Aslı Dağlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aslı Dağlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

85: KİTAP YORUMU : Tuhaf Masallar

Ekim 07, 2017

Kitap Yorumları, Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları, Ransom Riggs, Tuhaf Masallar, Aslı Dağlı, İthaki Yayınları, Hikaye (Öykü), Fantastik, Edebiyat

Yazar: Ransom Riggs
Baskı Tarihi: Nisan 2017
Sayfa Sayısı: 200
ISBN: 9786053756620
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Kitabın Türü: Hikaye (Öykü), Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Bayan Peregrine onlara kucak açmadan önce, tuhafların hikâyeleri Masallar’da anlatılmıştı. Tuhafların kopan uzuvlarıyla beslenen varlıklı yamyamlar. Çatal dilli bir prenses. İlk ymbrenenin ortaya çıkışı. İşte bunlar, ilk kez Ransom Riggs’in Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları serisinde bahsi geçen, tuhafların dünyası hakkında bilgileri sakladığı söylenen Tuhaf Masallar’da karşılaşacağınız şaşırtıcı masallardan sadece bazıları. Bayan Peregrine’in öğrencisi ve tuhaf olan her şeyin âlimi Millard Nullings tarafından derlenen ve notlandırılan bu yepyeni masallar, sizi tuhafların tarihinin sayfalarını karıştırmaya davet ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan selamlar…

Geç kalmış yorumlar serisi devam ediyor lakin bitirmek adına elimden geleni yapıyorum. Yorumları biraz daha hızlandırıp bu ay çıkmadan bu işi bitirmek istiyorum. Bu gün karşınıza Ransom Riggs’in Tuhaf Masalları ile geldim. Hemen yoruma geçiyorum….

İçerik Yorumu

Ransom Riggs ile tanışmam Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları serisi ile oldu. Bu gün size bahsedeceğim Tuhaf Masallar ise seride adı geçen ve tuhaf arkadaşlarımızın bir çok zaman yollarını bulmalarını sağlayan kitabın bize ulaşan nüshası…

Tuhaf Masallar içerisinde 10 adet öykü barındıran bir eser. Bu öykülerden Saint Paul’ün Güvercinleri ve Cuthbert Efsanesi’ni seriden hatırlayacaksınız muhakkak okuyunca. Ancak benim en çok hoşuma giden öykü Cocobolo olmuştu.

Tuhaf Dostumuz Millard Nullings’in (Görünmez olan arkadaş) ağzından yazılan Tuhaf Masallar oldukça hızlı okunabilen bir eser. Bunda hikayelerin akıcılığının büyük bir etkisi olduğu kanısındayım. Öykülerin yanı sıra bu eser için Tuhafların Tarihi demenin de yanlış olmayacağı kanısındayım.

10 hikaye içinde sizi sıkacaklar da olacaktır büyük ihtimal, bazen sonları da tahmin edebilirisiniz ama keyifli bir okuma olacağı kanısındayım. Bu arada yeni bilgilerde öğrenebileceğinizin altını çizmek lazım. Kendi adıma Dance Plague’yi Tuhaf Masallar sayesinde öğrendim.

Dance Plague: 1518'de Strazburg'da baş gösteren bir hastalık. birçok insanın istemsiz bir şekilde durmadan dinlenmeden dans etmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. Belgelere göre haziran ayında Frau Troffea isimli bir kadın birden heyecanlı bir şekilde sokakta dans etmeye başlar ve bu durum 6 gün sürer. 1 hafta içinde 34 kişi kadınla beraber dans etmeye başlar. 1 ay içinde ise bu sayı 400'e yükselir.
Dans edenlerden bazıları kalp krizi, inme veya yorgunluktan ölür. Durum ciddileşince kentin ileri gelenleri çözüm olarak dans edenlerin yanına müzisyen yollamış ve bununla da kalmayıp insanların kolay dans edebilmeleri için meydanlar oluşturmuşlardır. Çünkü o zamanki düşüncelerine göre bu hastalığın tek tedavisi insanları gece gündüz dans ettirmektir. Tabi bu "tedavi" ters tepmiş ve sayısız kişinin ölümüne yol açmıştır. Bugün hala neden bu insanların ölümüne dans ettikleri açıklanamamaktadır. Ancak yaygın kanı bu hastalığın açlıktan kaynaklanan kitlesel bir histeri olduğu yönündedir.

