14: KİTAP YORUMU: The 100

Ağustos 29, 2015
Kass Morgan, Arın Zengin, GO kitap, Kitap Yorumları

The 100

Yazar: Kass Morgan
Çevirmen: Arın Zengin
Yayınevi : GO!

Onlar Yalancı, Onlar Hırsız, Onlar Asi, Onlar Kahraman Onlar İnsanlığın Kaderini Belirleyecek 100 Genç...

Yaşanan nükleer felaket dünyanın sonunu getirmiş, bu büyük felaketten sağ kurtulan insanlar 300 yıl boyunca Dünya'nın yörüngesindeki bir uzay gemisinde varlıklarını sürdürmüştür. Tükenmeye yüz tutan kaynaklarla koloniyi ayakta tutmaya çalışan yöneticiler, nüfusu kontrol altında tutmak için en sert tedbirleri almakta, hafif suçlar için bile idam cezası uygulanmaktadır. Öyle ki çocuk suçlular on sekiz yaşına geldiklerinde idam edilmektedir. Ama ölümlerini bekleyen bu gençlerin artık çok önemli bir görevi vardır. Gözden çıkarılmış genç suçlulardan oluşan 100 kişilik bir ekip, geçen zaman içinde yerleşime hazır hale gelip gelmediğini test etmek için Dünya'ya gönderilecektir. Koloninin geleceği, onların elindedir.

100 ekibi farklılıklarını, geçmiş hesaplaşmalarını bir kenara bırakıp birleşmeli ve bilinmezlerle dolu Dünya'da hayatta kalmaya çalışmalıdır. Ama ihanetler, sırlar, henüz bitmemiş ve yeni başlayan aşklar gün yüzüne çıktıkça bir arada kalmaları gittikçe zorlaşacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 300
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe

KİTAP YORUMU


Herkese merhaba…

Blogun 14. yorumu ile karşınızdayım. The 100 kitabı kısa bir okuma süresi sonrasında bitti. Kitabın aynı isimde bir dizi uyarlaması olduğunu hemen hemen herkes biliyor sanırım.Her ne kadar ben bunu kitabı almadan önce öğrenmiş olsam da dizinin fanatikleri olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.

Kass Morgan’ın yarattığı dünya ilk bakışta tanıdık olarak görünse de ilerleyen safhalarda aslında kendi içinde özelliklere sahip bir evren olduğunu görüyorsunuz. Olayı kısaca özetlemek gerekirse, nükleer kış sonrası bir grup insan bir uzay gemisi ile dünyadan ayrılır. Ve yıllarca o gemide yaşarlar. Aslında seçilmiş insanlardan oluşan bu grup nedense kendi içinde de 3 farklı toplumsal yapıya ayrılır. Bu topluluğun katı kuralları ise insanların suçlu olması durumunda kesinlikle idam etmektedir. Tek ayrıcalık 18 yaşından küçükler içindir, elbette 18 yaşına gelip tekrar yargılandıkları süreye kadar.

Kaynakların kısıtlı olduğu bir gemide elbette en büyük ütopya bir gün yeniden dünyaya geri dönmektir. Peki ama dünyanın yaşamaya elverişli olduğunu öğrenmenin imkanı var mı? The 100 bu noktada devreye giriyor. Tutuklu geçlerden oluşan 100 genç dünyaya gönderilir ve bir koloni kurma çabası içine girer. Ve macera başlar…

Aslına bakarsanız kitabın başında olayları takip etmekte oldukça zorlandım. Farklı karakterlerin geçmişini öğrenmek ile geçen süre zarfında olaylardan zaman zaman koptum. Ancak bu sizi tedirgin etmesin! Gerçekten kolay okunan ve zevk veren bir eser. Okunmaya değer olmadığını söylemek yanlış olur. Eğer bilim kurgu, aşk, entrika gibi konulardan hoşlanan bir okur iseniz The 100 tam size göre demektir.

