Pucca Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pucca Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

72: KİTAP YORUMU : Şimdi Biz Neyiz?

Temmuz 04, 2017

Pucca, Pucca Günlük, Şimdi biz neyiz, Dex, Roman, Edebiyat
Yazar: PuCCa
Baskı Tarihi: Şubat 2017
Sayfa Sayısı: 244
ISBN: 9786050940916
Yayınevi: DEX
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Pucca Günlük Devam Ediyor…

Blogger'ların atası,
Monçiçi bakışlı,
Zalim stalker,
Fake evliya pucca sunar!

Bir blog yazıp hayatı değişen, hatta o hayattan bir de film yapılan, geçmişinden kaçarken bile yine ona sığınan PuCCa, çok acı çekti, inanılmaz eğlendi, hep yanlış kişilere âşık oldu, çok çalıştı, bazen aç uyudu, böbreğini satmayı bile düşündü, gün geldi hayvanlar gibi para saçtı, inanılmaz güzel dedikodu yaptı, kaymak gibi işin içinden sıyrıldı, sürekli burnunu boka batırdı, çok gezdi, çok sarhoş oldu, tek gözü kör bir köpeği evlat edindi, hayal ettiği eve taşındı sonra pişman oldu, çok kınadı ve hepsini tek tek yaşadı.

Şimdi de, neredeyse hiç ama hiç tanımadığı ama bütün acılarını ezbere bildiği bir adamla evlenecek... Ve sonunda ilk kez mutlu sona ulaşacak... mı acaba?

“O kadar hızlı gidiyorduk ki, çarpacağım duvarı bile kaçırmışım.”

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

PuCCa’nın son eserini okuyalı 1 aydan fazla zaman olsa da yazmak bu zamana kısmetmiş. Bu aralar yazma konusunda pek iyi değilim. Daha önce de söylemiştim. Lafı uzatmadan hemen yorumlamaya geçiyorum.

İçerik Yorumu

PuCCa’yı daha önce okuyanlarınız varsa onun daha çok “Genç kızlar” diye hitap edeceğimiz gruba yönelik bir yazar olduğunu biliyorsunuzdur. Bu tespiti kendim yapmış olsam da kendim inanmadığımı da belirtmek isterim. (Yazar kendiyle çelişir.)

İçerik anlamında yine geride kalan 5 kitap gibi sizleri zaman zaman güldürecek, zaman zaman hüzünlendirecek konulara parmak basmış PuCCa. Bu özelliği aslında yazarın en beğendiğim kısmı. Beni en çok etkileyen kısımları yine annesiyle olan ilişkilerini anlattığı bölümlerdi.

Genel anlamda “Biz Şimdi Neyiz?” kitabını beğenmiş olsam da nedendir bilinmez geride kalan kitaplar kadar zevk almadığımı belirtmem lazım. Serinin geride kalan kitapları daha bir içtendi sanki en azından ben öyle hissettim diyebilirim.

Sonuç olarak her şeye rağmen benim adıma güzel bir okumaydı. Daha öncekieserlerini okumuşsanız bunu da okuyun derim kesinlikle.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,7

Yazım Dili Yorumu

PuCCa’nın yazım şeklini seviyorum. Sanki iki arkadaş dertleşiyor gibi yazıyor. Kendisi de edebi bir eser yazar gibi yazmadığını sadece günlük tuttuğunu söylüyor.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,6

Yapısal Yorum

Yine Dex Plus’dan çıktı PuCCa’nın  kitabı. Nedendir bilmem ama bence PuCCa ve DEX  iyi bir ekip olmuşlar. Klasikleşen kapak tasarımı korunmuş durumda. Genel anlamda da yapısal olarak herhangi bir sıkıntı gözüme çarpmadı açıkcası.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


İnternet insanları aptallaştırıyor, basın insanları aptallaştırıyor, televizyon öyle... Bence senin aptallaşasın varmış, ottan boktan mal oluyorsun...  (Sayfa 135)

Ayrılırsak seninde yıldızlarında ağzına sıçarım  (Sayfa 146)


Aşk kötü birşey, aşk acıtıyor. Yaşarken haz aldığın ne varsa, bittiğinde götünden fitil fitil çıkıyor.  (Sayfa 178)

28: KİTAP YORUMU : O Adam Buraya Gelecek - Pucca Günlük 5. Kitap

Ocak 11, 2016

O Adam Buraya Gelecek - Pucca Günlük 5. Kitap


Yazar: Pucca
Yayınevi : DEX

ARKA KAPAK YAZISI


"Hayatını sosyal medyadan takip edebileceğiniz tek kitap karakteri."