İşin özü, seriyi tamamlamak adına aldığım kitaptan içerik anlamında istediğimi alamasam da genel anlamda memnun kaldığımı belirtmek lazım.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,6

Yazım Dili Yorumu

Ransom Riggs hakkında diğer kitaplarında söylediklerim aynen geçerlidir. Bu kitabın dilinin biraz daha hafif olduğunu da belirtmek lazım. Aslı Dağlı’da güzel iş çıkarmış.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,7

Yapısal Yorum

İthaki’nin ciltli kitapları ayrı bir hoşuma gidiyor. Kapak tasarımında orjinale sadık kalınmış. Daha farklı olabilir miydi bilmiyorum ama yine de beğendim. Bu arada redaksiyon hataları sona doğru artıyor. Editöre arkadaşların gözünden kaçtı sanırım.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


Belirli bir yetenekte doğmak o yeteneği kullanmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez ve bazı ender durumlarda da katiyetle kullanmamanız gerekir. (Sayfa 145)


Önemli olan tek şey, insanların senin hakkında neler düşündüğüdür.  (Sayfa 180)

59: KİTAP YORUMU : Ruhlar Kütüphanesi - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Serisi 3

Şubat 21, 2017
Kitap Yorumları, Ruhlar Kütüphanesi, Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, Ransom Riggs, Aslı Dağlı, İthaki Yayınları, Roman, Fantastik, Edebiyat,
Kitabın Adı: Ruhlar Kütüphanesi - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Serisi 3
Yazar: Ransom Riggs
Baskı Tarihi: Eylül 2016
Sayfa Sayısı: 504
ISBN: 9786053755890
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Tuhaf çocukların hikayesi, serinin üçüncü kitabı Ruhlar Kütüphanesi'yle son buluyor. Olağanüstü güçlere sahip bir çocuk. Ölümcül canavarlardan oluşan bir ordu. Tuhafların geleceği için verilen destansı bir savaş.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları ile başlayan ve Gölge Şehir ile devam eden macera, Ruhlar Kütüphanesi'nde nefes kesici bir son buluyor. Öykümüz on altı yaşındaki Jacob'ın yeni bir özel güç keşfedip, tuhaf yoldaşlarını sıkı korunan bir kaleden kurtarmak için tarihin içine dalmasıyla başlıyor. Bu yolda Jacob'a, ateşi kontrol edebilen Emma Bloom ve kayıp çocukları bulmakta üstüne olmayan Addison MacHenry adlı bir köpek eşlik ediyor.

Günümüz Londra'sından, Viktorya İngilteresi'nin en korkunç mahallesi olan Şeytanın Arka Bahçesi'nin labirentvari arka sokaklarına seyahat edecekler. Burada, bütün tuhaf çocukların kaderleri belirlenecek. Serinin önceki kitaplarında olduğu gibi, Ruhlar Kütüphanesi heyecan verici fantazi ile daha önce hiç basılmamış eski fotoğrafları ve eşi benzeri olmayan bir okuma deneyimini kusursuz biçimde bir araya getiriyor.

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Serisi’nin son kitabını da okumuş bir adam olarak karşınızdayım bugün. Kitap bitti lakin öncelikle şunu söylemek istiyorum, Ransom Riggs’e hem hayran kaldım hem de o kadar çok kızdım ki bunu harici bir konuda sizinle paylaşacağım.

  1. İçerik Yorumu

Gölge Şehir’in sonunda çok muhallak bir noktada bizleri merak içinde bırakmıştı Ransom Riggs, tüm sırlar ve olaylar ise Ruhlar Kütüphanesi ile çözüldü. Ve gerçekten son zamanlarda hayran kaldığım kitaplardan biri olarak kitaplıktaki yerimde yerini almış durumda serinin eserleri.

İlk kitabın ardından yaptığım yorumda serinin beni o kadar da kendine çekmediğini ifade etmiştim. Ancak ikinci kitap ile Ransom Riggs tüm bu düşüncelerimi değiştirirken, üçüncü kitap olan Ruhlar Kütüphanesi ile ise kendine yeni bir hayran kazandı.

Gerçekten olayların heyecanını size aktarmam zor olacak lakin bu tip eserleri beğeniyorsanız kesinlikle okumanız gerekiyor diye üşündüğüm bir eser. Ben uzun zamandır hiçbir kitaptan bu kadar zevk almadım.

