9786053754718
Aslı Dağlı
Bird Box
Edebiyat
İthaki Yayınları
Josh Malerman
Kafes
Kitap Yorumları
Korku-Gerilim
Roman
Sakın Gözlerini Açma
49: KİTAP YORUMU : Kafes
Kitabın Adı: Kafes - Sakın Gözlerini Açma
Yazar: Josh Malerman
Baskı Tarihi: Ağustos 2015
Sayfa Sayısı: 336
ISBN: 9786053754718
Orijinal Adı: Bird Box
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim
KİTAP HAKKINDA
2014'ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde
Amazon'da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios'un film
haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!
This Is Horror Ödülü - En İyi Roman
Michigan Notable Book Ödülü
Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti
Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
James Herbert Korku Ödülü Finalisti
Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti
"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar
hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye
kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
-Hugh Howey-
"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir
takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne
yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
-Peter Straub-
"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı
ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen
King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı
bir macera."
-Kirkus Reviews-
"Stephen King hayranları bayılacak."
-Publishers Weekly-
Dışarıda bir şey var…
Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış
kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise
kimse bilmiyor.
Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl
sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki
terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende
olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen
yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi.
Ve onları takip eden bir şey vardı.
Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı
yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında
bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek
onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar
yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları
ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya
yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada
kime güvenilebilirdi?
(Tanıtım Bülteninden)
KİTAP YORUMU
Cahil Okur’dan herkese selamlar…
Dağınık Anne’min ısrarları ve benimde merakım neticesinde
Kafes okuması sona ermiş durumda. Lafı çok fazla uzatmadan hemen yoruma
geçeyim.
- İçerik Yorumu
Bendeniz ne korku ne de gerilim filmi izlemekten
hoşlanmayan, bunu istese de başaramayan bir adamım. En son sanırım “Teksas
Katliamı” isimli filmi izlemiştim bu dalda ki onda da 3 arkadaştık ve filmle
dalga geçe geçe zaten korku-gerilim oldu komedi… Bu nedenlerle kitabı okumayı bir
hayli erteledim. (Bu itiraf aramızda kalsın olmaz mı?)
Josh Malerman’ın Türkiye ziyaretini sosyal medyadan takip
ettiğimden beri bu adamın nasıl olurda korku-gerilim yazdığını anlayamamıştım.
Ama kitabı okuyunca korku-gerilimin hakkını verdiğini söylemeliyim.
Malorie’nin başından geçenler gerçekten büyük bir kaos
olarak nitelendirilebilecek olaylar. Kitabı okurken bazen “ben olsam ne
yapardım” diye düşünmedim değil. Lakin buna cevap vermek oldukça zor ve
imkansız. O durumda olmayı da hiçbirinizin istemeyeceğinden eminim.
Konu hakkında detaya girmeyi sevmediğimi takipçim olan
arkadaşlar bilir lakin burada kısaca bahsetmek gerekirse, o yaratıkların ne
olduğunu gerçekten merak ediyorum. Ve neden görüldüklerinde insanlara o
yaşananlar oluyor? Kafanızda nasıl bir canavar canlandı okuyan arkadaşlarla
bunu tartışmaktan zevk duyarım.
Kitapta okuduğunuz diğer kitaplardan farklı olarak bir
kahramanın gerçekten ön plana çıktığını göremeyeceğinizi belirtmek isterim.
Kişilerden çok olaylar sizi kitaba bağlayan unsur olacaktır. Bu nedenle de
kitap bittiğinde “Şu karakterden ayrılamadım, şu karakterle yollarımız umarım
tekrar kesişir” gibi durumlar yaşamayacağınızı şimdiden söyleyeyim.
İçerik anlamında söyleyeceğim son şey ise kitabın finali
hakkında. Kitap için son zamanlardaki okuduğum en güzel kitap demiştim sosyal
medyada. Bunun sebebi kesinlikle kitabın sonudur. Ve inanıyorum ki bu kitabın
devamı gelecektir. Sonuçta o yaratıkların sonunun ne olacağını merak eden
insanlar olabilir!! (Ben, ben, ben, ben ve yine ben.)