Blogger'ların atası,
Monçiçi bakışlı,
Zalım stalker,
Fake evliya pucca sunar!

Bir blog yazıp hayatı değişen, hatta o hayattan bir de film yapılan, geçmişinden kaçarken bile yine ona sığınan Pucca, onu üzenlere, bok var gibi evlenenlere ve haksızlıklara ateş püskürürken; onu sevenlere, pms pms diyenlere ve akılsızlara bedavaya akıl veriyor. Vee mutlu sonu aramaya devam ediyor... "Yaşarken hiç komik değildi..."

Sayfa Sayısı: 320
Baskı Yılı: 2015

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar… İşten geldiğimden bu saate kadar bilgisayar başındaydım. Ancak bir türlü elim klavyeye gidip yorumu yazamadım. Üşengeçlik dönemim tekrarlıyor sanırım. Oysa sabahtan beri “Eve gidip hemen yorumu yazacağım” diye kendi kendime planlar yapıyordum.  Neyse lafı fazla uzatmadan değerlendirmeme geçeyim.

  1. İçerik Yorumu

PuCCa’nın maceraları kaldığı yerden son kitapta da devam etmekte. Bildiğiniz gibi son olarak ona Ceri ile barışması ardından kısa bir veda etmiştik. Ancak PuCCa bu kendi değimiyle “Huzurdan huzursuz olan” biri kendisi. Durum böyle olunca da beklenen son tekrarlanıyor. Uzun ya da kısa tam olarak kestiremediğim bir süre sonunda ise yeni bir ilişkiye başlıyor Limon ile…  (Bu arada gerçekten artık merak ediyorum bu isimleri nerden buluyor; Ankaralı, Erik, Pekmez, Ceri, Limon… Kızlar gerçekten böle yakıştırmalar yapıyor mu ki erkek arkadaşlarına gizliden gizliye. )

Neyse fazla spoiler vermeden genel anlamda içeriğe bakacak olursak PuCCa’nın daha önceki kitaplarında yakaladığı tempoyu “O adam buraya gelecek” kitabında da devam ettirdiğini görüyoruz. Gerçekten okurken birçok defa kahkahalar attım. “Yaşarken hiç komik değildi” diye belirtmiş olsa da ben çok güldüm okurken. Özellikle Sırık’ın evinde oyun oynarken yaptıklarının sonucunda yaşananlara bulduğu yanıtlar beni benden aldı. (Spoiler vermemek adına kurulan saçma sapan bir cümle!)

Ancak diğer kitaplarında da olduğu gibi beni en etkileyen kısımlar yine annesi ile yaşadığı olayları anlattığı kısımlar oldu. Kendi ailemde de yaşadığım bazı durumlar nedeniyle bazen gözlerim ciddi anlamda doldu, PuCCa annesini ve ona dair anılarını anlattığı bölümlerde. Eğer durup bir nefes alıp okumaya devam etmezseniz sizinde ağlamanız muhtemel. (Ağlayın diye demiyorum, uyarıyorum.)

İçerik genel anlamda PuCCa’dan beklediğim lezzetteydi. Son kitap ile birlikte şimdilik PuCCa’ya veda etsem de bu anlatım ve de içerikleri nedeniyle kendisini ciddi anlamda özleyeceğim.

  1. Yazım Dili Yorumu

PuCCa’dan bahsediyoruz arkadaşlar… Öyle çok büyük bir edebi anlatım beklemeyin. Bunu daha önceki kitapları için yaptığım yorumlarda da belirtmiştim. PuCCa’nın dili ile ilgili yapılabilecek belki de en iyi yorum şu olur; Birer fincan kahve eşliğinde arkadaşınla sohbet ediyormuşum gibiydi. Gerçekten yormayan ve rahatsız etmeyen bir dile sahip kitap. Bu anlamda diğer kitaplarında yakaladığı anlatım gücünü devam ettirmiş diyerek konuyu burada kapatıyorum.

  1. Yapısal Yorum

İşte kitabın beni rahatsız eden kısmına geldik. Ne yazık ki kitabın içerisinde tashih gerektiren kelime yoğunluğu beni üzdü. Tamam bunların tamamı blog yazıları ve evet bende o kadar çok yazım hatası yapıyorum ki kitaplardaki bu hatalar hakkında konuşma hakkım olmadığını biliyorum. Ancak basılı bir eser meydana getirilirken biraz daha dikkat edilmesi gerekmez mi gerçekten?  Bu konulara biraz daha dikkat edilmeli kanısındayım.

