17: KİTAP YORUMU: Ejderha Dövmeli Kız - Millennium #1

Ejderha Dövmeli Kız


Yazar: Stieg Larsson
Çevirmen: Ali Arda
Yayınevi : Pegasus

41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson'un zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız'ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi 'bundan daha iyisi yapılamaz' diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.

"Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak."
-SUNDAY TIMES

"Bu kitabı okumaya başladığınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…"
-BILD AM SONNTAG

"Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa, Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak."
-SHARON WHEELER

"Larsson'un bu kitabı saatli bir bomba gibi..."
-BOB CORNWELL

"Hipnotize edici."
-USA TODAY

"Tam bir dinamit."
-LIZ SMITH

"Çılgınca… Müthiş bir gerilim."
-THE WASHINGTON POST

"Büyük bir açlıkla okunacaktır…"
-OBSERVER

"Larsson'un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar okuyucularla tıka basa dolacak, çalışma dünyası altüst olacaktır. Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır."
-BAMS

Sayfa Sayısı: 648
Baskı Yılı: 2014

KİTAP YORUMU


Herkese Cahil Okur’dan merhabalar…

Millennium Serisi çıkalı bir hayli zaman oldu, ancak benim henüz ilgi alanıma girmesi nedeniyle ilk kitabı yeni bitirdim. İlk kitap hepinizin bildiği gibi Ejderha Dövmeli Kız.
Kitabın ilk sayfalarında, ki bu takriben ilk 100 sayfa kadarı, sizi kendine çekmediğini gerçeğini kabul etmek gerekiyor. Ancak yeterli sabrınız varsa meyvesini alacağınızdan eminim.

Mesleğimin de etkisi ile birlikte Mikael Blomkvist’in favori karakterim olduğunu söylemem gerekiyor sanırım.  Lisbeth Salander da elbette can alacı karakterlerden bir tanesi. Yaşlı kurt Henrik Vanger ise kötü listemde yer almakta…

Kitabın konusuna girip henüz okumamış olanların (Kaldı mı bilmiyorum ama…) heveslerinin kaçmasını istemiyorum. Genel olarak konu üzerinde bir değerlendirme yapmak gerekirse; bazı noktalarda kitabın sonunu veyahut olayların gidişatını tahmin edebilseniz de etkileyici bir anlatım nedeniyle elinizden düşürmeyeceğiniz bir kitap olacağına eminim. Konu sizi kendine çekmekte oldukça başarılı. Anlatım esnasındaki özellikle Lisbeth Salander’in olduğu bölümlerdeki bazı cinsel içerikli paragrafların beni rahatsız ettiğinin de altını çizmem gerekiyor.

Kitap okuduğum sırada aklımdan geçen bir diğer düşünce ise Ejderha Dövmeli Kız’da geçen olaylar ve Lisbeth ile Mikael’in bu olayları çözmek için uğraşları bana Sherlock Holmes ve Dr. Watson’ı hatırlattı. Her iki ikilinin de beraber yaptıkları işlere hayran kaldığımı belirtmem gerekiyor.

Kitabın birde film uyarlaması olduğunu biliyorsunuzdur. Kitabı okurken gözümde canlandırdığım karakterlerle, filmde gördüğüm karakterlerin birbirleri ile alakası olmaması beni şaşırtmadı açıkcası. Her kitap uyarlamasında aynı sıkıntıları yaşıyorum. Sanırım sinematik bir gözüm yok :D

Son olarak da şunu söyleyerek değerlendirmeme son vereyim; kitabın baskı kalitesini ne yazık ki beğenmedim. İçersindeki İngilizce bölümler, ki bu tip bölümleri hiçbir kitapta tasvip etmedim, beni biraz rahatsız etti. Yine de heyecanı ve bilmeceleri seven okurların mutlaka edinip okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.

NOT: Kitap Çiko’ya aitti. Kendisi böle kitaplar okumaz aslında. Bunları da gaza gelip almış ve okumamış söylediğine göre… :D


SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Aldığı İslami terbiyeyi düşündü, dışlanmışlara yardım etmek tanrısal bir görevdi. (Sayfa 51) 
  • Henrik Vanger – Sana parayla asla satın alamayacağın bir şeyi verebilirim. Sana Hans – Erik Wenneström’ü verebilirim. Bu sırrı çöz, o zaman mahkemede aldığın yenilgiyi yılın röportajına dönüştürebilirsin. (Sayfa 138)
  • Lisbeth: İnsanların her zaman bir sırrı vardır. Önemli olan bunların ne olduğunu ortaya çıkarmaktır. (Sayfa 146)
  • Henrik Vanger: Akrabalığın sevginin garantisi olmadığını keşfettim. (Sayfa 154)
  • Henrik Vanger: Kaybedeceğin kesinken asla savaşa girme. (Sayfa 178)
  • Henrik Vanger: Neticede, kardeşlerimin üçü, başka alanlarda ne kadar sağlıklılardı bilemem ama politik anlamda hastaydılar. (Sayfa 200)
  • Lisbeth: Geriye bir tek her zaman yaptığını yapmak kalmıştı; işi kendinin üstlenmesi ve kendi sorununu kendisinin çözmesi. Bu kesinlikle tek alternatifti. Yani Bjurman’ın sonu hayırlı olmayacaktı. (Sayfa 265)
  • Lisbeth: Bilgi iktidardır. (Sayfa 367)
  • Albay Adolfsson: Düşmanın silahının ne kadar iyi olduğunun önemi yok. Seni göremezse vuramaz. (Sayfa 459)
  • Martin Vanger: Ölüm, misafirliğin sonu oluyor. (Sayfa 499)


DİĞER YORUMLAR

Janewampirob'un Yorumu
Beyaz Kitaplık'ın Yorumu
Kitap Kurdunun Kitaplığı'nın Yorumu


2 yorum:

  1. Genelde kitaplar ilk 100 e kadar biraz sıkıcı geçiyor herhalde. Ne zaman elime kitap alsam ben de aynı şeyi söylüyorum:))) sonra da elimden bırakamıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her kitap için geçerli değil ama genelde öyle olduğu kanısındayım bende :) Bazı cinsel içerikli kısımları hariç okumaya değer bir kitap.Rahmetli Larsson gerçekten güzel bir eser geride bırakmış

      Sil

Yorumlarınız Bizim İçin Önemlidir

Blogger tarafından desteklenmektedir.