Kitapların yapısal özelliklerine de zaman zaman kitap yorumlarında yer vermekteyim biliyorsunuz. Go Kitap’ın The 100 için yaptığı tasarım oldukça hoşuma gitti. Kitabın ön kısmının mıknatıslı bir kapak ile kapanması oldukça başarılı bir çalışma. Dikkatimi çeken bir diğer özellik ise kitabın kağıt kalitesi. Kitaplığımdaki ilk Go Kitap’a ait kitap The 100 ancak sevdiğim yayın evlerinden biri olarak kendisine güzel bir yer edinmiş durumda. Kendilerine bu güzel basım için teşekkür ederim.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Dr. Lahiri: “Hapishaneyi bugün boşaltıyoruz. Yüz şanslı suçlu, tarih yazma fırsatı yakalıyor. Dünya’ya gidiyorsun” (Sayfa 12)

  • ANLATICI: İnsanlar Dünya’yı en karanlık zamanında terk etmişlerdi. Kaç tanesinin geri dönmeye çalışırken öldüğü Dünya’nın umurunda olmazdı. (Sayfa 56)

  • Clarke’ın Babası: Ama o bizi öldürmekle tehdit etmedi ki
Clarke: O zaman neden yapıyorsunuz?
Clarke’ın Babvası: Seni öldüreceğini söyledi. (Sayfa 98)

  • ANLATICI: Tadı neşe gibiydi ve neşenin tadı, Dünya’da daha güzeldi. (Sayfa 152)

  • ANLATICI: Kırık bir kalbi iyileştirecek kadar güçlü bir ilaç yoktu. (Sayfa 172)

  • ANLATICI: Sırların özelliği buydu, onları sonsuza dek taşımak zorundaydınız, bedeli ne olursa olsun. (Sayfa 218)

  • ANLATICI: Hepsinin gözleri yaş, ciğerleri kül doluydu. Ama Wells’in elleri kanlıydı. (Sayfa 266)

  • ANLATICI: Bazıları, Dünya’yı hiç terk etmemişti.

DİĞER YORUMLAR


Bir Kitap Delisi’nin Yorumu
Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi’nin Yorumu
Mavi Kalem’in Yorumu


Çekiliş Vakti

Ağustos 25, 2015
Cahil Okur'dan blogun ilk çekilişi sizlerle...

Sir Arthur Conan Doyle'un ölümsüz eseri olan Sherlock Holmes'un maceralarından oluşan 5 kitaplık seri sizlere çekilişle hediye... (Kitapların 4'ü cep boy, son kitap normal boydadır)

Çekilişe katılabilmeniz için yapmanız gerekenler;


  • Öncelikli olarak GFC'den blogu takibe almak. Konu altına çekilişe katıldığınızı belirtir yorum bırakmak. (Zorunlu Şart ve 1 çekiliş hakkı kazandırır.)
  • Çekiliş yazısını blogunuzda link vererek paylaşmak (+3 çekiliş hakkı)
  • Facebook sayfamızı takip etmek (Facebook Sayfamız) (+3 çekiliş hakkı) (Yorum kısmında takip ettiğiniz ismi yazınız)
  • Twitter hesabımızı takip etmek (Twitter Profilimiz) (+3 çekiliş hakkı) (Yorum kısmında takip ettiğiniz ismi yazınız)
  • Sosyal paylaşım sitelerinde paylaşımda bulunmak. (Her paylaşım +1 hak. Linkleri yorum olarak bırakınız...)
ÇEKİLİŞ TARİHLERİ

Başlangıç: 6 Kasım 2015
Bitiş: 16  Kasım 2015
Sonuç: 17 Kasım 2015

13: KİTAP YORUMU: Kralların Çarpışması Kısım 2

Ağustos 24, 2015

Kralların Çarpışması (Kısım 2)

Yazar :George R. R. Martin
Çevirmen :Sibel Alaş
Yayınevi :Epsilon Yayınları

Buz ve Ateşin Şarkısı II

Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...