Bir diğer konu ise bildiğiniz gibi son kitap DEX’ten çıktı. Bu da bazı değişikliklere neden olmuş elbette. Kapak tasarımı mesela, kitaptaki “Günün Dersi” notları vs… Ben diğer 4 kitaptaki kapak tasarımlarını daha çok seviyordum. Bu kötü demiyorum ama onlar daha bir sıcaktı. (PuCCa ya da Puki’yi görmekle ilgili bir sorunum yok J )  Kağıt kalitesi veya basım teknikleri noktasında bir yorum yapmaya gerek yok sanırım. Bu konularda standart bir eser.

NOT 1: 6. kitap çıkar mı, çıkacak mı bilmiyorum. Ancak çıkarsa kesinlikle ve kesinlikle okuyacağım. Sabırsızlıkla bekliyorum.

NOT 2: Şimdiye kadar sayılı serinin bitmesine üzülmüştüm inceden inceye… PuCCa  kesinlikle o listede artık.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • "Başka biri tarafından seviliyor olmak bana imkansızmış gibi geliyor. Ne bileyim her gün bu bedenin içinde yaşayan benim, sevsem ben severdim diyorum" (Sayfa 7)
  • Sevgiyse, çok seviyorum ama sevmek yetmiyor... (Sayfa 54)
  • Olgun olmak çok sıkıcı ya. Kararlarını kendin vermek zorunda olduğun yetmiyor gibi bir de uyguluyorsun da... (Sayfa 61)
  • Yukarıda yine kilitledim kendimi. Bu kilitlemelerimi de annemden almışım zaten. Çocukken ne zaman evde kötü bir şeyler dönse kendini odasına kilitlerdi. Bazen günlerce odasından çıkmazdı... Ve şimdi ona benziyorum. İşin içinden çıkamadığım her zaman kendimi odaya kilitliyorum. Anneme benzemekten nefret ediyorum. (Sayfa 68)
  • "Bilinçaltım hala çocukluğumu geçirdiğim evde sanırım. Ben unutmak istesem bile her gece o evden çıkış olmadığını göstererek bana unutturmuyor sağ olsun." (Sayfa 187)
  • Biriyle beraberken aşık olmuyorsun. Ayrılınca aşık olduğunu fark ediyorsun(Sayfa 229)
  • Birini affetmek böyle bir şey olmalı. Artık yapacak başka bir şeyin kalmamıştır çünkü. Düşman olmak için geç kalmışsındır. (Sayfa 278)
  • Kendini sevmek, kendini kabul etmek demek. Mükemmel insan olmaya çalışmak değil (Sayfa 318)



SERİNİN DİĞER KİTAPLARI





26: KİTAP YORUMU: Ay Hadi İnşallah! - Pucca Günlük 4. Kitap

Aralık 24, 2015

Ay Hadi İnşallah! - Pucca Günlük 4. Kitap

Yazar: Pucca
Yayınevi : Okuyan Us Yayınları

"Ne anneler, ne eski sevgililer ne de etrafta dolanan s.tükler! Bu kez başaracam, bu kez o duvağı takcam! Hiçbir şey önüme engel olamayacak… Sen bile! Kaderimde yokmuş, falımda çıkmıyormuş, o adam bana göre değilmiş… Hiiiiiiiiiç anlamam, dinlemem, o adam buraya gelecek! Ayy hadi inşallah!"

"İskambil kâğıtlarından ev yapıyorum kendime Vale'yi saklıyorum, Kız'ı kıskanıyorum, As'la hayaller kuruyorum. Hep birşeyler eksik kalıyor, sayılar başımı döndürüyor. Fal bakıyorum maça aramızı bozuyor, papaz kaçıyor. Ve ben kâğıttan evin içine bir türlü sığamıyorum…"

Bu kitabın okuyucularına bir uyarısı olsaydı, o da "Pucca bu, anılarını mutlaka okuyun ama sakın ola ilişkinizde uygulamayın!" olurdu… Sosyal Medya'nın kraliçesi Pucca, 4. kitabı Ay Hadi İnşallah'ta yine kadın zekâsını, komikliğini, sinsiliğini, şaşkınlığını ve hani o bildiğimiz, "Ne onunla ne onsuz!" aşkı en yalın haliyle yazdı… İlk kitabından itibaren başına gelen her şeyi tüm samimiyetiyle anlatıp çoğu zaman, "Sanki beni anlatmışsın…" dedirten Pucca'nın günlüğünde bu kez en bilinen aşkı Ceri ile olan hikâyesini okuyacağız.

