Kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

49: KİTAP YORUMU : Kafes

Haziran 22, 2016
Kafes, Sakın Gözlerini Açma, Josh Malerman, 9786053754718, Bird Box, Aslı Dağlı, İthaki Yayınları, Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim, Kitap Yorumları,

Kitabın Adı: Kafes - Sakın Gözlerini Açma
Yazar: Josh Malerman
Baskı Tarihi: Ağustos 2015
Sayfa Sayısı: 336
ISBN: 9786053754718
Orijinal Adı: Bird Box
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim

KİTAP HAKKINDA


2014'ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde Amazon'da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios'un film haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!

This Is Horror Ödülü - En İyi Roman
Michigan Notable Book Ödülü
Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti
Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
James Herbert Korku Ödülü Finalisti
Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
-Hugh Howey-

"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
-Peter Straub-

"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera."
-Kirkus Reviews-

"Stephen King hayranları bayılacak."
-Publishers Weekly-

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Dağınık Anne’min ısrarları ve benimde merakım neticesinde Kafes okuması sona ermiş durumda. Lafı çok fazla uzatmadan hemen yoruma geçeyim.

  1. İçerik Yorumu

Bendeniz ne korku ne de gerilim filmi izlemekten hoşlanmayan, bunu istese de başaramayan bir adamım. En son sanırım “Teksas Katliamı” isimli filmi izlemiştim bu dalda ki onda da 3 arkadaştık ve filmle dalga geçe geçe zaten korku-gerilim oldu komedi… Bu nedenlerle kitabı okumayı bir hayli erteledim. (Bu itiraf aramızda kalsın olmaz mı?)

Josh Malerman’ın Türkiye ziyaretini sosyal medyadan takip ettiğimden beri bu adamın nasıl olurda korku-gerilim yazdığını anlayamamıştım. Ama kitabı okuyunca korku-gerilimin hakkını verdiğini söylemeliyim.

Malorie’nin başından geçenler gerçekten büyük bir kaos olarak nitelendirilebilecek olaylar. Kitabı okurken bazen “ben olsam ne yapardım” diye düşünmedim değil. Lakin buna cevap vermek oldukça zor ve imkansız. O durumda olmayı da hiçbirinizin istemeyeceğinden eminim.

Konu hakkında detaya girmeyi sevmediğimi takipçim olan arkadaşlar bilir lakin burada kısaca bahsetmek gerekirse, o yaratıkların ne olduğunu gerçekten merak ediyorum. Ve neden görüldüklerinde insanlara o yaşananlar oluyor? Kafanızda nasıl bir canavar canlandı okuyan arkadaşlarla bunu tartışmaktan zevk duyarım.

Kitapta okuduğunuz diğer kitaplardan farklı olarak bir kahramanın gerçekten ön plana çıktığını göremeyeceğinizi belirtmek isterim. Kişilerden çok olaylar sizi kitaba bağlayan unsur olacaktır. Bu nedenle de kitap bittiğinde “Şu karakterden ayrılamadım, şu karakterle yollarımız umarım tekrar kesişir” gibi durumlar yaşamayacağınızı şimdiden söyleyeyim.

İçerik anlamında söyleyeceğim son şey ise kitabın finali hakkında. Kitap için son zamanlardaki okuduğum en güzel kitap demiştim sosyal medyada. Bunun sebebi kesinlikle kitabın sonudur. Ve inanıyorum ki bu kitabın devamı gelecektir. Sonuçta o yaratıkların sonunun ne olacağını merak eden insanlar olabilir!! (Ben, ben, ben, ben ve yine ben.)

  1. Yazım Dili Yorumu

Josh Malerman’ın ilk kitabı Kafes. Bu anlamda anlatım tarzının acemiliğine rağmen oldukça iyi olduğunu belirtmek isterim. Aslı Dağlı’nın çevirisi de bunda kesinlikle etkili bir unsur. Türkçeleştirme oldukça başarılı, konu anlatımı akıcı ve kendine bağlayan bir yapıya sahip.

  1. Yapısal Yorum

İthaki’nin kapak ve kitap tasarımlarını son zamanlarda çok beğeniyorum.Benim gençliğimdeki İthaki ile şimdiki arasında ciddi oranda olumlu anlamda değişim var. Önceleri buna pek dikkat etmeyen bir okuyucu olsam da şimdilerde benim için önemli bir konu yapısal durumlar.

Kitap içerisinde tashih gerektiren birkaç kelime dışında bir baskı hatası görmedim. Bu anlamda da İthaki’yi tebrik ederim.

SEÇTİĞİM SÖZLER


"Sorun" her ne olursa olsun kişinin bir şeyler görmesiyle başlıyordu. (Sayfa 35)

Yaratıklar... sonsuzluk... algımızın da bir sınırı var Malorie... bu şeyler... onlar algımızın ötesinde... üstünde... onları anlayamıyoruz... onları... (Sayfa 58)

"Biliyorsun, zaman bir yerden sonra anlamını yitiriyor. Ama eskiden yaşadığımız hayatı bize anımsatan tek şey o."
"Akıp giden zaman mı?"
"Evet. Ve onunla ne yaptığımız." (Sayfa 63)

Dört yılı aşkın süredir ona musallat olan şeyler, yaratık değildi. Bahçelerde yaşayan sümüklüböcekler yaratıktı. Kirpiler birer yaratıktı. Ama perdelerle örtülü pencerelerin arkasında pusu kuran ve onu gözlerini bağlamak zorunda bırakan şeyler, böcek ilaçlarının yok edebileceği türden değildi. (Sayfa 67)

Bebeğiniz sandığınızdan daha zekidir. (Sayfa 103)

Gözlerinizi açamadığınız bir dünyada sahip olmayı umut edebileceğiniz tek şey bir göz bağı değil miydi?  (Sayfa 137)

Eğer karşımızdaki, beynimizin algılamakta zorlandığı bir tür yaratıksa bunu hak ettik demektir. Kendimi bildim bileli aptallığımız yüzünden sonumuzun geleceğini düşünürdüm.  (Sayfa 137)

Dört yıl boyunca bekledin çünkü bu yolculukta, aklını kaçırmış insanların ve kurtların kol gezdiği, yaratıklar tarafından kuşatılmış bu nehirde dört yıldan daha uzun bir süredir yapmadığın bir şey yapmak zorunda kalacaksın.
Bugün gözlerini açmak zorunda kalacaksın.
Hem de dışarıda.  (Sayfa 176)

Bunu yapabilirsin. Çünkü bunu yapmaya mecbursun. (Sayfa 176)

Göz bağına uzanırken Malorie'nin tek yapabildiği umut etmekti. (Sayfa 219)

Her şey birbirini takip etti, her adım bir sonrakinin habercisiydi. Çünkü tembellik etmedik. Risk aldık. (Sayfa 224)

Köpeklerin bağışıklığı yok. Onlar da akıllarını kaçırabiliyor. (Sayfa 233)


İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir. (Sayfa 238)

ÖNEMLİ NOT: Kitap çekilişi için katılımlar devam ediyor. 50. Kitap yorumunun yayınlanması sonrası çekiliş tamamlanacak. Küçük bir hatırlatma yapmış olayım. Çekiliş için buraya tıklayınız. 
Blogger tarafından desteklenmektedir.