George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.

Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...

"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
-The Denver Post-

"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
-Katharine Kerr-

"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
-Robert Jordan-

"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
-Anne McCaffrey-

"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
-Marion Zimmer Bradley-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 488
Baskı Yılı: 2011
Dili: Türkçe


KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Buz ve Ateşin Şarkısı’nda serüven devam ediyor. 3. kitap ta sona erdi. Ancak maalesef o kadar memnun olduğumu söyleyemeyeceğim. Maalesef kitabımın sırt kısmındaki yapışkanlı bölümü sanırım aşırı sıcaklar nedeniyle kapaktan ayrıldı ve kapaktan ayrıldı. Elimden geldiğince tamir etmeye çalışsam da istediğim sonucu alamadım. Ne yapacağım konusunda şu an için herhangi bir fikrim yok!
Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerimize. Serinin hayranlarından biri olduğumu daha önce de ifade ettiğimi düşünüyorum. Dizinin ciddi bir takipçisiyim. Bununla beraber geç de olsa kitapları da okumaya başladım. 3. kitapta aslında daha önceden bildiğim olayları okumanın verdiği hoşnutsuzluk hakimdi. Kitap boyunca “Acaba dizi ile kitap arasında ne gibi farklılıklar var?” diye düşünmekten kendimi alamadığımı ifade etmem gerekiyor.
Gözüme çarpan başlıca farklılıklar sevilmeyen kardeş olan Stannis Baratheon’ın King’s Landing’e saldırdığı bölüm oldukça ayrıntılı olarak anlatılmış durumda. Özellikle şu yeşil maddenin gemilere yaptıkları... 
Ayrıca Tyrion Lannister’ın yaralanması ve yaralanma ardından yüzünün aldığı durum arasında ciddi farklılıklar bulunmakta. Kitaba göre Tyrion bir beyaz pelerinli tarafından yaralanıyor. Podrick kendisini kurtarıyor tabi. Ancak dizide böle bir sahne hatırlamıyorum. Yanılıyor da olabilirim. 
Jon Kar’ın serüveninde de bazı farklılıklar bulunmakta. Bunları seriyi okudukça daha net göreceğinizden eminim. 
Serinini üçüncü kitabında savaş sahneleri oldukça fazlaydı. Diziden bildiğimiz kadarıyla gelecek kitaplarda da savaş sahneleri zirve noktasına ulaşacak. ancak bu kitapla ilgili olarak en beğendiğim aksiyon bölümü Arya'nın "Gelincik Çorbası" ile yaptıklarıydı. Bolton'ların Harrenal'ı elde etmesini saplayan Arya'mız kendisini gizlemeye ise devam ediyor. 
Ve elbette Theon Greyjoy'un büyük dönekliği de bu kitapta. Dizide izlerken de bu adamdan en başından beri hiç hoşlanmamıştım. Ancak kitapta nefretim bir kat daha arttı. Gerçekten nefret edilesi en yüksek karakterlerden bir tanesi. 
Bran’ın hikayesi bu kitapta beni en çok etkileyen kısımlar oldu. Jojen ile olan sohbetleri dizide de beni kendisine bağlamıştı. Ancak kitaptaki şekli ile daha çok beğendiğimi ifade etmeliyim. Bran’ın gelecek kitaplarda neler yapacağını merak ediyorum. Onun hikayesi noktasında dizi yazarlarından farklı olarak G. Martin neler tasarlamış, nasıl bir ortamda Bran’ı var etmiş merak içindeyim.
Sonuç olarak serinin sevdiğim bir bölümü daha geride kaldı. Yeni sezon başlamadan önce kitabı dizinin önüne geçirmek gibi bir hedefim var. Bunu ne kadar başarabilirim bilmiyorum ama bekleyip göreceğiz.