Her durumdan bir kavga çıkaran, her kavgada ayrılan, her ayrılıktan 10 dakika sonra barışan Pucca ve Ceri'yi okurken, bakalım siz hangi tarafta yer alacaksınız?
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar arkadaşlar.

Sizlerden ayrı kaldığım dönemde okuduğum kitaplardan biri de PuCCa Günlükleri’nin 4.’sü olan Ay Hadi İnşallah’tı…

Kitap sizi kapağındaki “Nereye kadar seveceksin? Ne kadar seveceğin umrumda değil…” sözleriyle karşılıyor. 3. kitabın ardından yeniden günümüze dönüyoruz ve PuCCa’nın Ceri ile olan ilişkilerine şahit olmaya devam ediyoruz.

PuCCa ve Ceri’nin ilişki terapisti olduğunu tahmin ettiğim bir doktoru ziyareti ile başlayan kitapta PuCCa yaşadığı çetrefilli ilişkileri anlatmaya devam ediyor. Bu arada PuCCa fal meraklısı bir kadın haline gelmiş durumda. Fala inanma falsız da kalma misali hayatında da baktırdığı falların etkisi bir hayli fazla oluyor elbette.

Okuduğum kitaplarda konuya fazla girmeyi sevmediğimi, spoiler vermekten kaçındığımı  artık biliyorsunuz diye düşünüyorum. Ancak konuya girmeden de bu kitap nasıl anlatılabilir bilmiyorum açıkçası. PuCCa’nın hayatına dair anlattıkları gerçekten sizi kendisine bağlamaya yetiyor. Bazen PuCCa hakkında “ne kötü kızmış bu ya!” diyorsunuz, bazen de “İnsan evladı bu kızın yanında yaşlanmaz!” diyorsunuz.

Geride kalan 4 kitapta da beni en çok etkileyen bölümler PuCCa’nın ailesi ile olan ilişkilerini anlattığı kısımlar oldu. Gerçi ailesi demek genel bir tanım oldu daha doğrusu bunun annesi ile arasındaki ilişki çıkmazları ve geçmişine dönük anlattıkları demek daha doğru olur. Ay Hadi İnşallah’ta merakla beklediğim karşılaşma oldu. PuCCa annesi ile bir araya geldi. Zodyaklı (küçük kız kardeşi olur kendisi) da onlarla beraberdi.

Onun annesi ile benimse babamla olan bazı problemler nedeniyle görüşmememiz nedeniyle daha bir dikkatli okudum bu kısımları diyebilirim. Sanki daha bir yakın gördüm kendime o satırlarda PuCCa’yı… Ancak annesinin anlattıklarının benim açımdan bir geçerli tarafı olmadığını belirteyim. Bu kadar basit olmamalı her şey diyorum. Bu kadar basit olmamalı, olamamalı…

Velhasıl kelam PuCCa’nın annesi ile buluştuğu kısımları ve PuCCa’nın bize o satırlarda anlattıkları hafiften duygusala bağlanmanıza neden olabilir, şimdiden uyarıyım. Ailesi ile ilgili olarak ilk defa bu kitapta göreceğiniz bir diğer ayrıntı ise erkek kardeşinden bahsetmesi. Zodyaklı gibi kendisine bir takma ad uydurmasa da merakla beklediğim bir gerçeği de bu kitapta öğreneceksiniz sizde. Sürekli kardeşlerim diye bahsederken geride kalan kitapların hiçbirinde kendisinden bahsetmemişti. Gerekçesini kendisi belirtiyor, okuduğunuzda hak vereceğinize eminim.

Genel olarak aşk hayatını anlatan PuCCa’nın bu kitabında; Ankaralı, Erik, Pekmez ve Ceri’den sonra Adam ile tanışıyoruz. Adam kim mi? Okuduğunuzda ben gibi kendisine karşı bir antipati besleyebilirsiniz ancak anladığım kadarıyla şu an evli olduğu kişi oluyor bu Adam.

