Billure etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Billure etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Muhteşem 5'li : En Unutulmaz Kitaplar

Temmuz 03, 2015

Birkaç gün öncesinde kendim için bazı listeler yaparak bunları sizlerle paylaşma kararı aldım. Listelerin öyle çok uzun olmaması için ise adına "Muhteşem 5'li" deme kararı aldım. Bunu niçin mi yapıyorum? İnanın bende bilmiyorum ama geçmişi arada gözden geçirmek adına iyi olur diye düşündüm.
İlk muhteşem beşliye benim için en unutulmaz beş kitap ile başlamak istiyorum.

5 Numara: Bilgisayara Giren Tırtıl / Hidayet Karakuş

Blogda "Bilgisayara giren tırtıl" ile alakalı görüşlerimi paylaşmıştım. Hatırladığım ilk kitabımdır kendisi. Ve belkide bendeki bu okuma aşkının fitilini yakan kitap. Kitap için daha ayrıntılı görüşlerimi şuraya tıklayarak bulabilirsiniz. 


4 Numara: Rüzgarı Dizginleyen Çocuk / William Kawkavamba

Üniversite yıllarımda okuduğum bir kitap. Kitapçımın tavsiyesi üzerine aldığım bir kitaptı. Başlarda pek sarmasa da kitabı bitirdiğinde gerçekten etkilendiğimi söylemem gerekiyor. Mücadeleci bir ruh haline girmemi sağlayan eserlerden biriydi. Unutamadığım ve şiddetle tavsiye ettiğim bir eser. 


3 Numara: Bir Kadın Düşmanı / Reşat Nuri Güntekin

Bu da lise yıllarında okuduğum bir eser. Yazarı aslında ondan neden etkilendiğimin kanıtı. Bu kitapla beraber ciddi bir Reşat Nuri Güntekin hayranı olmaya başladım. En bilinen eseri Çalıkuşu olsa da benim için Reşat Nuri Güntekin her zaman Bir Kadın Düşmanı'nın yazarı olarak hafızamda yer etmiştir. 

2 Numara: Yüzüklerin Efendisi : Kralın Dönüşü / J. R. R. Tolkien

Serinin tam bir hayranıyım. Kralın Dönüşü bittiğinde uzun süre Tolkien'in hayal dünyasında seyahat ettiğimi kabul etmem gerekiyor. Lise yıllarında okuduğum kitaplardan birisiydi. Yüzüğün yok edildiği sayfaları hala gözümü kapattığımda gördüğümü söylemem lazım. 


1 Numara: Yüzüklerin Efendisi : İki Kule / J. R. R. Tolkien

Az önce de söylediğim gibi benim için serinin tüm kitapları harikaydı. İlk Muhteşem 5'linin zirvesinde ise kesinlikle İki kule olması gerekiyor. Bunun altında yatan başlıca neden ise Miğfer Dibi savaşıdır. Savaş esnasında Gimli ve Legolas'ın yarışlarını okuduğum satırlara hala gülüyorum. Arada açıp tekrar tekrar okuduğum doğrudur.  Gandalf'ın yardıma koştuğu bölümlerde beni tam bir Rohan aşığı haline getirdi diyebilirim. Kral Theoden ve Eomer'in (ki Eomer daha etkilidir.) içinde yer aldıkları olayları unutmam imkansız. 

İşte böylece ilk "Muhteşem 5'li"nin sonuna gelmiş olduk. Bundan sonraki zaman dilimi içerisinde her perşembe "Muhteşem 5'li" yazılarına mümkün olduğunca devam edeceğim. Umarım sizde benimle kendiniz için en kalıcı kitapları paylaşırsınız. 

04- KİTAP YORUMU: Efsane "Bir 'Barbaros' Romanı"

Haziran 22, 2015
Efsane kitabı yorumu, efsane kitabı özeti

EfsaneBir
'Barbaros' Romanı


Yazar :İskender Pala
Yayınevi :Kapı Yayınları

(Bir 'Barbaros' Romanı)

Efsaneler bazen denizden,
Bazen aşktan ve ateşten gelirler.
Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar...
Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
Bir çağı haritalarda bulamazsınız.
Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

Bu kitapta
İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı.
Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi.
Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa.
Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere.
Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu.
İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü.
Barbaros Hayreddin Paşa'yı...
Sonra, bir gül sepeti getirdi.
Isırılmış üç elmayı anlattı.

Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2015

Dili: Türkçe

Kitap Yorumu

İskender Pala'nın okuduğum ikinci romanı Efsane... İskender Pala ile tanışmam "Od" ile gerçekleşmişti. Tarihe olan merakımı kamçılayan Efsane ise İskender Pala'nın tercih ettiğim ikinci kitabı oldu.  İyi bir tercih yapmış olduğumu baştan söylemekte fayda var.

Bu güzel roman Barbaros Hayreddin Paşa'nın çocukluğundan vefatına kadar geçen sürede başta İslam olmak üzere Osmanlı Devleti'ne katkılarının anlatıldığı bir eser olarak karşımıza çıkmakta.
Kitapta yer alan tüm karakterlerin okuyanı etkisi altına aldığı bir gerçektir. Barbaros Hayrettin Paşa, Oruç Reis, Seyyid Muradi (Saint Alcala), Billure (Beatrix) hepside insanı etkileyen karakter olarak karşımıza çıkmakta.

Tartışmasız ki kitapta kafi miktar ilerledikçe Seyyid Muradi'den daha fazlaca bahsedildiği hissine kapılmanız mümkün ancak yine de Barbaros Hayreddin Paşa'sız bir Seyyid Muradi (Saint Alkala), Seyyid Muradi'siz bir Barbaros Hayreddin Paşa düşünülemez diyerek ikili arasındaki bağı da vurgulamış olalım.

Kitabın aksiyon kısımlarının temelinde Barbaros Hayreddin Paşa ile Andrea Doria arasında çekişmeleri yatmakta. İki kaptanın birbirine olan düşmanlıkları ve saygıları takdire şayan. "Allah düşmanında merdini nasip etsin" mantığından ilerleyerek hareket eden Barbaros Hayreddin Paşa'nın Doria'nın oğluna muamelesi ders alınacak ve ecdad ile onur duyulacak bir hadise.

İskender Pala'nın Efsane'sinin bir diğer aksiyon kısmında ise Seyyid Muradi yatmakta. Kitabı okurken bu aksiyonun sebebini ve ne olduğunu okudukça göreceksiniz zaten. ancak şunu söylemek gerekiyor ki Seyyid Muradi'nin bu hareketlerinin bana biraz Ezio Auditore da Firenze'i hatırlattığını söylemeden geçemeyeceğim.

Efsane ile alakalı olarak kötü olarak hatıramda kalacak tek konu dilin bazı bölümlerde ciddi anlamda ağırlaşması ve anlaşılmasının zor olması.Her ne kadar İskender Pala, romanının son sayfalarına bir deniz sözlüğü koymuş olsa da tutkulu bir okur kolay kolay olaydan uzaklaşarak kelimenin anlamını öğrenmek için sözlük karıştırmayacaktır. Belkide Kapı Yayınları sözlük yerine dipnot sistemi ile bu kelimeleri sayfaların alt kısımlarında açıklasa daha iyi bir görüntü olabilirdi.

Tasarım ile ilgili bir diğer konu ise Efsane içindeki bazı resimlerin bulundukları konumlar ve o konumlarda yer alan satırlar ile resimlerin alakasız oluşu. Bazı denizcilik çizimlerinin ise ne olduğunu bilmemek ayrı bir sıkıntı olabiliyor.

Ben ne olduğunu çözemedim. Bu ve benzeri bir çok görsel var. 
Müslüman bir gemiciden bahsederken bu gemi tasviri sadece bana mı garip geldi acaba?
Kitabın kapak tasarımı ise bir harika. Utku Lomlu tarafından yapılan tasarımda George Philip Reinagle'nin 1828 yapımı bir tablosu ve Barbaros ile Doria'yı temsilen iki kılıç kullanılmış. gerçekten beni büyüleyen bir tasarım oldu.

Sonuç olarak İskender Pala imzalı Efsane 'Bir Barbaros Romanı' kesinlikle kitaplığınızda bulunması gereken bir eser. Bu eseri bu kadar geç okuduğum için kendime kızdığımı bir kere daha ilan etmek istiyorum. Umarım yorumum sizin için bir teşvik unsuru olur.

Efsane hakkındaki diğer yorumlar


tutkularla.blogspot.com.tr'nin yorumu için buraya
sununnotu.blogspot.com.tr'nin yorumu için buraya
1kitapgurmesi.blogspot.com.tr'nin yorumu için buraya tıklayabilirsiniz.

GÜNCELLENDİ: 13 Temmuz 2015







Blogger tarafından desteklenmektedir.