SEÇTİĞİM SÖZLER


  • Rahip Osmynd: Anne çocukları tehlikedeyken Savaşçı’dan daha vahşi olabilirdi. (Sayfa 16)
  • Üstat Luwin: Maalesef her zaferin bir bedeli vardır. (Sayfa 37)
  • Dagmer: Zafer günü… Yaşayanlar gülümsemeli çünkü ölüler bunu yapamaz. (Sayfa 57)
  • Tyrion: Beni sevmiyorlar. Şaşıracak bir şey yok. Çirkiniö, iyi beslendiğim belli ve onlar açlıktan kırılıyor (Sayfa 101)
  • Tyrion: Güven insanı öldürürdü (Sayfa 102)
  • Theon: Korkulan biri olmak, gülünen biri olmaktan iyidir. (Sayfa 205)
  • Tazı: Bu dünyaya çelikler ve güçlü kollar hükmeder, bunun aksine asla inanma. (Sayfa 256)
  • Cersei: Aş zehirdir. Tatlı bir zehirdir, evet, ama neticede öldürür. (Sayfa 260)
  • Tyrion: Aslan gibi yaşa, aslan gibi öl. (Sayfa 420)
  • Bran: Hiçbir canavar insanlar kadar gürültülü değildi. (Sayfa 442)

DİĞER YORUMLAR

Kitap Hayvanının Günlüğü'nün Yorumu
Büyülü Ayraç'ın Yorumu
Kitaptan Sayfalar'ın Yorumu


Serinin Diğer Kitapları Hakkındaki Yorumlarım





Muhteşem 5’li: Okurken Zorlandığım Kitaplar

Ağustos 16, 2015
Cahil Okur’dan hepinize selamlar arkadaşlar…

Yoğun bir haftanın ardından Muhteşem 5’li ile karşınızdayım. Bildfiğiniz gibi son yorumum olan Uyumsuz öncesinde Amok Koşucusu ile yeni aya başlamıştım. Amok Koşucusu ile olan imtihanımı gün ve gün Twitter hesabım üzerinden paylaştım. Gerçekten beni zorlayan bir kitap oldu. Durum böyle olunca Muhteşem 5’li için bu hafta beni zorlayan kitapları sizinle paylaşmak geldi aklıma.

Bakalım bendeniz hangi kitaplarda ne kadar zorlanmışım ve neler yaşamışım;

5: Baudolino / Umberto Eco


Evet lise yıllarında okuduğum ve aslında çok beğendiğim kitaplardan biri olan Baudolino okurken zorlandığım eserler arasında yer alması gereken kitaplardan bir tanesidir. Aslında tarihi bir roman olması nedeniyle sevdiğim bir tür olmasına rağmen okurken oldukça zorlandığımı ve uzun bir süre tamamladığımı hatırlıyorum. Ancak belki ilerleyen günlerde kitaplığımda kendisine ulaşabilirsem tekrar okuyup sizlerle de paylaşabilirim.

4: Demirciler Çarşısı Cinayeti / Yaşar Kemal


Evet hayatımda yarım bıraktığım yegane kitaplardan birisidir Demirciler Çarşısı Cinayeti. Ne yazık ki romanın ilk 60 sayfasında sürekli “Atlılar geliyor, atlılar” gibi satırların yoğunluğu ve romanın ağırlığı nedeniyle yarım bırakmıştım. Bu romanı okumaya başladığımda henüz orta okula gidiyordum ve okuma alışkanlığımın başlarındaydım. Sanırım bu romana da tekrar başlayıp bitirmem lazım. Kara listemde yer alan eserlerden birisidir kendisi.

3: Amok Koşucusu / Stefan Zweig


Amok Koşucusu’ndan esinlenerek hazırladığım bu Muhteşem 5’li de kendisi yer alamasa olmazdı elbette. 190 sayfalık bir eserin beni bu kadar zorlayacağını zannetmiyordum. Ancak çok zorladığını belirterek, kitabı sevmeme rağmen bir daha okumamın oldukça uzak bir ihtimal olduğunu belirtmem lazım.