Serinin 4. kitabı da geride kaldı. 4 kitap arasında beğenime göre bir sıralama yapmam gerekirse eğer 2 – 4 – 1 – 3  derim ben. Beşinci kitap şu an beni bekliyor ama bu kadar kahkaha ve hafif duygusallıklar ardından ciddi bir kitap okumak istiyorum. Sıradaki kitabım Adolf Hitler’in “Kavgam” kitabı… PuCCa acaba bunu duysa ne derdi diye de geçmiyor değil aklımdan J
Bu arada bir şey daha demek istiyorum PuCCa’nın şu anda Hürriyet’te yazdığını biliyorum. Belki okuduğum tüm isimlerin gerçeklerine ulaşmak artık çok kolay ama araştırma yapmadan okumaya devam etmek istiyorum. Nedendir bilinmez böylesi daha güzel geliyor şu an gözüme. Belki seri bittikten sonra PuCCa’nın gazetede ve dergide yazdığı yazılara da bakarım.

Ve son olarak bir erkek okur olarak PuCCa hayranı olmak biraz abes mi olur? Ne dersiniz?

SEÇTİĞİM SÖZLER



  • Medeni olmak bildiğin gavatlık bence (Sayfa 11)
  • En sevdiğim şey sonu bir yere varmayan kadın dergisi testleri… (Sayfa 104)
  • Bir insanı değiştirebilirim diye girme o yola, ben bunun bu huyuna katlanabilir miyim diye düşün. Kimsenin huyu değişmez. (Sayfa 187)
  • Ne kadar güçlü olursan ol, birinin seni düşündüğünü bilmek kadar huzurlu bir şey yokmuş meğersem… (Sayfa 321)

SERİNİN DİĞER KİTAPLARI





24: KİTAP YORUMU: Allah Beni Böyle Yaratmış - Pucca Günlük 3. Kitap

Aralık 23, 2015
Pucca Günlük, Allah Beni Böle Yaratmış

Allah Beni Böyle Yaratmış - Pucca Günlük 3. Kitap

Yazar: Pucca
Yayınevi : Okuyan Us Yayınları

Sanal âlemin en bilinen isimlerinden PuCCa, hikâyelerine kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitabı "Küçük Aptalın Büyük Dünyası" ile bol bol güldüren, ikinci kitabı "Ve Geri Kalan Her Şey" ile yer yer hüzünlendiren PuCCa, serinin üçüncü kitabı "Allah Beni Böyle Yaratmış"ta "Ayaklarına kadar uzanan simsiyah montu ile Kenan İmirzalıoğlu'nun içerisine bisiklet pompasıyla hava basmışlar gibi duruyordu" diye tanımladığı, şimdiye kadar hiç yazmadığı Ankaralı'yla ilişkisini ve üniversite hayatını anlatıyor...

"Yediğini, içtiğini, gezdiğini gördüğünü değil, bize başına neler geldiğini söyle" dedirten tek yazar olma özelliğini kimselere kaptırmayan PuCCa, bu kez de ilk paragraftan itibaren onu neden bu kadar sevip merak ettiğimizi bize yeniden kanıtlıyor.

Bu arada, bizden duymuş olmayın ama, yine çok güleceğiz!

Sayfa Sayısı: 341
Baskı Yılı: 2012

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Yaklaşık olarak 2 hafta kadardır internette yaşadığım sıkıntılar nedeniyle maalesef okuduğum kitapların yorumlarını sizlerle paylaşamadım. Ama sanırım artık herhangi bir sıkıntı yaşamam.

Bildiğiniz gibi son olarak PuCCa Günlükleri’nin 3. kitabı olan Allah Beni Böyle Yaratmış’ı okuyordum. Bir geri dönüş kitabı olan Allah Beni Böyle Yaratmış’da PuCCa, şu meşhur Ankaralı ile geçen döneminden bahsediyor. Ankaralı’nın yanı sıra  PuCCa’nın üniversite maceralarından da az da olsa haberiniz oluyor. Ve elbette her üniversitelinin yaşadığı “stajyer” dönemlerinden tabii ki.

Hazır stajyer dönemleri demişken kafama takılan ve aslında pek de hoşlanmadığım bir bölümden bahsederek kitabı yorumlamaya başlayalım. PuCCa 2. kitabında radyo stajyerlik yapmaya başladığı ve sonrasında gece kuşağında program sahibi olduğu dönemden bahsettiği bölümün sonlarında radyodan kovulmasından da bahsetmekte. Konu hakkında detaylı bir bilgi vermeyeceğim spoiler olmaması açısından ancak, anlattıkları bana biraz kurgusal olarak geldi maalesef. Belki gerçekten yaşadığı bir şey olabilir ancak aynı sektörde belli bir mesai harcadığım için o hatayı kimsenin yapacağını düşünemiyorum. Yapmamalı ya da yapmamalıydı en azından J

Dediğim gibi bu kitapta PuCCa genel olarak Ankaralı ile birlikte olduğu dönemden bahsetmekte. İkili arasındaki birçok olaya PuCCa’nın anlatımıyla bizde şahitlik ediyoruz. PuCCa’nın o bildiğimiz gel git durumları bu dönemde de oldukça fazla olduğunu görmekteyiz. Ancak zeki bir kız olduğuna inandığım PuCCa’nın hangi akıl ve mantıkla Ankaralı ilerleyen dönemlerdeki davranışlarına boyun eğdiğini anlamış değilim ne yazık ki… Sanırım kendisini gözümde biraz fazla büyüttüm ya da aşk gerçekten insanın gözünü kör edebilmekte.