Jacob ve arkadaşlarının başlarına gelenler, mekanların anlatımı, gerçek hayatla kurulan bağlantılar son derece mükemmeldi ve bir okuru kendine bağlamak adına önemli unsurlardı.

Her ne kadar fantastik bir eser olsa da kitap içindeki fotoğraflardan size daha öncede yanlış hatırlamıyorsam bahsetmiştim. Bu fotoğraflar sizin birçok konuyu şekillendirmenize yardımcı olurken, aynı zamanda eserin inandırıcılığını da artırıyor. Ve hep şunu söyledim kitabı okurken, ya gerçekten “Tuhaf” insanlar etrafımızda ve biz bundan habersizsek?

Netice olayların örgüsü ve Ransom Riggs’in anlatımının başarılı olduğu kanısındayım. Okunması gereken bir eser olarak hafızaya kaydedilmiş durumdadır.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,8

  1. Yazım Dili Yorumu

Kitabın yazım dili oldukça başarılı. Anlatılan konuların karmaşıklığına rağmen anlatım dili gerçekten duru ve net. Bu da okurken sizlerin yorulmasına imkan vermiyor. Bence Ransom Riggs tarafından kullanılan dil oldukça başarılı tıpkı Aslı Dağlı’nın Türkçeleştirmesi gibi…

Yazım Dile Puanım 5 üzerinden 4,7

  1. Yapısal Yorum

Ben İthaki diyeyim siz anlayın. Gerçekten güzel bir kitap olmuş. Ve ikinci kitaptaki gereksiz kullanılan resme binaen daha mantıklı bir kapak fotoğrafı kullanılmış. Bu da beni ayrıca memnun etti. 

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,8

SEÇTİĞİM SÖZLER


Ama uyuyan şeyler uyanır ve büyüler güçlerini yitirirdi.  (Sayfa 17)

Emin değilsen öyle olduğunu farz et.  (Sayfa 43)

Bazılarının Cehennem dediği yer, diğerlerinin cennetidir.  (Sayfa 69)

Akılsıca davranmak ile tamamen aptalca davranmak arasında ki ince çizgiyle ilgili sıkıntı, genellikle artık çok geç olana denk çizginin hangi tarafında olduğunuzu fark etmemenizdir. (Sayfa 72)

Hepimizin bir son kullanma tarihi var. Sizin yerinizde olsaydım kendiminkini öğrenmek için bu kadar acele etmezdim.  (Sayfa 115)

Titanların savaşı dedikleri şey, Ruhlar Kütüphanesi'ni kurtarmak için verdiğimiz savaştır.  (Sayfa 223)

Kimse sevdiğiniz insanlar kadar canınızı yakamaz.  (Sayfa 399)

Hayatta kalmak, evet. Ama ne pahasına?  (Sayfa 418)

Beceriyle kutsanmış, cehaletle lanetlenmiştim. (Sayfa 430)


İleride tutamayacağın sözleri veriyorsun.Birbirini seven insanların canını asıl yakan da budur.  (Sayfa 472)


SERİNİN DİĞER KİTAPLARI


Kitap Yorumları, Ruhlar Kütüphanesi, Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, Ransom Riggs, Aslı Dağlı, İthaki Yayınları, Roman, Fantastik, Edebiyat,

Kitap Yorumları, Ruhlar Kütüphanesi, Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, Ransom Riggs, Aslı Dağlı, İthaki Yayınları, Roman, Fantastik, Edebiyat,

53: KİTAP YORUMU : Gölge Şehir - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Serisi 2

Kasım 14, 2016
Kitabın Adı: Gölge Şehir - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Serisi 2
Yazar: Ransom Riggs
Baskı Tarihi: Nisan 2016
Sayfa Sayısı: 440
ISBN: 9786053755456
Orijinal Adı: Hollow City
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nın Macerası Gölge Şehir'de Devam Ediyor!

3 Eylül 1940.

On tuhaf çocuk, ölümcül canavarlardan oluşan bir ordudan kaçıyor. Ve onlara Yardım edebilecek tek kişi var, o da bir kuşun bedenine hapsolmuş durumda.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nda başlayan olağanüstü yolculuk, Jacob Portman ve arkadaşlarının, dünyanın tuhaf başkenti olan Londra'ya yaptıkları yolculukla devam ediyor. Orada, müdireleri Bayan Peregrine'e yardım etmenin bir yolunu arayan tuhaf çocukları, savaş yüzünden yaralanmış bu şehrin karanlık köşelerinde korkutucu sürprizler bekliyor. Serinin ikinci kitabı Gölge Şehir de merak uyandıran eski fotoğraflarla heyecan verici bir hikâyeyi bir araya getiren, eşsiz bir kitap. Gölge Şehir'e yapılacak bu yolculukta siz de yerinizi ayırın!

“Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikaye yaratıyor.”

– John Green, Aynı Yıldızın Altında'nın çoksatan yazarı

“Tuhafın tadını almışları heyecanlandıracak bir macera…”

– Kirkus Reviews

“İlk kitabın hayranları, bu kitabın içindeki ganimetlere bayılacak.”

– School Library Journal

“Güçlü bir devam kitabı, ilki kadar sürükleyici ve bağımlılık yaratıcı.”

– Hypable

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Çok çok uzun bir zaman sonra yeniden buralara dönmüş bulunuyorum. Buralardan kopmak istemiyorum ama kimseye de bu konuda söz vermeyeceğim. İnşallah her şey istediğim gibi gider ve içerik yayınlamaya devam ederim.

  1. İçerik Yorumu
“Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları” serisinin 3. kitabı yayınlanmışken ben henüz daha 2. kitabı okuyabilmiş durumdayım.  İlk kitaba göre biraz daha heyecanın üst seviyede olduğu bir kitaptı diyebilirim.

Öncelikli olarak olayların akışı ilk kitaba nazaran daha tahmin edilemez ve sürükleyiciydi. Birçok yerde olayları takip ederken “İşte bundan sonra da bu olacak?” gibi çıkarımlar yapsam da genelde ters köşeye yattığım itirafında bulunmam lazım. Bu anlamda hepinizin hoşlanacağı bir kitap olacağından eminim.

Sevgili kahramanımızın bu kitapta artık “tuhaflar”ın dünyasına daha da alıştığını ve olaylar karşısında o ilk kitaptaki şaşkınlığını geride bıraktığını görüyoruz. “Gölge Şehir”e yapılan yolculuk esnasında çok fazla mesafe alınması ve bu yollarda karşılaşılan “tuhaf” ve tuhaf olmayan kişi sayısının fazlalığı bazen sizi yorsa da akıcılık her zaman tam deminde seyrediyor.

İçerik anlamında kötü veya eksik olarak nitelendirilebilecek pek fazla bir şey olmamakla birlikte sadece “geçit”ler nedeniyle bazen zaman ve mekanı çözmekte sıkıntı yaşayabileceğinizi ifade etmekte fayda var.

Son olarak da küçük bir ön bilgi vereyim size; bildiğiniz gibi ilk kitabımızda Bayan Peregrine kuş suretine hapsolmuştu. Bu olayın gizemi çözüldüğünde gerçekten çok şaşıracak ve aklınızda yepyeni sorular oluşacak.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,5

  1. Yazım Dili Yorumu

İlk kitabın yorumunda bu konuda ne yazdıysam aynen geçerlidir. Ransom Riggs’in yazımı ve  Aslı Dağlı’nın çevirisini oldukça beğendim. Her ikisine de teşekkür etmek lazım.

Yazım Dile Puanım 5 üzerinden 4

  1. Yapısal Yorum

İthaki Gölge Şehir’de de kalitesini göstermiş. Baskı kalitesi ve kitabın yapısal özellikleri oldukça iyi. Kitabı uzun süre arabada taşımam ve farklı nedenlerle biraz yıpratmış olsam da bana dayanabildiğini ve hala ayakta olduğunu söyleyebilirim.
Sadece kapak resminde neden bu kızın kullanıldığını anlayamadım. Hikayede oldukça küçük bir yeri var.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,5

SEÇTİĞİM SÖZLER


"Nasılsın?" diye sordu.
Bu sorunun yanıtını verebilmek için lise düzeyinde matematik bilmek ve tartışmak için de en az bir saat gerekliydi. (Sayfa 49)

Konu hayattaki büyük şeyler olduğunda tesadüf diye bir şey yoktur. Her şeyin bir sebebi vardır.Burada olmanın bir sebebi var ve o, başarısız olup ölmek değil. (Sayfa 51)

Ne kadar garip diye düşündüm, nasıl oluyordu da hayallerimizle kabuslarımızı aynı anda yaşamayı beceriyorduk? (Sayfa 160)