2: Sefiller / Victor Hugo


Victor Hugo’nun ölümsüz eseri Sefiller de beni en zorlayan eserler arasındaydı. Hangi yayın evinin basımı olduğunu şu an hatırlamasam da 5 ciltlik bir eser olarak tanıştım Sefiller ile… Kitaptaki betimlemelerin ne kadar yoğun olduğunu bilirsiniz. Bu nedenle de okurken oldukça zorlanmıştım. Ancak yinede sevdiğim ve okuduğum için mutlu olduğum kitaplardan bir tanesidir.

1: Suç ve Ceza / Fyodor Dostoyevski


Evet listenin başında olacak kitap ta tartışmasız bana göre Suç ve Ceza’dır. Şu an ne anlatıyor, nasıl oluyor hatırlamıyorum ama… Sadece şunu diyebilirim hala elime aldığımda kitabı ürküyorum J Yine de dünya klasiklerini okumalısınız. Bu lafımı yabana atmayın.



Çiko sizlerle....

Ağustos 15, 2015
Cahil Okur'dan herkese merhabalar...

Evet arkadaşlar bugün bir duyuru ile sizlerleyim. Dün sitenin sağ tarafına bir eklenti yaptım görmüşsünüzdür belki de... "Çiko Ne Okuyor?" diye. Artık blogda iki yazar olduk.

Sevgili kız kardeşim bundan sonra benimle birlikte blogda yazacak. Sizleri bilmem ama bu beni oldukça mutlu etti :)

Kısa bir bilgilendirme mesaı olarak size bunu duyurmak istedim.

Herkese iyi geceler...

12: KİTAP YORUMU: Uyumsuz

Ağustos 14, 2015

Uyumsuz izle,Uyumsuz oku, Uyumsuz Kitap Yorumu
Uyumsuz


Yazar :Veronica Roth
Çevirmen :Uğur Mehter
Yayınevi :Artemis Yayınları

Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.

Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.

Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.

Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.

Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor!



Sayfa Sayısı: 516
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe

KİTAP YORUMU


Herkese Merhabalar…

Amok Koşucusu ile olan uzun imtihanım ardından Verenica Roth’un Uyumsuz kitabına başladım. Oldukça akıcı bir dilde yazılmış olan Uyumsuz’u büyük bir zevk ve heyecanla okuduğumu belirtmem gerekiyor.

Beatrice ya da sonradana alacağı isim ile Tris yaşadığı ülkede gençler 16 yaşlarına geldiğinde yaşayacakları toplumu seçmektedirler. Bu topluluklar Cesurluk, Bilgelik, Fedakarlık, Dostluk ve Dürüstlük’tür. Toplum bu 5 gruba ayrılarak daha huzurlu olacaklarını ve yaşamlarına daha rahat yön verebileceklerini düşünmektedir. Ülkeyi Fedakarlar yönetir, Bilgeler teknoloji ve eğitimden sorumludur. Güvenlik ise Cesurluk’un işidir. Dürüstlük adelet sisteminden Dostluk ise üretimden sorumlu olan gruptur.

Tris 16 yaşına geldiğinde abisi Caleb ile birlikte seçimlerini yapmak üzere simülasyona girerler ancak durum beklenildiğinden farklı çıkar. Beatrice simülasyonun öngörülerinin tamamını boşa çıkartı. 5 sınıftan hiçbirisine uygun değilseniz ne mi olur? İşte macera da tam bu noktada başlıyor ya zaten…

Kitabın konusu ile alakalı olarak daha fazla kelam etmeye gerek yok. Kitabın dilinin oldukça akıcı olduğunu belirtmem lazım. Kitabın orijinal dilinin de bu denli sade olup olmadığı noktasında tam bir bilgim yok ancak çeviri oldukça iyi. Birkaç noktada Türkçe de yer alan bazı ağızları görsem de yine de güzel bir çeviriydi.