Değinmek istediğim bir diğer konu ise PuCCa’nın zaman zaman diğer kitaplarında yaptığı çocukluk dönemine ait anlatımlar. PuCCa’nın geride bıraktığımız 3 kitabında da bu bölümler en çok dikkat edilmesi gereken ve tekrar tekrar okunması gereken bölümler olarak düşünüyorum ben. Evet genel anlamıyla “eğlencelik eser” olarak nitelendireceğimiz PuCCa Günlükleri’nin bu bölümlerinde PuCCa’nın anlattıkları “duygusala bağlamanıza” neden olabilir.

Üvey Babası ve Annesi ile yaşadıkları gerçekten insanı hüzünlendiren cinsten. PuCCa’nın o döneme ait anlattıklarını okudukça bende kendisi gibi zatı muhteremlere rahmet okudum. Ancak yıllar sonrasında üvey babası nedeniyle annesi ile yeniden karşılaştıkları bölümde ise PuCCa’nın o kadar da lay lay lom bir insan olmadığına şahit olacaksınız.

Anlattıkları hakkındaki bu değerlendirme ardından ise kitabın geneli hakkındaki değerlendirmeme gelirsek; sanırım yazdıklarının değer görmesi neticesinde bu kitapta PuCCa biraz zoraki yazmış gibi geldi bana. Belki yaşadıklarından böle bir zorlanma hissetmiş olabilirim ama düşüncem bu maalesef.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Biz öyle tembel bir nesildik ki, açıkcası en büyük korkumuz devamsızlıktan sınıfta kalmaktı. (Sayfa 18)
  • Hiçbir ilişki mükemmel değil, hep sorun var… (Sayfa 276)
  • Çocukken o kadar çok dayak yerdim ki, büyüdüğümde geçecek diyordum, büyüyünce de güçsüzlüğümden faydalanan hayvanlar çıkıyormuş meğerse… (Sayfa 315)


SERİNİN DİĞER KİTAPLARI

Küçük Aptalın Büyük Dünyası
ve geri kalan herşey





20: KİTAP YORUMU: Ve Geri Kalan Her Şey - Pucca Günlük 2. Kitap

Kasım 30, 2015

Ve Geri Kalan Her Şey - Pucca Günlük 2. Kitap

Yazar: Pucca
Yayınevi : Okuyan Us Yayınları

Türkiye'de blog denince akla ilk onun ismi geldi. Birçok insanın blog açma nedeni olurken, onu okuyan herkesin bazen dert ortağı, bazen de en çok güldüğü arkadaşı oldu. Kendine bestseller yazarların arasında sağlam bir yer edinen Pucca, maceralarına devam ediyor.
İlk kitabı "Küçük Aptalın Büyük Dünyası", "blog" nedir bilen bilmeyen herkesin tatil çantasındaki yerini aldı. Pucca, ünlü - ünsüz, onu okuyan herkesi kendisine hayran bıraktı. Yazdıklarını okuyan onunla birlikte öfkelendi, onunla birlikte ağladı, onun şapşallıklarına karnı ağrıyana kadar güldü.
Okurlar, aylarca hikayenin devamını bekledi, Pucca ise hep bir mutlu sonu...
Şimdi zamanı geldi, Pucca, merakla beklenen ikinci kitabı
"Pucca Günlük ve Geri Kalan Her Şey" le aramızda!



Sayfa Sayısı: 424
Baskı Yılı: 2012

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

PuCCA Günlük serisinin ikinci kitabı olan “Ve Geri Kalan Her Şey” ile sizlerleyim. Seriye son hız devam ediyorum…

Öncelikle şunu söylemem lazım serinin ilk kitabı ile ikinci kitap arasında yapılan değerlendirmelerde ilkine göre bunun daha durgun ve daha sıradan olduğu yönünde bazı eleştiriler olsa da bence ikinci kitap serinin zirvesi konumunda (İlk iki kitap dahilinde yapılan bir yorum)

“Ve Geri Kalan Her Şey” de daha duygusal bir hava olduğu izlemine kapıldım. Rabia’nın abisini anlattığı bölüm ve PuCCa’nın annesinin evden ayrılışını anlattığı bölümler beni oldukça etkiledi. Hatta şunu söylemekte sanırım herhangi bir sıkıntı yoktur bir ara gerçekten gözümden yaş geldi.