Ne kadar garip diye düşündüm, nasıl oluyordu da hayallerimizle kabuslarımızı aynı anda yaşamayı beceriyorduk? (Sayfa 160)

Onlar geçmişe ait ve ne şekilde müdahale edersek edelim geçmiş daima kendisini onarır. (Sayfa 308)


Ağlamak işleri nasıl daha iyi yapmazsa, gülmek de daha kötü yapmayacaktı. (Sayfa 331)


SERİNİN DİĞER KİTAPLARI



49: KİTAP YORUMU : Kafes

Haziran 22, 2016
Kafes, Sakın Gözlerini Açma, Josh Malerman, 9786053754718, Bird Box, Aslı Dağlı, İthaki Yayınları, Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim, Kitap Yorumları,

Kitabın Adı: Kafes - Sakın Gözlerini Açma
Yazar: Josh Malerman
Baskı Tarihi: Ağustos 2015
Sayfa Sayısı: 336
ISBN: 9786053754718
Orijinal Adı: Bird Box
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim

KİTAP HAKKINDA


2014'ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde Amazon'da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios'un film haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!

This Is Horror Ödülü - En İyi Roman
Michigan Notable Book Ödülü
Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti
Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
James Herbert Korku Ödülü Finalisti
Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
-Hugh Howey-

"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
-Peter Straub-

"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera."
-Kirkus Reviews-

"Stephen King hayranları bayılacak."
-Publishers Weekly-

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Dağınık Anne’min ısrarları ve benimde merakım neticesinde Kafes okuması sona ermiş durumda. Lafı çok fazla uzatmadan hemen yoruma geçeyim.

  1. İçerik Yorumu

Bendeniz ne korku ne de gerilim filmi izlemekten hoşlanmayan, bunu istese de başaramayan bir adamım. En son sanırım “Teksas Katliamı” isimli filmi izlemiştim bu dalda ki onda da 3 arkadaştık ve filmle dalga geçe geçe zaten korku-gerilim oldu komedi… Bu nedenlerle kitabı okumayı bir hayli erteledim. (Bu itiraf aramızda kalsın olmaz mı?)

Josh Malerman’ın Türkiye ziyaretini sosyal medyadan takip ettiğimden beri bu adamın nasıl olurda korku-gerilim yazdığını anlayamamıştım. Ama kitabı okuyunca korku-gerilimin hakkını verdiğini söylemeliyim.

Malorie’nin başından geçenler gerçekten büyük bir kaos olarak nitelendirilebilecek olaylar. Kitabı okurken bazen “ben olsam ne yapardım” diye düşünmedim değil. Lakin buna cevap vermek oldukça zor ve imkansız. O durumda olmayı da hiçbirinizin istemeyeceğinden eminim.

Konu hakkında detaya girmeyi sevmediğimi takipçim olan arkadaşlar bilir lakin burada kısaca bahsetmek gerekirse, o yaratıkların ne olduğunu gerçekten merak ediyorum. Ve neden görüldüklerinde insanlara o yaşananlar oluyor? Kafanızda nasıl bir canavar canlandı okuyan arkadaşlarla bunu tartışmaktan zevk duyarım.

Kitapta okuduğunuz diğer kitaplardan farklı olarak bir kahramanın gerçekten ön plana çıktığını göremeyeceğinizi belirtmek isterim. Kişilerden çok olaylar sizi kitaba bağlayan unsur olacaktır. Bu nedenle de kitap bittiğinde “Şu karakterden ayrılamadım, şu karakterle yollarımız umarım tekrar kesişir” gibi durumlar yaşamayacağınızı şimdiden söyleyeyim.

İçerik anlamında söyleyeceğim son şey ise kitabın finali hakkında. Kitap için son zamanlardaki okuduğum en güzel kitap demiştim sosyal medyada. Bunun sebebi kesinlikle kitabın sonudur. Ve inanıyorum ki bu kitabın devamı gelecektir. Sonuçta o yaratıkların sonunun ne olacağını merak eden insanlar olabilir!! (Ben, ben, ben, ben ve yine ben.)

  1. Yazım Dili Yorumu

Josh Malerman’ın ilk kitabı Kafes. Bu anlamda anlatım tarzının acemiliğine rağmen oldukça iyi olduğunu belirtmek isterim. Aslı Dağlı’nın çevirisi de bunda kesinlikle etkili bir unsur. Türkçeleştirme oldukça başarılı, konu anlatımı akıcı ve kendine bağlayan bir yapıya sahip.