Kitap konuları itibari ile sizi kesinlikle kendisine bağlayacaktır. Konuların okuyucuyu bunaltmaması ve kitabı elinden bırakmasına müsaade etmemesi nedeniyle oldukça başarılı. Uzun zamandır okumayı planladığım ancak bir türlü başlayamadığım bir eserdi. İkinci kitabı da elimde ancak “Kralların Çarpışması Kısım II” ile devam edeceğim okumalarıma. Kuralsız öncesinde seriye 1 – 2 kitaplık ara verebilirim. Şimdiden belirteyim.

BONUS YORUM


Evet hiç yapmadığım bir şey yaparak sizlere Uyumsuz filmini de yorumlamak istedim. “Öncelikle kitabı okumasak ta olur filmi var nasıl olsa!” demeyin. Yorumdan ziyade eleştiri olacak ama kitap ile filmin alakası yok. Neden Veronica Roth olayların bu kadar değiştirilmesine izin verdi bilmiyorum. Kitapla bağdaştırabildiğim iki karakter var sadece; Kate Winslet (Jeanine Matthews / Bilgelik Lideri), Maggie Q (Tori / Cesurluktaki Dövmeci). Kesinlikle kitaptan aldığım zevki filmden alamadım.

NOT: Belki bu düşünceye sadece ben kapılmış olabilirim ama Tris’de ciddi bir Katniss Everdeen benzerliği yaşadım.Hatta filmi izlemediğim için Suzanne Collins’in bu rol için en uygun isim olduğunu bile düşündüm açıkçası. Shailene Woodley biraz yumuşak geldi rol için.
Uyumsuz Yorumu,Uyumsuz Filmi

SEÇTİĞİM SÖZLER

  • Beatrice: Sınav sonucu ne derse desin, her şey benim seçimime bağlı. (Sayfa 24)
  • Marcus: “Bu felsefe her bireyin kendi yolunu seçmekte özgür olduğunu söylüyor”
Oysa bana göre, daha önce kuralları belirlenmiş beş yoldan birini seçmek zorundayız. (Sayfa 44)
  • Beatrice: Tehlikeli şeyler yaparız ve insanlar ölür, İnsanlar ölür ve biz yine tehlikeli şeyler yaparız. (Sayfa 59)
  • Beatrice: İnsan mantığı, her türlü kötülüğe uygun bir mazeret uydurabilir, o yüzden mantığa güvenmememiz büyük önem taşır. Bunlar babamın sözleriydi. (Sayfa 109)
  • Beatrice: Ödlekliği, acı çektirmekten zevk almaması anlamına gelmiyor. O sadece başkalarının canını yakmayı bilerek reddediyor. (Sayfa 123)
  • Beatrice: Bazen geriye sadece ağlamak ya da gülmek kalıyor. (Sayfa 205)
  • Beatrice: Neden insanlar ölümü uykuya benzetmeye çalışır ki? Öyle değil… / …Şimdiki zamandan geçmiş zamana geçmeye ölüm deniyor.(Sayfa 315)
  • Beatrice: Gerçekten özverili olan biri ölmeyi isteyecek kadar kendini düşünen biri olamaz. (Sayfa 319)
  • Beatrice: Bazen direnmekten vazgeçmek, ölümle yüzleşmektir. (Sayfa 453)
  • Beatrice: Ben bir Uyumsuzum. Ve kontrol edilemem. (Sayfa 458)
  • Marcus: “Bazen acı çekmek,daha büyük bir iyiliğe gebedir.” (Sayfa 481)
  • Beatrice: Artık ne fedakar Tris, ne cesur Tris. Sanırım, şu andan itibaren ikisinden de fazlası olmam gerekiyor.
DİĞER YORUMLAR
Jane Wampirob'un yorumu
Kitabi Sevda'nın yorumu
Kristal Kitap'ın yorumu



Blogger tarafından desteklenmektedir.