptım, ardından da Ursula K. Le Gulin’in Yerdeniz Serisi’nin ikinci kitabı olan Atuan Mezarları’nı okudum.

           

Ayın son haftasına ise İskender Pala’dan Kitab-ı Aşk okumasını ve Arsen Lupen okumalarını yaparak ayı tamamlamış oldum.

 


Bu ay daha önceden instagram hesabımdan da belirttiğim gibi Netflix’de S.W.A.T dizisini izliyorum. İlerleyen günlerde yorumunu sizlerle paylaşmayı düşünüyorum zaman bulup yazabilirsem. Dizi de ilk sezon sona erdi. Sezon sezon değerlendirme yapmayı planlıyorum.

 

Bu arada Ağustos ayı adına benim için önemli bir diğer nokta ise diyette üçüncü ayımı tamamlamış oldum. Gerçekten kendi adıma güzel ilerlemeler kaydettim. Ayrıntılar yine uzun bir yazı ile karşınıza gelecek inşallah.

 

Sizler neler yaptınız Ağustos ayında? Yorumlarda benimle paylaşırsanız sevinirim.

Boş Koltuk - J. K. Rowling / 11. Yorum (128)

Ağustos 26, 2021

Boş Koltuk, J. K. Rowling, Türkçe,Doğan Kitap, Casual Vacancy, Edebiyat, Roman,Kitap Yorumları,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…   

 

            Yazılacak kitap yorumları oldukça arttı. Yıllık okuma planıma bir hayli sadık kalamadığım için, yorum yazmak ile zaman kaybına uğramaktan bile korkar hale geldim. Aslına bakarsanız yazmaktan çok fotoğraf çekmek beni yoruyor ve zorluyor…

 

KİTAP YORUMU

           

            Sıra bekleyen yazılar varken bu gün karşınıza J. K. Rowling’in Boş Koltuk isimli romanıyla gelmiş bulunmaktayım. Harry Potter’dan tanıdığımız yazarın büyücüler evreninden çıkıp sakin bir İngiliz kasabasında geçen romanı konuşmaya başlayalım yavaş yavaş…

 

İçerik Yorumu

           

            Yukarıda da belirttiğim gibi J. K. Rowling dediğimizde hepimizin aklına gelecek ilk eser ebetteki Harry Potter evreni ve onun büyüleyici dünyasıdır. Bende kendisini bu eserlerden tanıdım dünyanın geri kalanı gibi. Uzun zamandır okumak istediğim Boş Koltuk isimli eseri ise aslına kitaplığımda toz tutmaya başlamıştı beklemekten. Lafı uzatmayayım okuyamama hastalığından kurtulmaya gayret ettiğim bir vakitte bana ilaç gibi geleceğini düşünerek ay başında okumaya başladım eseri…

 

            Aldığım  notlarda ilk 60 sayfanın ardından halen konuya bir türlü giremediğimi yazmışım. Aslında başı oldukça karışık ilerliyor eserin, Boş Koltuk’ta ki kahraman sayımızın da bir hayli fazla olduğunu belirtmek lazım. Her karakterin kendi içinde sorunları ve farklı dünyaları var. Böylesi bir durumda bazen okumakta güçlük yaşamanıza neden olabilecek bir yapıya bürünüyor giderek. İlerleyen sayfalarda kimin kim olduğuna aşikar hale gelene kadar durum bu şekilde iki arada bir derede devam etmekte.

 

            Kitabın zoraki ilerleyişi beni Boş Koltuk eserini beğenip beğenmeme noktasında çok ikileme düşürdü. Kahramanlarımızdan Kristal isimli kızın hikayesi beni en çok etkileyen konu oldu. Andrew ve Stuart’da diğer etkili ve önemli karakterlerdi benim açımdan. Bu noktada ana konunun belediye meclisinde boşalan bir koltukken, bu koltuğun doldurulması için yapılan meclis toplantısından üstün körü geçilmesi gerçekten okur olarak beni rahatsız etti.