  1. Yapısal Yorum

İthaki’nin kapak ve kitap tasarımlarını son zamanlarda çok beğeniyorum.Benim gençliğimdeki İthaki ile şimdiki arasında ciddi oranda olumlu anlamda değişim var. Önceleri buna pek dikkat etmeyen bir okuyucu olsam da şimdilerde benim için önemli bir konu yapısal durumlar.

Kitap içerisinde tashih gerektiren birkaç kelime dışında bir baskı hatası görmedim. Bu anlamda da İthaki’yi tebrik ederim.

SEÇTİĞİM SÖZLER


"Sorun" her ne olursa olsun kişinin bir şeyler görmesiyle başlıyordu. (Sayfa 35)

Yaratıklar... sonsuzluk... algımızın da bir sınırı var Malorie... bu şeyler... onlar algımızın ötesinde... üstünde... onları anlayamıyoruz... onları... (Sayfa 58)

"Biliyorsun, zaman bir yerden sonra anlamını yitiriyor. Ama eskiden yaşadığımız hayatı bize anımsatan tek şey o."
"Akıp giden zaman mı?"
"Evet. Ve onunla ne yaptığımız." (Sayfa 63)

Dört yılı aşkın süredir ona musallat olan şeyler, yaratık değildi. Bahçelerde yaşayan sümüklüböcekler yaratıktı. Kirpiler birer yaratıktı. Ama perdelerle örtülü pencerelerin arkasında pusu kuran ve onu gözlerini bağlamak zorunda bırakan şeyler, böcek ilaçlarının yok edebileceği türden değildi. (Sayfa 67)

Bebeğiniz sandığınızdan daha zekidir. (Sayfa 103)

Gözlerinizi açamadığınız bir dünyada sahip olmayı umut edebileceğiniz tek şey bir göz bağı değil miydi?  (Sayfa 137)

Eğer karşımızdaki, beynimizin algılamakta zorlandığı bir tür yaratıksa bunu hak ettik demektir. Kendimi bildim bileli aptallığımız yüzünden sonumuzun geleceğini düşünürdüm.  (Sayfa 137)

Dört yıl boyunca bekledin çünkü bu yolculukta, aklını kaçırmış insanların ve kurtların kol gezdiği, yaratıklar tarafından kuşatılmış bu nehirde dört yıldan daha uzun bir süredir yapmadığın bir şey yapmak zorunda kalacaksın.
Bugün gözlerini açmak zorunda kalacaksın.
Hem de dışarıda.  (Sayfa 176)

Bunu yapabilirsin. Çünkü bunu yapmaya mecbursun. (Sayfa 176)

Göz bağına uzanırken Malorie'nin tek yapabildiği umut etmekti. (Sayfa 219)

Her şey birbirini takip etti, her adım bir sonrakinin habercisiydi. Çünkü tembellik etmedik. Risk aldık. (Sayfa 224)

Köpeklerin bağışıklığı yok. Onlar da akıllarını kaçırabiliyor. (Sayfa 233)


İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir. (Sayfa 238)

ÖNEMLİ NOT: Kitap çekilişi için katılımlar devam ediyor. 50. Kitap yorumunun yayınlanması sonrası çekiliş tamamlanacak. Küçük bir hatırlatma yapmış olayım. Çekiliş için buraya tıklayınız. 

31: KİTAP YORUMU : Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları

Ocak 27, 2016

Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları


Yazar: Ransom Riggs
Yayınevi : İthaki Yayınları
Çevirmen: Aslı Dağlı

ARKA KAPAK YAZISI


Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.

Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.

"Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf bir ilk roman. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikâye yaratıyor."
-John Green, Kâğıttan Kentler ve Aynı Yıldızın Altında kitaplarının çoksatan yazarı-

"Bu, hipsterlar için yazılmış bir Harry Potter kitabı. Geçtiği dünyaya ve verdiği hisse bayıldım."
-Felicia -Day-

"Fotoğraflar olmasa bile hikâye kendi başına yetermiş fakat fotoğraflar hikâyeye karşı konulmaz bir gizem ekliyor. Birinci gözden anlatı samimi, komik ve etkili. Serideki bir sonraki kitabı dört gözle bekliyorum."
-Rick Riordan, Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 320
Baskı Yılı: 2015

KİTAP YORUMU


Herkese Merhabalar…

Bu aralar bana ne oluyor bilmiyorum. Biraz “Umutsuz Ev Kadınları” formatındayım sanki. Bir melankoliklik var üzerimde. Durum böyle olunca da Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları okumam da tahmin ettiğimden biraz uzun sürdü. Ancak neticede bitti ve okuduğum için mutluyum. Neyse lafı uzatmadan hemen yoruma geçelim.