Spoiler vermek gibi olmasın ama Rabia ile yaşadıklarını anlattığı bölümde gerçekten PuCCa’nın anlattıklarını birebir yaşadım gibi geldi. Hani gerçek olmadığını bildiğiniz ancak inatla gerçek olmasını istediğiniz şeyler vardır ya PuCCa bunu çok güzel anlatmış. Ve sonunda bir trajedi ile birlikte gerçekler insanın yüzüne vurulur.

Annesinin evi terk ettiğini anlattığı bölümse az önce söylediğim gibi gözümden yaş getiren bölüm oldu. Sanırım bir çocuğun yaşayabileceği en büyük travma bu olmalı. Fazla detay vermeyim ama kitabın aklınızda kalacak ciddi bir bölümü ve PuCCa’nın acısını hissedebiliyorsunuz.

Birde doğum günü olayı var kitap içerisinde. Hangimiz böle bir olay yaşamadık ki çocukken diye düşündüm okurken. Tutulmayan sözlerin bekleyenleri olmak zor olsa da bu tecrübeyi yaşadık hepimiz.

Sanırım okudukça PuCCa’yı sevmeye başladım. Başlarda saçma sapan kız hikayelerinden biri diye düşünüyordum ama kalemi gerçekten sizi etkiliyor. Bazen kahkahalar atıyorsunuz ki; ben çalışırken kitap okuduğum için (İşim biraz buna uygun) “Bu deli neye gülüyor ?” diyebilir etrafınızdakiler. Hüzünlenilen bölümlerde şükür ki evde okuyordum J

PuCCa serisine yapılan eleştirilerin gerçeklik payını değerlendirmek bana düşmez ancak şu kadar söyleyeyim; okumadan kitaplar hakkında fikir yürütmeyin derim. Evet size hayatın sırrını veren bir kitap değil ancak PuCCa’nın da böyle bir amacı olduğu kanısında değilim.

Ve sonuç olarak ben merakla okumaya devam edeceğim. Sizinde okumanızı tavsiye ederim. En azından güzel vakit geçirilebilecek bir eser.

SEÇTİĞİM SÖZLER



  • Ben kendimi hiç sevmemişim demek ki, belki de en baştan sorun sadece buydu. (Sayfa 113)
  • Sonra aslında bu camiinin benim eğlenmem dışında bambaşka bir şey için var olduğunu hatırladım. Burada Allah’a yakındım, okulun müdür odası gibi bir yer… (Sayfa 131)
  • Öyle iki yüzlü bir toplumda yaşıyoruz ki aslında, evlenmek isteyen kadınları kezbanlıkla suçlayıp, evlenmeden birlikte yaşayanları orospulukla suçluyoruz. (Sayfa 157)
  • Çok güzel bir hayatı olsun diye o kadar içten diledim ki, çayın demini çektiğini bile fark etmedim. (Sayfa 213)
  • En güzel filmler akşamüstlerinde biter… (Sayfa 232)
  • Şu Facebook’un gizli profil olayına da kafam girsin ayrıca, ulan sadece eski sevgililere bakmaya yayan bir sosyal medya aracısın, kendine gizli profil diye bir halt koymak neyine… (Sayfa 340)
  • Büyümek ne diye sorsan, sanırım bunu derim, uyumadan önce kurduğun hayallerin sorunlara dönüşmesi… (Sayfa 354)

DİĞER YORUMLAR

SERİNİN DİĞER KİTAP YORUMLARI


18: KİTAP YORUMU: Küçük Aptalın Büyük Dünyası - Pucca Günlük 1. Kitap

Kasım 19, 2015
Küçük Aptalın Büyük Dünyası - Pucca Günlük 1. Kitap

Yazar: Pucca
Yayınevi : Okuyan Us Yayınları

“Tek istediğim, battaniyenin altında film çekeceğim değil, film izleyeceğim bir adamdı.”

Sanal dünyanın merak edilen ünlüleri raflarda yerini alıyor. Dizüstü Edebiyat Dizisi başlıyor. İlk kitap çılgınlar gibi takip edilen, Türkiye'de en fazla izleyicisi olan kişisel blog'un yazarı Pucca. Herkes onu ve yazacağı kitabı merak ediyordu.