 

            Sonuç olarak J. K. Rowling’in Boş Koltuk eseri benim okuyamama hastalığı ardından okuduğum ilk kitap olmasına rağmen oldukça sıkıntılı ve sorunlu geçti diyebilirim içerik anlamında. Lakin son vuruşun “aştın vuruş” niteliğinde olduğunu belirtmem gerekiyor. Mutsuz sonla biten kitapları pek sevmem ama bunun bende bıraktığı tat gerçekten tatmin edici oldu. J. K. Rowling’in büyücüler evreni dışında da güzel bir işe imza attığını ve içeriğin zorlasa da okuyucu açısından tatmin edici olduğunu belirtmem lazım.

 

 

Yazım Dili Yorumu

 

J. K. Rowling’in diyaloglarla ilerleyen diğer eserlerine göre daha durağan ve daha içsel yolculukların anlatıldığı bir eser olmuş. Bu yazım dilinin türlerinden pek hoşlanmadığım aşikar lakin bunun tam tadında bir ayara sahip olduğunu belirtmek istiyorum. 

 

Yapısal Yorum

           

            Kitabı ikinci el olarak almıştım. Biraz hırpalanmıştı lakin genel olarak Doğan Kitap’ın kalitesine uygun bir eserdi. Kapak tasarımlarına olan tutkumu takip edenler bilir, bu kapakta sevdiğim tasarımlardan bir tanesi konumunda…

 

ARKA KAPAK YAZISI

 Yüzyılın en büyük hikâye anlatıcısı J.K. Rowlingden...

Küçük bir kasaba hakkında büyük bir roman.

 

Barry Fairbrother kırklı yaşlarının başında beklenmedik bir şekilde hayata gözlerini yumar. Bu ani ölüm yaşadığı kasabanın halkı için büyük bir şok olacaktır.

 

Arnavutkaldırımlı meydanı ve eski kilisesiyle Pagford, sıradan bir İngiliz kırsalı gibi görünse de bu tatlı görüntüsünün ardında bir savaş sürmektedir. Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, kadınlar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle sürekli bir çatışma halindedir. Pagford kesinlikle göründüğü gibi bir yer değildir.

 

Belediye Meclisinde Barryden boşalan koltuk, kasabanın görüp göreceği en büyük savaşın tetikleyicisi olacaktır.

 

Türlü düzenbazlıklar ve hırsla süren, herkesin birbirinin foyasını ortaya çıkaracağı seçim savaşında zafer kimin olacaktır?

 

KÜNYE

 

Boş Koltuk

 

J. K. Rowling

 

Basım: Türkçe · Türkiye · Doğan Kitap · Mart 2013 · Karton kapak · 9786050913866

Orijinal adı: Casual Vacancy

Tür: Edebiyat, Roman

 

ALINTILAR

 

 

Güzellik geometridir. Sayfa 31

 

Çoğu insan günbegün eriyerek, yavaş yavaş ölmekten korksa da Parminder bunu rahatlatıcı bulurdu; işlerini düzene koyacak, vedalaşacak kadar zamanının olmasını istiyordu. Sayfa 52

 

Köprünün altından çok sular akmıştı artık, Shirley geçmişin hiç bahsedilmezse  silindiğine inanmayı yeğliyordu. Hatırlamayı reddediyordu. Sayfa 139

 

Çocuklar büyümelerinin sürekli bir matem hissi yarattığını asla bilemezlerdi, bilseler de bundan nefret ederlerdi. Sayfa 151

 

İntihar sadece düşünmekle başarılabilseydi, hiç tereddütsüz intihar ederdi. Sayfa 175

 

O eşsiz vücuda can veren ruhun kendisi de sıra dışıydı mutlaka. Doğa neden öyle bir kap yaratsındı ki , içine daha da değerli bir şey koymayacaksa? Sayfa 203

 

"Sağduyu dediğin şey, insanların genellikle kendi ön yargılarına verdikleri isimdir" Sayfa 271

 

"Sevginin kalbinde tarifsiz bir merhamet gizlidir" Sayfa 351

 

Bütün ruhlar tanrının ışığını saçıyor. Sayfa 408

 

İnsanın kalbinin kabullenmeyi reddettiği şeyleri beyninin bilebilmesi tuhaftı. Sayfa 468

 

Seçim yapmak tehlikeliydi; Seçim yapınca diğer bütün seçeneklerden vazgeçmek zorunda kalıyordu insan. Sayfa 516

Blogger tarafından desteklenmektedir.