- Yazım Dili Yorumu
Josh Malerman’ın ilk kitabı Kafes. Bu anlamda anlatım
tarzının acemiliğine rağmen oldukça iyi olduğunu belirtmek isterim. Aslı Dağlı’nın
çevirisi de bunda kesinlikle etkili bir unsur. Türkçeleştirme oldukça başarılı,
konu anlatımı akıcı ve kendine bağlayan bir yapıya sahip.
- Yapısal Yorum
İthaki’nin kapak ve kitap tasarımlarını son zamanlarda çok
beğeniyorum.Benim gençliğimdeki İthaki ile şimdiki arasında ciddi oranda olumlu
anlamda değişim var. Önceleri buna pek dikkat etmeyen bir okuyucu olsam da
şimdilerde benim için önemli bir konu yapısal durumlar.
Kitap içerisinde tashih gerektiren birkaç kelime dışında bir
baskı hatası görmedim. Bu anlamda da İthaki’yi tebrik ederim.
SEÇTİĞİM SÖZLER
"Sorun" her ne olursa olsun kişinin bir şeyler
görmesiyle başlıyordu. (Sayfa 35)
Yaratıklar... sonsuzluk... algımızın da bir sınırı var
Malorie... bu şeyler... onlar algımızın ötesinde... üstünde... onları
anlayamıyoruz... onları... (Sayfa 58)
"Biliyorsun, zaman bir yerden sonra anlamını yitiriyor.
Ama eskiden yaşadığımız hayatı bize anımsatan tek şey o."
"Akıp giden zaman mı?"
"Evet. Ve onunla ne yaptığımız." (Sayfa 63)
Dört yılı aşkın süredir ona musallat olan şeyler, yaratık
değildi. Bahçelerde yaşayan sümüklüböcekler yaratıktı. Kirpiler birer
yaratıktı. Ama perdelerle örtülü pencerelerin arkasında pusu kuran ve onu
gözlerini bağlamak zorunda bırakan şeyler, böcek ilaçlarının yok edebileceği
türden değildi. (Sayfa 67)
Bebeğiniz sandığınızdan daha zekidir. (Sayfa 103)
Gözlerinizi açamadığınız bir dünyada sahip olmayı umut
edebileceğiniz tek şey bir göz bağı değil miydi? (Sayfa 137)
Eğer karşımızdaki, beynimizin algılamakta zorlandığı bir tür
yaratıksa bunu hak ettik demektir. Kendimi bildim bileli aptallığımız yüzünden
sonumuzun geleceğini düşünürdüm. (Sayfa
137)
Dört yıl boyunca bekledin çünkü bu yolculukta, aklını
kaçırmış insanların ve kurtların kol gezdiği, yaratıklar tarafından kuşatılmış
bu nehirde dört yıldan daha uzun bir süredir yapmadığın bir şey yapmak zorunda
kalacaksın.
Bugün gözlerini açmak zorunda kalacaksın.
Hem de dışarıda. (Sayfa 176)
Bunu yapabilirsin. Çünkü bunu yapmaya mecbursun. (Sayfa 176)
Göz bağına uzanırken Malorie'nin tek yapabildiği umut
etmekti. (Sayfa 219)
Her şey birbirini takip etti, her adım bir sonrakinin
habercisiydi. Çünkü tembellik etmedik. Risk aldık. (Sayfa 224)
Köpeklerin bağışıklığı yok. Onlar da akıllarını
kaçırabiliyor. (Sayfa 233)
İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir. (Sayfa
238)
ÖNEMLİ NOT: Kitap çekilişi için katılımlar devam ediyor. 50. Kitap yorumunun yayınlanması sonrası çekiliş tamamlanacak. Küçük bir hatırlatma yapmış olayım. Çekiliş için buraya tıklayınız.
ÖNEMLİ NOT: Kitap çekilişi için katılımlar devam ediyor. 50. Kitap yorumunun yayınlanması sonrası çekiliş tamamlanacak. Küçük bir hatırlatma yapmış olayım. Çekiliş için buraya tıklayınız.