“Aynaya son kez baktım, ‘Kızım PuCCa, Allah kahretsin seni, çok harikasın lan sen!' dedim.”

PuCCa çok ayıp!
PuCCa çok komik!
PuCCa âşık!
PuCCa beter bişi!

Ve sonunda, paparazziler peşinde koşmadığı halde her şeyi anlattı…

“PuCCa, aferin, iyi b*k yedin!”

Sayfa Sayısı: 368
Baskı Yılı: 2012

KİTAP YORUMU

Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Bugün sizlerle oldukça ön yargılarla başladığım ancak sonradan okumaktan zevk aldığım bir kitapla karşınızdayım. Kendisi de bir blog yazarı olan PuCCa’nın “Küçük aptalın büyük dünyası” kitabı az önce bitti.

Kitabı okumadan önce kitap hakkında yaptığım sohbetlerde; “O kız kitabı ya sen ne yapacaksın?” ya da “Kızın tek amacı evlilik ve oldukça argo yazılar yazmış” gibi yorumlarla karşılaştım. Açıkçası söylenilenler bir anlamda gerçekte olsa da, PuCCA’nın yazdıklarını tam anlamıyla kavrayamamışlar ya da görmek istememişler gibi geldi bana kitap bitince.

Elbette kitabın aşırı cinsel içerikli oluşu biraz tepki çekmesine neden olsa da PuCCa’nın da kitapta bahsettiği gibi normal yaşantıda toplumun yüzde 90’ının aklı zaten sürekli orada değil mi? Bunu inkar etmek ne yazık ki sadece toplumsal baskıdan kaynaklı bir durum.

Kitabın edebi anlamda katkısı tartışılabilir olsa da anlattıklarını ya yaşadınız ya duydunuz ya da şahit oldunuz diyebilirim. Gündelik yaşantı içerisinde sürekli şahit olduğunuz konuları PuCCa sizin göremediğiniz noktalardan size sunmakta.

Kitabın konusu en spoiler içermeyen anlatımıyla PuCCa’nın başından geçenler olarak yorumlayabiliriz. Orta ölçekli her Türk kızının başına gelen olaylar dizisi. Ancak öyle kendine bağımlı hale getiren bir anlatım varken, bazen PuCCa’ya üzülüyor, bazen de kitabı okurken garip gülme krizlerine girebileceğiniz için etrafınızdan deli damgası yiyebilirsiniz.

He bu arada “Ben erkeğim, bana ne kızın düşündüklerinden ya da yaşantısından… Ben empati falan yapamam elin karısıyla” diyorsanız, çok şey kaçırırsınız diyeyim beyler. Kitabı okurken birçok kendi mazimle karşılaştırıp; “Vay arkadaş demek bu hareketlerin anlamı buymuş” dediğim durumlarla karşılaştım.

Kitabın yazım dili ise oldukça basit ve anlaşılır. Bu anlamda da benden artı puan aldı diyebilirim. Kitaba ön yargılı olarak başlasam da şu anda kalan kitapları okumak için sabırsızlanıyorum. Hala okumamışsanız alın okuyun derim. Hiçbir kitabın cinsiyeti yoktur bana göre, bu kitabında cinsiyeti yok emin olun. 

Ya geçmişinizi tazelersiniz, ya da karşınızdakini daha iyi anlamanızı sağlar. Okuyun hiçbirşey kaybetmezsiniz. 


SEÇTİĞİM SÖZLER

  • “Bim bam bom çok şükür dostlar, benimde artık bir sevgilim var.” Ay bu şarkı da tam bir abazan şarkısı… Kırk yıl  sonra sevgili yapmış bunu da utanmamış şarkısını bestelemiş. (Sayfa 66)
  • Ne zaman çetele tutulur, o zaman anlaşılır alışverişin bittiği. (Sayfa 72)
  • İnan bana dürüstlük dediğin şey, her bokta işe yaramaz. (Sayfa 100)
  • Bir insanı kaybettiğini anladığında her şeyiyle iyi olarak aklına kazınıyor. Ve ancak kaybettiğinde, her yapılana bir bahane bulabiliyorsun.. (Sayfa 240)
  • Dahi anlamındaki “de” gibiyim yemin ederim, bir kelimenin bile anlamını değiştiremeyecek kadar salağım. (Sayfa 357)

DİĞER YORUMLAR

 Gül'ün Kitaplığı'nın Yorumu



Blogger tarafından desteklenmektedir.