  1. İçerik Yorumu

Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları, Ransom Riggs’in yazdığı ikinci kitabı. Bir büyükbaba ve torunu arasında geçenlerle başlayan hikaye hiçte tahmin edilemeyecek bir noktada bitiyor. Aslında adı itibari ile biraz ipucu verse de benim beklediğim şeyden çok çok farklıydı kitap.

Kitabı okumadan önce çok fazla araştırma yağmamıştım. Sadece takip ettiğim bazı bloggerların kitabı okuduğunu ve yorumladığını biliyordum. Hikayemiz oldukça sıkı başlıyor. Olaylar sizi kendine çekiyor ancak nedendir bilinmez sonradan sanki aniden frenine basılmış araba misali yavaşlıyor. En azından benim görüşüm bu yönde.

Aynı zamanda başlardaki o sizi kendisine çeken yapısı giderek azılıyor ve olayların tahmin edilebilirliği artıyor. Bu da ister istemez okuyucuyu sıkan bir durum. Ancak yine de farklı bir fantastik dünya yaratmış olmasından dolayı Ransom Riggs’i kutlamak istiyorum.

Ayrıca kitapla ilgili olarak özellikle son 100 sayfada olacakları tahmin etmem ardından şu soru kafama takılmadı değil; “Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları acaba bir seri mi olacak?” çünkü kitabı bitirdiğinizde olaylar burada böylece kalamaz. Daha yapılacak çok iş var diyorsunuz kendi kendinize. Ransom Riggs yada yayıncısının bu konuda bir açıklama yapıp yapmadığını bilmiyorum.

Toplamak gerekirse benim için güzel bir kitaptı. Ancak şunu da söylemediğimi hemen belirteyim; “Mutlaka Okuyun”

  1. Yazım Dili Yorumu

Ransom Riggs’in okuduğum ilk kitabıydı. Bu nedenle dili noktasında çok detaylı bir yorum yapamayacağım. Ancak insanı bunaltmayan bir yapıda yazdığını söyleyebilirim. Kitabın çevirisinin de bunda etkisi olduğu kanısındayım.  Dilin akıcı olması ve okuyucuyu yormaması gibi nedenlerde benden 5 üzerinden 4 aldı desem kafi gelir sanırım.

  1. Yapısal Yorum

Kitabın Türkiye’deki basımı İthaki’ye  ait. Uzun zamandır İthaki’den çıkmış bir eser okumamıştım. Bu nedenle yapısal olarak değerlendirmemi İthaki kalitesi deyip olayı fazla uzatmak istemiyorum.
Öte yandan bazı kelime yazımlarında sıkıntı olduğunu da belirteyim. Ayrıca kitabın sonunda teşekkür kısmında yazar arka kapakta kendi resmi olduğunu ve bu resmi çeken kişiye teşekkür ettiğini belirtiyor. Merakla nasıl bir foto diye arka kapağı açıp bakıyorsunuz ancak yok! Böyel bir şey işte…

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Annem bir gün karşıma geçip bir kaşif olamayacağımı,çünkü dünyadaki her şeyin çoktan keşfedildiğini söyledi. Yanlış yüzyılda doğmuştum... (Sayfa 11)

  • Hepimiz kendi masallarımıza tutunuruz, ta ki onlara inanmanın bedelini ağır ödeyene dek.  (Sayfa 19)

  • Daima bir yarın vardır (Sayfa 31)

  • Çok paranız olduğunda parayı önemsemediğinizi söylemek çok kolaydır. (Sayfa 66)

  • Babamı anlamaya çalışmaktan vazgeçeli uzun zaman oldu (Sayfa 101)

  • Biri seni içeri almazsa er ya da geç kapıyı çalmaktan vazgeçersin  (Sayfa 101)


  • Sende bir tuhaflık olduğundan emindim. Ve bunu bir iltifat olarak söylüyorum
  • (Sayfa 279)


Blogger tarafından desteklenmektedir.